21 Ekim 2014 Salı

Akyaka'da Kıyı Kanunu ihlali resmen kabul edildi

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın işletmekte olduğu Akyaka Orman Kampında Kıyı Kanununa aykırı olarak Taş Evlerin etrafını tel örgülerle çevirerek bu alanda halkın denize erişimini apart sakinleri dışında kalan halka yasaklaması, 31 Ağustos 2014 tarihinde Akyaka Dayanışması’nın düzenlediği bir yürüyüş ile protesto edilmiş ve bir basın açıklaması ile kamuoyuna duyurulmuştu. Daha sonra vatandaşlar Muğla Valiliği ve Ula Kaymakamlığı’na verdikleri dilekçeler ile hukuksuzluğun giderilmesini talep etmişlerdi.

Ula Kaymakamlığı’ndan verilen cevapta, yapılan inceleme sonunda Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın uygulamasının işletme sözleşmesine uygun olduğu belirtiliyor. Ancak, sözleşmeye uygun olan uygulamanın aslında Kıyı Kanununa aykırı olduğunun da tespit edildiği bildiriliyor. Özetle; Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın işletme sözleşmesinin hukuka aykırı yapıldığı resmen kabul edilmiş oluyor.

Kaymakamlıktan verilen cevapta ayrıca; Orman Kampındaki hukuka aykırı uygulamaların giderilmesi ve Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın işletme sözleşmesinin değiştirilmesi gerektiğinin rapor edilerek gereğinin yapılması için Muğla Orman İşletme Müdürlüğü'ne gönderildiği bildiriliyor.

Kaymakamlıktan gelen cevabın kopyası aşağıdadır:



27 Eylül 2014 Cumartesi

Basında Azmakların Kıyı Kanunu Kapsamına Alınması

Akyaka’da Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı kurtuldu - Milliyet, 23.9.2014 
MUĞLA’nın Ula İlçesi Akyaka Mahallesi’nde her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin akınına uğrayan ’Kadın Azmağı’ ve ’Akçapınar Azmağı’, Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi ile Kıyı Kenar Kanunu’na dahil edildi. Bu kararla azmak boyunca yapılan restoranların ve kafelerin kaldırılması gündeme geldi.  >>>

Akyaka, kıyı kanunu ile kurtuldu - Taraf , 23.9.2014
Gökova'nın doğa harikası Akyaka’daki azmaklarda tesis kirliliği sona eriyor. Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi sonuç verdi ve iki azmak, Kıyı Kanu- nu’na dahil edildi. Buralardaki tesislerin yıkılması gündemde  >>>

Kadın Azmağı'nda kurtuluş umudu -  Hürriyet Ege, 22.9.2014 
Farklı hayvan türleri, bitki yapısının çeşitliliği ve berrak akan suyuyla doğal bir akvaryumu andıran azmağı son 5 yılda yaklaşık 1 milyon turist gezdi. Bu doğa cennetinin turistlerin akınına uğraması azmak çevresinde zaman içinde çok sayıda restoran ve kafenin açılmasına neden oldu. Bu durum doğa dostlarının tepkisini çekti.  >>>

Akyaka'da Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı Kurtuldu -  Haberler.com,  22.9.2014
Muğla'daki 'Kadın Azmağı' ve 'Akçapınar Azmağı', Akyaka Yerel Yönetim Platformu'nun girişimi ile Kıyı Kenar Kanunu'na dahil edildi.   >>>

25 Eylül 2014 Perşembe

Muğla Valiliği'nin cevabı kamuoyunu tatmin etmekten uzak !


Akyaka Dayanışması'nın Açıklaması

Yurttaşların Muğla'ya Hizmet Vakfı'nın Akyaka Orman Kampı'nda Kıyı Kanunu'nu ihlal eden uygulamaları üzerine BİMER'e yaptıkları şikayetlere Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yanıt verildi.  Akyaka Dayanışması'nın 31 Ağustos 2014 tarihli basın açıklamasına da cevap niteliği taşıyan bu yanıt kamuoyunu tatmin etmekten uzaktır. Yukarıdaki bağlantıda tam metni bulunan cevapta aşağıdaki hususlar dikkat çekicidir:

1) “Bahse konu taşevler bölgesinde sağlanan kontrollü serbestlik uygulaması akşam saat 20:00'den sonra yapılmaktadır.”

