10 Eylül 2012 Pazartesi

Alkışlar Başkana: Önce ikrar etti, sonra kendini protesto etti.

8 Eylül’de “Akyaka Çöpyaka Olmayacak” protesto yürüyüşü için halk toplanma alanına gelmeye başladığında bir sürprizle karşılaştı. Belediye Başkanı Ahmet Çalca da yürüyüşe  katılmak üzere oradaydı. Bu arada belediye görevlileri de birlikte gelmişlerdi ve halka protesto konusu  olan, belediyenin ormana çöp ve moloz dökmesiyle ilgili bir “bilglendirme” broşürü dağıtıyorlardı. Broşürde aynen şöyle deniyordu:  “Beldemiz sınırları içerisinde yaşayan vatandaşlarımızın Belediyemiz veznesine moloz ücreti yatırmadan inşaat atık ve molozlarını poşete koyarak kendi imkanlarıyla Akyaka imar planında yol olarak gözüken alana bırakılan inşaat atık poşetleri belediyemiz tarafından kaldırılmıştır.”

Yani ormana çöp ve moloz atan belediye değil, vatandaştı.

Ve yürüyüş başladı. Yürüyüş boyunca protestocularla birlikte yürüyen başkan eylemcilere alkışla destek verdi. Yürüyüş belediye binasının önünde basın açıklaması ile bitti. Gazeteciler başkana protesto eylemine neden katıldığını, çöp ve moloz konusunda ne söyleyeceğini sordular. Başkan basına aynen şunları söyledi:  "Belediye Başkanı olarak her ne kadar çöplerin o alana atılmasına vesile olan birisi olsam da bu eyleme destek verdim. Ama önümüzdeki süreçte hafriyat dökülmesi tamamlanarak imar planı çerçevesinde bu yol açılacak" .

Başkan bu sözleri ile ormana çöp atılmasının sorumlusunun kendisi olduğu söylüyor, dolayısı ile bir saat  önce dağıttırdığı broşürde söylediklerini de yalanlıyordu.

Herşey Belediye Başkanının bilgisi ve yönetimi altında olmuştu. Olayın aslı şu idi: Belediye, aslında Muğla’daki çöp toplama alanına sevk etmesi gereken çöpleri sevkiyat masraflarından kurtulmak için hem en yakın hem de gözden uzakta olan ormanın içine döküyordu. Bu eylemin üstelik yasal bir kılıfı da vardı: imar planında burada bir yol görünüyordu. Hiç kimsenin ihtiyaç duymadığı, yalnızca doğanın tahribatı anlamına gelecek olan bu yolu çöplerin dökülmesi için fırsat bilmişti. Fikir aslında dahiyane idi. Çöplerden masrafsızca kurtulurken üzerine de inşaat molozlarını para karşılığı döktürerek belediyeye gelir sağlanacaktı. Akyaka’da inşaat sezonu başlamadığına göre ormana dökülen molozun Akyaka dışından getirildiği de açıktı. Yani ormana çöpümüzü boca ettiğimiz yetmiyormuş gibi bir de çevrenin molozunu döktürüyorduk.

Tüm bunları düşünmüş ve hayata geçirmiş bir belediye başkanı, Cittaslow yönetiminden bir üstün hizmet  belgesi de beklemiş olabilir mi diye insan düşünmeden edemiyor... 
 
Serdar Denktaş

9 Eylül 2012 Pazar

Muğla Orman İşletme Müdürlüğü'nün Çöp ve Moloz Raporu


İNCELEME RAPORU


EMİR: Muğla Orman İşletme Müdürlüğünün 06.2012 tarih ve 201-648 sayılı emri.

KONU: Akyaka Belediyesinin orman arazisi içine çöp ve moloz dökmesi ile ilgili olarak Akyaka sakinlerinin şikayet dilekçesi,

 İNCELEME: Gökova Orman İşletme Şefliği Akyaka Beldesi İnişdibi Mevkiinde Gökova serisi 46 nolu bölme içerisinde bulunan bahse konusu yerde dilekçede belirtildiği gibi arazi üzerinde çöp ve moloz artıkları görüldü. Yapılan İnceleme sonucunda çöp dökülen arazinin yaklaşık 1 dönüm kadar olduğu bunun 300 m2 lik bir bölümün orman arazisi olduğu anlaşılmıştır. Dökülen çöpler orman dışı sahaya dökülmüş ancak aşağı doğru itilirken orman arazisine girmiştir. Herhangi bir ağaç zararı mevcut değildir. Sadece orman içine boşaltılan çöpler bulunmaktadır. Bunun üzerine Akyaka Belediyesine orman arazisi içindeki çöplerin temizletilmesi ile ilgili yazı yazılmış ve akabinde belediye ile söz konusu yere gidilerek orman içindeki çöpler orman dan çıkartılmıştır. Tekrarlanmaması için orman sınırına topraktan bir set yaptırılmış orman içine çöp dökülmesi engellenmiştir,

