2 Haziran 2021 Çarşamba

Akyakalılar İsyanda : Kıyılarımızdan ellerinizi çekin!

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın işlettiği Akyaka Orman Kampı’nda kıyı alanlarını ahşap platformlarla kapatmaya başlamasını protesto etmek üzere Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi bugün bir basın açıklaması düzenledi. Etkinliğe çok sayıda Akyakalı katıldı.

 Orman Kampı’nda Akyakalıların ve tatilcilerin denize girdiği “Tramplen” denilen kıyı alanında birkaç gün önce  ahşap platform inşaatı başlamıştı. Kıyının doğal peyzajının değiştirilmesine ve bu alanın MUÇEV’e kiraya verilerek kullanımın ücretli hale getirileceği haberlerinin yayılması üzerine özellikle sosyal medyada tepkiler yükselmişti. MUÇEP Gökova Meclisi iki gün önce sosyal medya üzerinden duyuru yaparak bölge halkını bugünkü etkinliğe katılmaya davet etmişti.

 Basın açıklaması sırasında “Kıyılar Halkındır Engelleri Kaldırın”, “Kıyılarımızda Beach Club İstemiyoruz -Yetti Gari-“, “Kıyılarda Şezlong İşgaline Son”, “Muğla’ya Hizmet Bahane, Rant Şahane”, “Muğla Cennet Kalsın”, “Gökova’yı Vermecez” yazılı pankartlar açıldı.

Etkinliğe katılanlar basın açıklamasının ardından “Kıyılar halkındır engelleri kaldırın” , “Muğla’ya hizmet bahane kıyı talanı şahane” şeklinde sloganlar attılar.


Basın açıklaması metni aşağıdadır:

AKYAKALILAR İSYAN EDİYOR : 

“KIYILARIMIZDAN ELLERİNİZİ ÇEKİN!”

Akyakalılar son zamanlarda neredeyse her güne yeni bir kamusal alan saldırısı haberi ile başlıyor. Doğal koruma alanlarımızın koruma derecelerinin düşürülmesi, İmar Barışı, İmar Planı Revizyonu derken şimdi de Muğla’ya Hizmet Vakfı tarafından işletilen Orman Kampımızda kıyı alanlarının doğal peyzajının değiştirilmesi ile karşı karşıyayız.

Akyakalıların Orman Kampı olarak bildiği A Tipi Mesire Alanında halkın denize girdiği, “Tramplen” olarak adlandırdığımız alanda doğal peyzajı bozarak bir platform inşasına başlanması, örneklerini çokça gördüğümüz, para makinesi şeklinde çalışan “beach club” türü bir işletme oluşturulmasının planlandığını ortaya koyuyor.  Alanın işletmecisi Muğla’ya Hizmet Vakfı, ünvanındaki “vakıf” kelimesi ile güya kamu yararına çalıştığı algısı oluşturmaya çalışan, aslında tamamen kar odaklı faaliyet gösteren bir ticari şirkettir.  Muğla Valiliği tarafından kurulan ve Orman Kampı’nın işletmesinin bedava denilecek sembolik bir bedelle adeta hediye edildiği bu şirketin kar etmeyi düşünmeden kamu yararına adım atmadığını önceki icraatlarından iyi biliyoruz.  Şirket, 2014 yılında işletme sahası içinde yer alan bungalovların etrafına tel örgüler çekerek Kıyı Kanunu’na aykırı bir şekilde kıyıya erişimi engelleyerek burayı halkın kullanımına kapatmak istemesi ile kamu yararına değil ayrıcalıklı kişilerin yararına çalıştığını ortaya koymuştu.  Akyakalıların tepkisi üzerine bu girişimden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Ancak görüyoruz ki bu alan yeniden halkın kullanımına neredeyse tamamen kapatılmıştır. Kamp alanı içindeki kıyı çitlerle çevrelenmiş ve kıyıya geçişler sınırlandırılmıştır.

Sosyal Medyada paylaşılan görüntülerden sonra Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nden 31. Mayıs 2021 tarihinde “Gökova A Tipi Kampının deniz kıyısındaki eskiyen tahtaların değiştirilmesi” başlığı ile bir açıklama yapıldı. Açıklamada “Gökova A Tipi Mesire Yeri’nde deniz kenarında bulunan iskele ve koylarda yosunlaşma ve çatlaklardan dolayı oluşan hasarların ahşap yapılarla onarımı işi; Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından verilmiş olan izin dahilinde onarım işleri yapılmaktadır ” deniyor.

Ancak Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın yaptığı çalışmanın onarım olmanın çok ötesine geçen bir suistimal olduğu ortadadır. Daha önce hiçbir şekilde ahşap platformlar söz konusu değilken şimdi Kamp Alanının denize girilebilen tüm kıyı bölümlerinin ahşap platformlarla kaplanmasının hedeflendiği anlaşılıyor. Orman Kampının, yıllardır Akyakalıların ve Akyaka’ya gelen misafirlerin zihninde yer etmiş olan doğal peyzajının yok edilmesi kabul edilemez.

Akyakalılar olarak Muğla’ya Hizmet Vakfı’na, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve Muğla Valiliği’ne sesleniyoruz: Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun onarım için verdiği izne sadık kalarak çalışmalarınızı yalnızca hasarların onarılması ile sınırlı tutun.  Onarım adı altında Akyaka’nın doğal peyzajını yok edecek bu uygulamadan vazgeçin.  Bizler Akyaka sakinleri olarak onarım dışına çıkan bu çalışmanın bir an önce durdurularak kıyı alanımızın önceki doğal peyzajına kavuşturulmasını talep ediyoruz.

Uluslararası sözleşmelerle korunan Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde doğal peyzajın yok edilmesine, kıyı alanlarımızın rant aracına dönüştürülmesine, yasal haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Anayasadan ve yasalardan kaynaklanan haklarımızı her türlü yasal ve meşru mücadele ile sonuna kadar savunacağız.  Kıyı alanları, kanunda da belirtildiği gibi hiçbir sınırlamaya tabi olmadan halkın kullanımına açılsın! Kıyı Kanununa tabi bulunan Azmak kıyısındaki işgallere son verilsin! Bırakın Akyaka doğal kalsın !

