akyaka dayanışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akyaka dayanışması etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2016 Perşembe

Akyaka Dayanışması'nın Sığınmacılar ve Göçmenlerle Dayanışma Etkinliği

 Akyaka Dayanışması, savaş ve terör nedeni ile yurtlarını terk ederek ülkemizde değişik bölgelere yerleşmiş bulunan ve zor koşullarda yaşamak zorunda olan ailelerle dayanışmak üzere 30-31 Ocak 2016 tarihlerinde bir etkinlik düzenledi. Sığınmacı ve Göçmenlerle Dayanışma Derneği (SGDD) Muğla ve Balıkesir Temsilcilikleri ile koordinasyon sağlanarak  yaklaşık 1 ton portakal, greyfurt ve limon toplanarak Balıkesir Bölgesindeki sığınmacı ailelere gönderildi.

Akyaka, Gökova ve Ataköy’de narenciye bahçesi sahiplerinin ihtiyaç fazlası ürünleri Akyaka Dayanışması gönüllülerinin katılımı ile toplandı. Toplanan ürünler çuvallarla bir nakliye şirketi aracılığı ile SGDD’nin Balıkesir Temsilciliğine gönderildi.  Böylece, toplanamadığı için çürümeye terk edilen ürünlerin değerlendirilerek  ihtiyaç sahipleri ile buluşturulması sağlandı. Gönderilen ürünlerin bölgedeki  dağıtımına Derneğin Balıkesir Temsilciliği tarafından başlandı.  

Dernekten verilen bilgiye göre; çoğunlukla Suriye, Irak ve Afganistan gibi çatışma bölgelerinden kaçarak ülkemize gelen sığınmacı ve göçmenler değişik bölgelerde kurulan kamplarda ya da bağımsız olarak kiraladıkları evlerde barınmaya çalışıyorlar. SGDD Balıkesir Temsilciliği,  ayni katkılarla bu ailelere gıda desteği vermeye çalışıyor. Özellikle kış koşullarının hüküm sürdüğü bugünlerde yetersiz beslenme nedeni ile hastalıkların yaygın olduğu, hatta ölümlerin söz konusu olduğu bildiriliyor.  Akyaka Dayanışması üyeleri, benzer etkinliklerle destek vermeye devam etmek istediklerini belirtiyorlar.

SGDD, temel amacı Türkiye'de yaşayan mülteci ve sığınmacıların karşılaştıkları sorunlara çözümler üretmek, temel ihtiyaçlarını karşılamada yardımcı olmak ve temel hak ve hizmet erişimlerinde destek sağlamak üzere 1995 yılında kurulan, merkezi Ankara’da bulunan bir sivil toplum örgütüdür. Bugün SGDD, 39 ofisiyle 37 ilde şehirde dosya çalışanları, psikologlar, sosyal çalışmacılar, sağlık eğitmenleri ve tercümanlardan oluşan kadrosuyla çalışmalarını sürdürmektedir. SGDD, aynı zamanda Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) Türkiye Ofisi’nin uygulama ortağı, Anna Lindh Euro-Mediterranean Foundation for the Dialogue between Cultures ve UNITED for Intercultural Action üyesidir. Daha fazla bilgi ve destek için:
SGDD Muğla Ofisi : 252 214 02 04




23 Ekim 2015 Cuma

BARIŞA AŞURE : Akyaka Dayanışması'nın Etkinlik Duyurusu

Akyaka Dayanışması olarak geçen yıl Yırca’da katledilen zeytin ağaçlarının ahı için aşure pişirip paylaşmıştık. Aradan bir yıl geçti, ne yazık ki acılarımıza katlanarak yenileri eklendi. Son olarak barışın sesini yükseltmek için Ankara’da toplanan canlarımız alçakça katledildi. Bu yil aşuremizi Ankara'daki katliamda kaybettigimiz canlarımız için pişireceğiz. Tüm dostları 25.10.2015 Pazar günü saat 13:00'de Zeytinpark'ta aşuremizi ve acılarımızı paylaşmaya, yitirdiğimiz canlarımızı anmaya davet ediyoruz.

Not: Etkinlikte doğaya olabildiğince az yük olmak için plastik, kağıt veya aluminyum tek kullanımlık kase, bardak, kaşık kullanmayacağız. Bunun yerine evlerimizden getireceğimiz hergün kullandığımız malzemelerimizi tercih edeceğiz. Sizler de aynı duyarlılığı göstererek kasenizi ve kaşığınızı yanınızda getirerek katkıda bulunabilirsiniz.


27 Şubat 2015 Cuma

Ula Belediyesi'nden Akyaka Dayanışması'nın sunduğu dosyaya cevap

Akyaka Dayanışması'nın Ula Belediyesine 15.12.2014'de verdiği dilekçeye cevap var. Dilekçenin ekinde ayrıntılı bir dosya sunulmuş ve özetle şu talepler dile getirilmişti:

  • Zeytinliğin imara kapatılması, 
  • Kadın Azmağı'nda Kıyı Kanununa aykırı işgallere son verilmesi,
  • Akyaka İmar Planında orman içlerinde tahribata yol açan yol planlarının iptal edilmesi
  • İmar suistimallerinin durdurulması ve Çakirhan Mimarisinin korunması,
  • katılımcı, yerinden yönetim anlayışının hayata geçirilmesi, 
  • Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün sürdürülmesi, Yavaşkent kriterlerine uygun eylem planlarının geliştirilerek yaşam kalitesinin yükseltilmesi.


Belediye Meclisi ve İmar Komisyonunda görüşülerek karara bağlandığı (Meclis kararının kopyası eklenmiş)  bildirilen yazıda imar suistimallerine izin verilmemesi ve katılımcı yerel yönetim mekanizmalarının oluşturulması talebine olumlu cevap verilerek yeni stratejik planlama sürecinde dikkate alınacağı belirtiliyor. İmar plan değişikliği ile ilgili taleplerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yetkisinde olduğu, Akyaka'da yaşam kalitesinin yükseltilmesi için Yavaşkent kriterlerine uygun eylem planlarının geliştirilmesi talebine ise Muğla Büyükşehir Belediyesi ile eşgüdümlü çalışma planlandığı ifade ediliyor. Bilindiği gibi Akyaka Dayanışması aynı talepleri Büyükşehir Belediyesine de yöneltmişti. Bu dilekçeye Büyükşehir yönetiminden henüz cevap gelmedi. 

Dikkat çekici nokta; gelen yazıda Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün devam ettirilmesine yönelik talebin yanıtsız bırakılmış olması. Türkiye'deki Yavaşkentlerin ortak toplantılarına Akyaka adına temsilci gönderilmediğine bakıldığında Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün fiilen sonlandırıldığı anlaşılıyor.