 

SONUÇ VE KANAAT: Akyaka sakinlerinin vermiş olduğu şikayet dilekçesinde belirtilen hususlar ile ilgili olarak;
 

1.     Akyaka Belediyesinin çöp dökmüş olduğu yer belediyenin imar planı doğrultusunda yapacağı yol güzergahındadır. Yapımı düşünülen yolun kurumumuzla herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır.

2.     Bu bölge ile ilgili herhangi bir izin söz konusu değildir.

3.     İmar planı doğrultusunda yapımı düşünülen yola dolgu malzemesi olarak çöp ve moloz kullanılmaktadır. Yol güzergahının orman arazisi olmamasından dolayı müdahalede edilememiştir. Ancak Belediyeye Orman bitişiğine atılan çöplerin yangına sebebiyet verebileceği belirtilerek uyarı yazısı yazılmıştır. İşbu inceleme raporu tarafımdan tanzim ve imza edilmiştir.16.07.2012

 

Seyda KANBUROGLU

 Gökova Orm.İşl.Şefi

 

 

 

 

 

 

Akyaka'nın Çöpyaka Olmasına İzin Vermeyeceğiz !

Basın Duyurusu, Akyaka Yerel Yönetim Platformu, 8 Eylül 2012


Akyaka, yavaşkent olma sürecini Akyaka sakinlerinin katıldığı bir referandumla, büyük bir çoğunluğun evet oylarıyla başlattı. Stratejik planlar, hazırlıklar yapıldı. Belediye Başkanı dâhil, kent konseyi, çeşitli sivil toplum örgütleri birlikte oluşturdukları yavaşkent yönergesinin altına imza koydular; sözler verildi, yükümlülükler alındı. Sözde kaldığı sürece her şey iyi gitti.
 
Ne zaman ki iş, alınan yükümlülükler doğrultusunda adım atmaya geldi, yavaşkent hedefine erişmek için yeni bir kent kültürü yaratma mücadelesi verenlerle, onu bir marka, pazarlanabilir meta olarak görenlerin yolları ayrıldı. Belediyeye egemen olan mevcut anlayış,  birincileri tasfiye etti. Kent konseyi belediyenin uzantısı, göstermelik, işlevsiz bir yapıya dönüştü.
 

Kent konseyinin işlevsizleşmesi, Belediyeye hükmeden anlayışın halkı değişik yol ve yöntemlerle sindirmiş olması, yerel kooperatif ve derneklerin bu gidişe karşı yeterli bir direnç gösterememesi sonucu, yavaşkent projesi de fiilen rafa kalkmış oldu.
 

Akyaka’da yaşanan bu olumsuz deneyimle, hem şeffaf ve hesap verilebilir bir yerel yönetimin, hem de geleceğin toplumuna açılan yeni bir kent kültürünün biricik güvencesinin halkın bağımsız, bağlantısız öz örgütlenmeleri olduğu gerçeği iyice anlaşıldı.
 

Olumsuz gidiş meyve vermekte gecikmedi. Başta Azmak olmak üzere doğal yapı tahrip edilmeye, üzerine binen aşırı yükten ötürü Akyaka S.O.S vermeye başladı. Belediye bu tahribata kimi zaman seyirci kalarak kimi zaman bizzat katılarak suç ortağı oldu. Akyaka gibi küçük bir Beldenin kolaylıkla üstesinden gelebileceği çöp ve trafik sorunu, sadece Akyakalıların değil, neredeyse bütün ziyaretçilerin fark ettiği ve en çok şikâyet ettiği ilk sorun halini aldı.

 

Bu arada uzunca bir süredir Belediye’nin hemen Akyaka girişinde orman içinde gizlice yürüttüğü ve bugünkü eylemimizin somut konusu olan akıllara zarar bir uygulaması daha ortaya çıktı. Kale arkasına yol yapma gerekçesi altında orman içinde bir vadiyi çöp ve moloz ile dolduruyor, bireysel uyarı ve dilekçelere aldırış etmeden gelecekte olası bir yangını tetikleyeceğini bile bile üzerini toprakla örtüyordu. Yaptığı eylem sadece yangın riskini artırmıyor, kış yağmurlarlarıyla yeraltı su kaynaklarının ve dolayısıyla Azmağın, körfezin kirlenmesinin de önünü açıyordu.

