akyaka orman kampı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akyaka orman kampı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2026 Pazartesi

Akyaka Orman Kampı için ikinci dava : Yönetim Planının iptali isteniyor

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Akyaka Orman Kampı için 25/08/2025 tarihinde onaylanan Yönetim Planı Revizyonunun iptal edilmesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Danıştay 8. Dairesinde dava açtı. İptal talebinin gerekçesi olarak; plan revizyonunun Orman Kampının Nitelikli Doğa Koruma Alanı statüsü esaslarına göre hazırlandığı, Bakanlar Kurulu'nun Gökova'nın 1. Derece doğal sit statüsündeki alanların sınırlarını daraltarak koruma statülerini düşüren kararının Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından  açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesi tarafından 11/12/2024 tarihinde iptal edildiği, Akyaka Orman Kampının da bu mahkeme kararı ile önceki koruma statüsü olan  1. Derece Doğal Alanına döndüğü ifade edildi.  

Dava açılmadan önce derneğin Bakanlığa plan revizyonunun iptali için gönderdiği dilekçeye Bakanlık tarafından Danıştay kararının Akyaka Orman Kampını etkilemediği, ayrıca Orman Kampının Nitelikli Koruma Alanı statüsüne geçirilmeden önce herhangi bir koruma statüsünün olmadığı bildirilmişti. Dernek bu yanıt üzerine Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğa Koruma Alanı olduğuna dair belgeyi ekleyerek revizyon planının yürütmesinin durdurularak iptal edilmesi için dava açtı.

Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğal Sit Alanı olduğunun belgesi

Kıyı ve iskelenin halkın kullanımına kapatılarak beach club'a dönüştürüldüğü alan
Yapılan Revizyon Planı doğrultusunda Orman Kampında birçok altyapı ve üstyapı faaliyetinin yürütüldüğü, bu faaliyetler sonucunda kesin korunması gereken doğa koruma alanlarının tahrip edildiği belirtildi. Orman Kampının bu revizyon planı ile çadır ve karavan konaklama kapasitesinin yaklaşık  beş kat arttırıldığı, bu doğrultuda yaban hayvanlarının yaşam alanları tahrip edilerek yeni konaklama alanları açıldığı, 7000 m2 büyüklüğünde otopark düzenleme ihalesi açıldığı, çok sayıda ağacın kesildiği, orman alt bitki örtüsü ğn tahrip edildiği,  elektrik altyapısının mevcut ihtiyacın çok üzerinde bir kapasitenin ihtiyacını karşılamak üzere yenilendiği belgelerle dava dilekçesine eklendi. 1. Derece Doğa Koruma Alanlarında bu faaliyetlere izin verilmediği, dolayısı ile bu faaliyetlere izin veren plan revizyonunun yürütmesinin durdurularak iptali talep edildi.

Orman Kampında Neler Olmuştu?

Muğla Vakfı tarafından işletilen ve  Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampında geçtiğimiz yıl yürütülen birçok altyapı ve üstyapı inşaatları nedeniyle Akyakalılar ve sivil toplum örgütleri adeta ayaklandılar.   Kıyı Kanununa, Özel Çevre Koruma Hükümlerine, İmar Kanununa aykırı olarak orman kampında  inşa edilen tesisler  tarafından kıyıların halka kapatılmasını protesto etmek için birçok eylem yapıldı.  Muğla Vakfının üçüncü kişilere kiraladığı bu tesislerle ilgili  suç duyurusunda bulunuldu. Ula Belediyesinin işlettiği iki  tesisin de bulunduğu bu işletmeler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgeleri düzenlendiği, bu belgelerle Ula Belediyesinden işletme ruhsatları alındığı da ortaya çıktı. Doğal sit alanında yapı kayıt belgesi düzenlemenin yasaya aykırı olduğu yönünde emsal Danıştay kararları olmasına rağmen düzenlenen bu belgelerin iptal edilmesi için Gökova Ekolojik Yaşam Derneği ve Gökova Akyakayı Sevenler Derneği  Bakanlığa dilekçeler verdiler.  

Muğla Valiliğinin açtığı Orman Kampına otopark ihalesi

Muğla Vakfının sözleşmesinin iptali için dava

Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin  Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ile Muğla Vakfı arasında yapılan işletme sözleşmesine de aykırı olduğu ve bu nedenle işletme sözleşmesinin 10 yıl daha uzatılmasının yasaya aykırı olduğu ve sözleşmenin iptalini gerektirdiği gerekçesi ile Akyakalılar ve sivli toplum örgütleri tarafından Orman Genel Müdürlüğüne sözleşmenin iptal edilmesi için dava açıldı. Açılan dava Danıştay 4. Dairesinde devam ediyor. 

"Yıkılma tehlikesi" gerekçesi ile sağlıklı ağaçların kesim için işaretlenmesine suç duyurusu

Son olarak 2025 Aralık ayında Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün Orman Kampında yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile birçok ağacı kesilmek üzere işaretlemesi üzerine Akyakalılar müdahale ederek kesimi durdurdular ve nöbet eylemi başlattılar. Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri sağlıklı ağaçları yeni rant alanları açmak için kesmek üzere işaretledikleri için Orman İşletmesi yetkilileri ve bu kesimlere izin veren Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu yetkilileri hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular. Akyaka Orman Kamp için yasaya aykırı olarak hazırlandığı iddia edilen  revize yönetim planı  ile  ilgili olarak CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş'in ÇŞİD Bakanlığına verdiği soru önergesine ise yanıt verilmedi.





19 Aralık 2025 Cuma

Gökova Orman İşletmesinin yeşil sevgisi...


Bugün sosyal medya gruplarında yukarıdaki fotoğraf dolaşıma girdi.  Fotoğraf Gökova Orman İşletme Şefliğinin bahçesine doğal zeminin üzerine plastik yeşil örtü serilirken çekilmişti. Paylaşımı yapanlar şaşkınlıklarını ifade edecek kelimeler bulmakta zorlanıyordu. 

Hakikaten hiç kolay değil.

Tam da Danıştayın Gökova'nın doğal sit koruma statülerini düşüren kararını iptal ettiği, Orman Kampının yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsüne kavuştuğu kararının onaylandığı haberine sevinirken Orman İdaresi Akyakalıların sevincini kursağında bıraktı. 

Mevzuatta 1. Derece doğal sit alanları şu şekilde tanımlanıyor: 

"1. Derece doğal sit alanları, bilimsel, ekolojik ve doğal değerleri en yüksek, mutlak korunması gereken alanlardır. Bu nedenle kullanım çok sıkı kurallara bağlanmıştır; koruma esastır, kullanım istisnadır. Konut, turizm tesisi, sanayi yapısı vb. her türlü yapılaşmaya kapalıdır. Ağaç kesimi, arazi tesviyesi, dolgu, kazı gibi çalışmalara izin verilmez. 1. Derece doğal sit alanlarında ancak bilimsel araştırmalar ve eğitim amaçlı faaliyetlere veya alanın korunmasına yönelik bakım ve onarım çalışmalarına izin verilebilir. Bu faaliyetler de ekosistemi bozmamak şartı ile geçici ve izne tabi düzenlemelerle Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu izni ile yapılabilir."

