7 Ekim 2011 Cuma

Akyaka Vizyonu, Cittaslow ve Azmak'ta Doğal Yaşamın Katledilmesi





Akyaka Vizyonu "Doğaya saygılı, ..." ifadesi ile başlar. Yani, Akyakalılar birlikte oluşturdukları vizyonlarında en önem verdikleri konuyu doğanın korunması olarak ortaya koymuşlardır.

Akyaka'nın Cittaslow (Uluslararası Yavaş Kentler Birliği) üyeliği de bu vizyonun gerçekleştirilmesine çerçeve oluşturması için gündeme gelmiş ve üye olunmuştur. Sürdürülebilir bir kent yaşamı için doğanın korunması, Cittaslow kriterlerinin başında gelmektedir.

Gelin görün ki, doğanın korunması konusunda bunca taahhütte bulunulmuş olmasına rağmen Akyaka, doğal yaşamın ticari rant yaratma adına yok edildiği, hızla sıradanlaşan bir belde görünümünden kurtulamamaktır.

Uzun süredir Kadın Azmağı'nda yapılan planlı tahribatların önüne geçilmezse kısa bir süre sonra Akyaka Vizyonu'nun, Cittaslow'un, içinde doğaya saygı geçen cümlelerin tümünün kocaman birer yalan olduğu gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalacağız. Akyaka Belediyesi artık sorumluluklarını hatırlamalı, taahhütlerini yerine getirmek üzere biran önce harekete geçmeli ve seyirci kalarak desteklediği bu tahribatların önüne geçmelidir.  Tüm sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar bu konuda seslerini daha fazla yükseltmeli ve verilen taahhütlerin takipçisi olmalıdır.

Serdar Denktaş

3 yorum:

  1. Aşağıdaki gazete haberine bakılırsa Azmak tahribatları valilik ve belediyenin bilgisi dahilinde yapılıyor, kimse müdahele etmiyor. Ne ÖÇK alanı olması ne Cittaslow, hepsi yalan. Bu talanı devam ettirecekler.

    ============================

    Tarih: 5 Haziran 2008 Kaynak: Yeni Asır Yazan: Ali Kayadibi, Osman Akça Gökova Körfezi'ne açılan Azmak Deresi'nin kenarındaki restoran sahiplerinin yaptığı genişletme çalışmaları tepki görüyor. Muğla Gökova Körfezi'ne açılan Akyaka'daki Azmak Deresi, kenarındaki restoran işletmecilerinin daha fazla masa koyabilmek amacıyla beton dökerek teraslarını genişletmeleri nedeniyle tahrip ediliyor.

    YanıtlayınSil
  2. belli ki bir yerin gerçek koruyucusu orada yaşayan vatandaşlar. sonuçta mülk ile devlet ilişkisi çok köklü bir gelenek. bu talan azmağı ve akyakayı tanıyan, seven insanlar direnç gösterirse durur ancak...

    YanıtlayınSil
  3. Bu restoranlar hangileri ise ifşa edilip protesto edilmeliler. Vatandaşlar çevreyi tahrip ederek kazanç sağlayan bu işletmelere gitmeyerek tavır alabilirler. Çevreyi tahrip etmenin ağır bir bedeli olmalı. Ne yazık ki devlet çevreyi tahrip edene kayıtsız kalıyor, bazen de fail bizzat kendisi oluyor. Devlet kayıtsız kalıyorsa vatandaş sorumluluk almalı.
    Heeey vatandaş uyuma, Azmağına sahip çık !

    YanıtlayınSil