 

Duyarlı Akyakalıların öncülüğünde yapılan toplantılarda kötü gidişin önüne geçecek, giderek halkı kucaklayarak onun sesi olacak Akyaka Yerel Yönetim Platformu bu koşullarda doğdu.

 

Akyaka’nın yanı başında orman içinde yürütülen katliam, geri dönülmez bir noktaya ulaşmadan acil müdahale gerektirdiğinden, platform öncülüğünde çoklu imza toplandı. Haziran sonu hem Orman Bölge Müdürlüğüne hem de Çevre ve Şehirleşme İl Müdürlüğüne başvurular yapıldı. Yaklaşık geçen iki aylık süre içinde yapılan incelemelerde Belediyenin doğaya karşı işlediği suç sabit görüldü. Ne var ki, ne Orman Bölge Müdürlüğünün olası bir yangın tehlikesine dikkat çekmesi, ne de Çevre ve Şehirleşme İl Müdürlüğünce uygulamaya son vermediği durumda Belediyeye, dolayısıyla Akyaka halkına kesilmiş olacak ceza uyarıları fayda verdi. Belediye bildiğini okumaya devam etti ve nihayet bugüne geldik.
 

İyi bilinmelidir ki Akyaka Yerel Yönetim Platformu öncülüğünde bugün bu alanda toplanan bizler çaresiz değiliz! Akyaka’nın sahip olduğu tüm doğal güzelliklerin bize gelecek kuşakların emaneti olduğunun bilinciyle, onları korumak, geliştirmek en başta gelen insanlık ödevimizdir. Kararlıyız; Akyaka üzerindeki karabasana son vereceğiz. Bu nedenle son kez uyarıyoruz:
 

Orman içinde türlü gerekçe ve kılıflar altında sürdürülen katliama ve yeni yol açma girişimine derhal son verilsin!

 
Atılan çöp ve moloz kaldırılsın!

 
Sorumlulardan hesap sorulsun!

 
Aksi durumda, orman içindeki katliamı fiilen önlemeye, bu tahribattan ötürü Belediyeye kesilecek olası cezaları Akyaka halkı olarak kabul etmeyip doğrudan sorumlulara ödetilmesi için sivil itaatsizlik dâhil, bütün hukuksal yol ve yöntemleri kullanmaya kararlıyız.


Belediye Başkanı, Belediye Meclisi ve Kent Konseyi üyelerine sesleniyoruz: 

Verdiğiniz sözleri, altına imza koyarak aldığınız yükümlülükleri yerine getirin, ya da gereğini yapın! 

Yavaşkent yönergesini imzalayan kooperatif ve derneklere sesleniyoruz:

Yavaşkent hedefine ulaşmanın güvencesi, Belediyenin uzantısı göstermelik, işlevsiz yapılar olamaz. Bu hedefe ancak halkın bağımsız-bağlantısız yerel örgütlenmesiyle ulaşılır. Akyaka Yerel Yönetim Platformu Akyakalıların gerçek çıkarlarının sesidir. Bize katılın, yavaşkent hedefine birlikte yürüyelim! Akyaka’yı yeni bir kent kültürünün egemen olduğu örnek bir Belde yapalım!

  

KATIL! MÜCADELE ET! DEĞİŞTİR!

 

EK: Orman Bölge Müdürlüğünün 29/6/2012 tarih ve 201-648 sayılı emri ile yapılan inceleme raporu. >>>>  Muğla Orman İşletme Müdürlüğü'nün Çöp ve Moloz Raporu <<<<

Akyakalıların Son Kararı: Çöpkent değil Yavaşkent !.