Bir yıldır Akyaka Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin, inşaatların bu tanımla, yani yasayla ilgisi yok. Toprak zeminli yürüyüş yolları, patikalar betonla kaplanarak genişletildi doğal peyzaj yok edildi. İş makineleri ile toprağın altı üstüne getirilerek elektrik, kanalizasyon çalışmaları yapıldı, konaklama kapasitesi katlanarak arttırıldı. Karavan alanlarına  sürekli sulama gerektiren rulo çimler serildi. Orman alt bitki örtüsü, genç ağaçlar iş makineleri ile tahrip edilerek birçok yeni çadır ve karavan alanı açıldı, 7000 m2 otopark ihalesi yapıldı. Bu işler yine Valiliğin başka bir kuruluşu olan Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ödediği paralarla açılan ihaleleler ile yapılıyor.  Yani Valiliğin bir şirketi olan Muğla Vakfı daha çok kazansın diye Valiliğin başka bir kuruluşu devreye sokuluyor.  Akyakalılar tüm bunlara karşı mücadelesini sürdürüyor, davalar açıldı, suç duyuruları yapılıyor, eylemler yapılıyor, yeni davalar yolda.

Bu mücadelenin odağında öncelikle Orman Kampının işletmecisi Muğla Valiliğinin şirketi olan Muğla Vakfı var. Peki tüm bunlar olurken Orman Kampının asıl sorumlusu olan Orman İşletmesi ne yapıyor? Orman İşletmesi şimdiye kadar adeta Muğla Valiliği ile el ele bu yasa tanımazlığa ortak oldu. Eğer Orman İdaresi Muğla Vakfı ile yaptığı sözleşmeye baksa, okusa, bunların sözleşmenin iptalini gerektiren yasaya aykırı işler olduğunu görecektir. Aynen bizim gördüğümüz gibi. Ama Orman İdaresi ne okuyor, ne  duyuyor, ne görüyor.  Adeta  Muğla Valiliği ile birlikte, Orman Kampının ekosistemini yok ederek plastik/beton karışımı bir ticarethaneye dönüştürmek için ortaklık kurmuş gibi davranıyor.

Ne diyelim, Şefliğin bahçesine yeşil plastik örtü örtmesi tam da bu tutumunun dışavurumu olmuş. Adeta doğal olan herşeye düşman kesilmiş bir anlayışla 'yönetilen' Orman Kampında Orman İdaresinden daha iyisini beklemek yersiz bir beklenti olurdu. İster misiniz günlerdir ormancılar ağaçları kesmesinler diye nöbet tuttuğumuz ormanda bir sabah kesilmiş ağaçların yerine dikilmiş plastik ağaçlardan oluşan bir ormanla karşılaşalım?  Yıkılma derdi yok, dökülen yapraklarla ortalığı kirletme derdi yok...Yemyeşil... Hep yeşil.... Evergreen...Sağa sola serpiştirilmiş plastik hayvan, çiçek maketleriyle zenginleştirilmiş bir biyoçeşitlilik?  İdarecilerimiz bize şöyle masal gibi, yeşil bir Gökova hediye etse...? İstemez miyiz?

Neyse, ironiyi burada keseyim. Belli mi olur, fikri beğenip ciddiye alan olur. 

Hakiketen bu plastik yeşil sevginizden, beton seviciliğinizden usandık.

Vicdanlı, ekolojik okuryazarlığı olan, liyakatlı, doğaya, yasalara saygılı yöneticiler istiyoruz. 

Çok mu fazla şey  istiyoruz? 

En azından Yavaşkent Akyaka'nın sakinleri bunu hak etmiyor mu? Az önce haberi düştü: Dünyanın en iyi dört tatil köyünden biri seçilmiş Akyaka... Bu ağır şakayı nasıl kaldırabileceğiz...

13 Aralık 2025 Cumartesi

Akyaka Orman Kampı Forumu: Rant İçin Doğa Katliamına İzin Vermeyeceğiz!


Gökova Ekoloji Meclisinin çağrısı ile Muğla'nın değişik ilçelerinden doğa dostları bugün Akyaka Orman Kampında buluştular. Etkinliğe Gökova - Akyaka'yı Sevenler Derneği, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği, MUÇEP Datça Meclisi, Muğla Çevre Geliştirme Derneği, CHP il ve Ula ilçe örgütleri, eski Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin ve Ali Arslan da katıldılar.  

Buluşmada Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Serdar Denktaş  Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampındaki yeni rant alanları oluşturmak için yapılan doğa tahribatlarındaki son durum ve mücadele süreci üzerine bir sunum yaptı.  Daha sonra düzenlenen ve Devrim Bayar tarafından yönetilen  forumda  birçok konuşmacı söz alarak Orman Kampındaki uygulamaların kabul edilemez olduğunu dile getirdiler.  Elektrik Mühendisi ve Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Neşe Yüzak YİKOB tarafından ihale edilen elektrik altyapısı çalışmaları sonunda ihtiyacın çok üzerinde, adeta bir tatil köyünün ihtiyacını karşılamaya yetecek güçte bir trafo ve elektrik dağıtım sistemi kurulduğunu söyledi.

Orman Mühendisi  Osman Eşe, kesilmek istenen ağaçların işaretlenmesinin mevzuata aykırı olduğunu, yıkılma tehlikesi olan ağaçların damgalanmak sureti ile işaretlenmesi gerektiğini, ancak burada yıkılma riski olmayan, sağlıklı  ağaçların kabukları kazınarak gelişigüzel işaretleme yapıldığını belirtti. Bu anlayışla tüm ağaçların yıkılma riski olduğunun söylenebileceğini, bu gerekçe ile tüm ağaçların kesilerek ağaçsız bir kamp alanına dönüştürülebilmesinin  mümkün olduğunu ifade etti. Orman Kampının 1. Derece Yangın Riski olan orman alanı içerisinde bulunduğunu  ve sürekli kapasite artışının yangın riskini daha da arttırdığını ifade etti.


Forum sonunda bir sonuç bildirgesi Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Özge Kanat tarafından okundu. Daha sonra kesilmek üzere işaretlenen ağaçları görmek üzere kamp alanında bir inceleme gezisi  yapıldı. Otopark düzenlemesi  ve bu alana araç giriş çıkışı için yol açılmasının planlandığı düşünülen alanda yapılan incelemede orman alt bitki örtüsünün iş makineleri ile tahrip edildiği, birçok genç ağacın yok edildiği ve sağlıklı ağaçların kesilmek üzere işaretlendiği tespit edildi. Sahada yapılan değerlendirmeler sonrasında buluşma sonlandırıldı.




FORUM SONUÇ BİLDİRGESİ


Akyaka Orman Kampının rant için katledilmesine izin vermeyeceğiz!

Akyakalılar olarak bir kez daha diken üzerindeyiz, nöbetteyiz. Çünkü Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampında "yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile sağlıklı ağaçlar katledilmek isteniyor. Üstelik bunu ormanı korumakla görevli Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yapmak istiyor, doğal sit alanlarını korumakla görevli Muğla  Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu da izin veriyor. 