Tel örgülerle çevrilmiş alanda kapılara yerleştirilen levhalarda hiçbir şekilde kontrollü serbestlik uygulamasından söz edilmemekte, aksine “apart sakinleri dışında giriş yasaktır” ve “dikkat köpek var” uyarıları ile gün boyu halk bölgeye girişten caydırılmaya çalışılmaktadır. Kıyı Kanunu açıktır: halkın kıyıya erişimi önünde tel örgü, duvar vb. engeller oluşturulamaz.  Ayrıca ilgili kanun maddesinde  “kontrollu serbestlik” şekline bir uygulama tanımlanmamıştır.

2) “Bahsi geçen kapı ve tel örgü geçmişte mevcut olan ve etrafı doğal bitki örtüsüyle sınırlı alandaki taş evlerin giriş kapılarıdır.”

Tel örgü ve demir kapıların doğal bitki örtüsü ile sınırlı alanda yapıldığı doğru değildir. Bölgenin önceki dönemde serbest olan üç girişi de engellenmiştir: merdivenlerin olduğu giriş tel örgülerle tamamen iptal edilmiş, diğer iki girişte ise demir kapılar ve yasak levhaları ile halkın kullanımına engel oluşturulmuştur.

3) “Alana araçlarıyla girmeyi alışkanlık haline getirmiş ziyaretçilerin girişlerine izin verilmemektedir. Çünkü kıyı ve plaj alanı dışında yer alan Taş evlerde kalan misafirlerin her türlü güvenliklerinden işletmemiz sorumludur.”

Kamp alanına giriş çıkışlar  kampın ana girişlerinde kontrol edilmektedir. Kamp alanı içindeki Taş Evler’in tel örgülerle çevrilerek bu bölge için ayrı bir güvenlik sisteminin oluşturulması, bu alanın kullanımının özelleştirilerek ayrıcalıklı hale getirilmek istendiği anlamına gelmektedir. Bu bölgeye araçla giriş istenmiyorsa, araç girişinin yasak olduğuna dair bir levha konulabilirdi. Bunun yerine apart sakinleri dışında halkın bölgeye araçla veya araçsız girişinin tamamen yasaklanması yoluna gidilmiştir. İşletme, yalnızca Taş Evleri değil, tüm kamp alanını kullananların güvenliğinden sorumlu olmalıdır. 

İşletme, kıyıya erişim hakkını Taş Evler’de kalanlar ve diğerleri şeklinde ayırarak bir kısım kullanıcıyı ayrıcalıklı hale getirmektedir. Kıyı Kanunu açıkca herkesin kıyılara “eşit ve serbestçe” erişim hakkı olduğu söylemektedir.

4) “Alanda bulunan çadır ve karavan misafirlerimizin bakımını üstlendiği ve alana hayvan severler tarafından bırakılan köpeklerin serbest dolaşması bazen tehlike arz etmektedir, uyarı levhası bu nedenle konulmuştur”

İşletme, çadır ve karavan tatilcilerinin köpeklerin bakımını üstlenmiş olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmektedir. Taş Evler ve çadır/karavancı ayrımı yapıldığı, ikincilerin birinciler için tehdit oluşturduğu iması tekrarlanmaktadır.  Hayvanseverlerin alana bıraktıkları iddia edilen köpeklerin oluşturdukları tehditin  “Dikkat köpek var” uyarı levhası ile ortadan kaldırılmaya çalışılması ise ancak tebessümle karşılanabilecek ciddiyettedir. 

Muğla Valililiği, Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın yasalara aykırı uygulamalar içinde olduğu  iddialarına bizzat cevap vermeyip, Vakfın idaresinden gelen cevabı aynen iletmekle yetinmiştir. Muğla Valisi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu bir kuruluşun yasaya aykırı uygulamalar içinde olması, Muğla Valiliği’nin kamuoyuna bizzat açıklama yapmasını gerektiren önemde  bir sorundur.  Zira Valilik, yasaların yerelde uygulanmasından sorumlu en üst düzeydeki kamu kurumudur.   Muğla Valiliği kendi yönetiminde olan bu Vakfın şikayet konusu uygulamalarını ciddiyetle inceleyerek kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapmalıdır.