8 Eylül 2012’de Akyaka’da Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun düzenlediği ve yaklaşık 250 kişinin katıldığı yürüyüşle, Akyaka Belediyesi’nin orman içine çöp ve moloz dökerek neden olduğu çevre tahribatı protesto edildi. Akyaka girişinde orman alanındaki tahribatın olduğu alana giden yolun başında, platform üyesi Alpaslan Aydın’ın konuşması ile başlayan yürüyüş, sloganlar ve pankartlar eşliğinde Atatürk ve Cumhuriyet Caddesi üzerinden devam ederek Akyaka Belediyesi önünde okunan basın açıklaması ile son buldu. Yürüyüşe katılanlar sloganlar ve pankartlarla Belediyenin Yavaş Kent kriterlerini yerine getirmek yerine, ormanlık ve sulak alanlara verdiği bilinçli tahribatı protesto ettiler. Sembolik olarak tahribat alanından toplanarak taşınan çöpler, üzerine “Ormana Attığı Çöpleri Belediye’ye İade Ediyoruz !” pankartı dikilerek belediyenin önüne bırakıldı. 



 

Basında "Akyaka Çöpyaka Olmasın" Yürüyüşü:

Başkan kendini protesto etti  (Yeni Asır, 8 Eylül 2012, Bekir Tosun)

Türkiye'nin 5 sakin şehrinden (Cittaslow) biri olan Muğla'nın Ula ilçesine bağlı Akyaka beldesinde ormanlık alana bırakılan çöpler çevrecileri isyan ettirdi. Akyaka Yerel Yönetim Platformu üyesi 120 çevreci, eylem yapıp çöpleri bırakan Akyaka Belediyesi'ni protesto etti. Akyaka Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Çalca'nın da 2 kilometrelik yürüyüşe katılıp "Akyaka çöpyaka olmayacak" sloganları atan eylemcilere alkışlarla destek vermesi şaşırttı.
Çöpleri belediyenin attığını kaydeden Akyaka Yerel Yönetim Platformu Sözcüsü Alpaslan Aydın, "Belediye, Akyaka kale arkasına yol yapma gerekçesi ile orman içinde bir vadiyi çöp ve molozla dolduruyor. Bireysel uyarı ve dilekçelere aldırış etmeden gelecekte olası bir yangını tetikleyeceğini bile bile çöplerin, molozların üzerini toprakla örtüyor. Akyaka'nın yanı başında, orman içinde yürütülen bu katliam, geri dönülmez bir noktaya ulaşmadan acil müdahale lazım. Buradan yerel yönetime son kez uyarıyoruz" diye konuştu.
Başkan Çalca ise, imar planında gözüken ancak bir türlü yapılmayan bu yolu açmaya kararlı olduklarını vurguladı. Akyaka'yı yaz aylarında günübirlik denize girmek için 20 bin kişinin ziyaret ettiğini ve bu yola çok ihtiyaç duyulduğunu aktaran Çalca, "Belediye Başkanı olarak her ne kadar çöplerin o alana atılmasına vesile olan birisi olsam da bu eyleme destek verdim. Ama önümüzdeki süreçte hafriyat dökülmesi tamamlanarak imar planı çerçevesinde bu yol açılacak" dedi.
http://www.yeniasir.com.tr/UcuncuSayfa/2012/09/09/baskan-kendini-protesto-etti

 

Akyaka’nın ‘çöpyaka’ olmasına izin vermeyeceğiz  (Evrensel, 9 Eylül 2012, Funda Canoğlu)