Bugün Akyaka Orman Kampında tüm bu gelişmeleri konuşmak üzere biraraya geldik. Muğla'nın birçok yerinden doğa dostları çağrımıza yanıt vererek yanımızda oldular, katılan herkese ve basına teşekkür ederiz. Orman Kampının nasıl bir rant projesi haline getirilmek istendiğini, hukuksuzlukları ve bunlarla nasıl mücadele edeceğimizi konuştuk. Mücadele sürecine katılan arkadaşlarımızın sunumları ve yaptığımız forumda öne çıkan noktaları bir sonuç bildirgesi şeklinde kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:

Orman Bölge Müdürlüğünün basına yaptığı açıklama ile 41 adet ağacın yıkıldığı veya yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile kesileceği bilgisi üzerine kamp alanında yaptığımız incelemede bunun doğru olmadığı hep birlikte gördük. Tespitlerimize göre  yıkılmış durumda olan yalnızca iki ağaç ve yıkılma tehlikesi olduğunu gözlemlediğimiz bir tane ağaç mevcuttur. Ancak incelememizde bu ağaçların kesilmek ya da kaldırılmak üzere damgalanmadığını, aksine sağlıklı ağaçların işaretlendiğini tespit ettik. Üstelik bu işaretleme mevzuata aykırı olarak damgalama şeklinde değil, ağaçların gövdesini gelişigüzel kazıyarak yapıldığını gördük.Bu ağaçların işaretlenmesinin gerçek  nedeni; yeni çadır ve karavan konaklama alanları açmak, yolları genişletmek, yapmak istedikleri 7000 m2'lik otoparkta bulunmaları, ya da o otoparka araç giriş/çıkışı sağlamak için açmak istedikleri yeni yol güzergahı üzerinde bulunmalarıdır. Bu ağaç kesimlerine izin veren Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve Muğla TVKK Komisyonu üyeleri suç işlemektedirler.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan Akyaka Orman Kampı doğal sit koruma alanıdır. 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Gökova bölgesinin doğal sit koruma statüleri düşürülmüştür. Bundan Akyaka Orman Kampı da nasibini almış ve daha önce "1. Derece Doğal Sit" olan statüsü "Nitelikli Koruma" statüsüne düşürülmüştür. Ancak Muğla Büyükşehir Belediyesinin bu karara karşı açtığı davada Danıştay 11.12.2025 tarihinde verdiği kararla bu statü değişikliklerini iptal etmiştir. Dolayısı ile Akyaka Orman Kampı yeniden 1. Derece Doğal Sit koruma statüsüne kavuşmuştur. 1. Derece Doğal Sit Alanlarında mevcut kullanımlar dışında yeni kullanım alanları, ticari faaliyet alanları oluşturulmasına izin verilmez, ancak Tabiat Varlıklatını Koruma Kurumunun izni ile bilimsel çalışmalara izin verilebilir.

Ağustos ayında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Akyaka Orman Kampı için bir Yönetim Planını Revizyonunu onaylayarak uygulamaya almıştır. Bu planın kopyası yurttaşlar olarak  Bilgi Edinme Yasası kapsamında talep etmemize karşın verilmemiştir. Ancak biliyoruz ki, bu revizyon planı ile Muğla Vakfının Orman Kampını işlettiği süre içerisinde yasaya aykırı olarak inşa ettiği yapılar ve devam eden faaliyetleri legal hale getirilmek istenmektedir. Hatırlayalım;  kıyı kanununa aykırı olarak kıyıda birçok işletme tesis edilmiş, doğal yapı tahrip edilerek  birçok yeni karavan ve çadır alanı oluşturulmuş, yollar açılmış veya genişletilmiş, 500 araçlık yeni bir otopark alanı düzenlenmek için orman alt bitki örtüsü tahrip edilmiş, genç ağaçlar iş makineleri ile yok edilmiş, yeni tuvaletler inşa edilmiş,  mevcut ihtiyacın çok çok üzerinde tesislerin ihtiyacı karşılanmak üzere elektrik ve kanalizasyon altyapı çalışmaları yapılmıştır. Anlaşılıyor ki, kamuoyundan gizlenenerek onaylanan revizyon planında bu faaliyetlerin yolu açılmıştır. Ancak Bakanlık bu onayı verirken Orman Kampının yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsünde olduğunu dikkate almamıştır, Danıştay kararını tanımamıştır. Sivil toplum örgütleri olarak Bakanlıktan bu revizyon planının iptal edilmesi talebimize de yanıt verilmemiştir. Bu planın iptali için artık yeni bir dava açmaktan başka çare kalmamıştır.

Tüm bu süreçte Muğla Valiliği'nin açtığı yeni bir ihale ile yapılmak istenen talanın boyutları çok daha belirgin hale gelmiştir. Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı 11 Aralık 2025 tarihinde "Gökova Konaklamalı Orman Kampı Koruma Amaçlı İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu Hazırlanması ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Yapımı" işi ihaleye çıkarılmıştır. 1. Derece Doğal Sit alanı yasaya göre hiçbir şekilde imar planlamasının konusu olmaması gerekirken bu ihale hukuksuz bir şekilde  fiili olarak yaratılan talanı meşru hale getirmeyi hedeflemektedir.

Orman Kampında YİKOB tarafından ihale edilen elektrik altyapısı çalışması çerçevesinde 800 kva'lık bir trafo yerleştirilmiş, projeye göre 184  büyük çadır,  336 küçük çadır ve 32 karavan için kablolar çekilmiş, dağıtım panoları yerleştirilmiştir. Orman Kampının tescil edildiği 2006 yılında onaylanmış olan yönetim planına göre Orman Kampında en fazla 145 çadır ve 26 karavanın konaklamasına izin verilmektedir. Geçmiş yıllarda bu kapasitenin üzerinde konaklamaya izin verildiği ve 1. Derece yangın bölgesi içerisinde olan orman kampında yangın tehlikesine yol açıldığı için Muğla Vakfı  Orman İşletmesi tarafından uyarılmıştır. Ancak uyarının yapıldığı kapasitenin çok üzerinde kapasite artışına gidilerek yangın tehlikesi çok daha arttırılmıştır. Bu kapasite artışına ÇŞİD Bakanlığı tarafından onaylanan Revizyon Yönetim Planı ile de izin verildiği anlaşılmaktadır. Doğal Sit Koruma Alanında yasalara ve işletme sözleşmesine aykırı olarak  doğayı tahrip eden, orman yangın tehlikesini olağanüstü  arttıran bu kapasite artışına onay veren ÇŞİD Bakanlıği, Muğla Orman İşletmesi, Muğla TVKK hep birlikte yasaları çiğnemektedirler.

Orman Kampının işletmecisi Muğla Vakfı olmasına ve sözleşmesinde trafo gibi altyapı tesislerinin masraflarının işletmeci tarafından karşılanacağı açıkça belirtilmiş olmasına karşın elektrik altyapı ihalesi Muğla Vakfı tarafından değil, YİKOB tarafından yapılmıştır. Her iki kurum arasındaki mali ilişkiler, sözleşmeye aykırı olmasına karşın orman kampındaki ihalelerin hangi gerekçe ile YİKOB tarafından yapıldığı şeffaflık adına kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bizler; Akyakalılar, Gökovalılar, Muğlalılar olarak gözbebeğimiz gibi korumamız gereken Akyaka Orman Kampında yapılmak istenen bu talana izin vermeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. İlgili tüm kurumlara sesleniyoruz: Görevinizin gereğini yerine getirin ve Akyaka Orman Kampının Doğal Sit  Koruma Alanı olarak korunmasını sağlayın, talancılarla işbirliği yapmaktan vazgeçin.

Gökova Ekoloji Meclisi, 13.12.2025



















9 Ağustos 2025 Cumartesi

Belgelerle Akyaka Orman Kampı Dosyası (5. Bölüm): Çadır, karavan ve Taşevler bölgesinde sözleşmeye aykırılıklar

Belgeler arasında bulunan kurumsal yazışmalardan anlaşıldığı üzere, Muğla Orman İşletmesi bir aydan uzun çadır veya karavan konaklamalarına izin vermiyor. Bu karara rağmen Muğla Vakfı çok uzun süreli konaklamalara izin verdiği için 2017 yılında Orman İşletme Müdürlüğü tarafından uyarılıyor. Sözleşme gereği bu denetimin Muğla Vakfı tarafından yapılması  ve kurallara uymayan çadır, karavan ve yapıların  kaldırılması gerektiği hatırlatılıyor. Muğla Vakfı verdiği yanıtta bu sorumluluğu kabul etmiyor.  Sonuçta Ula Belediyesi imara aykırı oldukları gerekçesi ile 44 yapıyı mühürlüyor ve sonrasında  Orman İşletmesi bu çadırları kaldırıyor.  Ezcümle; Muğla Vakfının bu tutumu bizzat Orman İşletmesinin kendisi tarafından kayıt altına alınmışken Orman Kampının aynı işletmeye yeniden kiralanmasında sakınca görülmüyor.

Kapasitenin üzerinde konaklama yapılmasına yangın tehlikesi uyarısı

25/07/2018 tarihinde Muğla Orman İşletmesinden Muğla Vakfı'na gönderilen yazıda Plan Raporunda çadır konaklama kapasitesinin 145 çadır ve 100m2'ye 4 kişi ile sınırlandırıldığı, Orman Kampında bu kapasiteyi aşacak şekilde konaklamalar yapıldığı, bu durumun orman yangın tehlikesini birlikte getirdiği ve telafisi zor felaketlere yol açabileceği uyarısı yapılarak Plana sadık kalınması isteniyor.

Orman İşletmesinin konaklama kapasite artışı ve yangın uyarısı


Yönetim Planına aykırı olarak açılan orman alanlarına kurulan çadırlar

Muğla Vakfı'nın bu uyarı yapılmamış gibi Plan Revizyonu ile 'yer müsait' diyerek çadır yeri sayısını 145'ten 350'ye, karavan yeri sayısını da 26'dan 50'ye çıkarması uyarıları dikkate almadığını, yalnızca karını artırmakla ilgilendiğini gösteriyor. Konaklama kapasite artışını öngeren Plan Revizyonu kabul edilmemiş olmasına rağmen Muğla Vakfı fiilen yeni konaklama alanları açarak kural tanımadığını da ortaya koymuştur.

Yaz sezonunun yoğun olduğu bugünlerde Orman Kampında olağanüstü bir yoğunluk yaşanmakta. Ormanın daha önce kullanılmayan bölgeleri de insan kullanıma açılarak çadırlarla doldurulmuş durumda. Orman İşletmesi Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu'ndan yangın tehlikesini bahane ederek ‘diri bitki örtüsünü temizleme' izni talep ediyor ve bu izin ağaçlara zarar verilmemek kaydı ile veriliyor. Ancak Orman İşletmesi bu izni Muğla Vakfı'nın ticari alanlarını genişletmek için kullanıyor. Genç ağaçlar da dahil olmak üzere orman alt bitki örtüsü tahrip edilerek yeni çadır ve araçlar için otopark alanları açılıyor. Yaban hayatın yaşama, barınma ve üreme alanları yok ediliyor. 2006 yılında belirlenmiş taşıma kapasitesinin çok üzerinde konaklama için kullanılan bu alanlar şimdi asıl yangın tehlikesini oluşturuyor. Üstelik araçların park ettiği yolların sabit demir bariyerle kapatılmış olması, yangın halinde araçların tasfiye edilmesini imkansızlaştırdığı için büyük bir felakete de kapı açılıyor. 

Felakete çağrı: Orman Kampında demir sabit bariyerlerle kapatılan yollara park edilen araçlar

Eros Karavan'ın eğlenceli dünyası

2024 yılından itibaren adeta üç katlı bir karavan Orman Kampının çadır ve karavan konaklama alanında en güzel deniz manzaralı yerinde sürekli olarak yerleşti. Öyle ki, kışın da kalınan karavanda soba dahi kurulmuş, bacası pencereden dışarı verilmişti. Sosyal medyada paylaşılan tanıtım videolarından bu karavanın konser etkinliklerinin üssüne dönüştürüldüğü, karavanın bulunduğu alanda akşamları yüzlerce kişinin katıldığı konserler düzenlendiği görülüyor. 2025 yılının Mart ayında karavanın yeri değiştirilerek konaklama amaçlı kullanılmayan, Nitelikli Koruma Alanı içerisinde başka bir alana yerleştirildi. Yeni yerinde karavanın önünde geniş bir alan tel örgülerle ve plastik paravanlarla kapatılarak özel bahçe oluşturuldu. Bahçeye dönüştürülen alanın orman alt  bitki örtüsü tahrip edilerek bir jakuzi yerleştirildi, masalar ve hamaklar kuruldu. Yerleştirildiği yeni yerde de çekilen videolar ile yeni konserler için reklam yapılarak sosyal medyada paylaşıldı.

Eros Karavan'da konser etkinliği

Yönetim Planına, Nitelikli Koruma Alanı Koruma ve Kullanma Esaslarına aykırı olan bu faaliyetler hakkında suç duyuruları yapıldıktan sonra Muğla Valiliği karavanın Kamp alanından çıkartılmasını sağladı. Muğla Valisi İdris Akbıyık yaptığı basın açıklamasında Muğla Orman İşletmesinin bu karavanın faaliyetlerine izin vermesi dolayısı ile görev ihmali olduğunu kabul etti.

Orman İşletmesinin çadır ve karavan konaklamalarına bir aydan uzun süre izin vermediği  düşünüldüğünde, Eros Karavan'ın yaklaşık iki yıl boyunca Orman Kampında bu kadar rahat konuşlandırılması ve hatta ticari faaliyette bulunması, doğal olarak İşletmeci Muğla Vakfı ile bir sözleşme yapmış olması gerektiğini düşündürüyor. Ancak mahkemeye bu konuda herhangi bir belge sunulmuş değil. Davacılar mahkemeye Eros Karavan'ın Orman Kampına giriş/çıkış kayıtları ile birlikte  sahipleri ile yapılmış bir sözleşme varsa gönderilmesini talep ettiler.  Diğer yandan Eros Karavan'la ilgili yapılan suç duyurusunda Savcılık soruşturma süreci devam ediyor.

Şikayet üzerine Orman Kampı'ndan çıkarılan Eros Karavan'a Jandarmanın yaptığı keşif çalışması

Karavan kaldırılmış olsa da bu karavanın  Yönetim Planına aykırı olarak uzun süre konuşlandırılması, doğa koruma kurallarını hiçe sayarak doğal yapıyı tahrip etmesi, ticari faaliyette bulunması, yangın tehlikesine yol açacak şekilde soba kullanması hem işletmeci Muğla Vakfı'nın hem de Muğla Orman İşletmesinin sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmediklerini gösteriyor ve sözleşmenin iptal edilmesini gerektiren vahim bir zaafa işaret ediyor.