Muğla Valiliği, tüm Muğla bölgesinde yurttaşların yoğun şikayetlerine konu olan, gerek Muğla’ya Hizmet Vakfı, gerekse diğer otel, restoran, vs. gibi özel işletmelerin neden olduğu Kıyı Kanunu ihlallerine son verilmesine ve halkın kıyıya erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik adım atmalıdır.

Akyaka Dayanışması

21 Eylül 2014 Pazar

Muğla'ya Hizmet Vakfı'ndan Açıklama

Yurttaşların Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın Akyaka Orman Kampında Taş Evler’in bulunduğu alanı tel örgülerle çevirmesi ve bu alana girişi evlerde konaklayanlar dışında halkın kullanımına kapatması ile ilgili BİMER üzerinden yaptıkları şikayetlere Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nden aşağıdaki cevap gönderildi.

Muğla'ya Hizmet Vakfı İktisadi İşletmesi'nin 16.09.2014 tarih ve 211 sayılı yazısında; "Bahsi geçen eylemin Gökova günübirlik A tipi mesire yerini çadır ve karavan alanını ve taş evlerle ilgili uygulamaları kapsamaktadır. Bilindiği üzere 15 Temmuz 2013 yılında kiraladığımız mesire yeri kısa bir süre içerisinde tüm olumsuzluklar giderilmiş; plaj, kafeterya, büfe, çadır, karavan ve apart hizmetleri verilmeye başlamıştır. Yaptığımız hizmetler gerek Akyaka gerekse yerli ve yabancı misafirler tarafından takdir edilmektedir. Bahse konu olan taş evler bölgesinde işletmemiz sorumluluk alanında bulunan doğal plaj kısmı tamamen halka açık olup herhangi bir ücret alınmamaktadır. ücretsiz olarak halkın hizmetine sunulmaktadır ve kontrollü serbestlik uygulaması akşam saat 20:00'den sonra yapılmaktadır. Bahsi geçen kapı ve tel örgü geçmişte mevcut olan ve etrafı doğal bitki örtüsüyle sınırlı alandaki taş evlerin giriş kapılarıdır. Halka açıktır. Alana araçlarıyla girmeyi alışkanlık haline getirmiş ziyaretçilerin girişlerine izin verilmemektedir. Çünkü kıyı ve plaj alanı dışında yer alan taş evlerde kalan misafirlerin her türlü güvenliklerinden işletmemiz sorumludur. Alanda bulunan çadır ve karavan misafirlerimizin bakımını üstlendiği ve alana hayvan severler tarafından bırakılan köpeklerin serbest dolaşması bazen tehlike arz etmektedir, uyarı levhası bu nedenle konulmuştur. Alanın orman alanı olması hem işletmemiz hem de Orman İşletme Şefliği görevlilerince yangın ve diğer olumsuzluklara karşı korunmaktadır. Ayrıca mesire yeri özel kanunla belirlenmiş alanlar kapsamı içerisindedir. 8Orman Kanunu, ve Çevre Koruma Kanunu ve Sit alanı) Çadır ve karavan alanındaki fiyat uygulamaları Orman ve Su işleri Bakanlığının belirlediği fiyatlar ve bölgemizdeki çadır ve karavan ücretleriyle eş değerdedir. Ayrıca çadır ve karavan hizmeti alan engelli, kalp hastası ve diğer misafirlerimize indirim uygulanmaktadır." denilmekte olup; Bilgilerinizi rica ederim.


MUĞLA VALİLİĞİ BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜDÜRLÜĞÜ

16 Eylül 2014 Salı

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı artık Kıyı Kanunu Kapsamında..

Bir zamanlar Kadın Azmağı..

Serdar Denktaş

Hatırlatmak gerekirse; 2012 Kasım ayında Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi ile gerçekleştirilen “Azmak’ta Doğal Yaşam Yok Olmasın” başlıklı sempozyumla birlikte, Azmakların Kıyı Kanunu yönetmeliğinde nehir statüsünde sayılmadığı için kanunun koruması dışında kaldığı ortaya çıkmıştı.

