20 Eylül 2021 Pazartesi

MUÇEP Gökova Meclisi örgütlenmesini yeniledi


Dört yıldır Gökova Bölgesinin ekolojik değerlerinin korunması için çalışan MUÇEP Gökova Meclisi yeniden örgütlenme sürecini tamamladı. 12 ve 19 Eylül 2021 tarihlerinde yapılan toplantılar  sonunda Meclis örgütlenmesinin  amaç, hedef, ve ilkeleri yeniden ele alındı, işleyişi yürütecek organlar oluşturuldu.

Meclisin yeniden örgütlenme sürecinde güncellediği “Amaç ve Mücadele Hedefleri” başlıklı metinde, Muğla Bölgesinde yaşanan yangın felaketlerinin dünyada yaşanan iklim krizinin sonucu olduğuna vurgu yapılıyor ve  “Giderek daraldığı için iyice değerlenen zamanımızı boşa harcamak istemiyoruz. Gökova bölgesinde yürüteceğimiz etkinliklerimizi Muğla, Türkiye ve yeryüzünün her yerinde benzer mücadeleler veren dinamiklerle ortaklaştırarak, daralan zamanımızı, ekolojik krizin ana kaynağını ortadan kaldırmak ve doğayla barış içinde ekolojik bir uygarlığın temellerini atmak, kurmak için kullanmak istiyoruz. Böyle bir uygarlığın yükseleceği teknik temelin çoktandır hazır olduğunu biliyoruz. İnsanlığın elbirliği ile bu zorunlu görevin üstesinden kolaylıkla gelebileceğine inanıyoruz “ deniliyor.

Amaç; ekolojik bir uygarlık yaratmak

Meclis amacını “ekolojik yaşam kültürünün ve doğal hayatın korunduğu, ihtiyaçların ekolojik yaşam tarzına uygun olarak karşılandığı, doğrudan demokrasi ilkelerinin hayata geçirildiği, yeşilin ve mavinin hâkim olduğu bir Gökova Körfezi hedefinin, geçmişte hiç olmadığı kadar ekolojik bir uygarlık yaratma stratejik hedefiyle iç içe geçmiş olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz.” şeklinde ifade ediyor ve şöyle devam ediyor:

Tüm mücadele hedeflerimizi, politikalarımızı, önceliklerimizi, etkinlik, söylem ve eylemlerimizi bireyler olarak hepimizin yaşam biçimlerimizi de değiştirmeyi öngören ekolojik bir uygarlık yaratma amacımız belirliyor. Bu amaç doğrultusunda yaptırmaktan çok yapmakla ilgileniyor, edilgen değil, etken olmak istiyoruz. Her türlü sorumluluğu yüklenmeye hazır olduğumuzu ilan ediyoruz”

Hedefler

Ekolojik krizin aşılması için yerel ölçekte verilen mücadelelerin küresel iklim krizine karşı yürütülen mücadelelerle bütünleştirilmesinin gerekliliği vurgulanıyor ve “MUÇEP Gökova Meclisi yerel ölçekte belirlediği mücadele hedeflerini küresel Tüm mücadele hedeflerimizi, politikalarımızı, önceliklerimizi, etkinlik, söylem ve eylemlerimizi bireyler olarak hepimizin yaşam biçimlerimizi de değiştirmeyi öngören ekolojik bir uygarlık yaratma amacımız belirliyor. Bu amaç doğrultusunda yaptırmaktan çok yapmakla ilgileniyor, edilgen değil, etken olmak istiyoruz. Her türlü sorumluluğu yüklenmeye hazır olduğumuzu ilan ediyoruz” deniliyor.  

İklim krizi ve yerel boyutu ile mücadelenin hedefleri şu şekilde sıralanıyor:

İklim Krizine Karşı,

  • Başta termik santraller olmak üzere fosil yakıtlarla çalışan tüm santrallerin oluşturulacak adil geçiş programları ile çalışanlarının özlük haklarının korunarak faaliyetlerinin sonlandırılması için yerel, ulusal ve küresel ölçekte yürütülen çalışmalara katılmak.
  • Doğal yaşam için büyük risk unsuru olan nükleer santrallerin tüm dünyada kapatılması, yurtta ve dünyada kurulması planlanmış tüm nükleer enerji santrallerinin de iptal edilmesi çalışmalarına destek vermek.
  • Sera gazı salımına yol açan fosil enerji türleri yerine, ekolojik sınırları gözetecek biçimde kurulmaları, işletilmeleri ve santrallerin kurulacağı bölge halkının onay vermesi koşuluyla, yenilenebilir enerji üretim türlerini desteklemek.
  • İklim krizi nedeni ile azalan yeraltı ve yerüstü sularının daha tasarruflu kullanımı için başta en çok su tüketen ve doğayı kirleten endüstriyel  tarım ve hayvancılık faaliyetleri olmak üzere, endüstriyel ve evsel kullanımda tasarruf sağlayan teknik ve kültürel değişim çalışmalarına destek vermek.
  • Yangınlarla ormansızlaşan veya zamanla orman vasfını “kaybeden” arazilere yeniden orman vasfı kazandırılmasının sağlanması için çalışmak, imara konu edilmesini önlemek.
  • Bölgemizde iklim değişiminin ani ve beklenmedik afetler şeklinde ortaya çıkması olası sonuçlarına karşı, ilgili devlet kurumlarının gereğini yerine getir(e)mediği koşullarda, afete müdahil olarak etkin dayanışmayı organize edecek, bu faaliyete yerel halktan gönüllülerin örgütlü katılımını sağlayacak bir afet gönüllüleri yapılanmasının kurulmasına, süreklilik kazanmasına önayak olmak. 

