12 Ekim 2011 Çarşamba

Gurur Çukuru

Neredeyse bir yıldır birlikte yaşamak zorunda bırakıldığımız Akyaka'nın kalbinde açılan bu çukur konusunda belediye yönetimine vatandaşlar ve kent konseyi tarafından bildirilen şikayetlere hiçbir cevap alınamadı. Ortaya çıkan sevimsiz görüntü, can ve mal güvenliği riski, sağlık riski, turizmin olumsuz etkilenmesi, Cittaslow kriterlerine uymamak gibi birçok rahatsızlık belediye yönetimini belli ki hiç rahatsız etmiyordu. Yaşamımıza adeta ceza olarak yerleşen bu sorunun çözülmemesinin nedeni neydi neydi neydi ?...Belediye yönetimine verilen dilekçeler pek ender cevaplandığı için bu sorunun da cevabı alınamadı uzun süre doğal olarak.  Nihayet yanıt 25 Eylül'de yapılan Kent Konseyi Genel Kurul Toplantısında konseyin sunumunda sorun tekrar gündeme geldiğinde belediye başkanından geldi. Yaklaşık ikiyüz kişinin hazır bulunduğu toplantıda Ahmet Çalca şöyle diyordu : Çukur, maliye lojmanının kurallara aykırı olarak yapılan ek binasının belediye tarafından yıkılması ile oluşmuştu. Daha öncesinde ise maliye tarafından Akyaka Belediyesine maliyeye ait alan üzerinde izinsiz ticari faaliyet yürütmesi (otopark, açık hava sineması, tuvalet, vs) nedeni ile para cezaları kesilmişti. Başkanımız da bunu karşılıksız bırakmamış, bu binayı yıkarak rövanşı almış, cümle alemin başkanımızın nelere kadir olduğunu görmesi için de çukuru kapatmıyordu ! Yani ortada gurur duyulacak bir kahramanlık vardı ve bu çukur onun sembolü idi.

Cittaslow yönetiminin bu tür kahramanlıklar için düşündüğü bir ödül var mıdır bilemiyoruz ama biz belediye başkanımızın bir "Kahraman Salyangoz" plaketini hakettiğini düşünüyoruz ve buradan Cittaslow yönetimine bu eksikliği biran önce gidermesi gerektiğini hatırlatıyoruz...

Serdar Denktaş

4 yorum:

  1. Yöneticilerin keyfiyeti karşısında halkın sessiz kalması da düşündürücü. Gerçi dilekçeler filan verilmiş ama eğer sonuç alınamıyorsa protesto eylemleri yaparar daha güçlü kamuoyu baskısı oluşturmaları gerekir. Halkın yaşamını olumsuz etkileyen bu tür keyfi uygulamalar Türkiye'nin her yerinde var ve genelde halk ve sivil toplum örgütleri yeterince güçlü tepki göstermiyorlar.

    YanıtlayınSil
  2. anlayamadığım pek çok şey var
    1- bu çukur halk sağlığını tehdit ediyor. bu sebeple belediye ilgili bakanlıklardan ceza alırsa bunu kim ödeyecek. vatandaşa veya belediye meclisine danışmadığı için belediye başkanımızın bu "eylem"i vatandaşı temsil edemez. Bir başkanın değil Ahmet Çalca' nın eylemi olarak kabul edilmeli. Bu durumda eğer bir ceza kesilirse bunun da belediyeden değil Ahmet Çalca'dan tahsil edilmesi gerekmektedir. Daha önce izinsiz faaliyet nedeniyle kesilen cezalar da bizim cebimizden, vatandaşın cebinden çıktı.
    2- diyelim ki maliye bakanlığı çok haksızdı, belediyemiz de büyük haksızlığa uğradı ve maliye bakanlığına ait yapıyı yıktırarak rövanş aldı. bu süreci türlü şekillerde kamuoyuyla paylaşabilirsin. fakat bir çukurla paylaşamazsın. burada yaşayan çoluk çocuk sahibi bir vatandaş için o çukur sadece bir çukurdur. buraya gelen yabancı bir turiste bu ne dediğinde hadi anlat bakalım bunun zafer çukurumuz olduğunu. bu çukur belediyemizin maliye bakanlığından aldığı intikamı temsil ediyor de. çukur çukurdur ve bizim çukurumuz da sadece çirkin ve tehlikeli bir çukur. o kadar...

    YanıtlayınSil
  3. “Bil ki, bakır, altın olmadıkça bakırlığını bilmez. Gönül de mânevî kıvâma ulaşmadıkça hatalarını görmez, süflîliğini anlamaz. Ey gönül! Nefsin kibir ve gurur çukurundan kurtul da sen de bakır gibi iksîre hizmet edip bir altın hâline gel! Gönülleri kuşatan sevgiliye hizmet et!..”

    “Bu sevgililer, gönül sahibi olanlardır. Gece ile gündüz birbirinden nasıl çekinir ve ayrılırsa, onlar da dünyadan öyle çekinir, öyle kaçıp dururlar…”

    Mevlâna

    YanıtlayınSil
  4. Çukur nihayet kapatıldı...
    İNSANA VE DOĞAYA SAYGININ ezberlenmiş güzel sözler olmaktan çıkıp yerel yönetim hizmetlerinin GERÇEKTEN temel ilkesi haline gelmesini diliyorum.

    YanıtlayınSil