kadın azmağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kadın azmağı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Temmuz 2021 Salı

“Kadın Azmağı’ndan Ellerinizi Çekin” - Basın Açıklaması


 

Akyakalılar, Kadın Azmağı kıyısındaki işletmeler tarafından hukuksuz şekilde işgal edilmesini protesto etmek ve ilgili kurumları yasaları uygulamaya davet etmek üzere yaklaşık iki ay önce change.org üzerinden bir imza kampanyası başlattılar. Kampanyada toplanan 16.765 imza 13.7.2021 tarihinde Ula Belediyesi’ne ve Muğla Valiliği’ne teslim edildi ve Ula Belediyesi önünde bir basın açıklaması düzenlendi.  MUÇEP Gökova Meclisi’nin de destek verdiği etkinlikte basın açıklaması Senem Aksakal tarafından okundu. Etkinlik sırasında “Muğla Cennet Kalsın”, ”Yaşam Alanlarımız Müştereklerimizdir”, “Kıyı Kanunu Uygulansın Azmakta İşgaller Kaldırılsın”, “Azmağın Kırmızı Çizgisi Kıyı Kenar Çizgisi” yazılı pankartlar açıldı.

Basın Açıklaması metnini aşağıda bulabilirsiniz

 





Kadın Azmağı’nın çığlığını duyan var mı?


Bizler, Akyaka sakinleri, Ulalılar, Gökovalılar, Muğlalılar, doğasını seven Türkiye’nin tüm yurttaşları adına bugün Akyaka’da Kadın Azmağı’ndaki hukuksuz işgallerin  kaldırılması için yetkililere bir kez daha görevlerini hatırlatmak üzere buradayız. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin, ülkemizin ve dünyanın gözbebeği Kadın Azmağı ne yazık ki kenarındaki işletmeler tarafından Kıyı Kanunu’na, İmar Kanunu’na ve Özel Çevre Koruma Hükümlerine aykırı olarak  işgal ediliyor. Sazlıklar kesiliyor, Azmak dolduruluyor, ticari alana dönüştürülerek canlıların yaşam alanları tahrip ediliyor. Yıllardır failleri tarafından adeta ödül gibi kabul edilen para cezaları ile geçiştirilen bu hukuksuzluklar cezasızlıktan cesaret alarak her geçen gün daha saldırgan bir şekilde doğayı tahrip ediyorlar, işgallerini arttırıyorlar.


Yaklaşık 2 ay önce başlattığımız “Kadın Azmağından Elinizi Çekin !” başlıklı imza kampanyası ile Azmağın sesi olmaya çalıştık. Yetkili kurumları görevlerini yapmaya ve işgallere son vermeye davet ettik. Kısa sürede Azmağın çığlığını duyan, sesine sesini katan  16765 yurttaş imza verdi. Bugün kampanyamızı sonlandırarak topladığımız imzaları muhataplarımız Ula Belediyesi ve Muğla Valiliği’ne teslim ediyoruz ve bir kez daha yetkililere huzurunuzda diyoruz ki, artık yasaların çiğnenmesine, hukuksuzluklara daha fazla seyirci kalmayın. Belirlenen Azmak Kıyı Kenar Çizgisini esas alarak Azmak’taki tüm yasadışı işgalleri kaldırın. Uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan birçok bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan Azmak ekosisteminin tahrip edilmesine daha fazla izin vermeyin. Çünkü başka Kadın Azmağı yok!


Buradan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da seslenmek istiyoruz; sivil toplum örgütleri de dahil olmak üzere geniş bir katılımla hazırlanan ve onaylanan 2020-2024 Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planını uygulamaya almak için daha neyi bekliyorsunuz? Eğer bu plan uygulanmaya alınmış olsaydı, planda yer alan “Kadın Azmağı üzerindeki restoranların, Azmak üzerinde yapılan izinsiz uygulamalarının kaldırılması” başlıklı uygulama adımı gereği Kadın Azmağı üzerinde hem günübirlikçilerin hem de işletmelerin işgallerinin kaldırılması mümkün olacak, Kadın Azmağı içinde barınan canlılar tekrar rahat nefes alabildikleri bir yaşam ortamına kavuşacaktı. Ancak bir yıldan uzun bir süre geçmiş olmasına karşın bu plan hala uygulamaya alınmadı. Ama bunun yerine Bakanlık, Akyakalılar olarak iptal edilmesi için dava açtığımız Akyaka İmar Planı Revizyonunu askıya çıkardı. Bu revizyon planı, Yönetim Planında öngörülen hiçbir hedefi karşılamamaktadır. Örneğin Azmak kenarındaki mülkiyet sorunlarını çözerek devletin hükmü ve tasarrufu altına almak yerine, aksine daha fazla özelleştirme, daha fazla rant baskısı yaratma derdindedir.  


Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı kararı ile Akyaka’da kalan son kamusal alanlar da özelleştirme programına alındı. Özelleştirilmek istenen alanların, tam da Azmağın denizle birleştiği yerde, ÇŞB’nin kendisinin hazırladığı Aydın Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na aykırı olarak marina yapılması planlanan alanda olması tesadüf değil. İktidarın bu imar planı revizyonu ve özelleştirme girişimleri ile aslında ne Azmağı ne de Gökova ÖÇKB’yı koruma amacı taşımadığı, aksine koruma alanlarını tamamen rant alanına dönüştürmeyi amaçladığı ortadadır. Gerçekten “koruma” niyeti taşıyor olsa Yönetim Planını uygulamaya alır ve bu planla tamamen zıt imar planı revizyonu ve özelleştirmeleri gündeme getirmezdi. 


Umuyoruz ki Cumhurbaşkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ula Belediyesi ve Muğla Valiliği Azmağın ve yurttaşların yükselen bu çığlığını duyarak en kısa zamanda yasadışı uygulamaları ortadan kaldırmak üzere gereğini yapmaya başlarlar; özelleştirme sevdasından vaz geçerek, rant odaklı değil gerçekten koruma amaçlı planları gündeme getirirler. Bizler Akyaka sakinleri olarak Azmağın sesi, taleplerimizin takipçisi olmaya devam edeceğiz. 13.7.2021

Saygılarımızla,

Akyaka Sakinleri


6 Temmuz 2021 Salı

Elif Hanım Oteli Davasında üçüncü kez oluşturulan bilirkişi heyeti de doğa tahribatını doğruladı

2016 yılında Gökova Ekolojik Yaşam Derneği tarafından Akyaka’da Elif Hanım Oteli’nin inşaatı sırasında Kadın Azmağı’nın kıyı ekosisteminin tahrip edilmesine karşı açılan dava sonucunda  Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi işletme sahibine “çevreyi kasten kirletmek” suçu işlediğine kanaat getirerek  3 yıl 9 ay hapis cezası vermişti.

Davalının İstinaf Mahkemesine başvurması sonucunda İzmir 23. Bölge Asliye Hukuk Mahkemesi daha önce  Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan iki bilimsel rapora ek olarak  bu kez daha kapsamlı bir bilirkişi raporu hazırlanmasını istedi. Dava sürecinde  önce bir çevre mühendisinin hazırladığı rapor yeterli görülmeyerek 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve tekrar keşif yapılarak yeni bir rapor hazırlanmış ve doğanın tahrip edildiği teyit edilmişti. İstinaf Mahkemesi bu kez 5 farklı alanda uzman akademisyenlerden oluşan yeni bir bilimsel heyet oluşturulmasına karar verdi; 1 flora uzmanı, 1 fauna uzmanı, 1 kimya mühendisi, 1 çevre mühendisi, 1 su ürünleri uzmanı. Oluşturulan son heyet de  raporunu 26.6.2021 tarihinde Mahkemeye sundu. Heyetin oy birliği ile imzaladığı 40 sayfalık bu rapor da önceki raporlarda  belirlenen doğa tahribatını  bir kez daha doğruladı.

Raporun sonuç bölümünde;

“Kadın Azmağı’nın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde bulunduğu ve mutlak korunması gereken alanlar içerinde olduğu, birçok doğal bitki türü ve hayvan çeşidi (fauna) bulundurarak biyolojik zenginlik bakımından önemli olduğu, Azmağın içine moloz ve toprak dökülmesinin Azmağın fiziksel olarak kıyı yapısını bozduğu, bu nedenle de akış rejimini etkilediği, hayvanların üreme, barınma ve beslenme ortamlarının yok olmasına neden olduğu, flora açısından suya ve toprağa kalıcı etkisi olduğu ve binlerce yılda oluşan ve çok özel bir oluşuma sahip olan yatak yapısının dökülen toprak ve molozlarla doğal yapısının bozulduğu / kirletildiği ve Azmak ile otel inşaatı arasında kalan ve mutlak korunması gereken doğal flora ve fauna yapısının yaşam bulduğu sulak alan ekosistem içindeki sazlıkların dolgu yapılmak ve kesilmek sureti ile zarar gördüğü ve 31 Ekim 2016 tarihli Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Kadın Azmağı Koruma Kullanma Esasları’nın İlkeler başlıklı 2. maddesinin a, d ve e bendlerine aykırı hareket edildiği ve bozulan alanlarda doğal yaşamın tekrar yenilenmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır” deniliyor.

 Şimdi İstinaf Mahkemesinin vereceği son karar bekleniyor.

Raporun tamamını görmek için tıklayınız

29 Mart 2021 Pazartesi

Orfoz Restoran’a doğayı katletmek suçundan yüksek para cezası !

Akyaka’da Kadın Azmağı kenarında faaliyet gösteren Azmak Kapı Orfoz Restoran, Azmağı doldurarak kamusal alanı işgal ettiği ve ekosistemi tahrip ettiği gerekçesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 241.395 TL idari para cezasına çaptırıldı.