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) İçin,

  • Akyaka, Gökova, Akçapınar, Gökçe mahallelerini kapsayan Ula’dan ayrı bir yerel yönetim biriminin oluşturulmasını, Gökova çanağında yer alan köylerimizin tüzel kişiliklerini yeniden kazanmalarını sağlamak.
  • Gökova ÖÇKB’de doğrudan demokrasi bilincinin yayılmasına, yerel yönetimlerin karar alma süreçlerine halkın ve sivil toplum örgütlerinin katılım mekanizmalarının oluşturulmasına öncülük etmek.
  • Gökova Bölgesinde orman, deniz, azmaklar, kıyılar, sulak alanlar, zeytinlikler, ovalar gibi tüm canlıların ortak yaşam alanlarının bozulmasına yol açan uygulamaları önlemek; bozulan alanların iyileştirilmesini sağlamak için çalışmak. Doğal SİT alanlarının koruma derecelerinin yükseltilmesi ve genişletilmesi için mücadele etmek. MUÇEP’in bu çerçevede Muğla genelinde yürüttüğü çalışmalara katılmak.
  • Kıyı alanlarının doğrudan-dolaylı özelleştirilme girişimlerini engellemek. Bu bağlamda MUÇEP’in yürüttüğü ortak çalışmalara destek vermek.
  • Gökova ÖÇKB’nin sınırlarının tüm su havzasını koruyacak şekilde genişletilmesini ve etkin bir su ve havza yönetimi oluşmasını sağlamak için çalışmak.
  • Gökova Bölgesinde doğanın biyokapasitesini zorlayan tekniklerle yapılan, bu nedenle geri dönülmez ekolojik tahribatlara yol açan madencilik, mermercilik, taşocağı işletmeciliğine, yetişmiş ormanlar yok edilerek yapılan endüstriyel plantasyon uygulamalarına karşı çıkmak.
  • Gökova ÖÇKB içinde yer alan doğal sit alanlarının korunması çerçevesinde Gökova sulak alanının “Kesin Korunacak Hassas Koruma Alanı” statüsüne kavuşturulması; gerçekleştirilen tarım, turizm ve spor aktiviteleri nedeni ile ekosisteme verilen zararların ortadan kaldırılması, kaçak yapılaşmanın ve faaliyetlerin önüne geçilmesi için çalışmak.
  • Gökova Bölgesinde tarihi-kültürel varlıkların korunması bilincinin yerleştirilmesi için çaba göstermek, mevcut çabaları desteklemek.
  • Akyaka’da başlayan Yavaş Kent pratiğini, ekolojik bir uygarlığın Gökova bölgesinin kurucu kültürü olacak biçimde hayata geçirmek için çalışmak.
  • Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin ekolojik değerlerinin korunabilmesi için bir yönetim planının hazırlanması ve uygulamaya alınması için çalışmak. Yönetim planının uygulanmasında diğer ilgili kurumlarla birlikte paydaş olarak yer alarak izleyici ve denetleyici rol üstlenmek.
  • Bölgemizde enerji, gıda, turizm ve diğer hizmet alanlarında yukarıdaki amaçlarımıza uygun bir üretim ve tüketim rejimi oluşturabilmek amacıyla, var olan ve ortaya çıkabilecek dayanışma ekonomisi faaliyetlerini güçlendirmek.
  • Bütün bu amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesi için gerektiğinde ulusal ve uluslararası hukuki yollara başvurmak, kamuoyunda demokratik baskı oluşturulmasına yönelik etkinlikler düzenlenmek.    

İşleyiş İlkeleri:    

  • MUÇEP-Gökova Meclisinin tüzel kişiliği yoktur. MUÇEP altında onun amaç ve işleyiş ilkeleriyle uyumlu olarak belirlediği "Amaç ve Mücadele Hedefleri”ne göre çalışmalarını yürütür.
  • MUÇEP Gökova Meclisi, MUÇEP örgütlenmesinin bir bileşenidir; işleyişinde MUÇEP’in ortak örgütlenmesini ve etkinliklerini destekler.
  • Siyasi partilerden, devlet kurumları ve yerel yönetimlerden bağımsızdır.
  • Kâr amacı gütmez, ticaret yapmaz.
  • MUÇEP Gökova Meclisi, tüm canlıların yaşam ve barınma hakkına saygı duyar.
  • İnanç, dil, etnik köken, türcülük ve cinsiyetçilik temelli ayrımcılık yapmaz.
  • Faaliyetinde doğrudan demokrasiyi esas alır. Faaliyetlerini tüm üyelerinin en verimli şekilde katkılarını yapabilecekleri biçimde ve açık olarak örgütler.
  • Eylem ve etkinliklerinde meşruiyetini mücadelenin haklılığından alır.
  • Bütçesi yoktur, gerektiğinde ilgili kaynak üyelerin gönüllülük temelinde yapacağı katkılarla sağlanır.
  • Kararlar genel meclis toplantılarında olabildiğince geniş katılımla alınır. Kararlar alınırken ikna ve yol verme yöntemleri kullanılarak tam mutabakat hedeflenir. 

 

MUÇEP Gökova Meclisi’nin organları belirlendi:

MUÇEP yeni yapılanmasında Gökova Meclisi önceden olduğu gibi stratejik kararların alındığı en yetkili organ.  işlerin yürütüldüğü organlar ise Eş sözcülük, Yürütme Kurulu, Çalışma Grupları. İşlerin eşgüdümünü sağlamak üzere Eş sözcüler, YK ve Çalışma Gruplarının tüm üyelerinin içinde yer aldığı bir Koordinasyon Kurulunu oluşturuldu.

19 Eylül 2021’de yapılan toplantıda MUÇEP Gökova Meclisi’nin eş sözcülüğüne Candan Süsoy ve Efe Kurdaş seçildiler. Eş sözcüler bir yıl süre ile görev yapacaklar ve Gökova Meclisini kamuoyuna ve basına karşı temsil edecekler.

20 Ağustos 2021 Cuma

Bakanlığın itirazı reddedildi, Akyaka davasında karar kesinleşti !