Serdar Denktaş



4 Şubat 2015 Çarşamba

Ula Belediye’nin orman tahribatının durdurulması için verilen dilekçeye cevabı


30 Aralık 2014’de Ula Belediyesi’nin Akyaka’nın merkezindeki ormanda piknik ve otopark düzenlemek üzere başlattığı çalışmanın durdurulması için Akyaka Dayanışması bir dilekçe vermişti. Akyaka Dayanışması üyeleri söz konusu çalışma ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına orman ekolojisinin tahrip edildiği gerekçesi ile suç duyurusunda da bulunmuştu.

Belediye Başkanı Ümit Karaaslan’ın imzası ile 26.01.2015 tarihinde verilen cevapta Orman Bölge Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarının kopyaları da gönderildi. Dilekçeye verilen cevabı aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz: https://docs.google.com/file/d/0B5zc_-wwccmNSzZXQnNhYlZGSjA/edit

 Belediyenin cevabında aşağıdaki hususlar dikkat çekiyor:

1) Orman Bölge Müdürlüğü’nün yazısında Belediye’ye piknik alanı olarak tahsis edilen alanın yoğun olarak piknik amaçlı kullanıldığı, bu nedenle yangın tehlikesine karşı önlem alınması gerektiği bildiriliyor. Bu bilgi gerçeği tam yansıtmıyor; zira 2014 yılı içerisinde Ula Belediyesi belediye hizmet binasının karşısına düşen sınırlı bir alanı otopark ve piknik alanı olarak kullanıma açmıştı. Söz konusu alan konaklama, otopark ve piknik amaçlı kullanılmış, yangın tehlikesi yanında günübirlikçilerin attıkları çöpler Akyaka için önemli bir rahatsızlık kaynağı olmuştur. Yazışmalardan anlaşıldığına göre, Ula Belediyesi 1992 yılında Akyaka Belediyesi’ne piknik alanı düzenlemek için izin verilen  alanın “sehven”  24.121 m2  olarak sınırlı tutulduğunu belirterek Bakanlıktan orman alanının tamamını (64.450 m2) piknik alanı olarak düzenleme talebinde bulunmuştur. Yani, söz konusu ormanın tamamının yoğun olarak piknik amaçlı kullanıldığı bilgisi yanıltıcıdır, çünkü Belediye piknik alanını tüm ormana genişletme çalışmalarına 2014 yılı sonunda başladığı için yeni açılan alanlarda henüz hiçbir şekilde piknik amaçlı kullanım söz konusu olmamıştır. Tahrip edilerek “temizlenen” alanlarda şimdiye kadar doğal orman bitki örtüsü mevcuttu ve insan kullanımına kapalı olduğu için de piknik amaçlı kullanım nedeni ile yangın tehlikesi de söz konusu değildi.

2) Orman Bölge Müdürlüğü Ula Belediyesi’ne 10.11.2014 tarihinde gönderdiği yazıda kendi uhdesinde bulunan ve Belediyeye 49 yıllığına kiraya verilen alanın  III. Derece Doğal Sit ve ÖÇK Alanı olduğunu belirtiyor. Ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 14.11.2014 tarihinde Ula Belediyesi’ne gönderdiği yazıda bu bilginin doğru olmadığı belirtilerek, “..talebe konu alan Doğal Sit Alanı Sınırları içinde yer almamaktadır” denilmektedir. Resmi kurumların birbiri ile çelişen bu bilgileri açıklamaya muhtaçtır.

3) Ula Belediyesi, 1992 yılında Akyaka Belediyesinin talebi ile 24.121 m2 olarak verilen piknik alanı izninde yaptığı incelemede maddi hata yapıldığını tespit ettiğini, verilen iznin eklerindeki harita üzerinde aslında 64.450 m2 ‘yi kapsayan işaretleme yapıldığını iddia ederek Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan hatanın düzeltilmesini talep etmiş. Bakanlık da itirazı kabul ederek 23.9.2014 tarihinde piknik alanı düzenleme iznini 64.450 m2 olarak düzelttiğini belirten yeni bir “Kesin İzin Oluru” düzenlemiş. 23 yıl boyunca Akyaka Belediyesi’nin itiraz etme ihtiyacı duymadığı böylesine önemli bir hatanın şimdi farkına varılması konunun yeniden incelenmesini gerektirmektedir.

4) Piknik alanı olarak genişletilen alan içinde 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı  tarafından yürütülen kazı çalışmalarında Bizans dönemine ait bir kilisenin kalıntıları bulunmuş ve koruma altına alınmıştır. http://haberciniz.biz/kacak-kazidan-kilise-cikti-mugla-720232h.htm Söz konusu arkeolojik buluntu, Belediyenin piknik alanı olarak düzenlemek istediği orman sahası içinde yer almaktadır. Belediyenin orman ekolojisini tahrip etmeyi göze alarak düzenlemek istediği piknik alanı, bu kültür varlığının tahrip edilmesi tehlikesini de gündeme getirecektir.  


Ula Belediyesi, Muğla Valiliği ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı, yöre halkının duyarlılığını gözönüne alarak ÖÇK Bölgesi içinde hem doğayı hem de kültür mirasını tahrip edecek bu projeye verilen izni bir kez daha gözden geçirmeli ve verilen izinler iptal edilmelidir.




30 Aralık 2014 Salı

Belediye'nin orman tahribatına karşı dilekçe


ULA BELEDİYE BAŞKANLIĞI


Konu: Akyaka Belediye Hizmet binası karşısında orman alanında yapılan çalışmaların durdurulması.

Akyaka Belediyesi hizmet binası karşısında, beldenin merkezinde yer alan orman alanı, içinde barındırdığı canlılar ve endemik bitki türleri ile korunması gerekli doğal bir yaşam alanıdır. Belde yaşayanları için nefes alma sahası, spor alanıdır.

Akyaka Dayanışması olarak Başkanlığınıza 15.12.2014 tarihli 1254 kayıt numarası ile verdiğimiz dilekçemizde, Akyaka’da doğanın ve ortak yaşam alanlarının korunduğu bütünleşik bir yönetim planlamasının katılımcı süreçlerde hazırlanmasını talep etmiştik. Dosyamızın teslimi sırasında, Belediye Başkanımız ve bir Meclis üyemizin de hazır bulunduğu görüşmede ilgili alanda bitki örtüsünün “temizlenerek”, “vatandaşların hizmetine” açılacağı bilgisi üzerine, bu konudaki hassasiyetlerimizi ifade etmiştik.