Mart ayının hemen başında Orfoz Restoran işletmesi tarafından restoranın girişine yakın Azmak kıyı alanında bulunan ağaç ve sazlıklar kesilmiş, nehrin içine taş ve çakıl ve toprak malzeme  doldurularak oluşturulan alanın üzerine “Özel Mülk” tabelası çakılmıştı. Restoranın işgal ettiği bu alanı dubalarla çevirerek kamuya kapattığı ve kendi restoran müşterilerine araç park yeri olarak kullandırdığı gözlendi.  Ula Belediyesi 4.3.2021 tarihinde yapılan tahribatı bir yazı ile Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirdi. 13.3.2021 tarihinde MUÇEP Gökova Meclisi tahribatın gerçekleştirildiği alanda yaptığı basın açıklaması ile bu doğa tahribatını protesto etmiş ve ilgili kurumları göreve davet etmişti.  15.3.2021 tarihinde de Gökova Ekolojik Yaşam Derneği de Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şikayet dilekçesi vermiş ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulundu. Yapılan suç duyurusunda aynı işletmenin bu suçu daha önce de işlediği,  restoranın girişindeki Azmak kıyısını  doldurarak üzerine masalar koyduğu ve ticari alana dönüştürdüğü eklendi.


23.3.2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Ula Belediyesi’ne gönderdiği yazı ile işletmeye 241.395 TL para cezası kesildiği bildirildi. İlgili yazıda “Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmeliğin Tahliye ile ilgili 70. Maddenin birinci bendi "Kiralanan, tahsis edilen, işletme hakkı veya kullanma izni verilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi veya taahhütnamesi fesh edilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzulen işgal edilen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların tahliyesi İdarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir." ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun Ecrimisil ve tahliye ile ilgili 75. maddesinde "...İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir" hükümlerine yer verildi. 

Ula Belediyesi’nden işgalin ivedilikle tahliyesinin sağlanması istendi

ÇŞB Muğla İl Müdürü Ömür ÖZDİL imzası ile Ula Belediyesi’ne gönderilen yazıda bahsi geçen hükümler çerçevesinde Ula İlçesi, Akyaka Mahallesinde yer alan 135 ada 1 parselde Azmak Kapı Orfoz Restoran isimli işletmenin kullanımında ve Azmak üzerinde bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki alanda Ula Belediye Başkanlığı tarafından; güncel yer tespitlerinin yapılarak; alanda izinsiz uygulamaların (dolgu, yapı vb.) 3621 Sayılı Kıyı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42.nci maddelerine göre yasal gereğinin yerine getirilmesi ve bu alanla birlikte 135 ada 1 parsel ve 127 ada 1 parsel numaralı taşınmaz arasında yer alan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerin tahliyesinin ivedilikle yapılması ve söz konusu alanın Valiliğimiz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edilmesi hususunda gereğinin yapılması istendi. 

Azmak işgalleri ne zaman bitecek?

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin gözbebeği Azmak, yıllardır yakınında konumlanan özellikle restoran ve otel işletmelerinin işgali altında ve her geçen gün işgal edilen alan büyüyor. Dört yıl önce Elif Hanım Otel işletmesi de Azmak kenarında neden olduğu benzer tahribat nedeni ile ağır idari para cezasına çarptırılmış, işletmecisi hakkında hapis cezası verilmişti (Dava istinaf mahkemesine taşındı). 

Ne  Özel Çevre Koruma Hükümlerinin ne İmar Kanunu Hükümlerinin korumaya yetmediği Azmak, üstelik Kıyı Kanunu yürürlüğe girdiğinde bu kanunun kapsamının da dışında bırakılmıştı. Akyakalı sivil toplum örgütlerinin girişimleri sonucunda Azmak nihayet kanun kapsamına alınmış ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kıyı Kenar Tespit çalışması başlatılmıştı. Yıllar süren tespit çalışması 2020 yılında sonuçlanarak Akyaka İmar Planına işlendi. İmar Planına işlenen Azmak kıyı kenar çizgine göre birçok işletmenin Azmağı işgal ettiği anlaşılıyor. 

Akyakalılar plana uygun olarak bu işgallerin  tahliyesini beklerken diğer yandan Azmak kenarında yeni işgal ve doğa tahribatı haberleri çoğalıyor.  MUÇEP Gökova Meclisi 13 Martta yaptığı basın açıklamasında Muğla Valiliği, Ula Kaymakamlığı ve Ula Belediyesi’ni göreve davet ederek  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki bu kıyı işgallerinin bir an önce sonlandırılmasını talep etmişti.



Akyaka sakinleri şimdi Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Orfoz Restoran’la ilgili aldığı tahliye kararının diğer yasa dışı işgaller için de  uygulanıp uygulanmayacağını merak ediyor. En önemli soru ise, tahliye edilecek alanlardaki ekolojik tahribatın rehabilitasyonu için çalışma yapılacak mı?

 

 

11 Şubat 2020 Salı

Kadın Azmağı'na yine darbe vuruldu !...

Sazlıkların tahrip edildiği alan

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde yer alan Akyaka’da Kadın Azmağı kenarında sazlıklar kesilerek sulak alan ekosistemine yeni bir darbe daha vuruldu. Azmak Köprüsüne yakın, Bani Resoran’ın önünde gerçekleşen tahribatın incelenmesi ve sorumluları hakkında cezai işlem yapılması için Gökova Ekolojik Yaşam Derneği dilekçe vererek Çevre ve Şehircilik Muğla İl Müdürlüğü’nü göreve davet edildi.

Azmak kenarındaki işletmelerden Elif Hanım Otel üç yıl önce benzer suçtan yargılanmış ve önce para cezası, sonra da suç tekrar işlendiği için hapis cezasına hükmedilmişti.