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırlayarak askıya çıkardığı Akyaka İmar Planı Revizyonuna karşı Akyakalılar tarafından Yürütmeyi Durdurma talepli iptal davası açılmıştı. Muğla 3. İdare Mahkemesi hazırlanan Bilirkişi Raporunu değerlendirdiktan sonra  oy birliği ile Yürütmeyi Durdurma kararı vermişti. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yasal süre içinde karara itiraz hakkını kullanmıştı.

İzmir Bölge İdare Mahkemesi Nöbetçi Dairesince görüşülen itirazın karar metninde, “Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelere göre, mahkemece yürütmenin durdurulması istemi hakkında verilen kararda yasaya aykırılık bulunmadığından, itiraz isteminin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 7. fıkrası uyarınca REDDİNE, 05/08/2021 tarihinde, kesin olarak, oy birliğiyle karar verildi” deniliyor.

Bundan sonra ne olacak?

MUÇEP Gökova Meclisi 18 Temmuz 2021 tarihinde Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin daha iyi korunabilmesi için geniş katılımlı bir forum düzenlemişti. Forumda Akyaka İmar Planı Revizyonunun yürütmesinin durdurulması kararı da ele alınmış ve yayınlanan sonuç bildirgesinde şu ortak görüşlere yer verilmişti:

"Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı daha fazla geciktirilmeden uygulamaya alınmalıdır.  Akyaka İmar Planı Değişikliği ancak Gökova ÖÇKB Yönetim Planı uygulamaya alındıktan sonra, onunla uyumlu olarak ve Yönetim Planı’nın tüm paydaşlarının katılımı ile şeffaflık içinde birlikte hazırlanmalıdır. Rant amacı taşıyan özelleştirmeler ve yetki devri yoluyla yerel yönetimlerin ve halkın planlama sürecinde etkisiz hale getirilmesinin önüne geçilmelidir. Özel kişi ya da işletmeler tarafından işgal edilen kıyı alanları kamulaştırılmalıdır. Bu alanlar ekolojik hassasiyetler göz önüne alınarak korunmalı ya da bu hassasiyetler çerçevesinde kamuya açık hale getirilmelidir.”

Bakanlığın Gökova ÖÇKB Yönetim Planını ne zaman uygulamaya alacağı, Akyaka imar planı revizyonunun yönetim planında belirlenen çerçeveyle uyumlu olarak hazırlanması konusunda Akyaka’dan yükselen bu taleplere karşı nasıl bir tutum alacağı merakla bekleniyor.


19 Temmuz 2021 Pazartesi

“Gökova ÖÇKB'ni Nasıl Koruyabiliriz” - Sonuç Bildirgesi

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi’nin daveti üzerine 18.7.2021 tarihinde Akyaka’da açık alanda düzenlenen toplantıya yaklaşık 50 kişi katıldı. Toplantıya Muğla BŞB İmar ve Şehircilik İşleri Dairesi, Muğla Barosu Çevre Komisyonu, Şehir Plancıları Odası, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akdeniz Koruma Derneği, Gökova-Akyaka’yı Sevenler Derneği, Menteşe Kent Konseyi, Akdeniz Yeşilleri Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği, Memleket Partisi, CHP, HDP, HDK Ekoloji Meclisi, EMEP, TİP Muğla İl temsilcileri, CHP Muğla Milletvekili Burak Erbay ve Akyakalılar geldiler.

Toplantıda 9 Temmuz 2021’de Cumhurbaşkanlığı kararı ile Resmi Gazetede yayınlanan özelleştirme kararları, yürütmesi durdurulan Akyaka İmar Planı Revizyonu, 2020 yılında onaylanan ve yürürlüğe girmesi öngörülen ancak hala uygulamaya alınmayan Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi (Gökova ÖÇKB) Yönetim Planı değerlendirilerek Gökova ÖÇKB’nin gelecek kuşaklara korunarak aktarılabilmesi, Muğla genelinde yoğun saldırı altındaki doğal ve kamusal alanların korunabilmesi için ortak hareket edebilme imkanları üzerinde görüşüldü.

Yapılan değerlendirmelerden sonra katılımcılar aşağıdaki noktalarda fikir birliği sağlayarak ortak hareket etme kararı aldılar:

  1. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planı daha fazla geciktirilmeden uygulamaya alınmalıdır
  2. Akyaka İmar Planı Değişikliği ancak Gökova ÖÇKB YP uygulamaya alındıktan sonra, onunla uyumlu olarak ve Yönetim Planı’nın tüm paydaşlarının katılımı ile şeffaflık içinde birlikte hazırlanmalıdır.
  3. Gökova ÖÇKB YP yok sayılarak Akyaka’da kamusal alanların özelleştirilmesi kararından vaz geçilmelidir. Rant amacı taşıyan özelleştirmeler ve yetki devri yoluyla yerel yönetimlerin ve halkın planlama sürecinde etkisiz hale getirilmesinin önüne geçilmelidir. Özel kişi ya da işletmeler tarafından işgal edilen kıyı alanları kamulaştırılmalıdır. Bu alanlar ekolojik hassasiyetler göz önüne alınarak korunmalı ya da bu hassasiyetler çerçevesinde kamuya açık hale getirilmelidir.
  4. Ekolojik tahribata yol açan uygulamaların hukuki zemine taşınması yanında bu sürecin desteklenmesine yönelik kamuoyu oluşturulmasına çalışılmalıdır. Bu yolda ilk adım Muğla genelinde doğanın ve kamusal alanların korunması için yerel yönetimlerin, siyasi partilerin, sivil toplum örgütlerinin, Muğla Barosu’nun katılımı ile ortak bir kent savunması oluşturulması olmalıdır. Muğla Barosu’nun başlattığı Kent Savunması platformu oluşturma girişimi desteklenmelidir.
  5. Ekolojik tahribata yol açan girişimlerin önlenmesinde yerel yönetimler daha aktif olma yönünde zorlanmalıdır.