Tel örgülerle çitlenen Taşevler bölgesi

Muğla Vakfı'nın Orman Kampını işletmeye başladığında ilk icraatlarından birisi, 2014 yılında Taş Evler olarak bilinen on tane bungalovun  ve hemen altında halkın denize girdiği koyların bulunduğu alanı tel örgülerle çevirerek üzerine girilmez tabelası asması oldu. Bu alan yalnızca bungalovlarda kalan 'müşteriler'in özel kullanımı için halkın kullanımına kapatılmıştı. Açıkça Kıyı Kanununa ve İşletme Sözleşmesine aykırı olan bu özelleştirme girişimi yapılan eylemler ve şikayetler sonrasında sonlandırıldı. Devlet Denetleme Kurulu'na yapılan şikayet sonucunda bu alanda yapılan çitlemenin Kıyı Kanununa aykırılığı kabul edildi ve tel örgüler tamamen kaldırılmasa da halkın alana erişimi yeniden sağlandı. Kıyı Kanuna ve Sözleşmeye aykırı bu faaliyet de yasa tanımayan Muğla Vakfı ile sözleşmenin yenilenmemesini gerektiren uygulamalardan birisi olarak belgeleri ile Orman İşletmesinin kayıtlarında mevcut.
2014 yılında tel örgülerle halkın girişine kapatılan Taş Evler bölgesi (Şikayet üzerine engel kaldırıldı)

Görsel kirlilik uyarısı

Dava dosyasına gönderilen belgeler  arasında 25/09/2019 tarihli Gökova Orman  İşletme Şefliği'nin Muğla Vakfı'na gönderdiği uyarı yazısı dikkat çekiyor. Yazıda çadır ve karavan alanına bırakılan çadır, karavan ve şahsi eşyaların görsel kirlilik yarattığı uyarısı, 10 gün içerisinde kaldırılması, alanın eski haline getirilmesi isteniyor.

Orman Kampında onay olmamasına rağmen olağanüstü kapasite artışı sonrasında  ne yazık ki çok daha fazla görüntü kirliliği yaşanıyor. Ağaçlara asılan çamaşır ipleri, kurulan hamaklar, kış sezonunda her yere bırakılmış örtülü kamp malzemeleri ile karşılaşan yurttaşlar ormanda yürüyüş yapmaktan  artık eskisi gibi keyif alamıyorlar.

Belgelerle Orman Kampı Dosyasının tüm bölümlerini aşağıda bulabilirsiniz:



Belgelerle Orman Kampı Dosyası (4. Bölüm): Şezlong Cumhuriyeti, kıyı ve iskelenin çitlenmesi, protestolar ve Leon Beach

Kıyı ve İskele çitelenerek tesis edilen Leon Beach

Muğla Vakfının kendisinin işlettiği kafeterya ile iskele arasında kalan alan halkın denize girdiği ve Kıyı Kanununa göre serbestçe yararlanma hakkı olan alandır.  Vaziyet Planında burada her hangi bir tesis görünmemektedir. Ancak  2022 yılından itibaren bu alan Muğla Vakfı tarafından çitlerle kapatılarak şezlonglarla doldurulmuş ve tamamen ticari alana dönüştürülmüştür. Artık bu alanda kıyıdan ve iskeleden halkın ücretsiz yararlanmasına izin verilmiyor.  İskelenin arka tarafında Vaziyet Planında depo olarak görünen yapı ise su tesisatı döşenerek bir kafe/bar'a dönüştürülmüştür.  Bu işgali protesto etmek için yurttaşlar birçok eylem gerçekleştirdiler ve eylemciler işletmecinin suç duyurusu  üzerine çalışma hürriyetini engelleme iddiası ile yargılandılar. Yargılama sonunda eylemciler beraat ettiler. Mahkemenin verdiği beraat kararında protesto etmenin anayasal hak olduğu, işletme sözleşmesi yapmış olmanın işletmeciye kıyı kanununa aykırı faaliyet yürütme hakkı vermediği belirtildi. Ancak Muğla Vakfı aynı alanı şimdi başkalarına kiraya vererek kiracıları aracılığı ile kıyı işgalini  devam ettiriyor.


2023 yılında kıyıyı halka kapatan Muğla Vakfını protesto eylemi

Mahkemeye sunulan belgelerden 2025 yılına gelindiğinde Muğla Vakfı'nın Aslankök isimli şirketle bir sözleşme yaparak bu alanın işletmesini devrettiği anlaşılıyor. Sözleşmede kıyı ve iskele alanının işletmecinin Orman Kampında karavan ve çadır konaklama alanında Muğla Vakfı'nın altyapı çalışmalarını yapması karşılığında 01/05/2025 - 31/10/2025 tarihleri arasında ücretsiz olarak 160 tane şezlong ile birlikte işletmek üzere verildiği belirtiliyor. Altyapı çalışmaları YİKOB (Yatırım İzleme Kontrol Daire Başkanlığı) tarafından ihale edilmiş olmasına karşın, bu işletme sözleşmesinin Muğla Vakfı ile yapılmış olması kurumlar arasında ticari ve kurumsal ilişkilerin ne kadar  iç içe geçmiş olduğunu gösteriyor. Kurumsal yetkilerin birbirine karıştığı bu faaliyetlerin Sayıştay tarafından denetlenmesi  zorunludur.

Leon Beach'te eylem : 'Kıyılar Halkındır'

İşletmeci  Aslankök, alanı kiraladıktan sonra Muğla Vakfı'nın işlettiği  dönemde yapılan ahşap çitleri kaldırarak kullanım alanını daha da genişletti. Brandalarla kaplanan yeni demir iskeletler yerleştirilerek halkın kullanım alanı daha da daraltıldı. Bu yeni işgal eylemi de yurttaşlar tarafından protesto edildi. Olay yerine defalarca çağrılan Jandarma ise gelmedi. Jandarmanın gelmemesi üzerine yurttaşlar brandaları sökerek alana girdi ve şezlonglar bir kez daha toplanarak kıyı alanı açıldı.  İşletmecinin suç duyurusu üzerine açılan savcılık soruşturmasında yurttaşlar bir kez daha ifade verdiler. İfade verirken yurttaşlar da işletmeci, Muğla Vakfı ve bu faaliyetlere izin veren Orman İşletmesi hakkında suç duyurusunda bulundular. Bu arada Ula Belediyesi'ne Leon Beach için ruhsat  başvurusu yapıldığı ancak Belediyenin ruhsat vermediği öğrenildi. Yani olayın yaşandığı gün Leon Beach için verilmiş ruhsat yoktu, sonrasında verilip verilmediği ise bilinmiyor. 

Kapatılan iskele

Leon Beach halen Orman İşletmesinin, Ula Belediyesinin, Valiliğin, Jandarmanın bilgisi dahilinde Vaziyet Planında olmayan, Kıyı Kanununa ve İmar Kanuna aykırı olarak işletilmeye devam ediyor. Son olarak, Leon Beach'e yaklaşık 10 m uzaklıkta bulunan soyunma kabinlerinden iki tanesine el konulup bu tesisin müşterilerinin özel kullanımı için  tuvalete dönüştürüldü.

Tuvalete dönüştürülen soyunma kabinleri

Şu notu da eklemek gerekiyor. Leon Beach'in yasadışı işgalini protesto eden eylemciler birçok kez  'aşireti getirmek'le ve ölümle tehdit edildi. 05/04/2013 tarihinde ilk kez dönemin Muğla Valisi Fatih Şahin imzası ile Orman Bölge Müdürlüğü'ne gönderilen yazıda, Orman Kampının işletmesinin Muğla'ya Hizmet Vakfı'na verilmesi  talep  edilirken gerekçelerden birisi olarak Orman Kampına çok sayıda gelen günübirlikçinin güvenlik zaafiyeti oluşturduğu belirtilerek eğer Valiliğin bu kuruluşuna verilirse bu sorunun yaşanmayacağı taahhüt ediliyordu.  Geçen süre içerisinde yurttaşların Orman Kampında  ne anayasal, ne yasal haklarının artık güvencesi kalmadığı gibi,ü yaşama haklarının dahi bu kuruluşun himayesindeki işletmeciler tarafından  tehdit edilir hale gelmesi oldukça ironik ve düşündürücüdür.