Sazlıkların Önemi

Gri Balıkçıl
Son derece sık ve boylu olarak yetişen sazlıklar, bulundukları alanı üretken ekosistemlere dönüştürürler. Sulak alanlarda bulunan sazlıklar doğal yapıları ile bulundukları bölgeye canlılık verirler, çevrenin kirlenmesinin önüne geçerler.

Sulak alanlar  ve sazlıklar, ördekler, kazlar, balıkçıllar, dalgıçlar, yağmurcunlar, karabataklar, pelikanlar, düdükçünler, saz bülbülleri, martılar, kaşıkçı kuşları, çeltikçiler, sumrular gibi birçok kuş türüne  ev sahipliği yaptığı gibi balıkların da yumurtlama ve saklanma alanlarıdır. Kadın Azmağı, Gökova'nın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmesindeki önemli unsurlardan birisi olan ve IUCN Kırmızı Listesinde yer alan, nesli tehdit altındaki su samurlarının da yaşam alanı.

Su Samuru
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Su Ürünleri Başkanı Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan,   
sazlıkların kökünde antibiyotik işlevi gören maddeler olduğunu, bu maddelerin salgılanmasının  yalnızca sazlıkları değil, çevrelerini de zararlı bakterilerden doğal olarak koruduğunu, özellikle koli basili ve entorkokların yaşamasına izin vermediklerini ifade ediyor.  Daha ayrıntılı bilgi için Prof. Dr. Ahmet Nuri Tarkan’ın  2012 yılında gerçekleşen “Azmak'ta Doğal Yaşam Yok Olmasın Sempozyumu“ ‘nda yaptığı  “Kadın Azmağında Biyoçeşitlilik” başlıklı sunuma bu bağlantıdan erişebilirsiniz.


12 Temmuz 2018 Perşembe

Elif Hanım Otel'in Azmak tahribatını bilirkişi de onayladı !




Gökova Ekolojik Yaşam Derneği’nin Elif Hanım Otel aleyhine açtığı davada sona yaklaşılıyor. Otelin inşaatı sırasında Kadın Azmağı kenarında okaliptus ağaçları kesilmiş ve doğal yapıya zarar verilmişti. Derneğin şikayeti üzerine Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından otele idari para cezası verilmiş ve tahribatın düzeltilmesi için yaptırım uygulanmıştı. Ancak geçen süre içinde otelin tahribata devam etmesi üzerine Dernek tarafından yeniden suç duyurusunda bulunulmuş ve bu kez “çevreyi kasten kirletmek” suçu iddiası ile Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nde yeni bir dava açılmıştı.

Davanın 11 Temmuz 2018 tarihinde görülen 7. Duruşmasına Derneğin vekili Av. Kadriye Tuncaelli ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nü temsilen Hazine vekili Av. Selma Yalçın katıldı. Otelin avukatı ise mesleki mazereti nedeni ile duruşmaya  katılmadı.    Duruşmada, 6 Nisan 2018’de olay yerinde yapılan bilirkişi incelemesinin raporu okundu ve hazır bulunanlara birer kopyası verildi.  Otel temsilcisinin savunmasını  hazırlayıp Mahkemeye sunması için 31 Ekim 2018’de yapılacak bir sonraki duruşmaya kadar süre verildi.

Bilirkişi Raporunun sonuç bölümünde şöyle deniliyor:
“Söz konusu alanın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde kaldığı, Ankara Eray Reklam ve Yapı Mlz. Tur. Şti tarafından işletilen Elif Otelin inşaatı sırasında sazlıkların ve okaliptus ağaçlarının kesilerek, inşaatın yapımı sırasında temelden çıkan bir kısım hafriyat atığının azmak içine dökülüp dolgu yapılması e ayrıca zemine çakıl taşı döşenmesi ile ilgili mevzuata aykırı olarak korunması gereken doğal yapıya kasten müdahele edildiği tespit edilmiştir.

Söz konusu faaliyet ile 07.12.2010 tarih ve 6467 sayılı Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka Kadın Azmağı Koruma Kullanma Usul ve Esasları, 18.03.2004 tarih ve 25406 Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolu Yönetmeliği, 2872 Sayılı Çevre Kanunu’nun‘Çevrenin Kasten Kirletilmesi’ başlıklı 181. Maddesine aykırı davranıldığını kanaatine varılmıştır.”  .  





16 Eylül 2014 Salı

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı artık Kıyı Kanunu Kapsamında..

Bir zamanlar Kadın Azmağı..

Serdar Denktaş

Hatırlatmak gerekirse; 2012 Kasım ayında Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi ile gerçekleştirilen “Azmak’ta Doğal Yaşam Yok Olmasın” başlıklı sempozyumla birlikte, Azmakların Kıyı Kanunu yönetmeliğinde nehir statüsünde sayılmadığı için kanunun koruması dışında kaldığı ortaya çıkmıştı.