Bakanlığın Gökova ÖÇKB Yönetim Planı duyurusu

Akyaka'da özelleştirilen parseller






14 Temmuz 2021 Çarşamba

Akyaka İmar Planı Revizyonu Davasında Yürütmeyi Durdurma Kararı Çıktı!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın askıya çıkardığı 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Akyaka İmar Planı Revizyonlarına karşı Akyakalıların açtığı Yürütmeyi Durdurma talepli iptal davasında Muğla 3. İdare Mahkemesi Yürütmeyi Durdurma kararı verdi. Kararın “hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceği” gerekçesi ile alındığı bildiriliyor. Bakanlığın karara 7 gün içinde itiraz hakkı bulunuyor.

Mahkeme heyetinin oy birliği ile aldığı kararın sonuç bölümünde şöyle deniliyor:

“Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna, davalı idarece itiraz edildiği fakat itirazın anılan raporu hukuki yönden sakatlayıcı nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, bilirkişi raporunun karara esas alınabilecek nitelik ve yeterlilikte olduğu değerlendirilmiştir.

Bu durumda dosyadaki bilgi ve belgeler ile bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden; dava konusu 1/25.000 ölçekli planın 1/100.000 ölçekli plana uyumlu olmaması, orman alanlarının dava konusu planlarda azaltılarak kullanım değişikliğine gidilmesi, Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde ve Ülkemizin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler uyarınca korunması gerekli alanlar içerisinde yer alan Akyaka’da yapılacak olan Çevre Düzeni Planlarında ve plan revizyonlarında Stratejik Çevresel Değerlendirme (SÇD) uygulanmaması, 1/1000 ölçekli planların yat limanı kararı açısından 1/5000 ölçekli plana uyumlu olmaması, 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nazım ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planlarının nüfus projeksiyonlarının yapılmadan arazi kullanım kararlarının verilmesi, dolayısıyla nüfus projeksiyonlarına uygun olarak yapılması gereken kentsel, sosyal ve teknik altyapının Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin Ek-2 Tablosunda yer alan asgari standartlar ve alan büyüklüklerini karşılayıp karşılamadığının tespitinin yapılmasının mümkün olmaması, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonlarının Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 21., 23., 25. ve 26. maddelerine, Mekansal Planlar Yönetmeliği’nin 21., 23., 25. ve 26. maddelerine ve Korunan Alanlarda Yapılacak Planlara Dair Yönetmelik’e uygun olarak hazırlanıp onaylanmaması, 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Revizyonu ile 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı Revizyonlarında Yasaya aykırı bir biçimde planlarda “özel rekreasyon alanları” olarak tanımlanan alanlara yer verilmesi, ulaşım planlaması ve etüdünün yapılmaması, planların yapım aşamasında alınan kurum ve kuruluşların görüşlerinin planlara yansıtılmaması, planlarda önerilen ÖPA-1 ve ÖPA-2 olarak belirlenen özel proje alanlarının mevcut mülkiyet haklarına aykırı olması ve bu alanların sınırlarının belirlenmesinde ayrıcalıklı plan yapılması, bunun gerekçelerinin de açıklanmaması, sosyal altyapı alanı olarak çocuk oyun alanı, sosyo-kültürel tesis alanı, park, teknik altyapı alanı, yol ve açık otopark alanlarının büyüklüklerinin mevzuata uygun olmayan şekilde azaltılması, orman alanlarının mevzuata göre aykırı olarak park alanına dönüştürülmesi, Aydın - Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planı; Aydın - Muğla İlleri Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na aykırı bir biçimde yat limanı önerilmesi, yat limanlarında bulunması gerekli olan arazi kullanım türlerinin Plan revizyonlarında nasıl karşılanacağına yönelik hiçbir açıklama ve plan kararına yer verilmemesi, uluslararası sözleşmelerle korunan alanlarda olası tehditlere karşı yapılması gerekenlere uyulmaması, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu ve 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hakkında söz konusu imar planlarıyla ilgili kurum görüşlerinin verilmesi, ancak planlama alanı içerisinde zeytinlik sahalar bulunmasına karşın yine uygulamakla yükümlü bulunduğu 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun ile ilgili herhangi bir görüş bildirilmemesi ve planlarda da zeytinlik sahalara yer verilmemesi, kıyı düzenlemesi yapılması planlanan alan ile ilgili planlama hükümlerinde yer verilmemesi hususları dikkate alındığında, Akyaka Mahallesi ve kıyı alanlarına ilişkin davalı idarece hazırlanan; 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Nâzım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planının ile bu plan revizyonlarının dayanağı 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında hukuka uygunluk bulunmamaktadır. 

Diğer yandan; dava konusu planlarda yer alan hukuka aykırılıklar göz önüne alındığında uygulamaya geçilmesi halinde ortaya çıkacak doğal tahribatın sonradan ortadan kaldırılması mümkün olamayacağından, anılan planların uygulanması hâlinde telâfisi güç zararlar doğabilecektir. 

Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

13 Temmuz 2021 Salı

“Kadın Azmağı’ndan Ellerinizi Çekin” - Basın Açıklaması


 

Akyakalılar, Kadın Azmağı kıyısındaki işletmeler tarafından hukuksuz şekilde işgal edilmesini protesto etmek ve ilgili kurumları yasaları uygulamaya davet etmek üzere yaklaşık iki ay önce change.org üzerinden bir imza kampanyası başlattılar. Kampanyada toplanan 16.765 imza 13.7.2021 tarihinde Ula Belediyesi’ne ve Muğla Valiliği’ne teslim edildi ve Ula Belediyesi önünde bir basın açıklaması düzenlendi.  MUÇEP Gökova Meclisi’nin de destek verdiği etkinlikte basın açıklaması Senem Aksakal tarafından okundu. Etkinlik sırasında “Muğla Cennet Kalsın”, ”Yaşam Alanlarımız Müştereklerimizdir”, “Kıyı Kanunu Uygulansın Azmakta İşgaller Kaldırılsın”, “Azmağın Kırmızı Çizgisi Kıyı Kenar Çizgisi” yazılı pankartlar açıldı.