Sempozyumdan sonra toplu bir dilekçe ile 13 Mayıs 2013’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvurmuş ve bu durumun düzeltilmesini talep etmiştik. Bkz. http://akyakaninsesi.blogspot.com.tr/2013/05/kadn-azmag-ve-akcapnar-azmagnn-ky_13.html

Başvurumuza ilk olarak 21 Mart 2013’te, talebimizin bir sonraki planlama döneminde dikkate alınacağını bildiren olumlu bir cevap almıştık. Bkz: http://akyakaninsesi.blogspot.com.tr/2013/05/kadn-azmag-ve-akcapnar-azmagnn-ky_13.html

Günümüzde Kadın Azmağı...
Telebimizle ilgili gelişmeleri öğrenmek üzere 9 Eylül 2014’te BİMER üzerinden yeni bir dilekçe  verdim. Bu dilekçeye Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nın kıyı kenar tespit çalışmalarının tamamlandığı ve artık kanun kapsamında değerlendirildiği bilgisi veriliyor. Cevap metninin kopyasını aşağıda bulabilirsiniz.

Azmak kenarında ve içinde yaşayan canlıların yaşam alanlarını işgal eden restoran, otel, kafe, otomobil ve günübirlikçilerin müdahaleleri bu kanun kapsamında yeniden değerlendirilmeli; kanuna aykırı uygulamalara son verilmelidir. Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan Akyaka'da  ÖÇK Kuralları ve Kıyı Kanunu etkin uygulanmalıdır. Azmak'ta doğal yaşamın korunması için hepimiz üzerimize düşen yurttaş sorumluluğunu yerine getirmeli ve işgalcilere prim vermemeliyiz. Başka Kadın Azmağı yok !



Sayın ALPSERDAR DENKTAŞ ,

Bimer Başvuru Numaranız :727764

İlgi :09.09.2014 tarihli ve 727764 sayılı başvurunuz. İlgi başvurunuz ile, Muğla İli, Ula İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağının 3621 Sayılı Kıyı Kanunu uyarınca nehir tanımına alınması ve süreçle ilgili tarafınıza bilgi verilmesi talep edilmektedir. Muğla İli, Ula İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı kıyı kesimine ait kıyı kenar çizgilerinin bir kısmı 28.08.1986 tarihinde bir kısmı da 26.06.2013 tarihinde onaylanmış olup, söz konusu alanda kıyı özelliği gösteren kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık benzeri alanlar kıyıda kalacak şekilde sınırlanmıştır. Dolayısıyla, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı kıyı kesimi, kıyı kenar çizgisi tespitleri ile 3621 Sayılı Kıyı Kanunu uyarınca koruma altına alınmış olup, bu alanlara yönelik olarak ayrıca bir yönetmelik değişikliğine gerek duyulmamaktadır. Bilgilerinizi rica ederim.

MEKANSAL PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HARİTA VE EMLAK DAİRESİ BAŞKANLIĞI



31 Ağustos 2014 Pazar

Kıyılar Halkındır - Basın Açıklaması


Akyaka Orman Kampı’nın işletmesi, 2014 turizm sezonu ile birlikte Muğla’ya Hizmet Vakfı’na verilmiştir. Ancak adı geçen Vakıf, kamp alanında yer alan bungalovların bulunduğu bölgeyi tel örgülerle çevirmiş ve bu evlerde konaklayanlar dışında halkın girmesini, denizden yararlanmasını engellemiştir.  Daha da ileri giderek, bu bölgenin girişine astıkları “Apart sakinleri dışında giriş yasaktır” ve “Dikkat Köpek Var” tabelaları ile halkı yasal haklarını kullanmaktan adeta tehditle caydırmaya çalışmıştır. Kıyı Kanunu’nun 6.Maddesi şöyle demektedir: “Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz”.  Muğla’ya Hizmet Vakfı, açıkca bu yasayı çiğnemekte ve suç işlemektedir. Zira, söz konusu yasa bu tür uygulamalar için cezai yaptırım öngörmektedir.

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın kuruluş amacının, Muğla’lı ev kadınlarının ekonomik ve sosyal koşullarının iyileştirilmesine katkı sağlamak olduğu iddia edilmektedir. Söz konusu “vakıf”; otopark, plaj, restoran otel, vs. işletmek gibi geniş bir yelpazede amacının dışında ticari faaliyetler yürütmekte, halkın kanunlarla verilmiş haklarını kullanmalarını engellemektedir.  Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın Muğla’ya hizmet etmediği ortadadır. O zaman bu vakıf kimlere, bilemediğimiz hangi amaca  hizmet etmektedir?

Muğla Bölgesinde kıyı alanlarını halkın serbestçe kullanımı, özellikle Muğla’nın Büyükşehir olması ile birlikte gittikçe zorlaşmaktadır.  Daha önce Belediyelerin sorumluluğunda olan plajların işletmesi artık büyük oranda Muğla Valiliği bünyesinde kurulan MUÇEV ve Muğla’ya Hizmet Vakfı üzerinden yapılmaktadır. Ancak kamu ortaklığı ile kurulduğunu basından öğrenebildiğimiz bu işletmelerin web sitelerinde birbirleri ile olan ilişkilerine, ortaklıklarına, kimler tarafından yönetildiklerine, mal varlıklarına, kazandıkları  ihalelere, işletmesini ihalesiz olarak devraldıkları kamusal alanlara,  imza attıkları işletme sözleşmelerinin ayrıntılarına dair bilgilere ulaşmak mümkün değildir.  Şeffaf devlet ilkesi gereği kamunun erişimine açık olması gereken tüm bu bilgiler halktan gizlenmektedir. 

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nı Akyaka Orman Kampı’nda halkın kıyıya erişimini engelleyen tel örgü ve kapıları derhal kaldırmaya davet ediyoruz.

Muğla Valiliği’ni, bünyesindeki Muğla’ya Hizmet Vakfı, MUÇEV gibi kamu ortaklığı ile kurulmuş tüm işletmelerin  faaliyetlerinin kuruluş amaçlarına uygunluğunu sağlamaya davet ediyoruz. Bu işletmelerin  yalnızca kamu yararı için çalışmaları, ihale, işletme ve yönetim şeffaflıklarının sağlanması için gereği yapılmalıdır.

Muğla bölgesinde kamu ya da özel şirketler tarafından kıyı alanlarına halkın erişiminin engellenmesine son verilsin, Kıyı Kanunu’nun gerekleri yerine getirilsin ! 

Akyaka Dayanışması olarak taleplerimizin takipçisi olacağız. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

31. Ağustos 2014

Akyaka'da "Kıyılar Halkındır" Protesto Eylemi




Geçen yıl Akyaka'da kamuya ait bir zeytinliğin özelleştirilmesinin durdurulması ve imara kapatılması için başlattığı mücadele ile gündeme gelen Akyaka Dayanışması  bu kez kıyılardaki engellemeleri protesto etti. Platform üyeleri, Akyaka Orman Kampında ve Muğla'nın kıyısı olan ilçelerinde halkın kıyı alanlarından yararlanmasını engelleyen ya da kısıtlayan uygulamalara karşı bir yürüyüş düzenlediler ve basın açıklaması yaptılar.

Orman Bakanlığı'na ait olan Akyaka Orman Kampının işletmesi bir süre önce Muğla Valiliği bünyesinde kurulan Muğla'ya Hizmet Vakfı'na devredilmişti. Bu işletme  birkaç hafta önce içinde orman içinde bungalovların ve denize girilebilen platformların bulunduğu bölgeyi tel örgülerle çevirerek girişine "apart sakinleri dışında giriş yasaktır" ve "Dikkat Köpek Var" tabelaları asmıştı.  Protesto eylemini gerçekleştiren Akyaka Dayanışması üyeleri, Muğla'da denize ve azmaklara kıyısı olan, Muğla'ya Hizmet Vakfı ve başka özel şirketler tarafından işletilen plaj, restoran, kafe gibi yerlerde vatandaşlardan giriş ücreti talep edildiğini, tel örgülerle kapatılarak, şezlong, masa, ile işgal ederek halkın kullanım alanlarını kısıtlandığını, Kıyı Kanunu'na aykırı bu tür özelleştirme girişimlerini protesto ettiklerini bildirdiler. 

Zeytin Park'ta  buluşarak afiş, pankart ve sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçen yaklaşık 60 kişilik grup önce halk plajına, daha sonra da Orman Kampına, tel örgülerle çevrilen alana girdiler. Pankartlarda "Yasakmış...Kıyımın Kenarı", "Ranta HİZMET, MUĞLA'ya Eziyet",  "Muğla'ya Hizmet bu mu la?", "Kıyılar Halkındır, Özelleştirilemez", "Kanun girmeyen kıyıya 'Hizmet' girer" sloganları dikkat çekti. Kamp alanındaki kampçıların da  destek verdiği grup tel örgülerle çevrili bungalov evlerin önüne geldi. Burada basın açıklamasının okunmasından sonra eylemciler topluca evlerin önünden denize atlayarak denizde "KIYILAR HALKINDIR, ENGELLENEMEZ" pankartı açtılar ve eylemlerine son veriler.

