Sempozyumdan sonra toplu bir dilekçe ile 13 Mayıs 2013’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvurmuş ve bu durumun düzeltilmesini talep etmiştik. Bkz. http://akyakaninsesi.blogspot.com.tr/2013/05/kadn-azmag-ve-akcapnar-azmagnn-ky_13.html

Başvurumuza ilk olarak 21 Mart 2013’te, talebimizin bir sonraki planlama döneminde dikkate alınacağını bildiren olumlu bir cevap almıştık. Bkz: http://akyakaninsesi.blogspot.com.tr/2013/05/kadn-azmag-ve-akcapnar-azmagnn-ky_13.html

Günümüzde Kadın Azmağı...
Telebimizle ilgili gelişmeleri öğrenmek üzere 9 Eylül 2014’te BİMER üzerinden yeni bir dilekçe  verdim. Bu dilekçeye Mekansal Planlama Genel Müdürlüğü tarafından verilen cevapta, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nın kıyı kenar tespit çalışmalarının tamamlandığı ve artık kanun kapsamında değerlendirildiği bilgisi veriliyor. Cevap metninin kopyasını aşağıda bulabilirsiniz.

Azmak kenarında ve içinde yaşayan canlıların yaşam alanlarını işgal eden restoran, otel, kafe, otomobil ve günübirlikçilerin müdahaleleri bu kanun kapsamında yeniden değerlendirilmeli; kanuna aykırı uygulamalara son verilmelidir. Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan Akyaka'da  ÖÇK Kuralları ve Kıyı Kanunu etkin uygulanmalıdır. Azmak'ta doğal yaşamın korunması için hepimiz üzerimize düşen yurttaş sorumluluğunu yerine getirmeli ve işgalcilere prim vermemeliyiz. Başka Kadın Azmağı yok !



Sayın ALPSERDAR DENKTAŞ ,

Bimer Başvuru Numaranız :727764

İlgi :09.09.2014 tarihli ve 727764 sayılı başvurunuz. İlgi başvurunuz ile, Muğla İli, Ula İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağının 3621 Sayılı Kıyı Kanunu uyarınca nehir tanımına alınması ve süreçle ilgili tarafınıza bilgi verilmesi talep edilmektedir. Muğla İli, Ula İlçesi sınırları içerisinde yer alan, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı kıyı kesimine ait kıyı kenar çizgilerinin bir kısmı 28.08.1986 tarihinde bir kısmı da 26.06.2013 tarihinde onaylanmış olup, söz konusu alanda kıyı özelliği gösteren kumluk, çakıllık, kayalık, taşlık, sazlık, bataklık benzeri alanlar kıyıda kalacak şekilde sınırlanmıştır. Dolayısıyla, Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı kıyı kesimi, kıyı kenar çizgisi tespitleri ile 3621 Sayılı Kıyı Kanunu uyarınca koruma altına alınmış olup, bu alanlara yönelik olarak ayrıca bir yönetmelik değişikliğine gerek duyulmamaktadır. Bilgilerinizi rica ederim.

MEKANSAL PLANLAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ HARİTA VE EMLAK DAİRESİ BAŞKANLIĞI



13 Mayıs 2013 Pazartesi

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı'nın Kıyı Kanunu Kapsamına Alınması Dilekçesine Bakanlıktan Olumlu Cevap !

21. Mart 2013 tarihinde Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmaklarının Kıyı Kanununun Uygulamasına Yönelik Yönetmeliğine eklenerek koruma statüsü kazandırılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verdiğimiz 60 imzalı dilekçeye Bakanlığın Mekansal Planlama Genel Müdürlüğünden olumlu cevap geldi. Cevapta; talebimizin Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğinde yapılacak değişiklik çalışmasında dikkate alınacağı bildiriliyor (Cevabın kopyası aşağıdadır).

Henüz fiili durumda bir değişiklik olmasa da, bu cevabı ihtiyatla karşılayacağımız bir olumlu adım olarak  görmek mümkün. Bu gelişmenin Akyaka'daki tüm doğa  tahribatlarının ve imar suistimallerinin önüne geçilmesi için bir başlangıç  olmasını umuyoruz.  Yapacak o kadar çok iş var ki ! Doğanın korunması konusunda gerçekten samimiysek,  önce kendimizin, kurumlarımızın ve yasalarımızın neden olduğu tahribatlarla yüzleşmek, onları değiştirmekle işe başlamamız gerekiyor.

Bizlerin, belde sakinlerinin dahil edilmediği, yerel yöneticilerin kapalı kapılar arkasında kendi kendine karar verdiği, hesap vermeyen, şeffaf olmayan yerel yönetim anlayışı ile ne Cittaslow, ne Unesco Dünya Mirası Listesi, bunlar  kolaylıkla içi boş  birer ticari markaya dönüştürülebiliyor. Akyaka, ne yazık ki ülkemizde çokça görülen bu tür yozlaşmanın en çarpıcı örneği olarak önümüzde duruyor.