Basın Açıklaması metnini aşağıda bulabilirsiniz

 





Kadın Azmağı’nın çığlığını duyan var mı?


Bizler, Akyaka sakinleri, Ulalılar, Gökovalılar, Muğlalılar, doğasını seven Türkiye’nin tüm yurttaşları adına bugün Akyaka’da Kadın Azmağı’ndaki hukuksuz işgallerin  kaldırılması için yetkililere bir kez daha görevlerini hatırlatmak üzere buradayız. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin, ülkemizin ve dünyanın gözbebeği Kadın Azmağı ne yazık ki kenarındaki işletmeler tarafından Kıyı Kanunu’na, İmar Kanunu’na ve Özel Çevre Koruma Hükümlerine aykırı olarak  işgal ediliyor. Sazlıklar kesiliyor, Azmak dolduruluyor, ticari alana dönüştürülerek canlıların yaşam alanları tahrip ediliyor. Yıllardır failleri tarafından adeta ödül gibi kabul edilen para cezaları ile geçiştirilen bu hukuksuzluklar cezasızlıktan cesaret alarak her geçen gün daha saldırgan bir şekilde doğayı tahrip ediyorlar, işgallerini arttırıyorlar.


Yaklaşık 2 ay önce başlattığımız “Kadın Azmağından Elinizi Çekin !” başlıklı imza kampanyası ile Azmağın sesi olmaya çalıştık. Yetkili kurumları görevlerini yapmaya ve işgallere son vermeye davet ettik. Kısa sürede Azmağın çığlığını duyan, sesine sesini katan  16765 yurttaş imza verdi. Bugün kampanyamızı sonlandırarak topladığımız imzaları muhataplarımız Ula Belediyesi ve Muğla Valiliği’ne teslim ediyoruz ve bir kez daha yetkililere huzurunuzda diyoruz ki, artık yasaların çiğnenmesine, hukuksuzluklara daha fazla seyirci kalmayın. Belirlenen Azmak Kıyı Kenar Çizgisini esas alarak Azmak’taki tüm yasadışı işgalleri kaldırın. Uluslararası sözleşmelerle koruma altında olan birçok bitki ve hayvan türüne ev sahipliği yapan Azmak ekosisteminin tahrip edilmesine daha fazla izin vermeyin. Çünkü başka Kadın Azmağı yok!


Buradan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da seslenmek istiyoruz; sivil toplum örgütleri de dahil olmak üzere geniş bir katılımla hazırlanan ve onaylanan 2020-2024 Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planını uygulamaya almak için daha neyi bekliyorsunuz? Eğer bu plan uygulanmaya alınmış olsaydı, planda yer alan “Kadın Azmağı üzerindeki restoranların, Azmak üzerinde yapılan izinsiz uygulamalarının kaldırılması” başlıklı uygulama adımı gereği Kadın Azmağı üzerinde hem günübirlikçilerin hem de işletmelerin işgallerinin kaldırılması mümkün olacak, Kadın Azmağı içinde barınan canlılar tekrar rahat nefes alabildikleri bir yaşam ortamına kavuşacaktı. Ancak bir yıldan uzun bir süre geçmiş olmasına karşın bu plan hala uygulamaya alınmadı. Ama bunun yerine Bakanlık, Akyakalılar olarak iptal edilmesi için dava açtığımız Akyaka İmar Planı Revizyonunu askıya çıkardı. Bu revizyon planı, Yönetim Planında öngörülen hiçbir hedefi karşılamamaktadır. Örneğin Azmak kenarındaki mülkiyet sorunlarını çözerek devletin hükmü ve tasarrufu altına almak yerine, aksine daha fazla özelleştirme, daha fazla rant baskısı yaratma derdindedir.  


Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanlığı kararı ile Akyaka’da kalan son kamusal alanlar da özelleştirme programına alındı. Özelleştirilmek istenen alanların, tam da Azmağın denizle birleştiği yerde, ÇŞB’nin kendisinin hazırladığı Aydın Muğla Bütünleşik Kıyı Alanları Planı’na aykırı olarak marina yapılması planlanan alanda olması tesadüf değil. İktidarın bu imar planı revizyonu ve özelleştirme girişimleri ile aslında ne Azmağı ne de Gökova ÖÇKB’yı koruma amacı taşımadığı, aksine koruma alanlarını tamamen rant alanına dönüştürmeyi amaçladığı ortadadır. Gerçekten “koruma” niyeti taşıyor olsa Yönetim Planını uygulamaya alır ve bu planla tamamen zıt imar planı revizyonu ve özelleştirmeleri gündeme getirmezdi. 


Umuyoruz ki Cumhurbaşkanlığı, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ula Belediyesi ve Muğla Valiliği Azmağın ve yurttaşların yükselen bu çığlığını duyarak en kısa zamanda yasadışı uygulamaları ortadan kaldırmak üzere gereğini yapmaya başlarlar; özelleştirme sevdasından vaz geçerek, rant odaklı değil gerçekten koruma amaçlı planları gündeme getirirler. Bizler Akyaka sakinleri olarak Azmağın sesi, taleplerimizin takipçisi olmaya devam edeceğiz. 13.7.2021

Saygılarımızla,

Akyaka Sakinleri


6 Temmuz 2021 Salı

Elif Hanım Oteli Davasında üçüncü kez oluşturulan bilirkişi heyeti de doğa tahribatını doğruladı

2016 yılında Gökova Ekolojik Yaşam Derneği tarafından Akyaka’da Elif Hanım Oteli’nin inşaatı sırasında Kadın Azmağı’nın kıyı ekosisteminin tahrip edilmesine karşı açılan dava sonucunda  Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi işletme sahibine “çevreyi kasten kirletmek” suçu işlediğine kanaat getirerek  3 yıl 9 ay hapis cezası vermişti.

