Sakar’dan Gökova Körfezi’ne bakan parsel için sert itiraz: “Koruma sınırı neden daraltıldı? Hill Sakar Residence hangi hukuki zeminde yükseliyor?”
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Ula Kızılağaç’taki 212 ada 1 parselde bulunan yapı ve “Hill Sakar Residence” projesi için Bakanlığa başvurdu. Dernek, 4171 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılan koruma sınırı değişikliğinin bilimsel ve hukuki dayanaklarının açıklanmasını isterken, Gökova’nın denize bakan yamaçlarında yapılaşmanın önünü açabilecek bir sürecin işletildiği uyarısında bulundu. Dernek, Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni de sessiz kalmamaya ve projenin iptali için idari ve hukuki girişim başlatmaya çağırdı.
Gökova’da şimdi de gözler Sakar’ın Gökova Körfezi’ne bakan yamaçlarına çevrildi.
Ula ilçesi Kızılağaç Mahallesi’ndeki 212 ada 1 parsel üzerinde bulunan yapı ve “Hill Sakar Residence” adıyla gündeme gelen proje, bölgenin doğal sit statüsü ve koruma sınırlarıyla ilgili yeni bir tartışma başlattı.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı başvuruyla, söz konusu parselin geçmişten bugüne bütün doğal sit statülerinin ortaya çıkarılmasını ve koruma sınırının hangi gerekçeyle değiştirildiğinin açıklanmasını istedi.
Dernek, meselenin yalnızca bir parsel ya da tek bir proje olmadığını vurguluyor.
Çünkü söz konusu alan, Gökova Körfezi’ne hakim, doğal peyzaj açısından son derece kritik bir yamaçta bulunuyor. Burada koruma statüsünün zayıflatılması ve yapılaşmanın önünün açılması halinde bunun başka parseller açısından da emsal oluşturabileceği uyarısı yapılıyor.
“TEKNİK DÜZELTME” DENİLEREK GÖKOVA’NIN KORUMASI DARALTILAMAZ
Tartışmanın merkezinde 25 Haziran 2021 tarihli 4171 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı bulunuyor.
Kararla, Gökova bölgesindeki Kesin Korunacak Hassas Alan sınırlarında değişiklik yapılmıştı.
Dernek şimdi çok temel bir soru soruyor:
212 ada 1 parsel daha önce hangi koruma statüsündeydi, bugün hangi statüde ve bu değişikliğin bilimsel gerekçesi ne?
Başvuruda, sınır değişikliğinin “teknik düzeltme”, “koordinat düzeltmesi” ya da “harita düzeltmesi” gibi ifadelerle açıklanmasının yeterli olmayacağı belirtiliyor.
Çünkü bir sınır değişikliğinin sonucunda bir parsel koruma rejiminin dışına çıkıyor ve yapılaşmaya daha elverişli hale geliyorsa, ortada basit bir harita işlemi değil, doğrudan doğruya doğal alanın koruma statüsünü etkileyen bir idari işlem bulunuyor.
Dernek bu nedenle, 4171 sayılı Kararın hazırlanmasına esas olan tüm bilimsel ve teknik raporların, eski ve yeni koordinatların, sınır paftalarının, kurum görüşlerinin ve ekolojik değerlendirmelerin açıklanmasını talep ediyor.
SORU BASİT: BU ALAN NEDEN KORUMADAN ÇIKTI?
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği’nin başvurusunda özellikle şu sorunun yanıtı aranıyor:
212 ada 1 parselin koruma alanı dışına çıkarılmasını gerektiren hangi bilimsel, ekolojik ve teknik zorunluluk ortaya çıktı?
Dernek, bu soruya yalnızca güncel imar ve tapu kayıtlarının incelenmesiyle cevap verilemeyeceğini belirtiyor.
Taşınmazın geçmişten bugüne bütün sit kararlarının, koruma kurulu ve komisyon kararlarının, sınır koordinatlarının ve bilimsel raporların birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.
Başvuruda ayrıca, koruma sınırını daraltan işlemler konusunda Danıştay’ın ilgili kararlarında ortaya konulan hukuki ilkelerin dikkate alınması isteniyor.
GÖKOVA’DA YAPILAŞMANIN YENİ KAPISI MI AÇILIYOR?
Çevre örgütünün asıl kaygısı ise tek bir binadan çok daha büyük.
Eğer Gökova Körfezi’ne bakan yamaçlarda koruma sınırlarının daraltılması ve ardından yapılaşmanın önü açılırsa, bunun başka alanlar için de emsal oluşturabileceği belirtiliyor.
Bir başka ifadeyle tartışma, 212 ada 1 parselin sınırlarını aşıyor.
Bugün bir parsel için verilen kararın, yarın Gökova’nın başka yamaçlarında yeni yapılaşma taleplerinin gerekçesine dönüşmesinden endişe ediliyor.