Doğayı artık insanın hizmetindeki bir meta gibi görmekten vaz geçip, sömürmeye son vermek, insanın doğanın bir parçası olduğu, onunla uyumlu hareket ettiği bir kültür değişikliğini sağlayamadığımız sürece, "sürdürülebilirlik", "gelecek kuşakların hakları", "torunlarımızdan kalan miras", vs. gibi parlak sözler, bizzat sebep olduğumuz doğanın yıkımının örtüsü olmanın ötesinde bir anlam ifade etmeyecektir.   Bu durum devam ettiği takdirde Akyaka'nın geleceği, Belediyenin Azmak Kıyı Bandı  projesini tanımlarken (neyse ki AYYP'nin girişimi ile durduruldu) çok güzel "itiraf" ettiği gibi, doğal yaşamı ortadan kaldırıp yerine "doğalmış hissi veren" bir eğlence parkına dönüşmek olacaktır.   Buna izin vermemeli, doğamıza, kent hakkımıza sahip çıkmalıyız. Bunu ancak hep birlikte başarabiliriz.

Serdar Denktaş


 

Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı'nın Kıyı Kanunu Kapsamına Alınması için Dilekçe

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı - Ankara
Konu : Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nın Kıyı Kanunu Yönetmeliği Kapsamına Alınması
Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı, Muğla İli, Ula ilçesi sınırları içerisinde, Gökova Özel Çevre Koruma alanı içinde yer alan, birlikte geniş bir sulak alan oluşturan akarsulardır. Her iki azmak da Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığının ulusal ortak olarak yer aldığı SMAP III Gökova Projesi’nin raporlarında, barındırdıkları zengin biyo-çeşitlilik nedeni ile özellikle korunması gereken ekosistemler olarak önem atfedilmiş ve şöyle tanımlanmıştır:
Kadın Azmağı çıkış yerinde suyun debisi 700 L/s’tir. Yaklaşık 1700 m uzunlukta, kıvrımlı, derinliği bazı noktalarda 6 m’yi aşan, kuzey kıyısında yapılaşmanın görüldüğü, güney yakası ise sazlıklarla kaplı, yer yer yoğun alg topluluklarının olduğu bir akarsudur. (Gökova Projesi, Ek-5, sayfa 10)
Akçapınar Azmağı kaynağı, Muğla-Fethiye karayolunun Marmaris sapağından sonraki 2000 metresinde, yolun kuzey-doğusunda yer alan Ataköy sınırları içindedir. Güneye doğru Muğla-Fethiye karayolunu kesip, ovanın güneyinde, Akçapınar Köyü’nün ise doğusunda yer alan Şirinköy’e doğru 4000 m yol alır. Şirinköy’e 600 m yaklaştıktan sonra batıya doğru menderes yaparak Akçapınar köyü sınırlarına girer. 1000 m kadar Akçapınar Köyü içinden gittikten sonra Muğla-Marmaris karayolu üzerindeki köprünün altından 2000 m uzunluğundaki tarım alanlarını da geçerek denize ulaşır. Akçapınar Azmağı, kaynağından Akçapınar Köyü sınırlarına kadar 7 m taban genişliğinde, 4m yan yüksekliğindedir. (Gökova Projesi, Ek-5,sayfa 11)
Doğal bir akvaryum niteliğiyle Kadın Azmağı’nın Akçapınar Azmağı ile birlikte oluşturduğu sulak alan, yapısındaki doğal ekosistemi koruyan sazlıklarıyla, endemik su bitkileriyle, anadrom ve katadrom balıkların üreme ve yaşam alanını oluşturması yanısıra; birçok ender kuş ve sucul canlının da üreyip yaşadığı hassas bir habitattır. Ayrıca, Gökova Körfezinde ‘Kırmızı Liste’ kapsamına giren 36 türe (su samuru, porsuk gibi memelilere, deniz kaplumbağalarına ve her yıl Atlantik kıyılarından göç eden su yılanlarına, vb) ev sahipliği yapmaktadır (Gökova Projesi, Ek-5, s.17-42) 
ÖÇK Kurumu Başkanlığının ortağı olduğu bu önemli bilimsel çalışmanın raporlarında açıkça akarsu ve hassas sulak alan tanımı yapılmış olduğu halde; her iki Azmak da ne yazık ki 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin  ‘Akarsularımızın “Nehir“ Tanımına Giren Kesimlerini Belirten Liste’sinde yer almamaktadır. Gökova Özel Çevre Koruma Alanında koruma amaçlı birçok büyük ölçekli proje yapılmasına karşın, her iki Azmak da Kıyı Kanunu ile koruma kapsamına alınmamış olması nedeni ile kıyılarında sazlık kesimi, yangın ve içeriye yapılan dolgularla yapılaşma, vb çeşitli müdahaleler sonucu Azmaklarda doğal yaşam ve biyo-çeşitlilik hızla yok olmaktadır.
Bizler, aşağıda isimleri bulunan bölge sakinleri olarak Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nın 3621 Sayılı Kıyı Kanunun Uygulanmasına Yönelik Yönetmeliğinin ‘Akarsularımızın “Nehir“ Tanımına Giren Kesimlerini Belirten Liste’ sine eklenerek yukarıda açıklanan çelişkinin giderilmesi ve azmaklarımıza yasal koruma statüsü kazandırılması için gereğinin yapılmasını saygılarımızla arz ve talep ederiz.  21.03.2013



Ekler:
Ek-1 : Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı’nın Kıyı Kanunu Yönetmeliği Kapsamına Alınmasına destek verenlerin listesi
Ek-2 : SMAP III Gökova Projesi Ek-5 Gökova İç Körfezinde Su Kalitesi ve Denizel Biyoçeşitlilik  (CD)

17 Ekim 2012 Çarşamba

Farkında mıyız? Azmak yok oluyor !