Davalının İstinaf Mahkemesine başvurması sonucunda İzmir 23. Bölge Asliye Hukuk Mahkemesi daha önce  Muğla 4. Asliye Ceza Mahkemesi’ne sunulan iki bilimsel rapora ek olarak  bu kez daha kapsamlı bir bilirkişi raporu hazırlanmasını istedi. Dava sürecinde  önce bir çevre mühendisinin hazırladığı rapor yeterli görülmeyerek 3 kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmuş ve tekrar keşif yapılarak yeni bir rapor hazırlanmış ve doğanın tahrip edildiği teyit edilmişti. İstinaf Mahkemesi bu kez 5 farklı alanda uzman akademisyenlerden oluşan yeni bir bilimsel heyet oluşturulmasına karar verdi; 1 flora uzmanı, 1 fauna uzmanı, 1 kimya mühendisi, 1 çevre mühendisi, 1 su ürünleri uzmanı. Oluşturulan son heyet de  raporunu 26.6.2021 tarihinde Mahkemeye sundu. Heyetin oy birliği ile imzaladığı 40 sayfalık bu rapor da önceki raporlarda  belirlenen doğa tahribatını  bir kez daha doğruladı.

Raporun sonuç bölümünde;

“Kadın Azmağı’nın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde bulunduğu ve mutlak korunması gereken alanlar içerinde olduğu, birçok doğal bitki türü ve hayvan çeşidi (fauna) bulundurarak biyolojik zenginlik bakımından önemli olduğu, Azmağın içine moloz ve toprak dökülmesinin Azmağın fiziksel olarak kıyı yapısını bozduğu, bu nedenle de akış rejimini etkilediği, hayvanların üreme, barınma ve beslenme ortamlarının yok olmasına neden olduğu, flora açısından suya ve toprağa kalıcı etkisi olduğu ve binlerce yılda oluşan ve çok özel bir oluşuma sahip olan yatak yapısının dökülen toprak ve molozlarla doğal yapısının bozulduğu / kirletildiği ve Azmak ile otel inşaatı arasında kalan ve mutlak korunması gereken doğal flora ve fauna yapısının yaşam bulduğu sulak alan ekosistem içindeki sazlıkların dolgu yapılmak ve kesilmek sureti ile zarar gördüğü ve 31 Ekim 2016 tarihli Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Kadın Azmağı Koruma Kullanma Esasları’nın İlkeler başlıklı 2. maddesinin a, d ve e bendlerine aykırı hareket edildiği ve bozulan alanlarda doğal yaşamın tekrar yenilenmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır” deniliyor.

 Şimdi İstinaf Mahkemesinin vereceği son karar bekleniyor.

Raporun tamamını görmek için tıklayınız

2 Haziran 2021 Çarşamba

Akyakalılar İsyanda : Kıyılarımızdan ellerinizi çekin!

Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın işlettiği Akyaka Orman Kampı’nda kıyı alanlarını ahşap platformlarla kapatmaya başlamasını protesto etmek üzere Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi bugün bir basın açıklaması düzenledi. Etkinliğe çok sayıda Akyakalı katıldı.

 Orman Kampı’nda Akyakalıların ve tatilcilerin denize girdiği “Tramplen” denilen kıyı alanında birkaç gün önce  ahşap platform inşaatı başlamıştı. Kıyının doğal peyzajının değiştirilmesine ve bu alanın MUÇEV’e kiraya verilerek kullanımın ücretli hale getirileceği haberlerinin yayılması üzerine özellikle sosyal medyada tepkiler yükselmişti. MUÇEP Gökova Meclisi iki gün önce sosyal medya üzerinden duyuru yaparak bölge halkını bugünkü etkinliğe katılmaya davet etmişti.

 Basın açıklaması sırasında “Kıyılar Halkındır Engelleri Kaldırın”, “Kıyılarımızda Beach Club İstemiyoruz -Yetti Gari-“, “Kıyılarda Şezlong İşgaline Son”, “Muğla’ya Hizmet Bahane, Rant Şahane”, “Muğla Cennet Kalsın”, “Gökova’yı Vermecez” yazılı pankartlar açıldı.

Etkinliğe katılanlar basın açıklamasının ardından “Kıyılar halkındır engelleri kaldırın” , “Muğla’ya hizmet bahane kıyı talanı şahane” şeklinde sloganlar attılar.


Basın açıklaması metni aşağıdadır:

AKYAKALILAR İSYAN EDİYOR : 

“KIYILARIMIZDAN ELLERİNİZİ ÇEKİN!”

Akyakalılar son zamanlarda neredeyse her güne yeni bir kamusal alan saldırısı haberi ile başlıyor. Doğal koruma alanlarımızın koruma derecelerinin düşürülmesi, İmar Barışı, İmar Planı Revizyonu derken şimdi de Muğla’ya Hizmet Vakfı tarafından işletilen Orman Kampımızda kıyı alanlarının doğal peyzajının değiştirilmesi ile karşı karşıyayız.