Vali Fatih Şahin'in Orman Kampını Muğla'ya Hizmet Vakfı için kiralama talebi




Belgelerle Akyaka Orman Kampı Dosyası (3. Bölüm): Ula Belediyesi'nin Yolculuğu

Kıyıda inşa edilen Orman Cafe Plus

AKP’li Ula Belediyesi ile başlayan, CHP’li Belediye ile devam eden yolculuk : Vaziyet Planında olmayan 'gelir getirici tesisler', kapatılan kıyı, yok edilen çocuk oyun sahası

İlk Sözleşme Süreci (13/02/2021 - 31/12/2022)

13/02/2021 tarihinde Muğla Vakfı, Ula Belediyesi ile 31/12/2022 tarihine kadar geçerli olmak üzere bir İşletme Sözleşmesi yapıyor. Bu sözleşmeye göre; 12 adet kagir evin ve bulunduğu alanın işletmesi Ula Belediyesine devrediliyor.   Bulunduğu alan ifadesi ilginç, alanın sınırları belirtilmemiş. Ancak fiili durumdan anlaşıldığı üzere Ula Belediyesi kıyıdan başlamak üzere kagir evlerin bulunduğu alana,  Yücelen tarafından giriş kapısından başlayarak otopark alanına kadar olan ve Vaziyet Planında piknik alanı, güneşlenme alanı olarak işaretlenmiş sahili de kapsayan  çok geniş bir alanda faaliyet gösterme hakkı verilmiş.

Ula Belediyesi ile yapılan ilk sözleşme


Şimdi Ula Belediyesinin işletme süresi içerisinde neler yaptığına bakalım:

Orman Cafe Plus:

Halkın güneşlenme alanına tesis edilen Orman Cafe Plus

Ula Belediyesi Vaziyet Planında güneşlenme/kumsal alanı olarak  işaretlenmiş kıyı alanını çitlerle kapatıp birçok masa ve sandalye atarak ve üstünü de pergolalarla kaplayarak bir kafe tesis ediyor.  Kafenin ismi ise "Orman Cafe+" oluyor. Bu arada bitişiğindeki çocuk oyun alanını da kaldırarak  işletmesine dahil ediyor, o alana da masa ve sandalyeler atıyor. Bu alanda yapılan tüm tesisler Vaziyet Planında olmayan, dolayısı ile Muğla Vakfının Orman İşletmesi ile yaptığı ana sözleşmeye aykırı olan ilave tesis ve yapılardır, sözleşmenin iptalini gerektirmektedir. Böyle bir işletme için Ula Belediyesinden işletme ruhsatının da alınmış olması gerekir. Ancak işletmeci Ula Belediyesi'nin kendisi olduğu için böyle bir ruhsata gerek görmediği anlaşılıyor.

Orman Cafe Plus inşaa edilmeden önce halkın serbestçe kullanabildiği kıyı alanı

Orman Cafe+'a dahil edilerek yok edilen çocuk oyun parkı
    


Orman Kampı Vaziyet Planında kıyı alanı ve çocuk parkı

Orman Kafe

Alanda yapılanlar bunlarla da bitmiyor. Aynı dönemde geçerli Vaziyet Planında Kameriye olarak görünen alan camlarla kapatılarak 40m2 büyüklüğünde bir kafeteryaya dönüştürülüyor. Kafeteryanın etrafına piknik masaları da yerleştirilerek geniş kullanım alanı oluşturuluyor.  Bu tesisin girişine de "Orman Kafe" tabelası asılıyor.   Kıyı Kanununa ve İmar Kanununa aykırı olarak tesis edilen bu yapıların ne Vaziyet Planında, ne de ana sözleşme de bulunmadığını tekrarlamaya gerek yok. Bunun da  ana sözleşmenin iptalini gerektiren, üstelik suç niteliğinde bir faaliyet olduğu açıktır. İşletmeci Ula Belediyesi olduğu için yine ruhsata gerek görülmediği anlaşılıyor.

Geçerli Vaziyet Planında Kameriye olarak  işaretlenmiş alanda inşaa edilen Orman Kafe

Hediyelik Eşya Stantları:

Ama hukuksuzluklar devam ediyor. Ula Belediyesi alanın içerisinden  geçen yürüyüş yolunun üzerine çok sayıda hediyelik eşya stantı yerleştiriyor ve  işletilmek üzere dördüncü kişilere kiraya veriyor. Bu stantlar da Vaziyet Planında mevcut değil ve ana sözleşmeye göre ilave tesis niteliğinde, dolayısı ile sözleşmenin iptalini gerektiren ilave tesislerdir. Bu stantlar Sözleşmenin iptali için açılan dava sonrasında hemen kaldırılarak Yücelen Otel tarafında oluşturulan yeni yere taşındılar. Ancak yeni taşındıkları yer de Vaziyet Planına aykırılığı ortadan kaldırmıyor.

Vaziyet Planında olmayan hediyelik eşya stantları (Dava açıldıktan sonra kaldırıldı)

Büfe:

Bu sözleşme döneminde Vaziyet Planına uymayan bir değşiklik daha yapılıyor. Alanın içinden geçen yürüyüş yolunun hemen gerisinde Vaziyet Planında da bulunan bir duş ve soyunma kabini bulunuyordu. Soyunma kabinlerini kaldırılıp yerine bir ahşap büfe inşa ediliyor. Hem var olan tesis yok ediliyor, hem de vaziyet planında olmayan yeni bir tesis inşa edilmek sureti ile ana sözleşmenin iptal edilmesini gerektiren başka bir usulsüzlük yapılıyor.


Soyunma kabinleri yıkılarak yerine yapılan Büfe             

Tuvaletler:

Son bir usulsüzlükten söz ederek bu dönemi kapatalım. Ula Belediyesinin kullandığı alanın Yücelen Otel tarafında bir tuvalet tesis ediliyor ve halka ücretli kullanıma sunuluyor. Tuvaletlerden elde edilen gelirin nasıl kayıt edildiği ise bilinmiyor, zira kullanım sırasında fiş verilmediğini biliyoruz. Bu tuvalet de Vaziyet Planında olmayan ilave nitelikte bir tesis ve sözleşmenin iptal gerekçelerindendir.
   

İkinci Sözleşme Süreci (08/09/2023 - 31/12/2027)

İlk sözleşme dönemi tamamlandıktan bir süre sonra Ula Belediyesi Muğla Vakfı ile yeni bir sözleşme yapıyor. Bu sözleşme 08/09/2023 tarihinde başlıyor ve 2027 yılının sonuna kadar geçerli. Bu yeni dönemde neler yapılıyor, şimdi de ona bakalım.
Yeni sözleşmede kullanım alanı belirtilmemiş ancak işletilmek üzere verilen tesisler sıralanmış:
4 adet bungalov
1 büfe (20m2)
200 m2 pergola
1 toplum yararlanmasına açık yapı (40m2)
1 giriş kontrol ünitesi
1 tuvalet yeri
1 adet geleneksel el sanatları sergi ve satış yeri

Kiralanan yapıların listesine bakıldığında Belediyeye önceki dönemde kiralanan 12 adet kagir evin sayısı 4'e düşürülmekle birlikte, daha önce kullandığı alanın tamamının yine kullanımına verildiği anlaşılıyor. Şimdi de yeni dönemde neler yapıldığına ayrıntılı bakalım:

Büfe:

Önceki dönemde mevcut olmayan ve Vaziyet Planına aykırı olarak soyunma kabinlerinin yerine yapılan ahşap yapı,  artık ticari faaliyet yapılmak üzere sözleşmede Büfe olarak anılarak meşruiyet kazandırılmaya çalışılmış ancak Vaziyet Planı Revizyonu onaylanmadığı için halen geçerli plana aykırıdır.