 
Maviyle yeşilin buluştuğu, Muğla’nın en güzel turizm beldelerinden biri olan Akyaka’nın ismi bugünlerde çöpyaka olarak anılmaya başlandı. Nasıl mı? Akyaka belediyesinin ‘yol açma’ gerekçesi ile beldenin girişindeki ormanlık alana bıraktığı çöpler nedeniyle. Çevre sakinlerinin şikayeti üzerine toplandığı söylenen çöpler ne yazık ki vadi yatağına sürüklenerek üzeri moloz atıkları ile kapatılmış. Bu durumun açığa çıkartılmasını ve ormanın çöpten temizlenmesini isteyen Akyaka sakinleri yaptıkları basın açıklaması ile bölgenin bir an önce temizlenmesini talep etti.
‘Saydam, katılımcı, hesap verilebilir bir yerel yönetimi birlikte oluşturma’ şiarıyla kurulan Akyaka Yerel Yönetim Platformunun çağrısı sonucu Akyaka girişinden belde içerisine yürüyüş düzenlendi. Yürüyüş başlamadan konu ile ilgili kısa bir bilgi veren platform üyesi Alparslan Aydın, dökülen çöplerin önce üzerinin örtüldüğünü, eylem kararının duyulunca da temizletilmeye başlandığını aktararak ‘İnanıyoruz ki duyarlı Akyaka sakinlerinin çabaları sonucunda eylemimiz verimli bir sonuç alacak ve bu çöpler oradan kaldırılacaktır’ dedi.
Yol boyunca sloganlar ve alkışlarla yürüyerek tüm beldeyi dolaşan platform üyeleri ve çevre gönüllülerine esnaf ve halktan da büyük destek geldi. ‘Katıl değiştir’ pankartı açılan eylemde, renkli görüntüler ortaya çıkarken sık sık “Akyaka çöpyaka olmayacak” şeklinde slogan atıldı. Yürüyüşün ardından belediye önünde toplanan katılımcılar ‘Belediyeye, ormana attığı çöpleri iade ediyoruz’ yazan bir çöp sepetini bırakarak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan platform üyesi Rahime Simpson, Akyaka’nın ‘yavaşkent’ olma sürecini Akyaka sakinlerinin katıldığı bir referandumda çoğunluğun evet oyu vererek başlattığını aktardı. Alınan yükümlülükleri yerine getirmeye gelindiğinde ise sıkıntıların başladığını söyleyen Simpson “Kent konseyinin işlevsizleşmesi, belediyeye hükmeden anlayışın halkı değişik yol ve yöntemlerle sindirmiş olması, yerel kooperatif ve derneklerin bu gidişe karşı yeterli bir direnç gösterememesi sonucu, yavaşkent projesi de fiilen rafa kalkmış oldu. Başta Azmak olmak üzere doğal yapı tahrip edilmeye başlandı” dedi. Akyaka gibi küçük bir beldenin kolaylıkla üstesinden gelebileceği çöp ve trafik sorununun herkesin şikâyet etmeye başladığı bir sorun haline geldiğini belirten Simpson, orman içine bırakılan çöplerin molozla doldurulmasının gelecekte olası bir yangını tetikleyebileceğini ifade etti. “Orman içinde yürütülen katliam, geri dönülemez bir noktaya ulaşmadan çoklu imza toplandı ve bu imzalar Orman Bölge Müdürlüğü ile Çevre ve Şehirleşme İl Müdürlüklerine gönderildi. Yaklaşık iki ay süren incelemelerin ardından belediyenin doğaya karşı işlediği suç sabit görüldü” diyen Simpson, atılan çöplerin kaldırılması ve sorumluların hesap vermesi için sivil itaatsizlik dâhil bütün hukuksal yol ve yöntemleri kullanmaya kararlı olduklarını aktardı.
Yapılan dilekçeler sonucunda Muğla Orman İşletme Müdürlüğünün yaptırdığı inceleme sonrasında yapılan yazılı açıklama ile bahsi geçen bölgede çöp ve moloz atıklarının olduğu, bunun üzerine Akyaka belediyesine yazılan bir yazı ile bunların ormandan çıkartıldığı belirtildi. Tekrarlanmaması için orman sınırına topraktan bir set yapıldığı beyan edildi.
Belediye önünde yapılan açıklamaya belediye başkanın da katılması şaşkınlık yarattı. (Muğla/EVRENSEL)  http://evrensel.net/news.php?id=35938

Akyaka Yerel Yönetim Platformu'nun Basın Bildirisi

 

4 Eylül 2012 Salı

AKYAKA ÇÖPYAKA OLMAYACAK !


Yavaşkent (CittaSlow) olmak kolay değil! Alınacak yolun uzunluğu bir yana, onu sıradan bir marka, satılabilir bir mal düzeyine indirmek, içini boşaltmak isteyenlere karşı da elbirliğiyle yürütülecek zorlu bir mücadeleyi gerektiriyor.
Akyaka, bu elbirliğine hiç olmadığı kadar ihtiyaç duyduğu, Akyakalıların yavaşkent hedefinin samimiyetinin sınandığı zor günlerden geçiyor.
Bilindiği gibi, yavaşkent kriterlerinden başta geleni havanın, suyun, toprağın ve doğal çevrenin korunmasıdır.
Yazıktır ki, Akyaka Belediyesi bu konuda üzerine düşeni yapmadığı gibi, geçmişte verdiği sözlerin, altına imza koyduğu taahhütlerin aksine Akyaka’nın eşsiz doğasını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir.
 
Akyaka’nın girişinde orman içinden İnişdibi mahallesine giden yol üzerinde kaleye doğru açılan bir vadiye “yol açma” gerekçesiyle çöp ve katı atık atmakta, sonra da tıpkı devekuşu örneği, üstünü molozla kapatarak tahribatı gizlediğini sanmaktadır.