Gerek görüşmemiz sırasında, gerekse dilekçemizde ifade ettiğimiz duyarlılığımıza karşın, söz konusu orman alanında bitki örtüsünün yok edilmesi çalışmasına başlanmıştır.

Akyaka’nın merkezinde korunması gereken orman alanını, piknik ve otopark alanı yapmak, şimdiye kadar yürütülen içeriksiz, plansız turizm anlayışında ısrar etmek anlamına gelmektedir. Kentin merkezini günübirlik turizmcilerin kullanımına açmak, Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki biyolojik çeşitliliği yok etmenin yanında,  Akyaka’nın yaz aylarında yaşadığı yığılmayı, trafik karmaşasını ve yangın riskini arttıracaktır. Geçtiğimiz yaz sezonunda ilgili alanın bir bölümünün aynı şekilde kullanıma açılması, konulan yasaklama levhalarına rağmen, herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığı için ziyaretçiler tarafından otopark, kamp ve tuvalet alanı olarak kullanılmış, Akyakalıların ve tatilcilerin büyük tepkisine yol açmıştır. Belediyenin hatadan ders çıkarılmadığını gösteren, uygulamayı tüm orman alanına genişletme girişimi, sorunun katlanarak büyümesine yol açacağı çok açıktır.

Akyaka için sakin kent felsefesine uygun, doğal yaşam alanlarının korunduğu, alternatif turizm politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Piknik yapmak isteyen ziyaretçiler için Azmak kıyısı ve belde merkezinden uzak alanlar düzenlenmelidir.

Ülkemizde, iktidarın doğayı kapitalizmin hizmetine sunması, doğa tahribatlarına karşı duyarlı kesimleri “çapulcu”, “marjinal” olarak değerlendirmesi, “ben bilirim, işime kimseyi karıştırmam” zihniyetinin neler kaybettirdiği görülmüştür.

Ula Belediyesi, Akyaka’nın doğasında kalıcı tahribata neden olacak bu girişimiyle, pratik olarak iktidarla aynı dünya görüşünün paylaşıldığı ikinci bir “Yalova örneği” yaratacaktır. Belediyenin kaybı yalnızca Akyaka’nın duyarlı insanlarının desteğini yitirmekle sınırlı kalmayacak, bu tahribatın siyasal sonuçları da olacaktır. CHP bu örnekle bir kez daha iktidara yönelttiği eleştirileri samimiyet ve inandırıcılık sınavına sokacaktır.

Yaşadığımız alanlara sahip çıkan bizler, ormanda başlatılan tahribatın durdurulmasını, alanın korunmasını, kentte yaşayanların hassasiyetlerini, taleplerini hiçe sayarak hizmet verme anlayışından vazgeçilmesi talebimizi bir kez daha dikkatinize sunuyoruz.

Bilgilerinize arz ederiz. 30.12.2014
                                                                                              
AKYAKA DAYANIŞMASI


İLETİŞİM
Hüseyin UYGUN
İnişdibi Caddesi
Sarnıç Sok. No.3
Akyaka/Ula/Muğla




13 Aralık 2014 Cumartesi

Akyaka'da doğa ile dost, katılımcı bir yerel yönetim talebi

Akyaka Dayanışması, Akyaka'da doğa ile dost, katılımcı bir yerel yönetim anlayışının hayata geçirilmesi için Ula ve Muğla Büyükşehir Belediyelerine kapsamlı birer dosya sundu. Ula Belediyesine verilen dilekçenin kopyası aşağıdadır (Büyükşehir Belediyesine verilen dilekçe de aynı içeriktedir). 



ULA BELEDİYE BAŞKANLIĞI


Konu: Akyaka’da koruma amaçlı imar planı ve çevre düzenleme projeleri bütünleşik yönetim planının oluşturulması.

Akyaka, sahip olduğu zengin biyo-çeşitliliğin, tarihi ve doğal değerlerinin korunabilmesi için 1988 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.

Özel Çevre Koruma alanı ilanını takiben ilgili Bakanlıkça, alanının korunmasına yönelik alt yapı, üst yapı yatırımları, imar planları yapılmış, üniversiteler ve kamu kurumları, sivil toplum örgütleri işbirliğiyle projeler yapılmış, yönetim planları oluşturulmuştur. Bu çalışmaların başlıcaları ; “Gökova İç Körfezi ve Sedir Adası Bütünleşik Kıyı Yönetimi Planının Hazırlanması ve Uygulaması Projesi[1] ve “Deniz ve Kıyı Alanları Yönetimi Projesi[2]   dir.

Akyakalıların katılımcı süreçler sonucunda oluşturdukları, ortak aklın ifadesi  “ Akyaka Vizyonu”  “Doğaya Saygılı, Mimari Yapısını Koruyan, Hizmet Altyapısı Güçlü, Sürdürülebilir ve Alternatif Turizme Odaklı, İnsanların Birlik ve Beraberlik İçinde Ortak Hareket Edebildiği Akyaka ” olarak belirlenmiştir. Bu Vizyon, Akyaka Belediyesi’nin Stratejik Planı’nın temeli olmuştur.[3]  (Bkz. Ek-1). Akyakalıların yerel yönetimin karar alma süreçlerine katılımına aracı olmak üzere 2008 yılında Akyaka Kent Konseyi kurulmuştur. Kent Konseyi’nin girişimi ile Akyaka Yerel Yönetim İlkeleri hazırlanmıştır. 2009 Yerel Seçimleri öncesinde seçime katılan Belediye Başkan Adayları bu ilkelerin altını  halkın huzurunda  birlikte imzalayarak Akyaka Yerel Yönetim Sözleşmesini’ne  dönüştürmüşlerdir. [1] (Bkz. Ek-7)

Akyaka Vizyonu’nun gerçekleşmesi için çok uygun bir çerçeve program sunan Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne (Cittaslow) üyelik düşüncesi, Akyaka Kent Konseyi’nin öncülüğünde yapılan hazırlık ve bilgilendirme çalışmaları sonucu halk referandumu ile kabul edilmiş, birliğe sunulan dosyanın kabul edilmesiyle Akyaka, Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne (Cittaslow) üye olmuştur. (Bkz. Ek-2)