Kamuoyuna saygı ile duyururuz. 2.06.2021

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi












22 Mayıs 2021 Cumartesi

Bilirkişi raporunu sundu: Akyaka İmar Planı Revizyonu uygun değildir !

Fotoğraf: Candan Süsoy

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 15 Ekim 2020 tarihinde askıya çıkartılan Akyaka Koruma Amaçlı İmar Planı Revizyonu, Akyakalıların yoğun tepkisine neden olmuş, Yürütmenin Durdurulması ve planın iptal edilmesi için dava açılmıştı. Dava sürecinde sahada yapılan keşif sonrasında Bilirkişi Heyeti hazırladığı raporu  21.5.2021 tarihinde Muğla 3. İdare Mahkemesi’ne sundu. Şehir Bölge Planlama, Çevre Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği, Harita - Kadastro ve Peyzaj Mimarlığı alanlarında uzman 5 kişiden oluşan Bilirkişi Heyetinin oybirliği ile imzaladığı rapor 82 sayfadan oluşuyor.

Raporda, dava konusu plan revizyonunun 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Bölgesi Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Gökova Özel Çevre Koruma Planı ile uyumlu olup olmadığı, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planının dikkate alınıp alınmadığı,  Kıyı Kanunu, Orman Kanunu, Toprak Kanunu ve Zeytincilik Kanunu gibi özel kanunlara aykırılıklar olup olmadığı,  Korunan Alanlarda Yapılacak Planlama Yönetmeliği açısından uygun olup olmadığı, ulaşım etüdü, nüfus projeksiyonu araştırması yapılıp yapılmadığı açılarından değerlendirildiği belirtilerek, plan revizyonunun  imar planı değişikliği, plan ana kararları, sürekliliğini, bütünlüğünü ve teknik altyapı dengesini bozacak nitelikte, kamu yararına aykırı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılmadan yapıldığı, Şehircilik İlkeleri, Planlama Esasları, Planlama Teknikleri ve Kamu Yararı Açısından uygun olmadığı kanaatine varıldığı ifade ediliyor.

Raporun sunulmasından sonra şimdi Muğla 3. İdare Mahkemesi’nin vereceği karar bekleniyor. Akyakalılar adına davayı vekaleten yürüten Av. Güzin Altıniş Kurt  ve Av. Ümit Kurt  sunulan rapor doğrultusunda ivedilikle Yürütmenin Durdurulması kararı verilmesi için Pazartesi günü Muğla 3. İdare Mahkemesine dilekçelerini vereceklerini belirttiler.


29 Mart 2021 Pazartesi

Orfoz Restoran’a doğayı katletmek suçundan yüksek para cezası !

Akyaka’da Kadın Azmağı kenarında faaliyet gösteren Azmak Kapı Orfoz Restoran, Azmağı doldurarak kamusal alanı işgal ettiği ve ekosistemi tahrip ettiği gerekçesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 241.395 TL idari para cezasına çaptırıldı.

Mart ayının hemen başında Orfoz Restoran işletmesi tarafından restoranın girişine yakın Azmak kıyı alanında bulunan ağaç ve sazlıklar kesilmiş, nehrin içine taş ve çakıl ve toprak malzeme  doldurularak oluşturulan alanın üzerine “Özel Mülk” tabelası çakılmıştı. Restoranın işgal ettiği bu alanı dubalarla çevirerek kamuya kapattığı ve kendi restoran müşterilerine araç park yeri olarak kullandırdığı gözlendi.  Ula Belediyesi 4.3.2021 tarihinde yapılan tahribatı bir yazı ile Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirdi. 13.3.2021 tarihinde MUÇEP Gökova Meclisi tahribatın gerçekleştirildiği alanda yaptığı basın açıklaması ile bu doğa tahribatını protesto etmiş ve ilgili kurumları göreve davet etmişti.  15.3.2021 tarihinde de Gökova Ekolojik Yaşam Derneği de Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şikayet dilekçesi vermiş ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulundu. Yapılan suç duyurusunda aynı işletmenin bu suçu daha önce de işlediği,  restoranın girişindeki Azmak kıyısını  doldurarak üzerine masalar koyduğu ve ticari alana dönüştürdüğü eklendi.


23.3.2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Ula Belediyesi’ne gönderdiği yazı ile işletmeye 241.395 TL para cezası kesildiği bildirildi. İlgili yazıda “Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmeliğin Tahliye ile ilgili 70. Maddenin birinci bendi "Kiralanan, tahsis edilen, işletme hakkı veya kullanma izni verilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi veya taahhütnamesi fesh edilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzulen işgal edilen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların tahliyesi İdarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir." ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun Ecrimisil ve tahliye ile ilgili 75. maddesinde "...İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir" hükümlerine yer verildi. 

Ula Belediyesi’nden işgalin ivedilikle tahliyesinin sağlanması istendi

ÇŞB Muğla İl Müdürü Ömür ÖZDİL imzası ile Ula Belediyesi’ne gönderilen yazıda bahsi geçen hükümler çerçevesinde Ula İlçesi, Akyaka Mahallesinde yer alan 135 ada 1 parselde Azmak Kapı Orfoz Restoran isimli işletmenin kullanımında ve Azmak üzerinde bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki alanda Ula Belediye Başkanlığı tarafından; güncel yer tespitlerinin yapılarak; alanda izinsiz uygulamaların (dolgu, yapı vb.) 3621 Sayılı Kıyı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42.nci maddelerine göre yasal gereğinin yerine getirilmesi ve bu alanla birlikte 135 ada 1 parsel ve 127 ada 1 parsel numaralı taşınmaz arasında yer alan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerin tahliyesinin ivedilikle yapılması ve söz konusu alanın Valiliğimiz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edilmesi hususunda gereğinin yapılması istendi. 

Azmak işgalleri ne zaman bitecek?

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin gözbebeği Azmak, yıllardır yakınında konumlanan özellikle restoran ve otel işletmelerinin işgali altında ve her geçen gün işgal edilen alan büyüyor. Dört yıl önce Elif Hanım Otel işletmesi de Azmak kenarında neden olduğu benzer tahribat nedeni ile ağır idari para cezasına çarptırılmış, işletmecisi hakkında hapis cezası verilmişti (Dava istinaf mahkemesine taşındı). 