 Basından... 


MUĞLA'nın Ula İlçesi Akyaka Mahallesi'ndeki işletmesi, Muğla Valiliği bünyesindeki Muğla'ya Hizmet Vakfı'na verilen Akyaka Orman Kampı'ndaki taş ve bungalov evlerin bulunduğu alanın tel örgü ve demir kapıyla çevrilip halkın sokulmaması tepkilere neden oldu.

29 Ağustos 2014 Cuma

"Kıyılar Halkındır, Engellenemez!" Protesto Etkinliğine Davet


Akyaka Orman Kampı’nı işleten Muğla’ya Hizmet Vakfı, Kıyı Kanunu’na aykırı olarak Taş Evler'in olduğu bölgeyi tel örgüler ve demir kapılarla kapatıp halkın serbest girişini engellemiştir. Bu bir suçtur.  Yetkilileri derhal işledikleri bu suçtan vaz geçmeye; halkın kıyıya serbest erişimini kısıtlayan  tel örgüleri, demir kapıları ve tüm engelleri kaldırmaya; bu hukuksuzluğu düzeltmeye çağırıyoruz.

Akyakalılar! Yurttaşlar!
Haklarımıza birlikte sahip çıkalım ve Pazar günü protesto yürüyüşüne katılalım.


Kıyı Kanunu Madde 6 - Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.

Etkinlik Tarihi : 
31 Ağustos 2014 (Pazar) saat 10:00

Toplanma Yeri: 
Zeytin Park (Pazaryerinden 100m yukarıda)

Etkinlik Programı: 
Yürüyüş (Güzergah: Atatürk Cad., Lütfiye Sakıcı Cad. Halk Plajı, Orman Kampı)
Basın Açıklaması  (Taş Evler'in önünde)
Ormandan birlikte denize atlama 

10 Temmuz 2014 Perşembe

TBMM Dilekçe Komisyonu'nun zeytinlik özelleştirmesine karşı verilen dilekçeyle ilgili kararı

Akyaka Dayanışması'nın hazine arazisi zeytinliğimizin özelleştirilmesine karşı yürüttüğü kampanyada topladığı ve 8 Ekim 2013'te TBMM Dilekçe Komisyonu'na verdiği 26.824 imzalı dilekçesi ile ilgili komisyon kararı 8 Temmuz 2014'de elimize ulaştı.  16.4.2014 tarihinde alınan komisyon kararına göre Başbakanlıktan görüş sorulmak üzere işlem başlatıldığı bildiriliyor. Kararın son paragrafı şöyle:

"15.11.2013 tarih ve 11245 sayılı yazı ile de; yukarıda açıklanan sürece yer verilerek, Hukuk Müşavirliğinden beklenen görüse göre işlem yapılacağının belirtildiği, İlgili yazılara cevaben, konuya ilişkin henüz Hukuk Müşavirliğinden iletilen bir değerlendirmenin olmadığı, ancak, benzer konularda daha önce istenilen görüşlere ilişkin Bakanlık Hukuk Müşavirliğinin 20.1.2014 tarih ve 992 sayılı yazısı ile "...644 sayılı Çevre ve Sehircilik Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve diğer mevzuatta 644 sayılı KHK çerçevesinde yapılan değişikliklerle korunan alanlarda yapılacak planlarda genel yetkilinin Bakanlık haline getirilmesinin amaçlandığı açık olmakla birlikte, çakışan alanlarda yapılan uygulamalarda karşılaşılan sorunlara ilişkin olarak 3046 ve 3056 sayılı Kanunlar uyarınca Başbakanlığa görüş sorulabilecegi..." ifade edildiği, bu doğrultuda konuya ilişkin Başbakanlıktan görüş alınmak üzere çalışmaların başlatıldığı belirtilmiş olup, İdarece beyan olunan açıklamalar dışında 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun ile TBMM Içtüzügünün 116’ncı maddesi uyarınca dilekçe hakkında Komisyonumuzca baska bir işlem yapılamayacağına karar verildi."