Cittaslow  kriterleri arasında önemi bulunan yaya öncelikli ve güvenli trafik hareketinin sağlanabilmesi, bisikletin daha yaygın bir ulaşım aracı olarak kullanılmasına yönelik, Atılım Üniversitesi akademisyenlerinin Akyaka Kent Konseyi’nin alan desteği ile “Katılımcı Yerel Yönetim ve ‘Yavaş Şehir’ Uygulama Gereksinmeleri Çerçevesinde Akyaka Beldesi Örnek Alan Araştırması” proje çalışması gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında belde sakinleri ile yapılan toplantılar sonucu, belediye binasının altında kalan alanın trafiğe kapatılması ve Atatürk Caddesi'nin ulaşım ve trafik sisteminin kısa dönemde iyileştirilmesi için öneriler getiren bir rapor hazırlanmıştır. [4] ( Bkz. Ek-3)

Cittaslow  eylem planlarının katılımcı bir süreçte oluşturulması için Akyaka Belediyesi ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla bir Sakin Kent Yönergesi hazırlanmış ve imzalanmıştır. (Bkz. Ek-2). Ancak, Muğla’nın Büyükşehir olması ile birlikte Akyaka Belediyesi kapanmış, Cittaslow  kriterlerinin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmamış  ve Akyaka’nın Cittaslow statüsü belirsizliğe sürüklenmiştir.

Akyaka’nın yerel yönetim anlayışı, benimsenen vizyon cümlesi ve  Cittaslow düşüncesinden uzaklaşmıştır. Artan turizm ile oluşan rant baskısı, doğal taşıma kapasitesinin sınırlarını zorlamaya başlamıştır.  Bugün Akyaka, kimliğinin en önemli öğeleri olan doğal ve mimari zenginliklerini yitirme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Halkın ortak yaşam alanları, zeytinlikler özelleştirilerek imara açılmaya çalışılmaktadır (Bkz. Ek-4). Hassas bir eko-sistem olan Azmak, ÖÇK ve Kıyı Kanununun gerekleri yerine getirilmediği için her gün biraz daha yok olmaktadır. (Bkz. Ek-5).  Orman alanları çöp ve moloz atıklarıyla kirletilmektedir (Bkz. Ek-6). Yaya dostu politikaların eksikliği nedeni ile her yıl artan araç trafiği yönetilememekte, günübirlik çözüm arayışları ile orman alanları, Azmak kenarı otoparklara dönüştürülmekte, caddeler gittikçe daha fazla araç işgali altına girmektedir. Kaldırımlar, yürüyüş ve bisiklet yolları ya çok yetersiz, ya da tamamen planlama dışında bırakılmıştır. Rekreasyon alanları, çocuk oyun alanları, halkın sosyalleşmesine yarayacak açık ve kapalı kültürel mekanlar yok denecek kadar azdır.

Ne yazık ki ÖÇK Bölgesi ve Yavaş Kent olması, doğayla dost, katılımcı bir yerel yönetim iradesi ortaya konulamadığı için Akyaka’nın olumsuz gelişimini engelleyememektedir. Hükümetin doğa koruma alanlarını dahi özelleştirmeyi, yatırımlara açmayı öngören politikaları da sorunu ağırlaştırmaktadır.

Olumlu tarafından bakıldığında, Akyaka’nın dünyada benzeri az bulunan doğal ve kültürel zenginliklerinin bilincinde olan yerel sivil toplum kesimleri, bu olumsuzluklara karşı etkin mücadeleler yürütmektedirler. Bu çalışmalar arasında Akyaka Kent Konseyi’nin girişimi ile Akyaka’nın Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne üye olması, Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi ile yapılan Azmak Sempozyumu, Azmak’ın Kıyı Kanununa dahil edilmesi girişimleri ve orman içinde açılan çöplük alanın kaldırılması, Akyaka Dayanışması’nın girişimi ile kamuya ait zeytinlik alanın özelleştirilmesine, imara açılmasına karşı yürütülen çalışmalar ve  Akyaka Orman Kampı’nda Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalara karşı verilen mücadeleler sayılabilir.

Muğla’nın Büyükşehir statüsü kazanması ve belde belediyesinin kaldırılması ile Akyaka’ya ilişkin kararlar sorumlulukları dahilinde Ula ve Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

Akyaka’nın değerlerinin korunabilmesi ve geleceğe aktarılabilmesi için, 2863 sayılı Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu Md.17 ( Değişik: 14/07/2004-5226/8 md.) “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar planı”, 5393 sayılı Belediye Kanunu,  Md.73 Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu Md.7 b ve e bentleri dikkate alınarak mevcut doğal ve arkeolojik SİT alanları, Özel Çevre Koruma alanı statüsünün gereklerinin yapılması, koruma amaçlı özel alan ilan edilmesi, bütünleşik yönetim planı oluşturulmasının alanın bütün olarak korunmasında çözüm olacağını düşünüyoruz.

Akyaka Dayanışması, Akyaka’da yıllardır doğayla dost, yüksek yaşam kalitesi için mücadele eden sivil toplum kesimlerinin bir araya gelerek oluşturdukları bir platformdur.

Akyaka Dayanışması olarak, Akyaka’nın sahip olduğu zenginliklerin korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için yerel yönetimin karar alma süreçlerine katılarak önemli katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Zira yıllardır bu mücadele içinde yer alan bireyler ve sivil toplum örgütleri olarak bölgemizin sorunlarını çok yakından tanıyoruz. Sivil toplumun mücadele sürecinde kazandığı bilgi birikimi ve deneyimin de Akyaka’ya zenginlik katan, yerel politikaların ve eylem planlarının oluşturulma sürecinde mutlaka değerlendirilmesi gereken önemde olduğuna inanıyoruz. Sayın Başkanlığınızın ve Belediye Meclisi’nin yeni stratejik planlama döneminde aşağıdaki taleplerimizin dikkate alınmasının hem bölgemiz, hem de ülkemiz için gurur kaynağı olacak örnek bir katılımcı yerel yönetim anlayışının hayata geçirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz:

1)  Kamusal bir alan ve zeytinlik olan 3841 sayılı parselin imara kapatılması,zeytin ağaçlarının kesilmesi gibi geri dönülmez bir tahribata meydan vermemek için halen işlemleri devam eden özelleştirmesinin derhal durdurulması, kamusal alanların özelleştirilmesine izin verilmemesi,

2) Kadın Azmağı’nda doğal yaşam alanlarının işgaline ve tahrip edilmesine izin verilmemesi, Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalara son verilmesi, Azmağın kıyı kenar çizgisinin tespitinin tamamlanmış olması 6 nedeniyle teknik ayrıntıların ilgili daireden talep edilerek, kıyı kenar çizgisinin gereğini yapacak ilgili Belediye birimlerinin harekete geçirilmesi, Akyaka Belediyesi döneminde planlanan, “Azmak kıyı bandında bir yürüyüş yolu” projesinin hayata geçirilmesi (Gökova-Akyaka’yı Sevenler Derneği’nin  yaban hayata saygılı proje önerisinin dikkate alınması [5]