200m2 pergola (Orman Cafe Plus):

Önceki dönemde sahil tarafında Vaziyet Planına ve yasalara aykırı olarak inşa edilen ve ruhsatsız olduğunu düşündüğümüz Orman Kafe'den sözleşmede söz edilmiyor, ancak 200m2 pergola deniliyor. Anlıyoruz ki pergola ile Orman Cafe Plus'ın faaliyet alanı kastediliyor. Vaziyet Planında güneşlenme/kumsal alan olarak halkın serbest ve ücretsiz yararlanacağı alan olarak işaretlenen kıyı alanı bu kez pergola adı altında yine çitlerle kapatılıp, masa ve sandalyelerle doldurularak Ula Belediyesi tarafından ticari tesis olarak işletilmesine devam ediyor. Vaziyet Planına göre burada olması gereken çocuk parkı yine yok. Yani, Vaziyet Planına aykırı olduğu gibi, Kıyı Kanununa ve İmar Kanununa da aykırı ve ruhsatının olup olmadığını bilmediğimiz ticari faaliyet devam ediyor.

Toplumun yararlanmasına açık yapı (Orman Kafe):

Bu ifadeden, önceki sözleşme döneminde Vaziyet Planında da kameriye olarak işaretlenmiş alanda  tesis edilen Orman Kafe'den söz edildiğini anlıyoruz. Bu işletmenin de sahildeki Orman Cafe Plus gibi İmar Kanununa,  Vaziyet Planına aykırı ve ruhsatsız olduğunu düşündüğümüz ticari faaliyeti sürdürülüyor.

Tuvalet yeri (aslında tuvalet):

"Tuvalet yeri" ifadesinden sanki Vaziyet Planında bu alanda bir tuvalet inşa edilmesi öngörülmüş ve yeni dönemde bu yere tuvalet inşa edilmesine izin verilmiş gibi bir anlam çıkart.ılabilir. Ancak söz konusu alanda önceki dönemde zaten Vaziyet Planında olmayan bir tuvalet (3+ 3) inşa edilerek fiilen işletilmeye başlanmıştı. Sözleşmede tuvalet yeri değil tuvalet denilmesi gerekirdi. Elbette bu tesis de Vaziyet Planına ve İmar Kanuna aykırıdır.
Vaziyet Planında olmayan tuvaletler

Geleneksel el sanatları sergi ve satış yeri:

Mevcut ve geçerli Vaziyet Planında olmayan bir satış alanı tesis ediliyor. Önceki kiralama döneminde dava açıldıktan sonra kaldırılan hediyelik eşya stantları Yücelen Otel tarafındaki bu alana taşındılar. Ancak Vaziyet Planına aykırılık devam ediyor.

Vaziyet Planında olmayan Geleneksel El Sanatları Alanı

Sonuç:

Muğla Vakfı'nın Ula Belediyesine 2021 yılından itibaren sözleşme ile izin verdiği faaliyetlere genel olarak bakıldığında Kıyı Kanununa, İmar Kanununa aykırı olduğu gibi  bir kısmı ruhsatsız ve  Vaziyet Planına da aykırıdır. Halkın kullanım alanları ticari alana dönüştürülerek kamu yararına aykırı faaliyetler yürütülmektedir. Muğla Vakfı'nın, Orman Kampının mülkiyetine sahip olan Orman İşletmesi ile yaptığı sözleşme gereği tüm bu faaliyetleri denetlemesi ve izin vermemesi gerekirdi. Elbette Orman İşletmesi de sözleşme ile sorumlu kıldığı kiracısı Muğla Vakfı'nın üçüncü kişilere kiraladığı alanlarda sözleşmeye uygun faaliyet yürütmelerini denetlemekle sorumludur. Bu sorumluluk silsilesi içerisinde ne Orman İşletmesinin, ne Muğla Vakfı'nın, ne Muğla Vakfı'nın sahibi Muğla Valiliği'nin, ne de Ula Belediyesi'nin sorumluluklarını yerine getirdiği söylenebilir. Sözleşmenin iptalini gerektiren bu faaliyetler aynı zamanda suç niteliğindedir ve işlenen suçlarda tüm bu kurumların payı vardır. Hal böyle iken 24/10/2021 tarihinde Orman Bölge Müdürlüğü'nün hazırladığı denetim tutanağında "herhangi bir aşıma rastlanmamıştır" denilmiştir. Herkesin gözü önünde inşa edilen bu devasa tesisleri Orman Bölge Müdürlüğü'nün üstelik kendi sorumluluk alanında olmasına karşın  görmemesi, duymaması, işitmemesi nasıl açıklanabilir?
14/10/2021 tarihli Orman Bölge Müdürlüğü'nün denetim tutanağı:
"Herhangi bir aşıma rastlanmamıştır."





Belgelerle Akyaka Orman Kampı Dosyası (2. Bölüm): 1 Nolu Büfenin Kır Kahvesine yolculuğu

 

Vaziyet Planında halkın  'güneşlenme alanı' olan alanda inşa edilen tesis

Büfe bir günde Kafeteryaya dönüşüyor (Muğlaspor Kulübü, Demirgül İnşaat, En Trendy Cafe)

Vaziyet Planında 1 Nolu Büfe olarak adlandırılan ve Kamp Alanının Yücelen Otel tarafından girişinde hemen sol tarafta deniz kenarında bulunan 12 m2 büyüklüğündeki büfe, Muğla Vakfı ve  Muğlaspor Kulübü arasında yapılan sözleşme ile  06/02/2015 - 05/02/2020 arasında işletilmek üzere beş yıllığına kiralanmıştır. Aynı gün Muğlaspor Kulübü  aynı yeri Demirgül İnş. Turizm Hayvancılık San. Ve Tic Ltd. Şti ile sözleşme yaparak  beş yıllığına Büfe-Kafeterya (Gölgelikler ve pergolalar dahil) olarak kiralıyor. 
Muğla Vakfı (Muğla'ya Hizmet Vakfı) ile Muğlaspor Kulübü arasında yapılan sözleşmenin detayı


Muğlaspor Kulübü ile Demirgül İnş. arasında yapılan sözleşmenin detayı


Demirgül İnşaat'a kiralanan dbüfe'nin yanında En Trendy Cafe açılıyor. 12 m2 kullanım alanı olan büfe dondurmacı olarak çalıştırılırken yanıbaşındaki güneşlenme alanında vaziyet planında ve sözleşmede olmayan bir cafe ortaya çıkıyor. Alanın üzeri pergolalarla kapatılıp birçok masa ve sandalye atılarak ticari işletmeye dönüştürülüyor. Bu arada Belediye'nin bu işletmeye çalışma ruhsatı verip vermediğini bilmiyoruz (Davacılar Mahkemeden tüm işletme ruhsatlarının mahkemeye gönderilmesini talep ettiler).


"Kır Kahvesi" inşa edilmeden önce kıyı alanını kullanan yurttaşlar


Bugün Vaziyet Planında mevcut olan 1 Nolu Büfe yol kenarında atıl olarak  dururken hemen yanındaki Kafeterya tüm ihtişamı ile yaklaşık 100m kıyı alanını tamamen halkın erişimine kapatarak kapalı bir işletmeye dönüştürülmüş durumda. Böylesine hukuksuz  ve  sözleşmeye aykırı bir faaliyetin Süre Uzatımı Gerekçeli Raporunda yer alıp almadığını bilmiyoruz.  Ayrıca Ula Belediyesi tarafından da bu işletmeye nasıl ruhsat verildiği merak konusu. 

Büfenin Kafeteryaya dönüşümü hikayesinde  sorumlu kurumların olacaklardan haberdar olduğunu gösteren bazı yazışmalar da mevcut.  Örneğin; Orman İşletmesi Müdürlüğü Gökova Orman İşletme Şefliğine 14/06/2016 tarihinde bir yazı göndererek Muğla Vakfı'nın Muğlaspor Kulübüne kiraladığı Büfenin daha sonra kulüp tarafından da Demirgül İnşaat'a kiralandığını ve bu kiracının faaliyetlerinin sözleşmeye uygunluğunun denetlenmesini istiyor. Bu yazıdan sadece bir hafta sonra da 23/06/2016 tarihinde Muğla Vakfı (O zamanki adıyla Muğla'ya Hizmet Vakfı) Muğla Orman İşletmesine yazı göndererek 1 Nolu Büfeyi kiralayan Demirgül İnşaat'ın kıyı alanına masa sandalye atmak için izin istediğini iletiyor. Orman İşletmesi de 28/06/2016 tarihinde verdiği cevapta alanın Yönetim Planında güneşulenme ve kumsal alan olarak işaretlendiğini ve bu talebin kabul edilemeyeceğini bildiriyor. 

Kumsal ve Güneşlenme alanına masa sandalye atılması talebine izin verilmiyor


Aslında bu yazışmaların olduğu sırada kıyı alanında masa ve sandalyeler atılarak fiili olarak işgal çoktan başlamıştı ve En Trendy Cafe ismi ile işletilmeye başlanmıştı. Resmi kurumların yazışmalarında En Trendy Cafe'nin adının geçmemesi ise ilgi çekiyor.



Demirgül İnşaat'ın kiraladığı "büfe" 2016-2020 arasında  En Trendy Cafe tarafından işletiliyor

20/02/2020 tarihinde Muğlaspor Kulübü  işi daha da ilerleterek Muğla Vakfı'na bir yazı gönderip Koronavirus salgını dolayısı ile  hijyen koşullarının sağlanması için tesis içerisine erkek ve kadın tuvaleti yapılması için izin istiyor. Talep Orman İşletmesine iletiliyor ve Orman İşletmesi talebi Vaziyet Planına uymadığı gerekçesi ile red ediyor. Ancak buna rağmen sonraki süreçte bu tuvaletler yapılıyor.

Orman İşletme Müdürlüğü'nden Gökova İşletme Şefliğine gönderilen denetleme uyarısı üzerine şefliğin bir denetleme yapıp yapmadığı, yaptıysa Vaziyet Planına, sözleşmeye, yasalara aykırı tüm bu inşaatlar ve faaliyetlerle  ilgili nasıl bir rapor düzenlediğine  dair bir belge dava dosyasında yer almıyor.

Kafeterya "Kır Kahvesi" oluyor (Yücel Turistik Tesisleri)

En son kır kahvesi olarak Yücelen'e kiralanan kıyı alanındaki tesis 2020 sonrası Sedir Cafe ismi ile işletiliyor


1 Nolu Büfenin hikayesi burada bitmiyor. 07/09/2023 tarihinde Muğla Vakfı ile Yücelen Otel'in sahibi  Yücel Turistik Tesisleri Yatırım ve İşletmecilik Ticaret A.Ş ile bir alt kiralama sözleşmesi yapılıyor. Bu sözleşme ile Orman Kampının kıyı alanında "kır kahvesi" adı altında bir tesis  01/08/2023 - 31/12/2028 tarihleri arasında  adı geçen işletmeye kiraya veriliyor. Ancak bu sözleşmede sorun şudur ki; Muğla Vakfı'nın Orman Kampını kiralarken düzenlenen Teslim ve Tesellüm tutanağında ve mevcut geçerli Vaziyet Planında  böyle bir tesis bulunmuyor. Yani olmayan bir tesis kiraya veriliyor!  Ama aslında tarif edilen yerde bir tesis var ve bu tesis daha önce Muğlaspor'a büfe olarak kiralanan,  Muğlaspor'un da Demirgül'e Büfe-Kafeterya olarak kiraya verdiği, ama aslında Vaziyet Planında olmayan  bir tesistir. Üstelik önceki dönemde En Trendy Cafe'nin işlettiği alandan çok daha geniş bir kıyı alanı halkın serbest kullanımına kapatılarak tesisin boyutları katlanarak büyütülmüştür. Üzerinde şimdi Sedir Cafe Bistro yazan bu tesis, yaklaşık yüz metre kıyı alanının tamamı üzerinde yan cepheleri cam panellerle kapatılmış, çatı inşaa edilmiş, kışın ısıtma sistemi olan bir işletmeye dönüşmüştür. Demirgül İnşaat'a verilmeyen tuvalet inşaat izni de Yücel Turistik Tesislerine verilmiş görünüyor, iki adet tuvalet de inşa edilmiştir. 
İzin verilmemesine karşın daha sonra inşaa edilen ve Sedir Cafe'nin müşterilerinin kullandığı tuvaletler

Büfe adı altında sözleşme yapılarak başlayan yolculukta, yıllarca  birçok işletme ile sözleşmeler yapılarak Kıyı Kanununa, İmar Kanununa, Vaziyet Planına ve Orman İşletmesinin Muğla Vakfı ile yaptığı ana sözleşmeye aykırı olarak ticari faaliyet yürütülmüş ve bu faaliyet halen devam etmektedir.  Birçok yasa ihlal edilerek bu suç işlenirken tüm sorumlu kurumlar; Belediye, Valilik, Orman İşletmesi, Muğla Vakfı bu suçun işlenmesine, giderek büyütülmesine birlikte seyirci kalıyorlar, hatta işbirliği yapıyorlar. Birçok şikayet dilekçesi, suç duyurusu yapılmış olmasına karşın suç işlenmeye devam ediyor. Bu arada Yücel Turistik Tesislerinin yetkilisinin aynı zamanda Muğla Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi olduğu mahkemeye gönderilen belgeler arasında dikkat çekiyor.

Kiraya verilen bu tesis, Orman Kampı Muğla Vakfına yeniden kiralandığı 2022 yılında, yani komisyon denetlemesinin yapıldığı  sırada da, 14/10/2021 tarihinde yapılan denetimde de mevcut idi.

14/10/2021 tarihinde Orman Bölge Müdürlüğü'nün hazırladığı denetim tutanağı:
"Herhangi bir aşıma rastlanmamıştır."


Sözleşmenin yenilenmemesini gerektiren böylesine devasa bir yasadışı tesis orta yerde dururken yeniden kiralama sürecinde, Süre Uzatımı Gerekçeli Raporu'nda bundan söz edilmediği, veya söz edildiyse de  raporu değerlendiren kurum tarafından dikkate alınmadığı anlaşılıyor. Belli ki bu tesisin aynen diğer yasadışı tesisler gibi  Vaziyet Planına işlenerek tescillenmesi, meşrulaştırılması planlanmaktadır.

Belgelerle Orman Kampı Dosyasının tüm bölümlerini aşağıda bulabilirsiniz: