31 Mayıs 2013 Cuma

Bardak Taştı !

Egemen aklın partisi yok! İstanbul Taksim’de Gezi Parkına dadanan akılla Akyaka’nın ormanlık alanını çöplüğe çeviren akıl aynı!

Akyaka’da Belediyenin yürüttüğü ve göz yumduğu doğa tahribatına karşı duyarlı Akyakalılar, gerçekleştirdikleri protesto eylemine, ilgili kurumlara yapılan başvurulara rağmen tahribatın artarak devam etmesi ve Belediyenin değişik kurumlardan inceleme amaçlı gelen görevlileri yanıltmaya yönelik beyanları üzerine, Belediye Başkanının görevden el çektirilmesi ve yetkilerini kullanmayarak tahribatın büyümesine seyirci kalanlar hakkında soruşturma açılması talebinde bulundular.
İstanbul halkının haklı protestolarının zirveye ulaştığı bugün Akyakalılar da çoklu imza ile söz konusu dilekçeyi İçişleri Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığına  gönderdiler. İçişleri Bakanlığına gönderilen dilekçenin metni aşağıdadır (diğer bakanlıklara gönderilen dilekçelerin içeriği aynıdır):


 
İçişleri Bakanlığı  Ankara
25 Haziran 2012 tarih ve 11262 sayılı çoklu imza ile Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ve Orman Bölge Müdürlüğüne yaptığımız başvuruyla Akyaka Belediyesi’nin aynı zamanda sit alanı olan Akyaka girişi İnişdibi mevkiinde orman içi zeytinlik alana değişik gerekçelerle döktüğü ve dökülmesine göz yumduğu çöp ve moloz sonucu yarattığı çevre ve görüntü kirliliğine dikkat çekmiş; tahribatın önlenmesini, sorumlular hakkında soruşturma açılmasını talep etmiştik.
Dilekçemize ilk yanıt, 18 Temmuz 2012 tarih ve 715 sayılı yazı ile TC Muğla Orman Bölge Müdürlüğü Muğla Orman İşletme Müdürlüğü’nden geldi.  Ekinde Gökova Orman İşletme Şefliğince düzenlenmiş raporda Akyaka Belediyesinin sözü edilen alana çöp ve moloz döktüğü tespit edilmiş ve Belediye alanın ormana ait bölümüne bir daha çöp atmaması için uyarılmış, ayrıca ormanın bitişiğine atılan çöplerden ötürü de olası yangın tehlikesine dikkat çekilmişti.
Konuyla birinci dereceden sorumlu ve icracı kuruluş olan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ilgili biriminden oldukça gecikmeli de olsa gelen 3 Ekim 2012 tarih ve 10422 sayılı yazı ise Belediyenin işlediği suçu tespit etmekle kalmıyor, tahribata son verilmesini ve mevcut atıkların derhal kaldırılmasını istiyor, aksi halde idari işlem uygulanacağını belirterek şöyle son buluyordu:
Belediyeye ait ve yol yapımında kullanılacağı ifade edilen hafriyat atıklarının (17/08/2012 tarih ve 8846 sayılı) yazımız tebliğ tarihinden 15 gün süre içinde temizlenerek Valiliğimize (Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü) bilgi verilmesi gerektiği, aksi halde 2872 sayılı Çevre Kanunun ilgili maddelerine istinaden idari işlem uygulanacağı tebliğ edilmiştir.”
İlk başvuruyu yaptığımız günden bu yana yaklaşık bir yıl oldu. Bu süreç içinde diğer duyarlı insanlarla birlikte 2012 Eylül’ünde Belediyenin doğaya yönelik yürüttüğü tahribatı protesto eden bir yürüyüş ve Belediye binası önünde bir basın açıklaması yaptık. Belediye Başkanı basının yönelttiği sorulara verdiği yanıtlarda sorumluluğunu kabul ederek ilgili alana bir daha çöp ve katı atık atılmayacağına dair söz verdi.
Aradan geçen süre içinde ilgili devlet kurumları ve yetkililer işlenen suçu saptamalarına rağmen herhangi bir işlem yapmadılar. Belediye bu durumdan aldığı cesaretle başlangıçta bin tona yakın olan katı atık ve çöp yığınını kış sezonunda yaptığı ilavelerle üç bin tona çıkardı. Orman şefliğinin çöp atılmaması için uyardığı orman arazisini korumak bir yana ilave yüzlerce ton katı atık atıldı. Ağaç ölümleri başladı. Birçok zeytin ağacı çöp ve moloz yığınlarının altında kaldı.  Bununla yetinmeyen Belediye açmış olduğu ilk vahşi depolama alanının yanına ikinci bir alanı da Marmaris yoluna açılan eski Akyaka yolu üzerini çöp ve molozla doldurarak açtı. Akyaka içinde faaliyet gösteren taşeron firmalar, inşaat şirketleri altyapı çalışmaları sırasında ortaya çıkan tüm katı atıklarını bu bölgeye attılar. Bütün bunlar Belediyenin ilgili birimlerinin nezaretinde yapıldı.
Bizler üstümüze düşen sorumluluğu yerine getirirken ve ilgili yasalar, yönetmelikler, tutulan raporlar ortada iken, tahribatın katlanarak yürümesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu kadar açık olan bir durumda görevlerini yerine getirmeyen yetkililerin de objektif olarak Belediye ile aynı sorumluluk altına girdiğini düşünüyoruz.
Bu nedenle, Belediye Başkanı’nın yanında yetkilerini kullanmayan diğer tüm yetkililer hakkında soruşturma açılmasını istiyoruz. Ayrıca, soruşturma sonuçlanıncaya, sorumlular hakkında cezai işlem uygulanıncaya kadar, soruşturmanın selameti yönünden bu tahribatın ilk sorumlusu ve yürütücüsü olan Belediye Başkanı’nın görevden el çektirilmesini talep ediyoruz. Gereğini saygılarımızla arz ederiz.

1 yorum:

  1. Nedir bu çevreye duyarsızlık? Akyaka'yı Akyaka yapan çevre gidince ortada ne kalacak? Yapılanlara idari kesimin duyarsızlığı için ne demeli? Nasıl tepki verilmeli? Yazıyoruz takan yok. Hukuk dışı uygulamalara tepki verenlere yapılanlar ortada...Bu işler Özel Çevre Koruma Alanlarında oluyorsa "özel koruma alanı" olmayan yerlerde neler oluyor? Geriye, arabaların açık bagajlarından arabesk müzik yükselen, etrafa mangal dumanları yayılan sözüm ona piknik alanları mı kalacak. Cız-bız ve ya benimsin ya kara toprağın kültürünü mü özendirmeye çalışıyoruz? Doğa ile içiçe yaşayabilmek, doğanın sesini dinleyerek, doğanın kokusunu tenefüs ederek yaşamak bu kadar mı zor? Bunu isteyen insanları yok saymak niye?
    Ve daha birçok can sıkıcı soru? Çözüm, herkesin işini adam gibi yapması. Koltuk sahipleri istişare ederek, sadece parayı değil sosyal değerleri, çevreyi, yerek halkın isteklerini de dikkate alarak karar almayı öğrenmeli! Allah güç sahiplerine akıl fikir versin, ıslah etsin...

    YanıtlayınSil