3)   Akyaka İmar Planında orman içlerinde tahribata yol açan yol planlarının iptal edilmesi

4)   Akyaka’nın kent kimliğinin önemli parçası olan Çakırhan Mimarisi’nin yozlaşmasının önüne geçilmesi  (ortak yaşam alanlarının korunması, imar suistimallerine izin verilmemesi, yeni yerlerin imara açılmaması, yürürlükteki imar plan hükümlerinde bodrum katlarda olduğu gibi yoruma açık bölümlerin gözden geçirilerek hakkaniyetli, suistimale izin vermeyecek bir netliğin sağlanması),

5)  Akyaka’nın Yavaş Kent Statüsü’nü devam ettirmesi, yaşam kalitesinin arttırılması için eylem planlarının yapılması
  • Doğanın korunması (Azmakların, ormanların, denizin, kıyı alanlarının, bahçe ve tarım alanlarının korunması için eylem planları)
  • Yerel ve organik üretimin desteklenmesi, slowfood uygulamaları
  • Kendine yeten, temiz enerji kaynaklarına yönelim
  • Yaya dostu kent olmanın hedeflenmesi (yürüyüş ve bisiklet yolları, etkin toplu taşıma, motorlu araçlara kapalı alanlar oluşturulması, özel araç kullanımını caydırıcı önlemler)
  • Doğayla dost turizm anlayışının geliştirilmesi
  • Yavaş Kent kültürünü yaygınlaştırmayı/geliştirmeyi hedefleyen etkinlikler (Yavaş Kent Festivali)

6)  Katılımcı, yerinden yönetim anlayışının hayata geçirilmesi (Ula Kent Konseyi, Akyaka Mahalle Meclisi yapılarının oluşturulması, Belediye meclis toplantılarının halka açık yürütülmesi, halkın katılımının teşvik edilmesi, katılımı kolaylaştıracak pratik olanakların sağlanması)

Dileğimiz; katılımcı yerel yönetim mekanizmalarının oluşturularak beldemizin sorunlarına sivil toplum kesimlerinin etkin katıldığı süreçlerde yerel yönetimle birlikte kalıcı çözümler üretilmesidir. Eşsiz güzellikteki doğamızı ve ortak yaşam alanlarımızı koruyarak gelecek nesillere aktarma konusunda Akyaka Dayanışması olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. 8.12.2014
   AKYAKA DAYANIŞMASI


EKLER:

1)      Akyaka Belediyesi Stratejik Planı
2)      Yavaş Kent Çalışmaları (Akyaka Kent Konseyi, Akyaka Belediyesi)
3)      Katılımcı Yerel Yönetim ve ‘Yavaş Şehir’ Uygulama Gereksinmeleri Çerçevesinde Akyaka Beldesi Örnek Alan Araştırması  (Dr. Cumhur Aydın, Atılım Üniversitesi)
4)      Zeytinliğin imara açılmasına ve özelleştirmesine karşı girişimler
5)      Azmak tahribatlarını  önlemeye yönelik girişimler
6)      Ormanların çöp depolama alanı olarak kullanılmasına karşı girişimler
7)      Akyaka Yerel Yönetim Sözleşmesi
8)   CD (Bu dosyanın ekinde bulunan ya da atıfta bulunulan tüm belgelerin elektronik kopyalarını  içerir)


3 Kasım 2014 Pazartesi

Kent, Kültür ve Demokrasi Muğla Forumu'nun Ardından



Foto: Kazım Yılmaz
TMMOB Mimarlar Odası'nın  düzenlediği  ve 31 Ekim - 1 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilen Kent, Kültür ve Demokrasi Buluşmasında Muğla Bölgesi'nde kıyı, doğa ve ortak yaşam alanlarını rant alanlarına dönüştüren ve tahrip eden gelişmeler birçok boyutu ile ele alındı. Yerel mücadeleler veren sivil toplum kesimleri de seslerini duyurma imkanı buldular. 

Akyaka Dayanışması olarak biz de, Prof. Dr. Ruşen Keleş'in yönettiği oturumda Akyaka, Akbük ve Gökova'da kent ve doğayı tehdit eden gelişmeleri içeren bir sunum yaptık. Oturum sonrasında Büyükşehir Belediye Başkanımız Osman Gürün ile Akyaka'daki imar sorunlarını görüştük. Akyaka Belediyesinin ormanda çöp dökerek açmaya çalıştığı ve Akyaka Yerel Yönetim Platformu'nun girişimi ile durdurulan yolun imar planından çıkarılması, Zeytin Park'ın imara kapatılması ve Azmak tahribatlarının önlenmesi gibi taleplerimizi bir kez daha gündeme getirdik. Osman Gürün, B.Şehir Belediyesinin ilgili birimlerinin yetkilileri ile bizi tanıştırarak bu konuları görüşmenin yolunu açtı. Umarız önümüzdeki günlerde yapacağımız görüşmeler Akyaka'ya kimliğini veren doğal ve kültürel değerlerin korunarak gelecek kuşaklara ulaştırılması mücadelemize katkı sağlar.
Foto: Dilek Bulut

Buluşmanın ikinci gününde Muğla Mimarlar Odası ve Akyaka Dayanışması olarak birlikte, Kadın Azmağında Kıyı Kanunu'nun gereklerinin yerine getirilmesini Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'ndan talep eden bir imza kampanyası düzenledik. Dilekçemizde Kadın Azmağı ve Akçapınar Azmağı'nın kanun kapsamına alınmasından sonra Azmak kenarında işgallere son verilmesini, doğal yaşamı tahrip eden girişimlere izin verilmemesini ve Yönetim Planı hükümlerinin eksiksiz uygulanmasını talep ettik. Başta B.Şehir Belediye Başkanı Osman Gürün ve TMMOB Mimarlar Odası Başkanı Eyüp Muhçu olmak üzere çok sayıda katılımcı imzaları ile destek verdiler. Dayanışmaya katkı veren herkese teşekkür ediyoruz.

Serdar Denktaş
Akyaka Dayanışması

"Gökova Özel Çevre Rant Bölgesi mi Oluyor ?" başlıklı sunumu indirmek için tıklayın

25 Eylül 2014 Perşembe

Muğla Valiliği'nin cevabı kamuoyunu tatmin etmekten uzak !


Akyaka Dayanışması'nın Açıklaması

Yurttaşların Muğla'ya Hizmet Vakfı'nın Akyaka Orman Kampı'nda Kıyı Kanunu'nu ihlal eden uygulamaları üzerine BİMER'e yaptıkları şikayetlere Muğla Valiliği Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğünden yanıt verildi.  Akyaka Dayanışması'nın 31 Ağustos 2014 tarihli basın açıklamasına da cevap niteliği taşıyan bu yanıt kamuoyunu tatmin etmekten uzaktır. Yukarıdaki bağlantıda tam metni bulunan cevapta aşağıdaki hususlar dikkat çekicidir:

1) “Bahse konu taşevler bölgesinde sağlanan kontrollü serbestlik uygulaması akşam saat 20:00'den sonra yapılmaktadır.”

Tel örgülerle çevrilmiş alanda kapılara yerleştirilen levhalarda hiçbir şekilde kontrollü serbestlik uygulamasından söz edilmemekte, aksine “apart sakinleri dışında giriş yasaktır” ve “dikkat köpek var” uyarıları ile gün boyu halk bölgeye girişten caydırılmaya çalışılmaktadır. Kıyı Kanunu açıktır: halkın kıyıya erişimi önünde tel örgü, duvar vb. engeller oluşturulamaz.  Ayrıca ilgili kanun maddesinde  “kontrollu serbestlik” şekline bir uygulama tanımlanmamıştır.

2) “Bahsi geçen kapı ve tel örgü geçmişte mevcut olan ve etrafı doğal bitki örtüsüyle sınırlı alandaki taş evlerin giriş kapılarıdır.”

Tel örgü ve demir kapıların doğal bitki örtüsü ile sınırlı alanda yapıldığı doğru değildir. Bölgenin önceki dönemde serbest olan üç girişi de engellenmiştir: merdivenlerin olduğu giriş tel örgülerle tamamen iptal edilmiş, diğer iki girişte ise demir kapılar ve yasak levhaları ile halkın kullanımına engel oluşturulmuştur.

3) “Alana araçlarıyla girmeyi alışkanlık haline getirmiş ziyaretçilerin girişlerine izin verilmemektedir. Çünkü kıyı ve plaj alanı dışında yer alan Taş evlerde kalan misafirlerin her türlü güvenliklerinden işletmemiz sorumludur.”

Kamp alanına giriş çıkışlar  kampın ana girişlerinde kontrol edilmektedir. Kamp alanı içindeki Taş Evler’in tel örgülerle çevrilerek bu bölge için ayrı bir güvenlik sisteminin oluşturulması, bu alanın kullanımının özelleştirilerek ayrıcalıklı hale getirilmek istendiği anlamına gelmektedir. Bu bölgeye araçla giriş istenmiyorsa, araç girişinin yasak olduğuna dair bir levha konulabilirdi. Bunun yerine apart sakinleri dışında halkın bölgeye araçla veya araçsız girişinin tamamen yasaklanması yoluna gidilmiştir. İşletme, yalnızca Taş Evleri değil, tüm kamp alanını kullananların güvenliğinden sorumlu olmalıdır. 

İşletme, kıyıya erişim hakkını Taş Evler’de kalanlar ve diğerleri şeklinde ayırarak bir kısım kullanıcıyı ayrıcalıklı hale getirmektedir. Kıyı Kanunu açıkca herkesin kıyılara “eşit ve serbestçe” erişim hakkı olduğu söylemektedir.

4) “Alanda bulunan çadır ve karavan misafirlerimizin bakımını üstlendiği ve alana hayvan severler tarafından bırakılan köpeklerin serbest dolaşması bazen tehlike arz etmektedir, uyarı levhası bu nedenle konulmuştur”

İşletme, çadır ve karavan tatilcilerinin köpeklerin bakımını üstlenmiş olmasından duyduğu rahatsızlığı dile getirmektedir. Taş Evler ve çadır/karavancı ayrımı yapıldığı, ikincilerin birinciler için tehdit oluşturduğu iması tekrarlanmaktadır.  Hayvanseverlerin alana bıraktıkları iddia edilen köpeklerin oluşturdukları tehditin  “Dikkat köpek var” uyarı levhası ile ortadan kaldırılmaya çalışılması ise ancak tebessümle karşılanabilecek ciddiyettedir. 

Muğla Valililiği, Muğla’ya Hizmet Vakfı’nın yasalara aykırı uygulamalar içinde olduğu  iddialarına bizzat cevap vermeyip, Vakfın idaresinden gelen cevabı aynen iletmekle yetinmiştir. Muğla Valisi’nin yönetim kurulu başkanı olduğu bir kuruluşun yasaya aykırı uygulamalar içinde olması, Muğla Valiliği’nin kamuoyuna bizzat açıklama yapmasını gerektiren önemde  bir sorundur.  Zira Valilik, yasaların yerelde uygulanmasından sorumlu en üst düzeydeki kamu kurumudur.   Muğla Valiliği kendi yönetiminde olan bu Vakfın şikayet konusu uygulamalarını ciddiyetle inceleyerek kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapmalıdır.

Muğla Valiliği, tüm Muğla bölgesinde yurttaşların yoğun şikayetlerine konu olan, gerek Muğla’ya Hizmet Vakfı, gerekse diğer otel, restoran, vs. gibi özel işletmelerin neden olduğu Kıyı Kanunu ihlallerine son verilmesine ve halkın kıyıya erişiminin önündeki engellerin kaldırılmasına yönelik adım atmalıdır.

Akyaka Dayanışması

11 Ekim 2013 Cuma

Akyaka Dayanışması'nın TBMM'ye Dilekçesi

Sayın Milletvekilleri                                                                                       08.10.2013

Lütfen Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka’nın betonlaşmasına izin vermeyin !

Gökova Özel Çevre Koruma Alanında, Akyaka Belediyesi sınırları içinde yer alan 19.300 m2 büyüklüğünde bir zeytinlik alan (3841 no.lu parsel) Akyakalıların haberi olmadan Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca (ÖİB) özelleştirme programına alınmıştır. Daha sonra ÖİB tarafından yapılan uygulama imar planı değişikliği resmi gazetede yayınlanmak suretiyle onaylanmıştır. Ayrıca zeytin yetiştirme alanı olmasına karşın bu alan, tapu kaydı hukuka aykırı şekilde “arsa”ya dönüştürülerek “Zeytin Koruma Yasası” olarak bilinen ve zeytin yetiştirme alanlarının korunmasını öngören yasanın da koruması dışına çıkarılmıştır.

Diğer yandan Çevre Kanunu 9/d maddesinde Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi olarak ilan edilmiş alanlarda İmar Kanunu’nun 9. Maddesi hükümlerinin geçerli olmadığı belirtilmektedir. Hal böyleyken, plan değişikliği yapma yetkisini bu maddeden alan ÖİB, ÖÇK Bölgesi içinde yer alan Akyaka’da plan değişikliği yapmak suretiyle yetkisini aşmıştır.

Akyaka, Özel Çevre Koruma Alanı olarak doğanın korunmasının öncelikli olduğu bir bölgedir.  Aynı zamanda Uluslararası Yavaş Kentler Birliği (Cittaslow) üyesi olan Akyaka, katılımcı yerel yönetim anlayışı içinde, doğal ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara korunarak devredildiği, insanla doğanın uyum içinde birlikte var olabildiği, yaşam kalitesi yüksek bir belde  olmayı hedeflemiştir. Bu hedef, Akyakalıların birlikte oluşturdukları “Akyaka Vizyonu”nu temel almaktadır. Yavaş Kent Akyaka, doğayı ranta feda ederek büyümeyi öngören imar planları ile yönetilmek, kimliğini hızla yitiren bir belde olmak istemiyor. 

TALEPLERİMİZ:
1) ÖİB tarafından yasaya aykırı olarak yapılan plan değişikliği iptal edilmeli ve tüm Akyakalıların ortak yararlanma hakkı olan bu kamusal alanın imar plan yetkisi Akyaka Belediyesi’ne devredilmelidir. Akyaka Nazım İmar Planı değiştirilerek 3841 no.lu parselde yapılaşmaya izin veren imar plan hükümleri kaldırılmalıdır. 3841 no.lu parselin tapu kaydı “zeytinlik” olarak düzeltilerek üzerindeki zeytin ağaçları yeniden yasal korumaya alınmalıdır.

2) Kentin gerçek sahiplerinin o kentte yaşayanlar olduğundan hareketle, 3194 Sayılı İmar Kanunu, imar planlarının yapım ve değiştirilmesi süreçlerine yerel halkın etkin katılımını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

3) ÖÇK Bölgeleri ve her türlü doğa koruma alanlarının “üstün kamu yararı” gerekçesiyle yatırıma açılabilmesini öngören ve yaasalaşmak üzere TBMM gündemine getirildikten sonra geri çekilen “Biyo-Çeşitliliği Koruma Yasası” tamamen geri alınmalıdır.

Biz, aşağıda imzası bulunanlar (26.824 kişi), bu taleplerimiz için gereğini bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz.

(İmzalar TBMM Dilekçe Komisyonu’na 8.10.2013 tarihinde teslim edilmiştir, numarası: 17027)

Akyaka Dayanışması

22 Eylül 2013 Pazar

Akyaka'dan Ankara'ya Bisiklet Turu (İmzaları Teslim Ediyoruz)



Akyaka’da özelleştirilerek imara açılmak istenen hazine arazisi zeytinliğin korunması için toplanan imzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na götürüyoruz.  Akyaka Dayanışması’nın başlattığı kampanyasında imza sayısı 22.700 'ü buldu. Yol boyunca kampanyamızı sürdürerek Ankara’ya çok daha fazla imzayla ulaşmayı hedefliyoruz.

Akyaka’dan Ankara’ya bisikletle yapılacak yolculuk boyunca taleplerimizi simgeleyen 3 mesajımız olacak : ZeytinSöz  ve Su

Zeytin

Akyaka’da 3841 no.lu parselin özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir. İmar değişikliğine gidilerek konut alanı olmaktan çıkarılmalı, üzerindeki zeytin ağaçlarına zarar vermeden hem Akyakalıların hem de Beldenin ziyaretçilerinin ortak yararlanabileceği biçimde, halkın katılımıyla yeniden değerlendirilmeli, kamusal alan niteliği korunmalıdır!


Söz


Akyaka’da yaşanan bu örnek, yaşanmış nice benzerleri gibi İmar Yasasının anti-demokratik dayatmacı niteliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. İmar Yasası halkın daha en başından planlama süreçlerine katılmasına elverecek biçimde yeniden düzenlenmelidir!

Su

TBMM gündeminde görüşülmeyi bekleyen Gökova gibi korunan alanların korkulu rüyası Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı geri çekilmelidir!

Turumuz 27 Eylül’de 14:00’da Akyaka’da bir basın açıklaması ile başlayıp, 7 Ekim’de Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın önünde bir basın açıklaması ile sona erecek. Yol boyunca 3 bisikletli pedal çevirecek, 2 kişi bir araçla kendilerine eşlik edecek.

Güzergahımız üzerinde konaklayacağımız yerleşim birimleri:
- Muğla
- Denizli
- Başmakçı
- Afyon
- Kütahya
- Eskişehir
- Sivrihisar
- Temelli (Ankara).

Geçeceğimiz yerleşim birimlerinde başka bisikletli grupların kısa mesafelerde bizlere  eşlik ederek destek ve moral vermeleri bizleri mutlu edecektir. Ayrıca konaklayacağımız kentlerde sivil toplum örgütlerinin akşam düzenleyecekleri toplantılara katılmak, tanışmak, mücadelemizi anlatmak, kent ve doğa hakkı konularında sohbet etmek ve kampanyamıza imza toplamaktan mutluluk duyacağız. 

Etkinliğimize destek vermek, bizleri toplantılarına davet etmek isteyen STÖ’lerin akyakadayanismasi@gmail.com e-posta adresine yazarak bizlerle iletişime geçmelerini rica ediyoruz.

Mücadelemizle ilgili bilgi için:
www.change.org/akyakabetonlasmasin   (İmza kampanyamız)


21 Temmuz 2013 Pazar

Akyaka Dayanışması'ndan Sivil Toplum Örgütlerine Destek Çağırısı


Gökova Özel Çevre Koruma Alanında, Akyaka Belediyesi sınırları içinde, 19.300 m2’lik hazine arazisi zeytinlik bir alan (3841 no.lu parsel) Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca özelleştirme kapsamına alındı.  Ayrıca söz konusu alanın Akyaka İmar Planında konut alanı olarak gösterilerek tapuya “arsa” kaydının düşülmüş olması, üstündeki zeytin ağaçlarına rağmen arazinin 3573 sayılı “Zeytin Yasası”nın koruması dışına çekilerek özelleştirilmesinin önünü açmıştır.

Kamusal alanımızın kentin sahipleri olan bizlere sorulmadan özelleştirilmesini, yapılaşmaya açılmasını durdurmak üzere Akyaka Yerel Yönetim Platformu öncülüğünde başlattığımız mücadelemizi, Akyaka ve Muğla’dan duyarlı kuruluşların katılımı ile AKYAKA DAYANIŞMASI çatısı altında birleştirerek güçlendirdik. Doğrudan demokratik yol ve yöntemlerle mücadelesini yürüteceğimiz ortak istemlerimizi aşağıdaki gibi belirledik:
  1. 3841 no.lu parselin özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir. İmar değişikliğine gidilerek konut alanı olmaktan çıkarılmalı, üzerindeki zeytin ağaçlarına zarar vermeden hem Akyakalıların hem de Beldenin ziyaretçilerinin ortak yararlanabileceği biçimde, halkın katılımıyla yeniden değerlendirilmeli, kamusal alan niteliği korunmalıdır!
  2. Akyaka’da yaşanan bu örnek, yaşanmış nice benzerleri gibi İmar Yasasının anti-demokratik dayatmacı niteliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. İmar Yasası halkın daha en başından planlama süreçlerine katılmasına elverecek biçimde yeniden düzenlenmelidir!
  3. TBMM gündeminde görüşülmeyi bekleyen Gökova gibi korunan alanların korkulu rüyası Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı geri çekilmelidir!

24 Temmuz 2013 tarihinde söz konusu zeytinlik alanda saat 12:30’da yapacağımız basın açıklamsı ile kamuoyuna taleplerimizi bildireceğiz ve her türlü yasal ve demokratik yöntemlerle taleplerimiz karşılanıncaya kadar sürdüreceğimiz mücadele sürecini başlatacağız.

Taleplerimizin ülke genelinde verilen kent ve doğa hakkı mücadelelerinin ortak taleplerini de dile getirdiğine inanarak, duyarlı tüm kurum ve kuruluşların desteğini yanımızda görmek istiyoruz. Akyaka Dayanışması’nın   kuruluşunuzun adının da destek veren kuruluşlar listesinde yer alması bizi mutlu edecek ve güç verecektir.  Listede yer alma isteğinizi e-posta ile akyakadayanismasi@gmail.com adresine bildirebilirsiniz.

Basın açıklaması davetimizin ve etkinlik broşürümüzün kopyasını http://akyakaninsesi.blogspot.com/2013/07/akyaka-dayansmas-brosuru.html bağlantısında bulabilirsiniz.

Etkinliklerimizle ilgili bilgi almak için:



Akyaka Dayanışması Platformu Bileşenleri:

Karia Kadınlar Derneği
TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi
Muğla Kent Konseyi
Akdeniz Yeşilleri Derneği
Muğla Gelişim Hareketi
Gökova Sürekli Eylem Kurulu
Akyaka Hayvan Sevenler Derneği
Akyaka Musiki Derneği
Akyaka Yerel Yönetim Platformu
Marmaris Forum

Destek Veren Kuruluşlar:

Yeşil Gerze Çevre Platformu (YEGEP)
Slow Food, Fikir Sahibi Damaklar
Yunuslara Özgürlük Platformu
Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi
Sualtı Araştırmaları Derneği (SAD)
Doğa Derneği
Mersin Günebakan Kadın Derneği
Cittaslow Türkiye
Turgutlu Çevre Platformu (TURÇEP)
Turgutlu Toplumsal Dayanışma ve Kültür Merkezi
Gündem Çocuk Derneği
Ege Çevre Platformu (EGEÇEP)
Engelli İnsan Hakları Derneği (EN-İNSAN-DER)
Akyaka'yı Geliştirme Derneği
Muğla Çevre Geliştirme Derneği
Akdeniz Gençlik Derneği


Bireysel Destekler:

Bireysel destek vermek isteyenler change.org üzerinden yürüttüğümüz “Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka’nın betonlaşmasına izin vermeyin!” başlıklı kampanyamıza imza vererek katılabilirler.

17 Temmuz 2013 Çarşamba

Akyaka Dayanışması Ortak Mücadele İrade Beyanı


Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun (AYYP) daveti üzerine 17 Temmuz 2013 Çarşamba günü Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca özelleştirilmek istenen zeytinlikte (3841 No’lu parsel) bir araya gelen bizler aşağıda yer alan istemler doğrultusunda acil, ortaklaşa bir mücadele vermek için anlaştık:

1.     ÖİB’nin 3841 parselde gerçekleştirmek istediği özelleştirme süreci durdurulmalı; ilgili arazi zeytinlik olarak tescil edilip tapudaki kaydı yenilenmeli; Akyaka halkının gereksinimi ve ortak çıkarları temelinde değerlendirilmek üzere kamusal alan niteliği korunarak konut alanı olmaktan çıkarılmalıdır.
2.     İmar Yasası anti-demokratiktir. İmar planlarının yapım veya revizyon aşamasında halkın daha en başından planlama sürecine müdahil olabilmesine elverecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.
3.     Akyaka, Gökova Özel Koruma Alanı içindedir. Merkezi hükümetlere özel korunan alanların statülerinde “üstün kamu yararı” adına değişiklik yetkisi öngören Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı TBMM’den tamamen geri çekilmelidir.

Mücadele sürecini başlatırken atılacak ilk adımları belirleyerek görev bölüşümü yaptık:

1)    Bu irade beyanında yer alan istemleri yeni katılacaklarla birlikte AKYAKA DAYANIŞMASI adı altında oluşturulacak geniş bir platform adına 24 Temmuz 2013’te bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurmak.
2)    24 Temmuz 2013’e kadar bu irade beyanına imza verenlerin platformun kuruluşu için gerekli kararları alarak, basın açıklamasında temsilcileriyle hazır bulunmasını sağlamak
3)    O tarihe kadar, Akyaka içinde AYYP’nin, Muğla genelinde diğer bileşenlerin yürüteceği konuyu aydınlatan ve halkı basın açıklamasına katılmaya çağıran bir kampanya yürütmek.
4)    Ayrıca ülke düzeyinde mücadele istemlerimizi destekleyecek kuruluşlarla bağ kurarak basın açıklamasının altında “destek veren kuruluşlar” başlığında yer almalarını sağlamak.
5)    AYYP’nin change.org üzerinden başlattığı Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka’nın Betonlaşmasına İzin Vermeyin! başlıklı imza kampanyasına destek olmak, yaygınlaştırmak

6)    Belediye tarafından ÖİB aleyhine açılan davanın yanında, 3841 parselin tapu sicilindeki mevcut arsa kaydının aslına uygun biçimde zeytinlik olarak değiştirilmesi ve kamusal alan olarak tescili için yasal süreçleri başlatmak.