 

 
Yıllardır şiirler yazdık, fotoğraflar çektik. Ördeklere ekmek atmaya, yalıçapkınlarını seyretmeye doyamadık. Sazların arasında, taşların üzerinde güneşlenen kaplumbağalar, suyun içinde salınan upuzun yosunlar çok muhteşemdi. Hiç göremesek de su samurunun varlığını hissetmek bizi mutlu etti.
Azmağın güzellikleri saymakla bitmezdi. Ama Azmak bitiyor. O güzellikler bitiyor, fotoğraflarda sabitlenmiş güzel anlar kalıyor Azmaktan geriye. Bir kısmını Azmak kenarında sergiliyoruz o fotoğrafların. Neyse ki arşivlerimizde bol miktarda var, yok ettiklerimizin yerine fotoğraflarını koyabiliyoruz hiç değilse. Azmak bir resim galerisine dönüşüyor. Ne kadar güzel olsa da fotoğraflar, doğal hissi uyandırmayan bir eğlence parkına dönüştürüyoruz Azmağı.

Çünkü tüketmeye doyamıyoruz. Güya farkındaydık o hassas güzellikleri çok iyi korumamız gerektiğinin, onların bize çocuklarımızın emaneti olduklarının. Devletimiz de Özel Çevre Koruma Alanı ilan etmişti zaten tüm bölgeyi. Sayısız kanun, kural, yönetmelik vardı; yöneticilerimiz sayısız sözler vermişti; sayısız projeler yapmıştık korumak için onu.
 
Ama başaramadık. Hırslarımıza yenik düştük. Dünyanın göz bebeği olduğunu herkese gururla anlattığımız o doğa harikasını korumak için hiçbir sorumluluğumuzu yerine getirmedik. Galiba samimi değildik. Ya da çok cahildik. Sanki her vurduğumuz darbeden sonra hiçbir şey olmamış gibi kendini yenilemiş olarak tekrar o eski güzelliğini bize cömertçe sunacağını düşünüyorduk. Kazmalar elimizde sazları kökledik, iş makineleri ile altını üstüne getirdik, o güzelim canlıların yuvalarını bozduk, yaktık, yolduk, doldurduk. Her geçen gün yaşam alanlarını biraz daha daralttık.

Çünkü para getiriyordu Azmağın altı, üstü, kenarı. Ama bitiyor işte. Artık Azmağın parıltısı, renkleri soluyor. O doyamadığımız canlılar alemi sessiz çığlıklar atarak yok oluyor. Duymuyoruz. Çok yakında sadece fotoğrafları para edecek. Birlikte yaşamayı beceremedik.
 
Sahip olmanın boş gururu bizi nereye kadar götürebilir ki? Bir dünya mirasına sahip olmanın sorumluluğunu yerine getiremedikten sonra… Boş gururumuz gelecek nesillerin emanetini onlara ulaştıramamanın utancına dönüşmek üzere. Hem de sonsuza kadar taşıyacağımız bir utanç. “Cennet Akyakalı” olma gururumuzla yüzleşme zamanı. Emaneti koruyacak mıyız, yoksa Akyaka henüz doğmamış çocuklarımızdan çaldığımız bir cennet olarak mı hatırlanacak?

 
ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDEYİZ
BUGÜN ! BİRLİKTE KARAR VERECEĞİZ !


Tüm Akyakalıları 20 Kasım 2012'de Azmak'ta Doğal Yaşam Yok Olmasın  Sempozyumuna bekliyoruz.
Akyaka Yerel Yönetim Platformu

Azmak Kıyı Bandı Projesi Hakkındaki Dilekçeye Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün Cevabı

Akyaka Yerel Yönetim Platformu Azmak Çalışma Grubunun çalışmaları çerçevesinde, 28 Eylül 2012'de Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne Akyaka Belediyesinin yürüttüğü Azmak Kıyı Bandı Peyzaj Projesi ile ilgili verilen dilekçeye gelen cevap aşağıdadır.
 
Belediyenin resmi web sitesinde ilgili kurumun onayı alınarak yürütüldüğü iddia edilen proje hakkında kurumun onayının olup olmadığı sorulmuştu. Kurumun cevabı : MUĞLA ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK İL MÜDÜRLÜĞÜ'NDE KONUYLA İLGİLİ ONAYLI BİR PROJE YOKTUR.  Konu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na sorulmuştur ve cevap beklenmektedir.
 
Aynı konuyla ilgili olarak aynı gün Belediye'ye verilen dilekçenin cevabı ise henüz gelmemiştir. Cevap geldiğinde kamuoyu ile paylaşılacaktır.
 

5 Kasım 2011 Cumartesi

Sorunlar Kadın Azmağı'ndan taşıyor


Ozan Yayman,  Cumhuriyet Ege 31.10.2011

Akyaka Kent Konseyi'nin bir önceki dönem üyeleri tarafından, Muğla Valiliği'ne verilen dilekçede, Kadın Azmağı'nda yaşanan çevre tahribatıyla ilgili olarak, sorumlu kurumların görevlerinin gereğini yerine getirmesi istendi. Akyaka'nın, Özel Çevre Koruma Alanı olduğuna dikkat çeken üyeler, son süreçte yaşanan olumsuzlukların, bugüne kadar yapılan lehte düzenlemeleri ortadan kaldıracak nitelikte olduğuna vurgu yaptı. Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalça ise beldelerinde çevre kirliliği yaşanmadığını, azmağın doldurulmasının söz konusu olmadığını söyleyerek, “Önceki dönemin kent konseyi üyesi olan arkadaşlarımız, konuyu çarpıtıyorlar. Akyaka, mavi bayrağını alan, arıtmasını tamamlayan ve çevre felaketi yaşanmayan bir yerleşimdir” dedi.
Muğla Valiliği'ne verilen dilekçede, “Kadın Azmağı'nın kendine özgü ekolojik yapısını korumaya yönelik olarak AzmakYönetim Planı oluşturulmuştur. Bu plan Özel Çevre Koruma Kurulu tarafından da onaylanarak, 1 Ocak 2011 tarihinden itibaren uygulamaya alınmıştır. Ancak olumlu çalışmalara karşın, Kadın Azmağı'ndaki sorunlar yerinde tespit edilmiştir. İncelemeler sonucu Azmak Yönetim Planı hükümlerinin uygulanmadığı belirlenmiştir. Azmak kenarında bulunan otel ve lokantaları kullanım alanları dışına çıkarak azmak kenarını ve içini işgal etmeleri, sazlıkları kökleriyle sökerek alan açmaları, açılan alanları toprakla doldurarak yeni alan kazanmaları, kazanılan alanlar üzerinde ticari faaliyette bulundukları görülmüştür” denildi.

Akyaka Belediye Başkanı Ahmet Çalça ise, valiliğe başvuranların, Azmak Yönetim Plaıı'yla ilgili yönetmeliklerin çıkarılmasını istediklerini söyleyerek, “İskeleler ve balıkçı teknelerinin bulunduğu yerin temizlenmesi dile getirildi. Süreç içinde Azmak Yönetim Planı yürürlüğe girdi. Uygulamasında iskele kaldırıldı ama balıkçıların tekne çekek yerleri konusu daha gerçekleştirilmedi. Bu üyeler, konuyu karıştırdılar. Burada otellerin ya da lokantaların azmağı doldurmaları diye bir şey söz konusu değil. O işletmeler 30 yıldan bu yana Akyaka'dalar ve tüm planlara işlenmiş durumdalar” diye konuştu. Çalça, Akyaka'da çevre felaketi olmadığını da savunarak, “Burada mavi bayrağımız var. Arıtma tesisimiz var. Azmağın içindeki iskeleler kaldırılırken sazlıkların köklerinin alınması diye bir şey de yok” görüşlerine yer verdi. Çalça, yerel yönetim olarak, kıyı alanındaki Maliye Bakanlığı'na ait yapının bir bölümünün yıkıldığını ve 30 dönüm arazinin kamuya terkinin  yapıldığını söyleyerek, “Burayı kamuya yeşil alan olarak sunacağız. Binanın 20 metrelik kısmı yıkıldı. Akyaka'ya yakışmayan bu maliye binasının süreç içinde tamamının yıkılmasını istiyoruz” dedi.

7 Ekim 2011 Cuma

Akyaka Vizyonu, Cittaslow ve Azmak'ta Doğal Yaşamın Katledilmesi





Akyaka Vizyonu "Doğaya saygılı, ..." ifadesi ile başlar. Yani, Akyakalılar birlikte oluşturdukları vizyonlarında en önem verdikleri konuyu doğanın korunması olarak ortaya koymuşlardır.

Akyaka'nın Cittaslow (Uluslararası Yavaş Kentler Birliği) üyeliği de bu vizyonun gerçekleştirilmesine çerçeve oluşturması için gündeme gelmiş ve üye olunmuştur. Sürdürülebilir bir kent yaşamı için doğanın korunması, Cittaslow kriterlerinin başında gelmektedir.

Gelin görün ki, doğanın korunması konusunda bunca taahhütte bulunulmuş olmasına rağmen Akyaka, doğal yaşamın ticari rant yaratma adına yok edildiği, hızla sıradanlaşan bir belde görünümünden kurtulamamaktır.

Uzun süredir Kadın Azmağı'nda yapılan planlı tahribatların önüne geçilmezse kısa bir süre sonra Akyaka Vizyonu'nun, Cittaslow'un, içinde doğaya saygı geçen cümlelerin tümünün kocaman birer yalan olduğu gerçeği ile yüzleşmek zorunda kalacağız. Akyaka Belediyesi artık sorumluluklarını hatırlamalı, taahhütlerini yerine getirmek üzere biran önce harekete geçmeli ve seyirci kalarak desteklediği bu tahribatların önüne geçmelidir.  Tüm sivil toplum örgütleri ve vatandaşlar bu konuda seslerini daha fazla yükseltmeli ve verilen taahhütlerin takipçisi olmalıdır.

Serdar Denktaş