Belediyeye ve Kent Konseyine yapılan başvuruların, uyarıların sonuçsuz kalması üzerine Akyaka Yerel Yönetim Platformu öncülüğünde çoklu imza ile ilgili kurumlara yapılan başvurular nihayet sonuçlanmış, Belediyenin inkâr etmesine rağmen tutulan raporlarda doğaya karşı işlenen suç sabit görülmüştür.

Buna rağmen Belediyeye hükmeden anlayış, inatla orman içine çöpten yol yapmaya devam etmektedir.

Bizler Akyaka’nın bütün duyarlı insanlarını sürmekte olan katliamı durdurmak, sorumlulardan hesap sormak için Cumartesi günü gerçekleştirilecek yürüyüş ve basın açıklamasına katılmaya davet ediyoruz.
 
ORMAN YOLUNDAKİ KATLİAMA DERHAL SON VERİLSİN!
ATILAN ÇÖPLER VE MOLOZ  KALDIRILSIN!
 
YENİ YOL AÇMA GİRİŞİMİ DURDURULSUN!
SORUMLULARDAN HESAP SORULSUN!

27 Ağustos 2012 Pazartesi

İmza kampanyası hızla devam ediyor



Bağımsız yurttaş girişimi Akyaka Yerel Yönetim Platformu'nun 22 Ağustos 2012'de Akyaka'da başlattığı "Büyükşehir Yasasına Hayır" imza kampanyası kapsamında toplanan imza sayısı 7. gününde 2000'e yaklaştı.
30 Eylül'e kadar sürmesi planlanan kampanyada toplanan imzalar TBMM'ye ve siyasi partilerin grup başkanvekillerine elden verilecek.

Kampanyanın haberi 26. Ağustos 2012 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde yer aldı.     
 Cumhuriyet 26. Ağustos 2012
 

18 Ağustos 2012 Cumartesi

Büyükşehir Yasasına Hayır !



İmza Kampanyası

30 Eylül 2012 tarihine kadar
sürecek kampanyaya
Akyaka
Yerel Yönetim
Platformu'nun
Akyaka içindeki standlarinda
aşağıdaki mektuba
imza vererek katılabilirsiniz.

Kampanya Fotoğrafları >>>>>





Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Ankara




Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

 58. Hükümet tarafından hazırlanan ve komisyon görüşmeleri tamamlanan, “Büyükşehir Yasası” olarak bilinen yasa tasarısının meclisin yeni çalışma döneminde TBMM gündemine ivedilikle alınacağını basından takip etmekteyiz.

Tasarının aynen yasalaşması durumunda, yasadan etkilenecek illerde birçok küçük belediye örgütü büyük şehirlere bağlanmak yoluyla kaldırılacaktır. Bizler, yasanın doğrudan etkileyeceği bir belde olan Muğla ili, Ula ilçesine bağlı Akyaka’da yaşamaktayız. Akyakalılar olarak bizler bu yasanın evrensel bir hak olan  kamu hizmetlerinin verilmesinde yerindenlik ilkesine aykırı olduğunu, bu anlamda vatandaşlık haklarımızı elimizden aldığını düşünüyoruz.  Beldemizde sürdürülebilir bir gelişim sağlayabilmek için halkın, sivil toplum örgütlerinin ve belediyenin katılımı ile bir Akyaka Vizyonu belirlenmiş ve bu vizyonu gerçekleştirebilmek yolunda da Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne (Cittaslow) üye olunmuştur. Çıkartılmak istenen yasa Akyakalıların yıllardır yerinden yönetim anlayışı içinde sürdürülebilirlik kaygıları ile yaptıkları çalışmaların da boşa gitmesi anlamına gelmektedir. 

 Etkileyeceği vatandaşların görüşüne başvurmaksızın yasalaştırılmaya çalışılan bu tasarı, hazırlanış biçimi ile de halkı karar alma süreçlerinden dışlayan, vesayetçi ve merkeziyetçi bir anlayışın ürünüdür.

 Türkiye Cumhuriyeti’nin 1988 yılında imzalayarak uymayı taahhüt ettiği Avrupa Yerel Yönetimler Şartının 4. maddesinin 3. fıkrasında “kamusal sorumluluklar -genellikle ve tercihen- vatandaşa en yakın olan makamlar tarafından kullanılır” denilerek yerinden yönetim ve yerindenlik ilkesi tarif edilmektedir.  Yine üyesi olmak istediğimiz Avrupa Birliği müktesebatı, merkeziyetçilikten uzaklaşarak yerinden yönetim ilkesinin gerçekleştirilebilmesi için önemli reformların yapılmasını gerektirmektedir.

