muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
muğla etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Haziran 2025 Çarşamba

Ula Belediyesi’ne, Muğla Valiliği’ne ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne sesleniyoruz:

Akyaka Orman Kampı’nda işlenen suçlara ortak olmaktan vaz geçin!

Akyaka Orman Kamp’ında Muğla Vakfı tarafından İmar Kanununa ve Kıyı Kanununa aykırı olarak alt işletmecilere kiraya verilen ve halkın erişimine kapatılan kıyı alanlarına karşı Akyakalılar olarak mücadelemiz sürüyor. Muğla Vakfı'nın Orman Kampı’nda kamu yararını  zedeleyen, yasalara ve Orman Kampı’nın işletme sözleşmesine aykırı ve doğal sit koruma alanını tahrip eden hukuksuz faaliyetlerini durdurmak üzere işletme sözleşmesinin iptali için açtığımız dava devam ediyor. Ancak Orman Kampı’nda hukuksuz faaliyetler de her geçen gün alanını genişletiyor. 

Orman Kampı’nda bu yasadışı faaliyetlere izin veren Ula Belediyesi'nin, Muğla Valiliği'nin, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Komisyonu'nun işlenen bu suçlardaki sorumluluklarını kamuoyu ile paylaşmak ve bir kez daha ilgili kurumları bu hukuksuzluklardan dönmeye davet etmek istiyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda Orman Kampı'ndaki İskele de dahil, kıyı alanının paravanlarla kapatılarak Leon Beach adı altında işletilmeye başlamasına karşı yaptığımız protesto eylemi sonrasında, işletmecinin şikayeti üzerine ifade vermeye gittiğimiz Karakolda işletmecinin işletme ruhsatının dahi olmadığı ortaya çıkmıştır. Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri olarak Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner ile yaptığımız görüşmede, söz konusu işletme için kendilerine ruhsat başvurusu yapıldığını, ancak henüz ruhsat vermediklerini ifade etmiştir. Yani bu işletme ruhsatsız olarak faaliyettedir ve Ula Belediye yönetimi de bunu bilmesine karşın gereğini yapmayarak yasadışı işletmeye izin vermektedir. 

Orman Kampı’nda yasaya aykırı tesisler arasında Ula Belediyesi tarafından işletilen Orman Kafe ve çay bahçesi de bulunmaktadır. Orman Kampı alanı içerisindeki Belediye tarafından işletilen her iki tesisin de yapı kayıt belgeleri dahi yoktur. Yani ruhsatsızdır. Bu işletmeler, bir önceki belediye yönetimi döneminde gelir elde etmek için belediyeye kiralanırken yapı kayıt belgesine ve ruhsata ihtiyaç duyulmaması, Muğla Vakfı'nın keyfi uygulamalarına kamu yöneticileri tarafından kayıtsız kalındığını göstermektedir. Yine kıyıdaki diğer bir işletme olan Sedir Kafe de yasadışı verilmiş yapı kayıt belgesi ile ruhsatlandırılmış ve yasaya aykırı olarak kıyıyı işgal etmektedir. 

Ama hukuksuzluklar bunlarla bitmiyor. Orman, kıyı ve mera alanlarında yapı yapılamayacağı, dolayısı ile yapı kayıt belgesi çıkartılamayacağı Danıştay kararı ile de sabittir. Orman Kampının vaziyet planına ve yasaya aykırı olarak 56 adet yapı kayıt belgesinin Orman İşletmesinin müracaatı üzerine Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verildiğini de öğrenmiş bulunuyoruz. Nitelikli Doğal Sit, kıyı, orman olmasına karşın tüm bunlar hiçe sayılarak hukuken verilmesi mümkün olmayan bu belgelerin bir kısmı ile Ula Belediyesi'ne başvurularak işletme ruhsatları çıkarılmıştır. Çıkartılan bu yapı kayıt belgeleri ile gelecekte daha birçok başka yasaya aykırı işletmenin de altyapısı hazırlanmıştır. Şunu anlıyoruz ki, yasaları, doğa koruma alanlarını, kıyıları, ormanları korumakla görevli devlet kurumları, bizzat kendileri bu alanları kamudan kopararak ranta dönüştürmek için işbirliği yapmışlardır. 