Akyakalıların Orman Kampı olarak bildiği A Tipi Mesire Alanında halkın denize girdiği, “Tramplen” olarak adlandırdığımız alanda doğal peyzajı bozarak bir platform inşasına başlanması, örneklerini çokça gördüğümüz, para makinesi şeklinde çalışan “beach club” türü bir işletme oluşturulmasının planlandığını ortaya koyuyor.  Alanın işletmecisi Muğla’ya Hizmet Vakfı, ünvanındaki “vakıf” kelimesi ile güya kamu yararına çalıştığı algısı oluşturmaya çalışan, aslında tamamen kar odaklı faaliyet gösteren bir ticari şirkettir.  Muğla Valiliği tarafından kurulan ve Orman Kampı’nın işletmesinin bedava denilecek sembolik bir bedelle adeta hediye edildiği bu şirketin kar etmeyi düşünmeden kamu yararına adım atmadığını önceki icraatlarından iyi biliyoruz.  Şirket, 2014 yılında işletme sahası içinde yer alan bungalovların etrafına tel örgüler çekerek Kıyı Kanunu’na aykırı bir şekilde kıyıya erişimi engelleyerek burayı halkın kullanımına kapatmak istemesi ile kamu yararına değil ayrıcalıklı kişilerin yararına çalıştığını ortaya koymuştu.  Akyakalıların tepkisi üzerine bu girişimden vazgeçmek zorunda kalmıştı. Ancak görüyoruz ki bu alan yeniden halkın kullanımına neredeyse tamamen kapatılmıştır. Kamp alanı içindeki kıyı çitlerle çevrelenmiş ve kıyıya geçişler sınırlandırılmıştır.

Sosyal Medyada paylaşılan görüntülerden sonra Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nden 31. Mayıs 2021 tarihinde “Gökova A Tipi Kampının deniz kıyısındaki eskiyen tahtaların değiştirilmesi” başlığı ile bir açıklama yapıldı. Açıklamada “Gökova A Tipi Mesire Yeri’nde deniz kenarında bulunan iskele ve koylarda yosunlaşma ve çatlaklardan dolayı oluşan hasarların ahşap yapılarla onarımı işi; Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu tarafından verilmiş olan izin dahilinde onarım işleri yapılmaktadır ” deniyor.

Ancak Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın yaptığı çalışmanın onarım olmanın çok ötesine geçen bir suistimal olduğu ortadadır. Daha önce hiçbir şekilde ahşap platformlar söz konusu değilken şimdi Kamp Alanının denize girilebilen tüm kıyı bölümlerinin ahşap platformlarla kaplanmasının hedeflendiği anlaşılıyor. Orman Kampının, yıllardır Akyakalıların ve Akyaka’ya gelen misafirlerin zihninde yer etmiş olan doğal peyzajının yok edilmesi kabul edilemez.

Akyakalılar olarak Muğla’ya Hizmet Vakfı’na, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve Muğla Valiliği’ne sesleniyoruz: Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu’nun onarım için verdiği izne sadık kalarak çalışmalarınızı yalnızca hasarların onarılması ile sınırlı tutun.  Onarım adı altında Akyaka’nın doğal peyzajını yok edecek bu uygulamadan vazgeçin.  Bizler Akyaka sakinleri olarak onarım dışına çıkan bu çalışmanın bir an önce durdurularak kıyı alanımızın önceki doğal peyzajına kavuşturulmasını talep ediyoruz.

Uluslararası sözleşmelerle korunan Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içinde doğal peyzajın yok edilmesine, kıyı alanlarımızın rant aracına dönüştürülmesine, yasal haklarımızın gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Anayasadan ve yasalardan kaynaklanan haklarımızı her türlü yasal ve meşru mücadele ile sonuna kadar savunacağız.  Kıyı alanları, kanunda da belirtildiği gibi hiçbir sınırlamaya tabi olmadan halkın kullanımına açılsın! Kıyı Kanununa tabi bulunan Azmak kıyısındaki işgallere son verilsin! Bırakın Akyaka doğal kalsın !

Kamuoyuna saygı ile duyururuz. 2.06.2021

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi












22 Mayıs 2021 Cumartesi

Bilirkişi raporunu sundu: Akyaka İmar Planı Revizyonu uygun değildir !

Fotoğraf: Candan Süsoy

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 15 Ekim 2020 tarihinde askıya çıkartılan Akyaka Koruma Amaçlı İmar Planı Revizyonu, Akyakalıların yoğun tepkisine neden olmuş, Yürütmenin Durdurulması ve planın iptal edilmesi için dava açılmıştı. Dava sürecinde sahada yapılan keşif sonrasında Bilirkişi Heyeti hazırladığı raporu  21.5.2021 tarihinde Muğla 3. İdare Mahkemesi’ne sundu. Şehir Bölge Planlama, Çevre Mühendisliği, Ziraat Mühendisliği, Harita - Kadastro ve Peyzaj Mimarlığı alanlarında uzman 5 kişiden oluşan Bilirkişi Heyetinin oybirliği ile imzaladığı rapor 82 sayfadan oluşuyor.

Raporda, dava konusu plan revizyonunun 1/100.000 ölçekli Aydın-Muğla-Denizli Bölgesi Çevre Düzeni Planı ve 1/25.000 ölçekli Gökova Özel Çevre Koruma Planı ile uyumlu olup olmadığı, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi Yönetim Planının dikkate alınıp alınmadığı,  Kıyı Kanunu, Orman Kanunu, Toprak Kanunu ve Zeytincilik Kanunu gibi özel kanunlara aykırılıklar olup olmadığı,  Korunan Alanlarda Yapılacak Planlama Yönetmeliği açısından uygun olup olmadığı, ulaşım etüdü, nüfus projeksiyonu araştırması yapılıp yapılmadığı açılarından değerlendirildiği belirtilerek, plan revizyonunun  imar planı değişikliği, plan ana kararları, sürekliliğini, bütünlüğünü ve teknik altyapı dengesini bozacak nitelikte, kamu yararına aykırı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılmadan yapıldığı, Şehircilik İlkeleri, Planlama Esasları, Planlama Teknikleri ve Kamu Yararı Açısından uygun olmadığı kanaatine varıldığı ifade ediliyor.

Raporun sunulmasından sonra şimdi Muğla 3. İdare Mahkemesi’nin vereceği karar bekleniyor. Akyakalılar adına davayı vekaleten yürüten Av. Güzin Altıniş Kurt  ve Av. Ümit Kurt  sunulan rapor doğrultusunda ivedilikle Yürütmenin Durdurulması kararı verilmesi için Pazartesi günü Muğla 3. İdare Mahkemesine dilekçelerini vereceklerini belirttiler.


29 Mart 2021 Pazartesi

Orfoz Restoran’a doğayı katletmek suçundan yüksek para cezası !

Akyaka’da Kadın Azmağı kenarında faaliyet gösteren Azmak Kapı Orfoz Restoran, Azmağı doldurarak kamusal alanı işgal ettiği ve ekosistemi tahrip ettiği gerekçesi ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 241.395 TL idari para cezasına çaptırıldı.

Mart ayının hemen başında Orfoz Restoran işletmesi tarafından restoranın girişine yakın Azmak kıyı alanında bulunan ağaç ve sazlıklar kesilmiş, nehrin içine taş ve çakıl ve toprak malzeme  doldurularak oluşturulan alanın üzerine “Özel Mülk” tabelası çakılmıştı. Restoranın işgal ettiği bu alanı dubalarla çevirerek kamuya kapattığı ve kendi restoran müşterilerine araç park yeri olarak kullandırdığı gözlendi.  Ula Belediyesi 4.3.2021 tarihinde yapılan tahribatı bir yazı ile Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne bildirdi. 13.3.2021 tarihinde MUÇEP Gökova Meclisi tahribatın gerçekleştirildiği alanda yaptığı basın açıklaması ile bu doğa tahribatını protesto etmiş ve ilgili kurumları göreve davet etmişti.  15.3.2021 tarihinde de Gökova Ekolojik Yaşam Derneği de Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şikayet dilekçesi vermiş ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurunda bulundu. Yapılan suç duyurusunda aynı işletmenin bu suçu daha önce de işlediği,  restoranın girişindeki Azmak kıyısını  doldurarak üzerine masalar koyduğu ve ticari alana dönüştürdüğü eklendi.


23.3.2021 tarihinde Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Ula Belediyesi’ne gönderdiği yazı ile işletmeye 241.395 TL para cezası kesildiği bildirildi. İlgili yazıda “Tabiat Varlıkları ve Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Bulunan Devletin Hüküm Ve Tasarrufu Altındaki Yerlerin İdaresi Hakkında Yönetmeliğin Tahliye ile ilgili 70. Maddenin birinci bendi "Kiralanan, tahsis edilen, işletme hakkı veya kullanma izni verilen Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi veya taahhütnamesi fesh edilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzulen işgal edilen devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazların tahliyesi İdarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir." ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun Ecrimisil ve tahliye ile ilgili 75. maddesinde "...İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek idareye teslim edilir" hükümlerine yer verildi. 

Ula Belediyesi’nden işgalin ivedilikle tahliyesinin sağlanması istendi

ÇŞB Muğla İl Müdürü Ömür ÖZDİL imzası ile Ula Belediyesi’ne gönderilen yazıda bahsi geçen hükümler çerçevesinde Ula İlçesi, Akyaka Mahallesinde yer alan 135 ada 1 parselde Azmak Kapı Orfoz Restoran isimli işletmenin kullanımında ve Azmak üzerinde bulunan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki alanda Ula Belediye Başkanlığı tarafından; güncel yer tespitlerinin yapılarak; alanda izinsiz uygulamaların (dolgu, yapı vb.) 3621 Sayılı Kıyı Kanunu, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 32 ve 42.nci maddelerine göre yasal gereğinin yerine getirilmesi ve bu alanla birlikte 135 ada 1 parsel ve 127 ada 1 parsel numaralı taşınmaz arasında yer alan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yerlerin tahliyesinin ivedilikle yapılması ve söz konusu alanın Valiliğimiz Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne teslim edilmesi hususunda gereğinin yapılması istendi. 

Azmak işgalleri ne zaman bitecek?

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi’nin gözbebeği Azmak, yıllardır yakınında konumlanan özellikle restoran ve otel işletmelerinin işgali altında ve her geçen gün işgal edilen alan büyüyor. Dört yıl önce Elif Hanım Otel işletmesi de Azmak kenarında neden olduğu benzer tahribat nedeni ile ağır idari para cezasına çarptırılmış, işletmecisi hakkında hapis cezası verilmişti (Dava istinaf mahkemesine taşındı). 

Ne  Özel Çevre Koruma Hükümlerinin ne İmar Kanunu Hükümlerinin korumaya yetmediği Azmak, üstelik Kıyı Kanunu yürürlüğe girdiğinde bu kanunun kapsamının da dışında bırakılmıştı. Akyakalı sivil toplum örgütlerinin girişimleri sonucunda Azmak nihayet kanun kapsamına alınmış ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Kıyı Kenar Tespit çalışması başlatılmıştı. Yıllar süren tespit çalışması 2020 yılında sonuçlanarak Akyaka İmar Planına işlendi. İmar Planına işlenen Azmak kıyı kenar çizgine göre birçok işletmenin Azmağı işgal ettiği anlaşılıyor. 

Akyakalılar plana uygun olarak bu işgallerin  tahliyesini beklerken diğer yandan Azmak kenarında yeni işgal ve doğa tahribatı haberleri çoğalıyor.  MUÇEP Gökova Meclisi 13 Martta yaptığı basın açıklamasında Muğla Valiliği, Ula Kaymakamlığı ve Ula Belediyesi’ni göreve davet ederek  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki bu kıyı işgallerinin bir an önce sonlandırılmasını talep etmişti.



Akyaka sakinleri şimdi Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Orfoz Restoran’la ilgili aldığı tahliye kararının diğer yasa dışı işgaller için de  uygulanıp uygulanmayacağını merak ediyor. En önemli soru ise, tahliye edilecek alanlardaki ekolojik tahribatın rehabilitasyonu için çalışma yapılacak mı?