Ne  Özel Çevre Koruma Hükümlerinin ne İmar Kanunu Hükümlerinin korumaya yetmediği Azmak, üstelik Kıyı Kanunu yürürlüğe girdiğinde bu kanunun kapsamının da dışında bırakılmıştı. Akyakalı sivil toplum örgütlerinin girişimleri sonucunda Azmak nihayet kanun kapsamına alınmış ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kıyı Kenar Tespit çalışması başlatılmıştı. Yıllar süren tespit çalışması 2020 yılında sonuçlanarak Akyaka İmar Planına işlendi. İmar Planına işlenen Azmak kıyı kenar çizgine göre birçok işletmenin Azmağı işgal ettiği anlaşılıyor. 

Akyakalılar plana uygun olarak bu işgallerin  tahliyesini beklerken diğer yandan Azmak kenarında yeni işgal ve doğa tahribatı haberleri çoğalıyor.  MUÇEP Gökova Meclisi 13 Martta yaptığı basın açıklamasında Muğla Valiliği, Ula Kaymakamlığı ve Ula Belediyesi’ni göreve davet ederek  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki bu kıyı işgallerinin bir an önce sonlandırılmasını talep etmişti.



Akyaka sakinleri şimdi Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Orfoz Restoran’la ilgili aldığı tahliye kararının diğer yasa dışı işgaller için de  uygulanıp uygulanmayacağını merak ediyor. En önemli soru ise, tahliye edilecek alanlardaki ekolojik tahribatın rehabilitasyonu için çalışma yapılacak mı?

 

 

13 Mart 2021 Cumartesi

Kadın Azmağı'ndan ellerinizi çekin !



MUÇEP Gökova Meclisi'nin çağrısı ile 13.3.2021  tarihinde Akyaka'da Kadın Azmağı'nda ekolojik yapının tahrip edilmesini protesto etmek üzere bir basın açıklaması etkinliği düzenlendi. 

 Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan, Orfoz Restoran ile Behçet Büfe arasındaki  Azmak kıyısında geçen hafta içinde ağaç kesilmiş, doğal bitki örtüsü kaldırılarak, Azmak içine dolgu yapılmış ve  dışarıdan malzeme getirilerek üzerine dökülmüştü. Azmak Kıyı Kenar Çizgisinin de içinde kalan ve kamuya ait olan söz konusu alanın etrafı şeritlerle işaretlenerek üzerine "Özel Mülk" tabelası da çakılmıştı.  Etkinlikten bir gün önce Ula Belediyesi tarafından olay yerinde zabıt tutularak söz konusu tabela mühürlendi.

Akyakalıların pandemi önlemlerine uyarak katıldıkları etkinlikte basın açıklaması Emine Dayıoğlu tarafından okundu. Basın açıklaması metni aşağıdadır.

MUÇEP Gökova Meclisi CİMER üzerinden suç duyurusu yapmak üzere de bir kampanya başlattı. Gökova Ekolojik Yaşam Derneği de Pazartesi günü Muğla Savcılığına suç duyurusunda bulunacak.






Kadın Azmağı’ndan ellerinizi çekin!

Bugün Akyakalılar olarak Kadın Azmağı’nın kıyı eksosisteminin tahrip edilmesini protesto etmek üzere bir araya geldik. Bulunduğumuz bu alan paradan başka değer tanımayanların saldırısı ile tahrip edildi. Dışarıdan taşıdıkları malzeme ile doldurarak Azmak kıyısının doğal yapısını bozdukları yetmiyormuş gibi, bir de “özel mülk” tabelası çakarak bu alanı kamuya da kapattıklarını ilan ettiler. Yani onların para hırsı ne Özel Çevre Koruma, ne ekoloji ne de Kıyı Kanunu tanıyor. Belli ki devletin kurumlarını da tanımıyor. Pandemi koşullarını adeta fırsat bilerek tüm kurumların gözünün önünde rahatça Gökova Bölgesi’nin doğal değerlerine saldırabiliyorlar. Şu iyi bilinmelidir ki; koşullar ne olursa olsun, Akyakalılar, Gökovalılar olarak bizler, varlık nedenimiz olarak gördüğümüz bu değerlerimizi ve tüm canlılarla birlikte yaşamsal ve ortak varlıklarımız olarak gördüğümüz müştereklerimizi korumakta kararlıyız. Bu oldubittilere izin vermeyeceğiz! Doğamızı savunmak için geçmişte olduğu gibi şimdi ve her zaman her türlü meşru ve yasal mücadeleyi vereceğiz!

Kadın Azmağı, uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan başta türü dünya ölçeğinde tehlike altında olan su samurları ve denizlerin akciğerleri olarak bilinen ve sadece Akdeniz’de bulunan deniz çayırları olmak üzere birçok canlının yaşam alanıdır. Ancak ne yazık ki, yıllardır Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsünde olan Azmak ve Akyaka gibi birçok koruma alanı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın koruma statülerini düşürmesi ya da tamamen kaldırması sonucunda talan ile karşı karşıya bırakıldı. Bu talan da kocaman bir yalan kılıfına sokularak yapıldı. Bakanlık koruma statülerinin kaldırmasını bir gayrimenkul şirketine ihale ederek hazırlattığı ve dört yıldır devlet sırrı gibi kamuoyundan gizlediği sözde Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporuna dayandırdı. Bu rapor nihayet elimize geçtiğinde yapılan çalışmanın bilimsellik ve ekolojik temelden yoksun, tamamen rant temelli koca bir aldatmaca olduğunu anladık. MUÇEP Gökova Meclisi olarak raporla ilgili yaptığımız değerlendirmeyi geçtiğimiz yıl Eylül ayında kamuoyu ile paylaştık ve Bakanlığa da gönderdik.  Yine geçtiğimiz yıl Sayıştay, yayınladığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile ilgili Denetleme Raporu’nda Ekolojik Temelli Bilimsel Raporun hazırlanışında Bakanlığın kendi hazırladığı mevzuata dahi uymayan birçok nokta belirleyerek yasalara da aykırı olduğunu ortaya koydu.