Dernek bu nedenle süreci “Gökova’nın geleceği açısından kritik bir eşik” olarak değerlendiriyor.
Çünkü Gökova’nın doğal değerleri yalnızca korunmuş ormanlardan, koylardan ve kıyılardan ibaret değil. Körfezi çevreleyen yamaçların doğal silueti, ekolojik bütünlüğü ve yapılaşmadan uzak niteliği de bölgenin korunmasının temel parçalarından biri.
“HILL SAKAR RESIDENCE” İÇİN NE KADAR RUHSAT, NE KADAR İZİN VAR?
Parselde mevcut bir yapının yanı sıra “Hill Sakar Residence” ibaresinin yer aldığı ve yeni bir proje izlenimi veren tabela bulunması da başvurunun önemli başlıklarından biri.
Dernek, projenin;
⦁ hangi imar planına dayandığının,
⦁ yapı ruhsatının bulunup bulunmadığının,
⦁ hangi tarihte ve hangi koruma statüsü altında izin verildiğinin,
⦁ doğal sit mevzuatı açısından hangi uygun görüşlerin alındığının,
⦁ mevcut yapının hukuki durumunun
açıklanmasını istiyor.
Uydu görüntülerinde yapının en azından 2019 yılı itibarıyla mevcut olduğunun görüldüğünü belirten dernek, özellikle yapının inşa edildiği tarihte parselin hangi koruma statüsünde olduğunun belirlenmesini talep ediyor.
Buradaki kritik soru ise şu:
Sonradan yapılan bir koruma sınırı değişikliği, daha önce yapılmış olabilecek hukuka aykırı bir yapılaşmayı geriye dönük olarak meşrulaştırabilir mi?
Dernek, bunun açıkça araştırılmasını istiyor.
MUĞLA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NE: “GÖKOVA'NIN YOK EDİLME GİRİŞİMİNE SESSİZ KALMAYIN”
Gökova’nın doğal sit statülerini daraltan düzenlemelere karşı daha önce hukuki mücadele yürüten ve yargı süreçlerinde sonuç alan Muğla Büyükşehir Belediyesi’ne de çağrı yapıldı.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Büyükşehir Belediyesi’nin bu dosyada yalnızca gelişmeleri izleyen bir kurum olmaması gerektiğini belirtiyor.
Dernek, Büyükşehir Belediyesi’ni 212 ada 1 parsel ve “Hill Sakar Residence” projesinin hukuki durumunun araştırılması, gerekli idari işlemlerin başlatılması ve gerekiyorsa projenin iptali için yargı yoluna başvurulması konusunda harekete geçmeye çağırıyor.
Çevre örgütünün mesajı net:
Gökova’nın korunması yalnızca kağıt üzerinde kalan sit kararlarıyla olmaz. Koruma sınırlarının daraltılmasına, bu sınırların ardından ortaya çıkan yapılaşma baskısına ve doğal alanların parsel parsel yapılaşmaya açılmasına karşı idarelerin de sorumluluk üstlenmesi gerekiyor.
“GÖKOVA’YI PARSEL PARSEL KAYBETMEYELİM”
Dernek, Bakanlıktan acil ve yerinde inceleme yapılmasını; 212 ada 1 parselin geçmiş ve mevcut koruma statüsünün karşılaştırılmasını; 4171 sayılı Kararın bilimsel ve teknik dayanaklarının ortaya konulmasını; mevcut yapı ile “Hill Sakar Residence” projesinin tüm ruhsat ve izinlerinin denetlenmesini talep ediyor.
Başvuruda ayrıca, inceleme tamamlanıncaya kadar devam eden herhangi bir yapılaşma faaliyeti varsa denetlenmesi ve hukuki dayanağı bulunmayan faaliyetlerin durdurulması isteniyor.
Mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde ise yalnızca para cezasıyla yetinilmemesi; gerekli durumlarda mühürleme, ruhsatın iptali veya geri alınması, yıkım ve alanın eski haline getirilmesi dahil bütün hukuki ve idari işlemlerin uygulanması talep ediliyor.
Gökova Ekolojik Yaşam Derneği’nin çağrısı ise hem Bakanlığa hem yerel yönetimlere:
“Gökova’yı parsel parsel kaybetmeyelim.”
Sakar’ın Gökova Körfezi’ne bakan yamaçlarında bugün verilecek kararın yalnızca bir projenin kaderini değil, Gökova’da doğal koruma ile yapılaşma arasındaki sınırın bundan sonra nerede çizileceğini de belirleyebileceğine dikkat çekiliyor.
Gökova’nın doğal siluetinin betonlaşmaya teslim edilmemesi için ilgili tüm kurumların şeffaf, bilimsel ve hukuka uygun bir inceleme yapması isteniyor.


.jpeg)

.jpeg)

.jpeg)




.jpeg)
.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)

.jpeg)
.jpeg)










.jpg)