Avrupa Birliği normları ile bağdaşmayan, yerinden yönetim hakkımızın ortadan kaldırılması, ve Avrupa Yerel Yönetimler Şartının açık ihlali anlamına gelen bu yasa tasarısının komisyonda yeniden gözden geçirilmesini ve yerinden yönetimin desteklenmesi doğrultusunda değiştirilmesini  aşağıda imzası olan vatandaşlar olarak talep ediyoruz.



Saygılarımızla,


17 Ağustos 2012 Cuma

Akyaka Akyaka'dan Yönetilmelidir !

Yaklaşan yerel seçimler göz önüne alındığında, Ekim ayında meclis gündeminin ilk sırasını hiç kuşkusuz Büyükşehir yasa tasarısı işgal edecek.

Tasarının yasalaşmasıyla içinde Muğla’nın da bulunduğu 13 yeni Büyükşehir belediyesi daha kurulurken, ülke genelinde, Akyaka dâhil, 1023 Belde ve 16 bin 82 Köy yerel birim olmaktan çıkacak!

Tasarı bu haliyle yalnızca kimi belediyeleri ele geçirme hesaplarının basit, sıradan bir ürünü olmakla kalmıyor, aynı zamanda mevcut demokrasinin gerçek yüzünü de sergiliyor.

İpliği pazara çıkmış temsili demokrasinin iktidarlara tanıdığı mutlak, denetimsiz güç yetmezmiş gibi, şimdi de çok yetersiz de olsa yerel yönetimler üzerindeki denetim olanakları halkın elinden hepten alınmak isteniyor.

Buna ek olarak, belediye olmaktan çıkarılmasıyla Akyaka’nın Yavaş Kent (Cittaslow) olma hedefi de güzel bir hayal olmaktan öteye gidemeyecektir.

Çünkü Yavaş Kent olmak öncelikle şeffaf, hesap sorulabilir bir yerel yönetimi, bunun için de halkın kent yönetimine doğrudan katılımını gerektirir.

Bunlar olmadan sürdürülebilir bir Yavaş Kent kültürünün oluşması mümkün değildir.

Fazla söze gerek yok! Gözden ırak olan gönülden de ırak olur!

Muğla’nın ya da Ula’nın bir mahallesi olmak istemiyoruz! Yerinden yönetmek istiyoruz!

Akyaka’ya sahip çık!

Baş eğme, mücadele et!  

Akyaka Yerel Yönetim Platformu



Akyaka Yerel Yönetim Platformu

Amaç ve İlkeleri

Akyaka halkı,  beldenin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara bozulmadan ve zenginleştirerek taşınması için birlikte bir kent vizyonu oluşturmuştur. Akyaka Vizyonu "Doğaya Saygılı, Mimari Yapısını Koruyan, Hizmet Altyapısı Güçlü, Sürdürülebilir ve Alternatif Turizme Odaklı, İnsanların Birlik ve Beraberlik İçinde Ortak Hareket Edebildiği Akyaka şeklinde belirlenmiştir.

Akyaka Belediyesi, Akyakalıların bir referandumla aldıkları karar doğrultusunda bu ortak vizyonu gerçekleştirmek üzere çok uygun bir çerçeve program sunması dolayısı ile Uluslararası Yavaş Kentler Birliği (Cittaslow)’ne de üye olmuştur.  

Ancak Akyaka, belirlenen vizyonu ve Yavaş Kent kriterlerini gerçekleştirmenin zorunlu koşulu olan halkın yönetime katılımını sağlayacak araç, yol ve yöntemlerin geliştirilmesi bir yana, halkı karar alma süreçlerinden dışlayan, şeffaf ve hesap verilebilirliği olmayan bilindik yönetim anlayışı ile yönetilmeye devam edilmektedir. Bunun sonucu olarak Akyaka Vizyonundan gittikçe uzaklaşılmaktadır. Ormanlık ve sulak alanlarda biyolojik çeşitlilik rant hırsı ile her geçen gün biraz daha tahrip edilmekte, Çakırhan mimarisi suistimal edilmekte, çöp ve trafik sorunu gittikçe büyümekte, Yavaş Kent kriterlerini yerine getirmek üzere hiçbir çalışma yapılmamaktadır. Sonuç olarak beldemizde yaşam kalitesi gittikçe bozulmakta ve beldenin gelişimi sürdürülebilir olmaktan çıkmaktadır.

Amaç:

Bu platform, Akyakalıların doğrudan demokrasi anlayışı ile dayanışma içinde, ortak sorunlarına ortak çözümler bulmayı ve Akyaka Vizyonu’nu insanın ve doğanın uyumlu, sürdürülebilir birlikte-evriminin mümkün olduğu, ekolojik bir uygarlık anlayışı doğrultusunda geliştirerek gerçekleştirecek bir yerel yönetim oluşturmayı hedefledikleri bağımsız bir çalışma platformudur.


Nasıl Bir Yerel Yönetim ?

Seçilmişlerin seçmenlerine hesap vermeden kent halkının kaynaklarını kendi anlayışları doğrultusunda yönetme yetkisi aldığı yönetim modeli, yani temsili demokrasi, bugün sadece ülkemizin değil, dünyanın en yaygın demokrasi sorunlarındandır.  Değişen dünyada artık sürdürülebilir olmayan bu anlayışın yerine, seçmenlerin karar alma süreçlerine daha doğrudan katılabildiği, yöneticilerden hesap sorabildiği bir katılımcı yerel yönetim anlayışını yaşama geçirmek mümkündür.


Doğrudan Demokratik Katılımcı Yönetimin İlkeleri:

Hedeflediğimiz yönetimin gerçekleşebilmesi için aşağıdaki ilkelerin hayata geçirilmesi, hem halkın hem de yerel yönetimin gündelik yaşamında yer etmesi, kurumsallaştırılması gerekir:


1)      Şeffaflık : Belediye yönetimi halkın vergileri ile oluşan belediye bütçesinin her kuruşunun harcanmasından halka karşı sorumludur. Harcama kararlarının nasıl alındığı (meclis ve encümen toplantı tutanakları)  ve gerçekleşen bütçe harcamaları düzenli olarak farklı araçlarla (internet, basılı bültenler, bilgilendirme panoları) halkla paylaşılmalıdır.

2)      Hesap verilebilirlik: Belediye yönetimi, yapılan bütçe harcamalarının stratejik planlarla uyumlu olduğunu, vatandaşların her sorusunda açıklayabilmelidir.

3)      Katılımcılık: Kent yaşamını belirleyen stratejik kararlar yalnızca belediye başkanı ve meclis üyeleri tarafından değil,  olabildiğince farklı toplum kesimlerinin katılımı ile oluşacak ortak akıl doğrultusunda alınmalıdır. Stratejik kararların hayata geçirilmesinden sorumlu olan belediye yönetiminin uygulamalarının kararlara uygunluğu yine halk tarafından düzenli olarak denetlenebilmelidir. Kadınların ve gençlerin bu süreçlere örgütlü katılımı özellikle desteklenmelidir. Karar alma ve yerel yönetimin uygulamalarının denetim süreçlerine halkın katılımının yöntemleri yerel yönetim ve halk ile birlikte belirlenmelidir.



Yerel Yönetim Platformunun Çalışma İlkeleri:

Platformda biraraya gelenler aşağıdaki temel ilkeler doğrultusunda çalışmayı kabul eder:

  • Platform her türlü siyasi görüş ve toplumsal kesimden bireylerin katılımına açıktır, ayrımcı değildir.
  • Ekolojik bir gelişmenin ifadesi olan Akyaka Vizyonu’nun gerçekleştirilmesi için doğrudan demokrasinin hedeflenmesi esastır.
  • Platform, Akyaka Vizyonu’ndan uzaklaşılmasına neden olan, özel veya kamu kuruluşlarının neden olduğu doğal ve kültürel tahribatların engellenmesi için kamuoyu oluşturmak üzere meşruiyetini haklılığından alan eylem birliği yapmayı öngörür. Referans noktası, Akyakalıların ortak aklının ifadesi olan ve belediye yönetiminin de kabul ettiği Akyaka Vizyonu ve Belediyenin bu doğrultuda uymayı taahhüt ettiği yerel, ulusal ve uluslararası sözleşmeler/yönetmeliklerdir.
  • Çalışmalarda açıklığa ve kamuoyu ile olabildiğince geniş paylaşıma önem verilir.
  • Platformun bütçesi yoktur, çalışmalarda gereken kaynak gönüllülük temelinde sağlanır.
  • Platformun organizasyonundan ve katılımcılarla iletişimden çağırıcı üyeler sorumludur.
  • Kararlar olabildiğince geniş katılım ve tam mutabakat hedefiyle yapılan görüşmeler sonunda çoğunlukla alınır.