Sivil toplum örgütleri olarak Ula Belediye Başkanlığı’na hem yazılı olarak gönderdiğimiz dilekçemizde hem de Başkanla yaptığımız görüşmede bu hukuksuzluklardan dönmeye davet ettik. Başkan, yaptığımız görüşmede işlettikleri tesislerin yasadışı olduğunu kabul etmiş, hatta kapatmaları gerektiğini de söylemiş, ancak bu hukuksuzluğa son vermek için adım atmamıştır.

Yurttaşların kıyı alanından yararlanması Anayasal bir hak olmasına karşın, üstelik Doğal Sit Koruma Alanında, yasalara aykırı olarak çıkarılmış yapı kayıt belgeleri ile işletme ruhsatları alınarak tesis edilen bu işletmelerle halkın kıyıya erişimi fiilen engellenmiş, kamusal haklar gaspedilmiştir. Bu yasadışı işletmelere izin veren, halkın ortak kullanım alanlarının kıyı kanununa ve imar kanununa aykırı olarak halka kapatılmasına Ula Belediyesi, Orman Bölge Müdürlüğü, Valilik, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetleme görevlerini yerine getirmeyerek ve ruhsat vererek suça ortak olmuşlardır. 

Yasadışı yapı kayıt belgelerini veren Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Orman Kampı’nın yasalara ve Vaziyet Planına uygun işletilmesinden sorumlu Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve  yasadışı belgelerle işletme ruhsatı veren Ula Belediyesi’ni sorumluluklarını yerine getirerek bu yasadışı faaliyetlerin durdurulmasını için gereğini yapmaya davet ediyoruz. 

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nden, tüm bu hukuksuz ve Akyaka Orman Kampı İşletme Sözleşmesine aykırı faaliyetleri nedeni ile kamuyu zarara uğratan Muğla Vakfı ile yaptığı İşletme Sözleşmesini iptal etmesini talep ediyoruz.

Muğla Vakfı'nın sözleşmesinin iptalini talep ettiğimiz davamızda, iptal gerekçelerimizden birisi olan bu yasadışı işletmelerin belgelerinin iptal edilmesi için Akyakalı sivil toplum örgütleri olarak bir kez daha kamuoyunun huzurunda Ula Belediye yönetimine sesleniyoruz: Orman Kampında verdiğiniz tüm yasadışı işletme ruhsatlarını derhal iptal edin, yasadışı yapı kayıt belgelerinin iptali için idari ve yasal süreç başlatın. Belediyenin kendi işlettiği tesisler de dahil olmak üzere Orman Kampı'ndaki tüm yasadışı tesisleri ve kıyıdaki çitleri, halkın kıyıya, iskeleye erişimini engelleyen tüm engelleri kaldırın. Kıyıdaki şezlong işgaline son verin. Ula Belediye Başkanı Sayın Mehmet Caner'i Akyakalıların güvenerek kendisini layık gördüğü başkanlık görevinin sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.

Aksi durumda, Akyakalılar olarak hak, hukuk, adalet mücadelemizi hukuk önünde ve Anayasadan kaynaklanan haklarımızı kullanarak her türlü meşru yolla sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz. 

Gökova - Akyaka'yı Sevenler Derneği

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği






4 Kasım 2023 Cumartesi

Su Hakkımızı Talep Ediyoruz! - MUÇEP'ten basın açıklamasına davet

 


Değerli Muğlalılar, Sivil Toplum Örgütü Yöneticileri, Siyasi Parti Yöneticileri, Belediye Yöneticileri,

Muğla bölgesi halkı, yargı kararına rağmen faaliyetlerine devam eden üç termik santral nedeniyle uzun yıllardır çok büyük ekolojik, sosyal ve ekonomik yıkımlarla karşı karşıyadır. 1996 yılında Yatağan, Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri için çevreye verdikleri zararlar nedeni ile kapatma kararı verilmiş ancak bu karar hala uygulanmadığı için santrallerin neden olduğu tahribat katlanarak devam etmektedir.

