14 Ocak 2013 Pazartesi

Akyaka’da yükselen değer : Şaka Turizmi

Bilen bilir; bir Akyaka Vizyonu vardır ve bu vizyonda doğanın korunması, kitle turizminden kaçınarak doğayı tahrip etmeyen alternatif turizm anlayışlarının geliştirilmesi hedeflenmiştir.
 
 
Akyaka Yavaşkent olunca Vizyonda yer alan bu ifade daha da bir öne çıktı. Alternatiflerin neler olabileceği üzerinde  henüz turizmciler çok fazla kafa yormamışken belediyenin uygulamaya koyduğu bir proje müthiş bir isabetle bu boşluğu doldurma kapasitesi taşıyor.



Projenin ne olduğu merak ettiniz biliyorum, hemen konuya giriyorum. Bilen bilir, İnişdibi Caddesi üzerinde, Su Sarnıcının yanından yukarı doğru çıkan sokağın adı Barzalar Sokak’tır. Bu sokak şimdilerde Belediyenin  hayata geçirdiği Kale Çevresi Yol Güzergahı Projesi çerçevesinde  granit taşla kaplandı.  İşçilerin aylarca süren özverili çalışmasını hayranlıkla izlemiştim. Bu arada Su Sarnıcının hemen yanına, projenin kimlik bilgileri bir tabela üzerinde sergilenmeye başlandı. Projenin maliyetinin 1.8 Milyon TL olduğu da bu bilgilerin arasında yer alıyor. Bir yıl süren proje nihayet yeni yılın ilk haftası içinde tamamlandı.
 
Bu zorunlu genel bilgilerden sonra şimdi turizme şakacı bir geçiş yapacağız. Projenin bittiği gün, sokağın başındaki evlerden birinde ikamet eden bendeniz, sabah erken saatte sokaktan gelen hummalı bir faaliyetin sesleri ile merakla dışarı çıktım. Ne göreyim; aralarında resmi görevlilerin de olduğu anlaşılan bir grup insan bir takım kazıkları sokak üzerine çakmak için noktalar belirliyorlar. Şakanın, turizmin bununla ne ilgisi var dediğinizi duyar gibiyim, az daha sabır lütfen. Yahu bu kazıklar benim evimin önündeki yolun da, belediyenin granit kaplamasını henüz bitirdiği yolun da ortasına çakılıyor !  Meğersem yıllardır Barzalar Sokak diye adres verdiğim, Akyaka'nın ana caddeleri sefil durumdayken granit kaplayacak kadar önemsenen bu tali yol, hemen yanından geçen ve  ve belediyenin islah etmek için stratejik planlar yaptığı dere yatağı (5 yıldır bir türlü ödenek bulunamadığı için gerçekleşemedi) ile birlikte özel mülkmüş ! Yani Belediye imar planına burası yol diye işlemiş ama kamulaştırmasını belli ki yapmamış. Ama resmi anlamda altyapının hazır olduğundan hareketle sokak üzerinde birçok evin yapılmasına onay vermiş. Şimdi de içinde dere yatağının ve Barzalar Sokağın bir bölümünün bulunduğu bu arsanın sahipleri belediyeye arsası üzerinde bir takım çalışmalar yapmasından dolayı bozulmuş olacak ki etrafını çitle çevirmeye karar vermiş. Ben artık evden çıktığımda burun buruna gelmek durumunda olduğum bu tuhaf duruma nasıl alışacağımı, bundan sonra posta adresi olarak nereyi vereceğimi kara kara düşünürken kale çevresinde granit kaplı yol üstünde  araba ile gezmek için heveslenen vatandaşların hayal kırıklığını nereye koyacaktım? Halbuki bir ören yerine patika ile yürüyerek ulaşmak yerine onca zahmet ve masrafa girilerek granit taş kaplı araç yolu inşaatı henüz tamamlanmıştı.
Tuhaf olsa da bunun  eğlenceli yönü olduğunun hakkını veren ama turizmle ilgisini kuramayanlardan azıcık daha sabır rica ediyorum. Kanuni’nin Rodos seferi sırasında lojistik destek için inşa edilen su sarnıcı Akyaka’ya gelen turistler için önemli çekim noktalarından biridir. Yazın bazen kafileler halinde gelerek sarnıcı gezerler ve fotoğraflarını çekerler. Ben de bu faaliyetlere evimin balkonundan şahit olurum. Şimdi kale dolayısı ile kültür turizmine katkı olsun diye granit kaplanan yol, bu amaca hizmet edemeden iptal edilirken başka bir turizm kapısı açılıyor ve turistler bu kez iptal edilen yolun ortasına çakılan kazıkların fotoğrafını çekmeye geliyorlar. Alışıldık turizm anlayışına göre sezon dışı bir zaman olmasına rağmen birkaç gündür hatırı sayılır sayıda yerli ve yabancı turistin üstelik daha çalışma tamamlanmadan olay yerine geldiğine ve fotoğraf çektiğine bizzat şahit oldum. Akyaka’nın turizmi oniki aya yayma hedefi böylece sağlanacak sanırım. Zira, hem tarihi, hem “kültürü” bir kareye kolayca sığdırmanın mümkün olduğu bu noktada yeni bir "ören yeri" ortaya çıkıyor.   Açıkçası "Kale Çevresi Yol Güzergahı Projesi" barındırdığı müthiş potansiyeli ifade etmek için biraz yetersiz geldi bana. Bu dahice en ince detayına kadar düşünüldüğünden kuşku duymadığım turizm şekline ben Şaka Turizmi dedim. Belki projeyi hayata geçirenler daha uygun bir isim düşünürler.
 
Ha, bu arada aslında bizim cebimizden çıkan 1.8 Milyon TL'nin kazıklanmış bir yol için çok fazla olduğunu düşünebilirsiniz. Bu yaratıcı projeye yapılan yatırım artan turizm girdisi ile kısa zamanda kendini ödeyecektir.  Burada bir parantez de kazık çakma çalışmalarının nasıl özenle yapıldığına açmak istiyorum. Çitle çevrilen alan tarihi sit alanı olduğu için Anıtlar Yüksek Kurulunun iki görevlisi de çalışmalara gün boyu nezaret ediyor. Kale Çevresi Yol Güzergahı Projesini onaylayan kurumun da, proje biter bitmez kapatılması çalışmalarına nezaret eden kurumun da aynı olduğunu düşününce burada çelişki gibi görünen durumun aslında aşama aşama uygulamaya konulmuş daha kapsamlı başka bir projenin parçası olduğunu düşünmeden edemedim. Yani büyük resmi, Şaka Turizmini görmeye çalışmak gerekir, yoksa yanılabiliriz. Bu proje kapsamında kale duvarları uzaktan da görülebilsin diye kale çevresinde yok edilen  orman, Azmak kenarında otoban genişliğine çıkarılan yol, kalenin daha yukarısında orman içine otoban genişliğinde açılmakta olan yol, hepsi bu büyük resmin içinde bir yere oturuyor. Kuşkunuz olmasın.

Kazık çakma çalışmalarında gösterilen  hassasiyet için açtığım parantezi bir örnekle kapatayım; çit için kullanılan kazıklar özenle seçilmiş. Tarihi sit alanına metal ya da beton kazık çakılması gerçekten de hoş olmazdı. Ahşap kazıkların granit kaplı yolun üzerinde sergilediği doğallık ve uyum, kurumlarımızın doğal ve kültürel alanlarda kullanılacak malzemenin seçiminde ne kadar hassasiyet kazandıklarını göstermesi açısından ayrıca sevindirici. Zira şaka ciddiyet ister.

Artık Akyaka'ya kazandırılan  bu yeni ören yerini biran önce görmek istediğinizi tahmin edebiliyorum. İşleri dolayısı ile hemen tatil programı yapamayacak durumda olan uzaktaki dostlar şimdilik  eklediğim bu birkaç fotoğrafla idare etsinler. Hazır gelmişken beni de görmek, birlikte çay içmek isteyen dostlar tel örgüleri geçemeyecekleri için lütfen telefon etsinler, birlikte kazıksız bir yol bulmaya çalışırız.

Serdar Denktaş
(Belediye evim için başka bir sokak buluncaya kadar yeni adresim:  Kazıklı Barzalar Sokak No:2)



2 yorum:

  1. eline sağlık serdar. aynı anlayış bizim evin altındaki arsaya %100 inşaat yapılırken her sabah evinden çıkıp o manzarayı görüp 'bu tevfik toprakçıya ne güzel bir kıyak geçtim, karşılığı ne olsun acaba' diye de düşünüyordur. Hazır gider ayak ne toplarsam kardır, imar plan hükümleri, çekme mesafeleri, toplam taban alanı falan demeden tüm akyakayı toplam talan alanına çevirdi. erhan bayar

    YanıtlayınSil
  2. Yuh artık! Sayfalarca yazamayacağım. Tek kelimeyle yuh! V.Ünal

    YanıtlayınSil