Şimdi skandal niteliğindeki bu rapora sırtına dayayan sermaye ve devlet güçlerinin Gökova ÖÇK Bölgesi’ne karşı büyük bir talan girişimini başlattığını anlıyoruz. Geçtiğimiz yıl Eylül ayında askıya çıkarılan Akyaka İmar Planı Revizyonu ile talan girişimi resmiyet kazandı. Bu planın yürütmesinin durdurulması ve iptal edilmesi için açtığımız dava sürerken fiili saldırılar da hız kazandı. Restoran ve otel işletmeleri Kıyı Kanununa aykırı olarak işgal ettikleri alanları daha da genişletmek için gözbebeğimiz Azmağın kıyısını dolduruyorlar, ağaçları, sazlıkları kesiyorlar ekosisteme zarar veriyorlar, kamusal alanları özel kullanımlarına geçiriyorlar. Bütün bunlar Özel Çevre Koruma Hükümlerine, Kıyı ve İmar Kanuna göre suç niteliğindeki eylemlerdir. Devletin ilgili kurumları ise bu hukuksuzluklara engel olmuyorlar, adeta yol veriyorlar.

Muğla Valiliği’ne, Ula Kaymakamlığına ve Ula Belediyesi’ne bir kez daha sesleniyoruz. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’ni tahrip eden bu tür uygulamalara izin vermeyin! ÖÇK Hükümlerinin, İmar Kanunu’nun ve Kıyı Kanunu’nun uygulanması için yasal sorumluluklarınızı yerine getirin.

Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’na da sesleniyoruz: Dünyada eşi bulunmayan Kadın Azmağı’nın, ve Gökova Sulak Alanının ekosisteminin korunabilmesi için sivil toplum örgütlerinin verdikleri dilekçeyi dikkate alınız ve bu bölgenin “mutlak korunacak hassas alan” statüsüne geçirilmesini sağlayınız.

Gökova ahalisi olarak taleplerimizin sonuna kadar takipçisi olacağımızı değerli basına ve kamuoyuna duyururuz. 13.3.2021

MUÇEP Gökova Meclisi





 



18 Aralık 2020 Cuma

Aydın-Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim Planına İtirazlar

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından 19.11.2020 tarihinde askıya çıkarılan, 1/50.000 ölçekli Aydın-Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Planına (BKAY Planı)  Muğla, Aydın ve Türkiye genelinde birçok meslek odası, sivil toplum örgütü ve yurttaşların  kıyı alanlarının yağmalanmasına neden olacağı ortak kaygısı ile farklı gerekçelerle  itiraz ediyorlar.  Gökova Ekolojik Yaşam Derneği de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderdiği dilekçe ile Plana itiraz etti ve iptalini talep etti. Aydın ve Muğla kıyı alanlarını kapsayan ve 7 alt bölgeye ayrılarak yapılan planın genel olarak hazırlanış biçimine ve Köyceğiz-Marmaris-Ortaca-Dalaman alt bölgesi içinde yer alan Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi kıyıları ile ilgili bölümüne odaklı olarak hazırlanan itiraz dilekçesinde iptal talebi şu şekilde gerekçelendirildi:

1. Aydın-Muğla BKAY, ÇŞB tarafından ihale yolu ile özel şirketlere hazırlatılan Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporları sonucunda yapılan  Doğal Sit Alanı statü değişikliklerini esas almaktadır. Ancak bu raporların hazırlanış sürecinde Sayıştay’ın ÇŞB 2019  Denetim Raporu’nda da bulgulandığı gibi, dört mevsim kurallarına uygun fotoğraflama ve arazi çalışması yapılmadığı gibi farklı projelerde ayni kişiler usulsüz şekilde raporları imzalamış ve proje ekiplerinde çalışmalara katılmadan raporların imzalandığı tespit edilmiştir. Bilimsel etikle bağdaşmayan, teknik şartnameye aykırı, intihal denebilecek, kamuyu ve devleti kandırmaya yönelik somut uygulamalar tespit edilmiştir.

Böylesine vahim mevzuata aykırılıklarla hazırlanmış raporların doğal sit alanlarının koruma statülerininin kaldırılmasına/düşürülmesine ve bu statü değişikliklerin BKAY Planlarının hazırlanmasına dayanak alınması kabul edilemez. 

2. Doğa koruma müktesebatının AB  ile uyumlu hale getirilmesi için  Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen Natura 2000 Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Veritabanı Projesi, BKAY Planı hazırlanırken dikkate alınmamıştır. Natura 2000’nin verilerine yönetim planında yer verilmemiştir. Natura 2000 ile uyumlu olmayan BKAY Planı uluslararası mevzuat açısından sorun oluşturacaktır.

3. Söz konusu planın Gökova ÖÇKB sınırları içerisinde kalan kıyı alanları biyolojik çeşitlilik bakımından son derece hassas ekosistemleri barındırmaktadır. Ne yazık ki bu kıyı alanları söz konusu BKAY’da mutlaka korunması gereken kıyı alanları olarak değerlendirilmemiştir.

Azmak, Su samurlarının yaşam alanı

4. Planın Gökova Alt Bölgesi ile ilgili bölümünde (S.107) Kıyı Gelişme Stratejileri başlığı altında “Azmak Nehri gibi doğal değerler korunmalıdır” denilmekle birlikte, Azmak nehri daha önce 1. Derece Doğal Sit statüsünde mutlak korunan alan iken yukarıda bahsedilen Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Raporu sonucunda Azmak nehrinin batı kıyısında koruma statüsü tamamen kaldırılmış, doğu kıyısı ise “Nitelikli Koruma Alanı” statüsüne indirilmiştir. Ekosistem bir bütündür; yapılan bu değişikliklerle artık Su samurlarının yaşam alanlarının korunması mümkün olamayacaktır. BKAY Raporunda her ne kadar “Azmak Nehri gibi doğal değerler korunmalıdır” denilse de temel aldığı doğal sit değişiklikleri ile Azmak’ta yapılaşmanın önünü açmaktadır.  Son yapılan Akyaka İmar Planı Revizyonu ile ÇED süreci dahi işletilmeden Azmak girişinde yat limanı ve Azmak Kıyı Bandı Projesi gibi  projeler planlanabilmiştir.

Dilekçenin sonunda belirtilen gerekçelere dayanarak askıya çıkarılan planın tümüyle yürürlükten kaldırılması; meslek ve sivil toplum örgütlerinin katılımının, şeffaflığın, bilimsel yeterliliğin, ulusal ve uluslararası mevzuata uygunluğun sağlanarak koruma esaslı olarak yeniden hazırlanması talep edildi.