Ekolojik yıkımların yeni bir boyutunu Muğlalıların su hakkının gasp edilmesi ile birlikte yaşamaya başladık. Halkın içme ve kullanma suyu ihtiyacı  öncellikle karşılanması gerekirken bölgemizin su varlıkları hukuksuz şekilde faaliyetlerini sürdüren termik santrallerin kullanımına tahsis edilmesi nedeni bugün susuzlukla karşı karşıyayız. Bodrum'da yaşanan su bütçesi açığının ve su yetersizliğinin temel nedeni budur. Hukuksuz su tahsisine devam edildiği takdirde susuzluk sorunu gelecekte Muğla bölgesinin tamamına yayılacaktır. Devlet Su İşleri'nin Su Tahsisi Yönetmeliği'ne aykırı olarak yaptığı bu tahsise karşı tüm Muğlalılar olarak su hakkımızı birlikte savunmamız yaşamsal bir zorunluluğa dönüşmüştür.

8 Kasım 2023 Çarşamba günü saat 11:00'de  Muğla'da DSİ Şube Müdürlüğü önünde gerçekleştireceğimiz basın açıklamasına tüm Muğlalıları davet ediyoruz. Basın açıklaması sonrasında yurttaşlar olarak su hakkımızın iade edilmesini  talep eden dilekçelerimizi DSİ'ye teslim edeceğiz. Dilekçe örneği basın açıklaması sırasında Muğla Çevre Platformu gönüllülerinden temin edilebilir.

Dayanışmayla,

Muğla Çevre Platformu


20 Nisan 2022 Çarşamba

MUÇEP’ten elektrik hatlarının yeraltına alınması için kampanya

Muğla Çevre Platformu Gökova Meclisi elektrik iletim hatlarının yeraltına alınması için bir dilekçe kampanyası başlattı. Geçen yıl Muğla bölgesinde çok büyük ölçekte orman alanının yok olmasına yol açan yangınların en önde gelen çıkış nedeninin elektrik iletim hatlarının olduğu açıklanmıştı. 

İklim krizine bağlı olarak yaşanan aşırı sıcak ve kuru hava koşullarında çıkan yangınlar 2021 yılında  Muğla genelinde 55 bin hektardan fazla ormanın yanmasına yol açmıştı. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü  yaptığı açıklamada bu yangınların en önemli nedeninin ormanlardan geçen yüksek gerilim hatlarının ve yerleşim yerlerinden geçen elektrik dağıtım hatlarının şiddetli rüzgarlarda birbirlerine değmesi sonucunda çıkan kıvılcımlar olduğunu bildirmişti.

MUÇEP Gökova Meclisi, iklim krizinin her geçen yıl şiddetini arttıran bir gerçeklik olduğu saptamasından yola çıkarak  bir çalışma grubu oluşturmayı ve orman yangın risklerinin en aza indirilmesi için girişimlerde bulunmayı kararlaştırdı. Havai elektrik hatlarının en önemli yangın nedeni olduğu belirlemesinden hareket edilerek bu hatların yeraltına alınması için bir dilekçe kampanyası başlatıldı.   Bu kapsamda yürütülen çalışma çerçevesinde hazırlanan örnek dilekçenin yurttaşlar tarafından CİMER üzerinden Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na iletilmesi isteniyor. Dilekçe metni şu şekilde:

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre Muğla bölgesinde 2021 yılında iklim değişikliğine bağlı olarak yaşanan orman yangınlarının en önemli çıkış nedeninin elektrik hatlarının ark yapması sonucunda çıkan kıvılcımlar olduğu kamuoyuna açıklanmıştır.

İklim krizi artık kaçınılmaz bir gerçekliktir ve krizden en çok etkilenen bölgelerin başında Muğla gelmektedir. Bu gerçeği dikkate alarak geleceğe yönelik olarak orman yangın risklerini en aza indirmek açısından önlemlerin acil olarak alınması zorunludur. Bu bağlamda; Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün saptamasını da dikkate alarak yerleşim yerlerinden geçen elektrik dağıtım hatlarının yeraltına alınması, ormanların içinden geçen yüksek gerilim hatlarının bakımlarının düzenli şekilde yapılması yaşamsal önem kazanmıştır.

Elektrik dağıtımından sorumlu kuruluşların sözleşmelerinde yer alan, hatların yeraltına alınması ve hatların bakımı ile ilgili koşulların eksiksiz yerine getirmelerinin sağlanması,  iklim değişikliğine uyum çalışmaları kapsamında yerleşim yerlerinden geçen elektrik dağıtımı ve ormanların içinden geçen yüksek gerilim hatlarının mümkün olduğunca yer altına alınması ve bakımlarının eksiksiz yapılması  konusuna gereğinin yapılmasını arz ederim.