16 Aralık 2020 Çarşamba

Akyaka İmar Planı Revizyonunu İptal Davasında Ara Karar Çıktı

Akyaka İmar Planı Revizyonunun askı süresinin bitiminde, 27 Ekim 2020 tarihinde bireysel olarak Serdar Denktaş tarafından açılan Yürütmeyi Durdurma Talepli İptal Davasında Muğla 3. İdare Mahkemesi ara kararını verdi: Davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın iddiaları cevaplaması için 30 gün süre verildi. Sürenin bitiminde Yürütmeyi Durdurma talebi karara bağlanacak.

“Koruma Amaçlı” Akyaka İmar Planı Revizyonu 14 Eylül’de askıya çıkarılmış ve bir ay süre ile askıda kalmış ve özellikle Akyaka sakinleri tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı. Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi’nin öncülüğünde plan revizyonu ayrıntılı olarak yurttaşların ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile değerlendirilmişti. Toplantılar sonunda Plan Revizyonunun koruma amaçlı değil, rant amaçlı olduğu gerekçesi ile iptal edilmesi için girişimde bulunma kararı alınmıştı. Yapılmak istenen plan revizyonunun askı süresi boyunca  Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne binlerce itiraz dilekçesi verilmişti. Plan Revizyonunun askı süresinin bitiminde yürürlüğe gireceği düşüncesi ile idari sürecin bitmesini beklemeksizin ayrıca bir de Yürütmeyi Durdurma Talepli İptal Davası açma kararı alınmıştı. 

Ara kararın verilmesinden sonra Muğlalı yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri açılan davaya müdahil olmak için harekete geçtiler. İlk olarak Muğla Barosu, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği ve Akdeniz Yeşilleri Derneği müdahil olma kararı aldılar.  Muğla Barosu açılan davaya müdahil olmanın yanında bağımsız bir dava açmaya da hazırlanıyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Mimarlar Odası ve Muğla Şehir Plancılar Odası ise dava açmak için idari sürecin bitimini bekleyeceklerini bildirdiler. Akyakalı yurttaşlar, özellikle mülkiyet hakları ellerinden alınmak istenen Kermetur Sitesi sakinleri davaya bireysel olarak müdahil olmak için hazırlanıyorlar. Mahkemenin Yürütmeyi Durdurma talebi ile ilgili kararını yeni yılın ilk günlerinde vermesi bekleniyor.

Açılan davanın gönüllü olarak avukatlığını üstlenen  Av. Güzin Altıniş Kurt ve Ümit Kurt, müdahil olmak isteyen kişi ve kurumların bağımsız olarak İdare Mahkemesine dilekçelerini verilebileceği gibi vekalet verilmesi durumunda yargı masrafların ödenmesi koşulu ile avukatlık ücreti talep etmeden kendileri tarafından da yerine getirilebileceğini bildirdiler.

30 Kasım 2020 Pazartesi

Gökova Sulak Alanının Mutlak Korunacak Hassas Alan olması için girişim başlatıldı


2017 yılında Gökova Bölgesi Doğal Sit Alanlarının koruma derecelerinin değiştirilerek onaylanması ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin ekosisteminin korunması oldukça zorlaştı.  Daha önce tamamı mutlak koruma sağlayan 1. Derece Doğal Sit Alanı olan bölgenin yapılan değişiklikler sonucunda koruma kalkanı zayıflatıldı. Yeni tanımlanan koruma statüleri mutlak koruma sağlayan  “Kesin Korunacak Hassas Alan”, kısmi yapılaşmaya izin veren “Nitelikli Koruma” veya yoğun yapılaşmaya izin veren  “Sürdürülebilir Koruma” şeklinde belirlendi. Gökova Bölgesinin çok az bir bölümü ise mutlak koruma sağlayan “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak belirlenirken,  Akyaka, Gökova ve Akçapınar gibi yerleşim alanlarının koruma statüleri tamamen kaldırıldı. Kalan bölümler ise kısmen  “Nitelikli Koruma” veya “Sürdürülebilir Koruma” Alanı olarak belirlendi. 

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi, Kasım ayı içerisinde Gökova ÖÇKB’nin biyolojik çeşitliliğinin en önemli bölgelerinden birisi olan Gökova Sulak Alanının korunmasında yaşanan sorunlarla ilgili bir çalışma yaptı. Çalışma sonunda ortaya çıkan değerlendirme raporunda bölgede mevzuattan kaynaklanan yönetim sorunları ile yoğun insan kullanımından kaynaklanan sorunlar irdelendi. MUÇEP Gökova bileşeni olan üç sivil toplum örgütü Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve Akdeniz Yeşilleri Derneği ortak imzaladıkları birer dilekçeyi Cumhurbaşkanlığına, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve Tarım ve Orman Bakanlığına göndererek Gökova Sulak Alanının Doğal Sit Statüsünün “Mutlak Korunacak Hassas Alan” olarak değiştirilerek mevzuattaki uyumsuzlukların düzeltilmesini, uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan  endemik ve   nesli tehdit altında olan birçok türe ev sahipliği yapan Gökova Sulak Alanının mutlak korunması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını talep ettiler.

2017'de onaylanan değişikliklerle Gökova Bölgesinin yeni sit statüleri


30.11.2020 tarihinde gönderilen dilekçenin kopyası aşağıdadır:

Konu:  Muğla İli, Ula İlçesi sınırları içinde, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmakları arasında kalan bölgenin Doğal Sit Alanı statüsünün “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan “Kesin Korunacak Hassas Alan”a dönüştürülmesi talebi

Söz konusu alan, birçok bilimsel çalışmada ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın kayıtlarında  Sulak Alan olarak ekolojik değerine vurgu yapılan, küresel ve ulusal ölçekte birçok dar yayılışlı türe ve uluslararası sözleşmelerle korunan nesli tükenme tehdidi altında olan türlere ev sahipliği yapmaktadır.

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı arasındaki bu alan Nitelikli Koruma Alanı olarak belirlenmiş olmakla birlikte, içinde yer alan ve mülkiyeti Hazine veya özel mülk durumunda olan bazı taşınmazların tapu kayıtları “tarla” niteliğindedir. Dolayısı ile bu alanda yapılacak tarımsal faaliyetlerin alanın ekolojik yapısını tahrip edeceği, flora ve faunanın korunmasının mümkün olamayacağı açıktır.

Yine aynı alan içerisinde kalan ve Kitesurf sporunun yapıldığı kıyı alanında Kıyı Kanununa, Çevre Kanununa, Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmeliğe ve  Sulak Alanların Korunması Yönetmeliğine aykırı olarak tesis edilmiş kalıcı binalar, plaja ulaşım için koruma alanı içinde oluşan yoğun motorlu araç trafiği, araçların koruma alanı üzerinde park edilmeleri nedeni ile ekosistem üzerinde büyük bir insan baskısı söz konusudur. Bu baskı nedeni ile de bölgenin ekolojik değerleri zarar görmekte ve koruma imkanı kalmamaktadır. Kitesurf sportif faaliyetinin ekosisteme zarar vermeden yapılabilmesi için kriterlerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu anlamda; söz konusu alan için kalıcı olarak tesis edilmiş binaların kaldırılması, sportif faaliyetin bitiminde bölgede hiçbir malzeme bırakılmaması, plaja özel araçlarla ulaşımın ve araç parkının engellenmesi, alternatif olarak ulaşımın Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından oluşturulacak yoğunluğu düşük bir toplu taşım sistemi ile azaltılması, gece saatlerinde bölgede ışık ve ses kirliliğine yol açacak etkinliklere izin verilmemesi bölgedeki flora ve faunanın yaşam döngüsüne zarar verilmemesi açısından yaşamsal önemdedir.

Genel olarak söz konusu alanın ekolojik değerlerinin korunabilmesi için bu bölge içinde her türlü insan faaliyetinin kısıtlanarak doğal yapı üzerindeki baskı en aza indirilmelidir. Bu anlamda her türlü yapılaşmanın, tarımsal, sportif ve turizm faaliyetinin ve avcılığın yasaklanması gereklidir.

Yukarıda belirtilen gerekçelerle Gökova Sulak Alanının Doğal Sit Alanı statüsünün “Nitelikli Doğal Koruma Alanı”ndan “Kesin Korunacak Hassas Alan”a yükseltilmesi; bu bölgede yer alan, mülkiyeti kamu veya özel mülk statüsünde olan tüm taşınmazların tapu kayıtlarının “tarla” niteliğinden “sulak alan”a  değiştirilmesi ekosistemin korunabilmesi mevzuatı açısından yerinde olacaktır. Bu değişikliklerle uyumlu olmak üzere, Sulak Alanın geri planında kalan “Sürdürülebilir Koruma Alanı” statüsündeki alanın da “Nitelikli Koruma Alanı”a yükseltilmesi ve bu alanda yer alan tarım arazilerinde yalnızca iyi tarım uygulamalarına izin verilmesi uygun olacaktır. Gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.


Dilekçeye eklenen dokümana aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz: 

Gökova Sulak Alan Ekosisteminin Korunmasına Dair Sorunlar 


13 Kasım 2020 Cuma

Akyaka İmar Planı Revizyonuna İtirazlar Çığ Gibi !...

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin kalbi Akyaka’nın sakinleri, 15 Ekim’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından askıya çıkarılan Akyaka İmar Planı Revizyonu dolayısı ile bugünlerde hiç de sakin değiller. Revizyon planını koruma amaçlı değil, rant alanı yaratma amaçlı olarak değerlendiren Akyakalılar plana sert tepki gösterdiler. Görüşleri alınmadan kapalı kapılar arkasında hazırlanarak  Kent Haklarının ihlal edilmesine karşı çıkan Akyakalıların revizyon planının iptal edilmesi için başlattıkları  dilekçe kampanyası 14 Kasım'da sona erdi.

Dilekçe kampanyasına büyük katılım

MUÇEP Gökova Meclisi, planla ilgili   itiraz gerekçelerini içeren bir dilekçe örneği hazırladı.  Akyakalılara ve Muğlalara çağrı yapılarak dilekçelerin ÇŞB Muğla İl Müdürlüğüne verilmesi istendi. Kampanya büyük yankı buldu ve askı süresinin bitmesine bir hafta kala İl Müdürlüğü’nün evrak kayıt servisi gelen dilekçeleri kayıt etmekte oldukça zorlandı. Kampanyaya Muğla dışından da CİMER üzerinden dilekçe vererek büyük destek sağlandı. Yurttaşlar verdikleri binlerce dilekçe ile tek ses halinde Akyaka İmar Planı Revizyonu’nun iptal edilmesini talep ettiler.   CHP Ula ilçe teşkilatı, Milletvekilleri Burak Erbay ve Mürsel Alban da etkinliğe dilekçeleri ile destek verdiler, basın açıklamaları ile revizyon planının bir rant projesi olduğunu ve izin vermeyeceklerini ifade ettiler. Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği, Gökova-Akyaka’yı Sevenler Derneği, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Mimarlar Odası ve Şehir Plancıları Odası da Plana kurumsal olarak itiraz ettiler.

Yurttaşlar dilekçelerinde planın iptal edilmesini isterken, “Akyaka’nın içinde yer aldığı Gökova ÖÇK Bölgesi’ni bütüncül bir doğa koruma anlayışı ile yerel halkın katılımı sağlanarak, yönetim planları ile uyumlu, Yavaşkent statüsünü dikkate alan, bu çerçevede mevcut sorunlara çözüm getiren yeni bir planlama çalışmasını destekleyeceklerini” ifade ederek planın iptal edilmesi durumunda yeni bir planlama çalışmasının nasıl olması gerektiğini de belirttiler.

Revizyon Planına neden karşı çıkılıyor

Daraltılan kamusal alanlar, arttırılan ticari alanlar
15 Ekim'de  bir ay süre ile askıya çıkarılan ve “koruma amaçlı” yapıldığı iddiasında olan Revizyon Planı, MUÇEP Gökova Meclisi’nin çağrısı ile 31 Ekim’de Akyakalıların, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Gökova-Akyaka'yı Sevenler Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği, Muğla Mimarlar Odası, Muğla Şehir Plancıları Odası, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin uzmanlarının, Muğla Barosu avukatlarının, CHP, HDP ve Doğru Parti il örgütlerinin katılımı ile geniş bir şekilde değerlendirildi. Toplantı sonunda Revizyon Planının doğanın korunmasına değil yalnızca yeni rant alanları yaratmaya odaklı bir plan olduğu ortak saptaması yapıldı. Toplantının sonuç bildirgesinde Revizyon Planının doğanın korunmasını, Akyaka’nın mevcut sorunlarına çözüm getirmeyi amaçlamadığı gibi sorunların katlanarak artmasına yol açacak rant odaklı bir plan olduğu belirtildi. 
Revizyon raporunda nesli tehdit altında olan su samurlarının yaşam alanı olan Azmak ekosisteminin mutlaka korunması gerektiği belirtilirken, Azmak kenarında doğal yapıyı tamamen ortadan kaldırarak  yalnızca insan kullanımını öngören, koruma amacını “lafta” bırakan, amacı ile uyuşmayan bir proje öneriliyor.  Hazırlanan plana göre halihazırdaki mendirek genişletilerek yat limanına dönüştürülüyor.

Kamusal alanlar oldukça daraltılıyor; parklar, çocuk oyun alanları, kültürel ve sosyal  alanlar ticaret alanlarına dönüştürülüyor.

Revizyon Planı Su samurlarının
yaşam alanı Azmağı tehdit ediyor
 
Yaz aylarında ziyaretçi yoğunluğu nedeni ile altyapının neredeyse iflas ettiği, Akyaka’nın girişinde ve caddelerinde araç trafiğinin kilitlendiği gerçek bir sorun olarak ortada dururken, otel alanlarının altı kat arttırılması öngörülen Plan ile trafik sorununun çok daha büyümesine yol açılacak. Bu planlama yapılırken Büyükşehir Belediyesinin görüşü alınmamış,  bir trafik etüdü  yapılmamış. 

Plan hazırlanırken bölgenin 1. derece deprem bölgesi olduğu hiç dikkate alınmazken  bir ÇED çalışması da yapılmamış.

Özel Proje Alanı olarak belirlenen Kermetur Sitesinin bulunduğu alana ise yapılacak yat limanını tamamlamak üzere oteller ve alışveriş merkezi inşa edilmesi planlanıyor. Mülkiyet hakları ellerinden alınan Kermetur Sitesi sakinleri ise kaderlerine terk ediliyor. Akyaka’nın Yavaşkent statüsü ise hiç dikkate alınmamış. Revizyon Planı, sürdürülebilirliğin, doğanın korunmasının ön planda tutulduğu yavaşkent anlayışına tamamen aykırı şekilde kamusal ve doğal yaşam alanlarının betonlaşmasına yol açacak bir hızlı gelişme öngörüyor ve böylece yavaşkent anlayışından da vaz geçildiğini ortaya koyuyor.

Planda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sivil toplum örgütlerinin katkısı  ile hazırlanan Gökova ÖÇKB Yönetim Planı da dikkate alınmamış, zira Revizyon Planı birçok noktada Yönetim Planı ile çelişiyor.

Ula Belediye Yönetiminin Revizyon Planına Yaklaşımı

Akyakalıların Planı Değerlendirme Toplantısı
Belediye Başkanı İsmail Akkaya Gökova Meclisi’nin düzenlediği değerlendirme toplantısına davet edilmesine karşın  katılmadı. Toplantıya Ula Belediyesini temsilen başka katılan da olmadı. Dolayısı ile Belediye yönetiminin görüşlerini Akyakalılar karşılıklı bir görüşmede dinleme imkanı bulamadı. 

Revizyon Planının raporunda yer alan belgelere göre Ula Belediye Meclisi’nin hazırlanış aşamasında plana birçok noktada karşı çıktığı anlaşılıyor.  Ancak Belediye Başkanı’nın tüm o itirazlara rağmen bugün planı sıkı sıkı savunduğu görülüyor. Ula Belediye Başkanı yaptığı basın açıklamasında planın kamu yararına, itiraz edenlerin de üç beş kişi olduğunu iddia etmişti. Başkan basın açıklamasında Akyakalıların yukarıda yer verdiğimiz itirazlarına ise doyurucu bir cevap  vermedi. Bölge halkının verdiği binlerce dilekçe ise Başkanın iddialarını gözden geçirmesini gerektirecek görünüyor.

Bundan sonra ne olacak?

Bakanlığın dilekçelere 60 gün içerisinde yanıt vermesi bekleniyor. Eğer yanıt olumsuz  olursa ya da hiç verilmezse dilekçe sahipleri dava açma yoluna gidecekler. Kermetur Sitesi Sakinleri ise dilekçelerine verilecek cevaba göre mülkiyet hakları gasp edildiği gerekçesi ile ayrı davalar da  açmaya hazırlanıyorlar. Mülkiyet haklarını korumak için birlikte hareket etme kararı alan  Kermetur Sitesi sakinlerinin süreç sonunda 176 tane dava açması gündeme gelebilecek.

Gökova Meclisi üyeleri Revizyon Planı askı süresinin bitiminde uygulamaya gireceğini dikkate alarak Bakanlığın cevabını beklemeden kısa süre içinde bir de Yürütmeyi Durdurma talepli dava açmaya hazırlanıyorlar. Açılacak bu davaya çok sayıda Akyakalının da müdahil olması bekleniyor. Yurttaşların açacakları bireysel davalar yanında Muğla Büyükşehir Belediyesi, Muğla Mimarlar Odası, Muğla Şehir Plancıları Odası da idari sürecin bitiminde planın iptali için dava açmaya hazırlanıyorlar.

Özetle, eğer Bakanlık  bu denli yoğun iptal talebini dikkate almazsa çok sayıda yurttaşın ve kurumun açacağı davalar ile büyük bir hukuk mücadelesi başlayacak görünüyor. Mücadelenin yalnızca hukuki zeminde kalmayacağını da  şimdiden söyleyebiliriz, zira Akyakalılar ve Muğlalar dava açmak yanında planın iptali için her türlü yasal ve meşru girişimde bulunmak için de kenetlenmiş durumda.




10 Kasım 2020 Salı

Süzer Holding Minik Evlerini ve Arabalarını ‘Gökova Sulak Alanı’ndan Çeksin!

MUÇEP Gökova Meclisi olarak, 15 Ekim 2020 tarihinde Süzer Holding’den Gökova ÖÇK Bölgesinde yaptıkları yasalara aykırı inşaatları kaldırmasını ve Gökova’dan elini çekmesini istemiştik.

Süzer Holding tarafından gazeteci Özcan Özgür'e gönderilen ve Hamle Gazetesi’nde  5.11.2020 tarihinde yayınlanarak kamuoyu ile paylaşılan açıklama üzerine, biz de bir açıklama daha yapma ve kamuoyunu bilgilendirme gereği duyuyoruz.

Süzer Holding’in Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Gökova Sulak Alanı’ndan ‘Tuzlu Bataklık’ diye söz ederek ekosistemi bozarak yapmak istedikleri turizm faaliyetine  kılıf uydurmaktan başka bir şey değildir. Sulak alanlar yeryüzünün en üretken ekosistemlerini oluştururlar ve Gökova sulak alanı da bu nedenle özenle korunması gereken bir doğal sit alanıdır.

Gazetede yer alan açıklamada, Uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yapacakları turizm odaklı faaliyet için Amerika’da “yükselen trend” “minik ev” girişimini örnek aldıklarını söylüyorlar. Bu ifadeden Süzer Holding tarafından konunun iyi kavranmadığını ya da kasıtlı olarak kavranmak istenmediğini anlıyoruz.

Bir ÖÇK Bölgesinde yapılan bu ticari girişimin hukuksuzluğunu ve doğal yaşam açısından kabul edilemez olduğunu verilen yanıttaki ifadeler bağlamında bir kez daha gerekçeleri ile açıklamak istiyoruz:

  • ÖÇK Bölgesi içinde özel mülk üzerinde dahi yapılıyor olsa bile, her türlü faaliyet ‘Özel Çevre Koruma Hükümleri’ne tabidir. Plaka takıp sonra da kalıcı tesislere dönüştürmeye çalışılan karavanları trafiğe kaydettirmekle, her şeyin yasal hale getirildiğinin sanılması ise, halkın aklı ile alay etmektir.   Ula Belediyesi’nin bu firmaya kestiği cezalar ve karavanlarını kaldırmaları için yapılan tebligat da  bunun kanıtıdır.
  • Firma arazi üzerinde doğal bitki örtüsünü ortadan kaldırmıştır. Oluşturulması düşünülen karavan parkı için inşa edilen yürüyüş yolu, Azmak kenarında iskele, foseptik, elektrik bağlantısı gibi altyapı çalışmaları zaten biyolojik çeşitliliği şimdiden tahrip etmiştir.
  • Faaliyet gösterdikleri alana ‘Tuzlu Bataklık’ diyerek doğayı yalnızca ekonomik açıdan değerlendirebildiğini ortaya koyan bu bakış açısının doğaya saygılı olduğundan söz edilemez. Söz konusu alan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın da imzasının olduğu bilimsel çalışmalarda bölgedeki 11 farklı biyotoptan birisi ve “tuzcul alan” olarak belirlenmiş, kayıt ve koruma altına alınmıştır.  Bu şekilde tanımlama ısrarlarından, yasa tanımayan  bu tahribatı kalıcı hale getirmek istedikleri de net olarak anlaşılıyor. Yaşam alanlarını tahrip ederken, doğaya saygıdan nasıl söz edebilirler?   
  • ’Doğaya saygılı” diye tanımladıkları bu faaliyet koruma altında olan endemik bitki ve hayvanların yaşam alanı içerisindedir.
  • Gece gündüz demeden neden olunacak ses, ışık ve çevre kirliliği ile o canlıların yaşam döngüsüne müdahele edilmediği nasıl öne sürülebilir? Kaldı ki Özel Çevre Koruma mevzuatı zaten buna izin vermiyor.
  • Yapılan kitesurf etkinliği dolayısı ile Gökova’nın dünyaca tanınan bir turizm merkezi haline geldiği ifadesi ise zaten niyetlerinin dikkatleri bölgenin Özel Çevre Koruma bölgesi olmasından uzaklaştırıp, bölgeyi konaklamalı turizm odaklı bir yatırım alanına dönüştürmek olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Şu iyi bilinmelidir ki, Gökova sahip olduğu biyolojik zenginlik nedeni ile dünyaca tanınmış ve koruma altına alınmıştır.
  • Kitesurf sporu ancak gerçekleştirildiği alanda doğal yapıya zarar vermediği sürece doğa dostu bir spor olarak kalmaya devam edecektir. Çünkü Dünyada birçok koruma bölgesinde bu sportif faaliyet doğaya sıfır insan etkisi kaygısı ile yapılır ve yönetilir. Koruma alanında sportif faaliyet için kalıcı konaklama, okul, restoran gibi yapılar yoktur; sportif faaliyet için alana gidilir ve faaliyet bittikten sonra hiçbir malzeme bırakılmadan, olabildiğince insan izi bırakılmadan bölge terk edilir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na; Muğla Valiliği’ne, Ula Belediye Başkanlığı’na, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na ve ilgili tüm kurumlara bir kez daha sesleniyoruz:                                                        

Kitesurf sahilinde ve gerisindeki doğa koruma alanı üzerinde yapılmakta olan özel çevre koruma hükümlerine, kıyı, imar ve çevre kanununa aykırı inşaatları ve doğal yapıya zarar veren tüm faaliyetleri durdurun.  

Kitesurf sporunun dünyadaki iyi örneklerini dikkate alarak, doğal yaşam alanında insan baskısı oluşturmadan yapılabilmesi için gerekli önlemleri alın.

Hepimiz biliyoruz ki, doğayı tahrip ederek doğal değerlerin yapılaşma ile tüketilmesine izin verdiğinizde elinizde yalnızca uçurtmalar kalır.                                                                                                            

Süzer Holding’e ve aynı düşüncede olanlara da bir kez daha halkın aklı ile alay etmeye çalışmaktan vazgeçmesini öneriyor “minik evlerinizi ve arabalarınızı çekin” diyoruz.

Bizler doğayı sadece biz insanlara bahşedilen ekonomik bir kaynak olarak değil, tüm canlıların onun bir parçası olduğu paha biçilmez bir yaşam kaynağı olarak görüyoruz. Gökovalılar doğayı, onu sadece kendilerine bahşedilen bir kar kaynağı olarak görenlere karşı korumayı bilirler.

Saygılarımızla

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi