9 Ağustos 2025 Cumartesi

Belgelerle Akyaka Orman Kampı Dosyası (2. Bölüm): 1 Nolu Büfenin Kır Kahvesine yolculuğu

 

Vaziyet Planında halkın  'güneşlenme alanı' olan alanda inşa edilen tesis

Büfe bir günde Kafeteryaya dönüşüyor (Muğlaspor Kulübü, Demirgül İnşaat, En Trendy Cafe)

Vaziyet Planında 1 Nolu Büfe olarak adlandırılan ve Kamp Alanının Yücelen Otel tarafından girişinde hemen sol tarafta deniz kenarında bulunan 12 m2 büyüklüğündeki büfe, Muğla Vakfı ve  Muğlaspor Kulübü arasında yapılan sözleşme ile  06/02/2015 - 05/02/2020 arasında işletilmek üzere beş yıllığına kiralanmıştır. Aynı gün Muğlaspor Kulübü  aynı yeri Demirgül İnş. Turizm Hayvancılık San. Ve Tic Ltd. Şti ile sözleşme yaparak  beş yıllığına Büfe-Kafeterya (Gölgelikler ve pergolalar dahil) olarak kiralıyor. 
Muğla Vakfı (Muğla'ya Hizmet Vakfı) ile Muğlaspor Kulübü arasında yapılan sözleşmenin detayı


Muğlaspor Kulübü ile Demirgül İnş. arasında yapılan sözleşmenin detayı


Demirgül İnşaat'a kiralanan dbüfe'nin yanında En Trendy Cafe açılıyor. 12 m2 kullanım alanı olan büfe dondurmacı olarak çalıştırılırken yanıbaşındaki güneşlenme alanında vaziyet planında ve sözleşmede olmayan bir cafe ortaya çıkıyor. Alanın üzeri pergolalarla kapatılıp birçok masa ve sandalye atılarak ticari işletmeye dönüştürülüyor. Bu arada Belediye'nin bu işletmeye çalışma ruhsatı verip vermediğini bilmiyoruz (Davacılar Mahkemeden tüm işletme ruhsatlarının mahkemeye gönderilmesini talep ettiler).


"Kır Kahvesi" inşa edilmeden önce kıyı alanını kullanan yurttaşlar


Bugün Vaziyet Planında mevcut olan 1 Nolu Büfe yol kenarında atıl olarak  dururken hemen yanındaki Kafeterya tüm ihtişamı ile yaklaşık 100m kıyı alanını tamamen halkın erişimine kapatarak kapalı bir işletmeye dönüştürülmüş durumda. Böylesine hukuksuz  ve  sözleşmeye aykırı bir faaliyetin Süre Uzatımı Gerekçeli Raporunda yer alıp almadığını bilmiyoruz.  Ayrıca Ula Belediyesi tarafından da bu işletmeye nasıl ruhsat verildiği merak konusu. 

Büfenin Kafeteryaya dönüşümü hikayesinde  sorumlu kurumların olacaklardan haberdar olduğunu gösteren bazı yazışmalar da mevcut.  Örneğin; Orman İşletmesi Müdürlüğü Gökova Orman İşletme Şefliğine 14/06/2016 tarihinde bir yazı göndererek Muğla Vakfı'nın Muğlaspor Kulübüne kiraladığı Büfenin daha sonra kulüp tarafından da Demirgül İnşaat'a kiralandığını ve bu kiracının faaliyetlerinin sözleşmeye uygunluğunun denetlenmesini istiyor. Bu yazıdan sadece bir hafta sonra da 23/06/2016 tarihinde Muğla Vakfı (O zamanki adıyla Muğla'ya Hizmet Vakfı) Muğla Orman İşletmesine yazı göndererek 1 Nolu Büfeyi kiralayan Demirgül İnşaat'ın kıyı alanına masa sandalye atmak için izin istediğini iletiyor. Orman İşletmesi de 28/06/2016 tarihinde verdiği cevapta alanın Yönetim Planında güneşulenme ve kumsal alan olarak işaretlendiğini ve bu talebin kabul edilemeyeceğini bildiriyor. 

Kumsal ve Güneşlenme alanına masa sandalye atılması talebine izin verilmiyor


Aslında bu yazışmaların olduğu sırada kıyı alanında masa ve sandalyeler atılarak fiili olarak işgal çoktan başlamıştı ve En Trendy Cafe ismi ile işletilmeye başlanmıştı. Resmi kurumların yazışmalarında En Trendy Cafe'nin adının geçmemesi ise ilgi çekiyor.



Demirgül İnşaat'ın kiraladığı "büfe" 2016-2020 arasında  En Trendy Cafe tarafından işletiliyor

20/02/2020 tarihinde Muğlaspor Kulübü  işi daha da ilerleterek Muğla Vakfı'na bir yazı gönderip Koronavirus salgını dolayısı ile  hijyen koşullarının sağlanması için tesis içerisine erkek ve kadın tuvaleti yapılması için izin istiyor. Talep Orman İşletmesine iletiliyor ve Orman İşletmesi talebi Vaziyet Planına uymadığı gerekçesi ile red ediyor. Ancak buna rağmen sonraki süreçte bu tuvaletler yapılıyor.

Orman İşletme Müdürlüğü'nden Gökova İşletme Şefliğine gönderilen denetleme uyarısı üzerine şefliğin bir denetleme yapıp yapmadığı, yaptıysa Vaziyet Planına, sözleşmeye, yasalara aykırı tüm bu inşaatlar ve faaliyetlerle  ilgili nasıl bir rapor düzenlediğine  dair bir belge dava dosyasında yer almıyor.

Kafeterya "Kır Kahvesi" oluyor (Yücel Turistik Tesisleri)

En son kır kahvesi olarak Yücelen'e kiralanan kıyı alanındaki tesis 2020 sonrası Sedir Cafe ismi ile işletiliyor


1 Nolu Büfenin hikayesi burada bitmiyor. 07/09/2023 tarihinde Muğla Vakfı ile Yücelen Otel'in sahibi  Yücel Turistik Tesisleri Yatırım ve İşletmecilik Ticaret A.Ş ile bir alt kiralama sözleşmesi yapılıyor. Bu sözleşme ile Orman Kampının kıyı alanında "kır kahvesi" adı altında bir tesis  01/08/2023 - 31/12/2028 tarihleri arasında  adı geçen işletmeye kiraya veriliyor. Ancak bu sözleşmede sorun şudur ki; Muğla Vakfı'nın Orman Kampını kiralarken düzenlenen Teslim ve Tesellüm tutanağında ve mevcut geçerli Vaziyet Planında  böyle bir tesis bulunmuyor. Yani olmayan bir tesis kiraya veriliyor!  Ama aslında tarif edilen yerde bir tesis var ve bu tesis daha önce Muğlaspor'a büfe olarak kiralanan,  Muğlaspor'un da Demirgül'e Büfe-Kafeterya olarak kiraya verdiği, ama aslında Vaziyet Planında olmayan  bir tesistir. Üstelik önceki dönemde En Trendy Cafe'nin işlettiği alandan çok daha geniş bir kıyı alanı halkın serbest kullanımına kapatılarak tesisin boyutları katlanarak büyütülmüştür. Üzerinde şimdi Sedir Cafe Bistro yazan bu tesis, yaklaşık yüz metre kıyı alanının tamamı üzerinde yan cepheleri cam panellerle kapatılmış, çatı inşaa edilmiş, kışın ısıtma sistemi olan bir işletmeye dönüşmüştür. Demirgül İnşaat'a verilmeyen tuvalet inşaat izni de Yücel Turistik Tesislerine verilmiş görünüyor, iki adet tuvalet de inşa edilmiştir. 
İzin verilmemesine karşın daha sonra inşaa edilen ve Sedir Cafe'nin müşterilerinin kullandığı tuvaletler

Büfe adı altında sözleşme yapılarak başlayan yolculukta, yıllarca  birçok işletme ile sözleşmeler yapılarak Kıyı Kanununa, İmar Kanununa, Vaziyet Planına ve Orman İşletmesinin Muğla Vakfı ile yaptığı ana sözleşmeye aykırı olarak ticari faaliyet yürütülmüş ve bu faaliyet halen devam etmektedir.  Birçok yasa ihlal edilerek bu suç işlenirken tüm sorumlu kurumlar; Belediye, Valilik, Orman İşletmesi, Muğla Vakfı bu suçun işlenmesine, giderek büyütülmesine birlikte seyirci kalıyorlar, hatta işbirliği yapıyorlar. Birçok şikayet dilekçesi, suç duyurusu yapılmış olmasına karşın suç işlenmeye devam ediyor. Bu arada Yücel Turistik Tesislerinin yetkilisinin aynı zamanda Muğla Vakfı Mütevelli Heyeti üyesi olduğu mahkemeye gönderilen belgeler arasında dikkat çekiyor.

Kiraya verilen bu tesis, Orman Kampı Muğla Vakfına yeniden kiralandığı 2022 yılında, yani komisyon denetlemesinin yapıldığı  sırada da, 14/10/2021 tarihinde yapılan denetimde de mevcut idi.

14/10/2021 tarihinde Orman Bölge Müdürlüğü'nün hazırladığı denetim tutanağı:
"Herhangi bir aşıma rastlanmamıştır."


Sözleşmenin yenilenmemesini gerektiren böylesine devasa bir yasadışı tesis orta yerde dururken yeniden kiralama sürecinde, Süre Uzatımı Gerekçeli Raporu'nda bundan söz edilmediği, veya söz edildiyse de  raporu değerlendiren kurum tarafından dikkate alınmadığı anlaşılıyor. Belli ki bu tesisin aynen diğer yasadışı tesisler gibi  Vaziyet Planına işlenerek tescillenmesi, meşrulaştırılması planlanmaktadır.

Belgelerle Orman Kampı Dosyasının tüm bölümlerini aşağıda bulabilirsiniz:



Belgelerle Akyaka Orman Kampı Dosyası (1. Bölüm): Yasal Çerçeve

Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin yasalara uygunluğunun değerlendirilebilmesi için Kıyı Kanunu, İmar Kanunu, Çevre Kanunu, Orman Kanunu, Orman Parkları Yönetmeliği yanında Orman Kampı Yönetim Planı ve İşletme Sözleşmesi temel alınmak durumunda olan belgelerdir. Öncelikle bu iki belgeye bir göz atalım:

Orman Kampı Yönetim  Planı

Akyaka Orman Kampı Yönetim Planı, Orman Kampı Mesire Alanı statüsüne alındığı 11/09/2006 tarihinde  onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Akyaka Orman Kampı  2022 yılında yapılan mevzuat değişikliği ile Konaklamalı Orman Parkı statüsüne geçirildiğinde de geçerliliğini koruyan, kamp alanında yürütülen tüm faaliyetlerin uymak zorunda olduğu plandır.

Yönetim Planının bir parçası  olarak Vaziyet Planı ile kamp alanındaki tüm tesislerin neler olduğu bir şema üzerine işaretlenerek belirlenmiştir. Bu tesisler dışında başka tesislerin kamp alanında oluşturulmasına izin verilmez. Zaman içerisinde yeni tesislerin kurulması gerekirse bu ancak Plan Revizyonu yapılarak mümkündür. Hazırlanacak  Plan Revizyonu raporunda  değişiklikler gerekçeleri ile belirtilir ve yeni bir Vaziyet Planı hazırlanarak Orman İdaresine sunulur. Yeni tesislerin kurulabilmesi  ancak bu Plan Revizyonunun onaylanması ile mümkündür.   Akyaka Orman Kampı Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde olduğu için hazırlanan bu revizyon planı onay için  önce Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne gönderilir ve TVKK Bölge Komisyonunda Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonunda değerlendirilir, nihai onay için de  Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na gönderilir (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü).

Akyaka Orman Kampında mevcut Yönetim Planına uymayan birçok tesis yapılmıştır. Bu uyumsuzluğun farkında olan Muğla Vakfı, değişik zamanlarda  Plan Revizyonu hazırlayarak Orman İşletmesine göndermiştir. Bu planlar sonraki süreçte TVKK Bölge Komisyonu tarafından uygun bulunmadığı için geri çevrilmiştir.

Mahkemeye gönderilen belgelere bakıldığında mevcut geçerli Yönetim Planı yer almıyor (Bu belgenin gönderilmesi de davacılar tarafından mahkemeden talep edildi). Hazırlanan Plan Revizyonunun da onay almamış bir kopyasına yer verilmiştir.

Yönetim Planını değiştirmek için girişimler

Muğla Vakfı mevcut geçerli plana aykırı olan faaliyetlerini plana uydurabilmek için farklı zamanlarda revizyon planları hazırlayarak birçok kez  Orman İşletmesine göndermiş ve onay talep etmiştir. Orman İşletmesi de bu talepleri Orman Kampı Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) içerisinde yer aldığı için ÇŞID İl Müdürülüğüne göndermiştir. İl Müdürlüğüne gelen bu revizyon talepleri her defasında TVKK Bölge komisyonunda değerlendirilmiştir. Mahkemeye gönderilen belgelerden şikayet konusu faaliyetlerin dayandırıldığı Revizyon Planına onay verilmediğini anlıyoruz, aşağıda tarih sırasına göre bu konuda yapılan yazışmaların özetini bulabilirsiniz. 

25/01//2022 tarihinde ÇŞİD İl Müdürlüğü'nün bir revizyon planı talebi üzerine Orman Bölge Müdürlüğü'ne verdiği yanıtta kendilerine sunulan Gelişim Revizyon Planının 3621 Sayılı Kıyı Kanununa aykırı olduğu gerekçesi ile kabul edilmediği bildiriyor. 

08/06/2022 tarihinde Orman Bölge Müdürlüğü ÇŞİD İl Müdürlüğüne  bir kez daha Gelişim Revizyon Planı taslağı göndererek onayını talep ediyor. 

29/07/2022 tarihinde bu talep de Kıyı Kanununa aykırılık gerekçesi ile bir kez daha red ediliyor ve taleple ilgili TVKK Bölge Komisyonunun 30/06/2022 tarih ve 240 sayılı kararı ekleniyor. Bu karar aynı zamanda ÇŞID Bakanlığına da gönderiliyor ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün Akyaka Orman Kampına yıllık ziyaretçi sayısının bir milyonu geçmesi nedeni ile mevcut tesislerin yeterli olmadığı ve ilave tesislere ihtiyaç duyulduğu gerekçesi ile Revizyon Planı hazırlayarak onay talep ettiği bildirilerek Bakanlığın görüşü soruluyor. Mahkemeye gönderilen belgeler arasında Bakanlıktan bu yazıya olumlu görüş bildirildiğine dair bir belgeye rastlanmamıştır.  

08/10//2022 tarihinde ÇŞİD İl Müdürlüğü'nden Orman Bölge Müdürlüğüne ve ÇŞİD Bakanlığı (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü)'ne gönderilen yazıda ise şöyle deniyor: "08/06/2022 tarihinde Orman Kampı Gelişim Planı onayına ilişkin  Muğla TVKK Komisyonunca alınan 24/08/2022 tarih ve 298 sayılı TVKK Bölge Komisyonu kararında komisyonumuza sunulan Gelişim Planında gösterilen konaklama içermeyen günübirlik kullanımların ÖÇKB sınırları içerisinde kalması nedeni ile Bakanlığımızın (TVKK Genel Müdürlüğü) uygun görüşü alınması şartıyla 113 sayılı ilke kararı kapsamında uygun olduğuna karar verildi" deniliyor. Her ne kadar "onay verildi" ifadesi kullanılmış olsa da bu onayın Orman Kampının ÖÇKB içerisinde yer almadı nedeni ile  Bakanlığın nihai onayının gerektiği ifade edilmiştir. Ancak Bakanlıktan ÇŞİD İl Müdürlüğüne Gelişim Planına onay verildiğine dair bir yazı mahkemeye gönderilen belgeler arasında yer almıyor. Yani, Gelişim Planı, diğer adıyla 1. Revizyon Planı Bakanlık tarafından onaylanmamıştır. 

TVKK Kararı: "Son karar Bakanlığındır"

ÇŞİD İl Müdürlüğü'ne gönderilen Revizyon Planı önerilerinden bir tanesinin taslağı mahkemeye gönderilen belgeler arasında mevcuttur. Bu raporun içeriğinde 2006  yılında Doğal Sit Koruma Alanı statüsünde bulunan Orman Kampının koruma kullanma dengesi içerisinde korunabilmesi için bir taşıma kapasitesi belirlenerek Yönetim Planına işlendiği belirtilmektedir. Yapılmak istenen Revizyon Planı ile sırf talep var denilerek taşıma kapasitesi yok sayılarak ve doğal yapı tahrip edilerek olağanüstü bir kapasite artışına gidilmek istenmektedir.

Diğer yandan Orman Kampında  kıyı alanları, günübirlik kullanım alanları daraltılarak daha önce halkın ücretsiz yararlanabildiği alanlar ticari alanlara dönüştürülmüştür. Kıyı ve iskele çitle çevrilerek şezlonglarla doldurulmuş, kafe ve restoranlar inşa edillmiş, çocuk oyun sahası, basketbol ve voleybol sahaları yok edilmiştir. Tüm bunların kamu yararı ile açıklanması mümkün değildir. Muğla Vakfı, karını arttırmak için  ne kıyı kanunu, ne imar kanunu ne sözleşme, ne de doğa koruma esaslarını umursamıştır.

İşletme Sözleşmesi:

Orman Kampı, Orman İdaresi tarafından özelleştirildiğinde, Muğla Vakfı ile 2013 yılında  bir İşletme Sözleşmesi yapılarak on yıllığına kiraya verilmiştir. Bu sözleşme 2022 yılında yenilenerek 2032 yılına kadar uzatılmıştır.

Sözleşme kapsamında işletmeci, kamp alanını kısmi olarak üçüncü kişilere kiraya verebilir. Ana sözleşmenin koşulları  Muğla Vakfı'nın üçüncü kişilerle yaptığı kiralama sözleşmeleri için de geçerlidir. 

Orman İşletmesi-Muğla Vakfı Sözleşmesi, Madde 25

Sözleşmesinin 25. Maddesinde "İşletmeci, tasdikli planda belirtilen kullanım alanlarının türünü, sınırlarını, kapasitesini, standartlarını ve kullanım amaçlarını değiştiremez, ilave yapamaz". Bu madde Sözleşmeye aykırı faaliyet yürütülmesinin dayandırıldığı en kritik koşulu ifade ediyor. Sözleşme imzalandıktan hemen sonra, Orman Bölge Müdürlüğü Orman İşletme Müdürlüğüne gönderdiği yazı ile Orman Kampının Muğla Vakfına on  yıllığına kiralandığını bildirerek "Mesire Alanı içerisinde plan haricinde mevzuata aykırı yapı ve tesislerin yapılmasına müsade edilmemesi, kontrollerin zamanında ve eksiksiz yapılmasını" istiyor.  Yani plan harici yapılaşma olmaması için başlangıçta oldukça hassasiyet gösterildiği anlaşılıyor.

Orman Parkları Yönetmeliği:

2022 yılında yürürlüğe giren bu yönetmelik ile daha önce Mesire Yerleri Yönetmeliğine göre yönetilen Mesire Alanları Orman Parkı statüsüne geçirilmiştir. Akyaka Orman Kampı da (Gökova A Tipi Konaklamalı Mesire Alanı) statüsü değiştirilerek Konaklamalı Orman Kampı'na dönüştürülmüştür. Yönetmelik değişikliğinden itibaren Orman Kampı bu yeni yönetmeliğe göre yönetilmektedir.

Yeni yönetmeliğe eklenen bir geçici madde ile (Geçici Madde 2),  yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihte  kiralama sözleşmesi devam eden işletmelere isterlerse sözleşme süresinin bitiminde, önceki dönemde sözleşme gereklerini yerine getirmiş olmak koşulu ile sözleşmelerini on yıl uzatabilme hakkı veriliyor. Eklenen Geçici Madde 3 ile bunun yöntemi de belirleniyor: Orman İşletmesi tarafından kurulacak bir komisyon tarafından yapılan inceleme sonunda bir Süre Uzatımı Gerekçeli Raporu hazırlanır ve süre uzatılması bu rapora dayanılarak kararlaştırılır.

Orman İşletmesi tarafından dava dosyasına eklenen belgeler incelendiğinde,  Muğla Vakfı'nın 28/12/2022 tarihinde Muğla Orman İşletmesine gönderdiği yazı ile  Orman Parkları Yönetmeliği'nin 3 Nolu Geçici Maddesine dayanarak  sözleşmesinin on yıl daha uzatılması için  talepte bulunduğu görülüyor. Bu talep üzerine yeniden kiralama sürecinin başladığı, Orman Bölge Müdürlüğü'nün   Süre Uzatımı Gerekçeli  Raporu hazırlanması için Gökova Orman İşletme Şefliğine yazı gönderdiği anlaşılıyor. Ancak mahkemeye sunulan belgeler arasında bu rapor yer almıyor (Bu belgenin mahkemeye sunulması davacılar tarafından mahkemeden talep edildi).  Mahkemeye gönderilen belgeler arasında yer alan Muğla Orman Bölge Müdürlüğü tarafından 14/10/2021 tarihinde yapılan denetimde idarece teslim edilen yapı ve tesislere ilave veya şekil değişikliği yapılıp yapılmadığı sorusuna "herhangi bir aşıma rastlanmamıştır" cevabı dikkat çekiyor.Mahkemeye ulaşan birçok belgenin incelenmesinden,  kiracı Muğla Vakfı'nın sözleşmeye aykırı faaliyetler yürüttüğü anlaşılıyor.  Özellikle sözleşmenin 25. Maddesinde belirtilen, işletmecinin tasdikli planda belirtilen kullanım alanlarının türünü, sınırlarını, kapasitesini, standartlarını ve kullanım amaçlarını değiştiremeyeceği,  ilave yapamayacağı koşuluna aykırı birçok faaliyet yürüttüğü anlaşılıyor. Dolayısı ile sözleşmenin yenilenmesi için getirilen önceki dönemde sözleşmeye uygun faaliyet yürütülmüş olması koşulunun defalarca ihlal edildiği görülüyor.

Orman Bölge Müdürlüğü'nün Denetim Tutanağı


Orman Kampında yasalara, Kiralama Sözleşmesine ve Vaziyet Planına aykırı yürütülen faaliyetlere şimdi yakından bakalım: 








Belgelerle Akyaka Orman Kampı'ndaki Hukuksuzlukların Boyutu


Akyaka Orman Kampı, Muğla Vakfı tarafından Muğla Orman İşletmesi'nden  2013 yılında ilk kez on yıllığına kiralanmış  ve sözleşmesi 28/04/2023 tarihinde yenilenerek  2032 yılına kadar uzatılmıştır. Muğla Vakfı'nın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisindeki  Akyaka Orman Kampında doğa tahribatlarına yol açan ve kamu yararına aykırı faaliyetlerinin durdurulması için Akyakalı yurttaşlar ve sivil toplum örgütleri tarafından kiralama sözleşmesinin iptali için Muğla 4. İdare Mahkemesinde dava açıldı. Dava kapsamında Mahkemeye gönderilen belgeleri inceleyen davanın tarafı olan Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri yaptıkları değerlendirmenin sonuçlarını kamuoyu ile paylaştı.

Bu çok kapsamlı değerlendirmeyi aşağıdaki başlıklar altında irdeleyeceğiz:







Genel Değerlendirme ve Akyakalıların çağrısı

Akyaka’nın yavaş kent statüsü, Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alması, faaliyetlerin yürütüldüğü alanın Nitelikli Doğa Koruma Alanı ve içerisinde Arkeolojik Sit Alanları olması, Akyaka Orman Kampı'nın  hem Tabiat Varlığı hem de Kültürel Varlık olarak özenle korunmasını gerektirmektedir. Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma mevzuatı tam da bu tür alanların korunması için bilimsel çalışmalar sonucunda oluşturulmuştur. O mevzuatı uygulamakla yükümlü kurumların bizzat kendilerinin mevzuatı yok saymaları ve  Orman Kampının tahrip edilmesine izin vermeleri kabul edilemez. Akyakalılar, başta Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Tarım ve Orman Bakanlığı, Muğla Valiliği ve Ula Belediyesi olmak üzere tüm ilgili kurumları bu yanlışlardan dönmeye çağırıyor.

Orman Kampını korumak için Akyakalıların verdiği mücadeleler; protesto eylemleri, şikayet dilekçeleri, suç duyuruları ve açılan  davalar kamunun ve doğanın haklarını savunmak üzere yurttaşların Anayasadan kaynaklı hakları çerçevesinde yasal mevzuatın uygulanmasını sağlamaya yöneliktir. Orman Kampı  yalnızca insanların değil, tüm canlıların ortak yaşam alanıdır ve bu haklar yasalarla koruma altına alınmıştır. Daha fazla rant elde etmek için  haklarımızı yok sayan bu anlayış terk edilmedir. Doğal ve kültürel değerlere, kamusal haklara, yasalara saygılı bir yönetim anlayışının hakim kılınması için mücadelemize devam edeceğiz.

5 Haziran 2025 Perşembe

Kalben Akyaka Konseri iptal edildi!

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği'nin, Akyaka Kültür Sanat Derneği'nin ve yurttaşların verdikleri dilekçeler üzerine harekete geçen Ula Kaymakamlığı  ve Ula Belediyesi yetkilileri işletmecinin konseri düzenlemek için izin aldığı alanda değil Doğal Sit Koruma Alanında yapmak istediği için konser iznini iptal etti. Küçük isimli işletmenin Doğal Sit Alanında kiralayarak konser etkinlikleri için kullandığı tarlada artık bu tür başka faaliyetler düzenlenmesine de izin verilmeyecek.

6 Haziran 2025 tarihinde planlanan konser için daha önce Gökova Ekoloji Meclisi de kamuoyuna açık bir çağrı yaparak organizasyonu düzenleyelerin konseri Doğal Sit Koruma Alanı dışında bir alanda yapmalarını ya da iptal etmelerini istemişti. Yapılan açıklamada konserin yapılmak istendiği alanın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde ve  Nitelikli Doğal Sit Koruma Alanı olduğu, bu tür etkinliklerin aşırı insan, ışık ve ses baskısı oluşturacağı için yaban hayatı, ekolojik ilişkileri olumsuz etkileyeceği için Doğal Sit Koruma ve Kullanma Esaslarına uymadığı ve Tabiat Varlıklarına Koruma Kanunu'na aykırı olduğu belirtilmişti.

4 Haziran 2025 Çarşamba

Ula Belediyesi’ne, Muğla Valiliği’ne ve Orman Bölge Müdürlüğü’ne sesleniyoruz:

Akyaka Orman Kampı’nda işlenen suçlara ortak olmaktan vaz geçin!

Akyaka Orman Kamp’ında Muğla Vakfı tarafından İmar Kanununa ve Kıyı Kanununa aykırı olarak alt işletmecilere kiraya verilen ve halkın erişimine kapatılan kıyı alanlarına karşı Akyakalılar olarak mücadelemiz sürüyor. Muğla Vakfı'nın Orman Kampı’nda kamu yararını  zedeleyen, yasalara ve Orman Kampı’nın işletme sözleşmesine aykırı ve doğal sit koruma alanını tahrip eden hukuksuz faaliyetlerini durdurmak üzere işletme sözleşmesinin iptali için açtığımız dava devam ediyor. Ancak Orman Kampı’nda hukuksuz faaliyetler de her geçen gün alanını genişletiyor. 

Orman Kampı’nda bu yasadışı faaliyetlere izin veren Ula Belediyesi'nin, Muğla Valiliği'nin, Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün, Muğla Kültür ve Tabiat Varlıkları Komisyonu'nun işlenen bu suçlardaki sorumluluklarını kamuoyu ile paylaşmak ve bir kez daha ilgili kurumları bu hukuksuzluklardan dönmeye davet etmek istiyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda Orman Kampı'ndaki İskele de dahil, kıyı alanının paravanlarla kapatılarak Leon Beach adı altında işletilmeye başlamasına karşı yaptığımız protesto eylemi sonrasında, işletmecinin şikayeti üzerine ifade vermeye gittiğimiz Karakolda işletmecinin işletme ruhsatının dahi olmadığı ortaya çıkmıştır. Sivil toplum örgütlerinin temsilcileri olarak Ula Belediye Başkanı Mehmet Caner ile yaptığımız görüşmede, söz konusu işletme için kendilerine ruhsat başvurusu yapıldığını, ancak henüz ruhsat vermediklerini ifade etmiştir. Yani bu işletme ruhsatsız olarak faaliyettedir ve Ula Belediye yönetimi de bunu bilmesine karşın gereğini yapmayarak yasadışı işletmeye izin vermektedir. 

Orman Kampı’nda yasaya aykırı tesisler arasında Ula Belediyesi tarafından işletilen Orman Kafe ve çay bahçesi de bulunmaktadır. Orman Kampı alanı içerisindeki Belediye tarafından işletilen her iki tesisin de yapı kayıt belgeleri dahi yoktur. Yani ruhsatsızdır. Bu işletmeler, bir önceki belediye yönetimi döneminde gelir elde etmek için belediyeye kiralanırken yapı kayıt belgesine ve ruhsata ihtiyaç duyulmaması, Muğla Vakfı'nın keyfi uygulamalarına kamu yöneticileri tarafından kayıtsız kalındığını göstermektedir. Yine kıyıdaki diğer bir işletme olan Sedir Kafe de yasadışı verilmiş yapı kayıt belgesi ile ruhsatlandırılmış ve yasaya aykırı olarak kıyıyı işgal etmektedir. 

Ama hukuksuzluklar bunlarla bitmiyor. Orman, kıyı ve mera alanlarında yapı yapılamayacağı, dolayısı ile yapı kayıt belgesi çıkartılamayacağı Danıştay kararı ile de sabittir. Orman Kampının vaziyet planına ve yasaya aykırı olarak 56 adet yapı kayıt belgesinin Orman İşletmesinin müracaatı üzerine Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verildiğini de öğrenmiş bulunuyoruz. Nitelikli Doğal Sit, kıyı, orman olmasına karşın tüm bunlar hiçe sayılarak hukuken verilmesi mümkün olmayan bu belgelerin bir kısmı ile Ula Belediyesi'ne başvurularak işletme ruhsatları çıkarılmıştır. Çıkartılan bu yapı kayıt belgeleri ile gelecekte daha birçok başka yasaya aykırı işletmenin de altyapısı hazırlanmıştır. Şunu anlıyoruz ki, yasaları, doğa koruma alanlarını, kıyıları, ormanları korumakla görevli devlet kurumları, bizzat kendileri bu alanları kamudan kopararak ranta dönüştürmek için işbirliği yapmışlardır. 

Sivil toplum örgütleri olarak Ula Belediye Başkanlığı’na hem yazılı olarak gönderdiğimiz dilekçemizde hem de Başkanla yaptığımız görüşmede bu hukuksuzluklardan dönmeye davet ettik. Başkan, yaptığımız görüşmede işlettikleri tesislerin yasadışı olduğunu kabul etmiş, hatta kapatmaları gerektiğini de söylemiş, ancak bu hukuksuzluğa son vermek için adım atmamıştır.

Yurttaşların kıyı alanından yararlanması Anayasal bir hak olmasına karşın, üstelik Doğal Sit Koruma Alanında, yasalara aykırı olarak çıkarılmış yapı kayıt belgeleri ile işletme ruhsatları alınarak tesis edilen bu işletmelerle halkın kıyıya erişimi fiilen engellenmiş, kamusal haklar gaspedilmiştir. Bu yasadışı işletmelere izin veren, halkın ortak kullanım alanlarının kıyı kanununa ve imar kanununa aykırı olarak halka kapatılmasına Ula Belediyesi, Orman Bölge Müdürlüğü, Valilik, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü denetleme görevlerini yerine getirmeyerek ve ruhsat vererek suça ortak olmuşlardır. 

Yasadışı yapı kayıt belgelerini veren Muğla Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Orman Kampı’nın yasalara ve Vaziyet Planına uygun işletilmesinden sorumlu Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ve  yasadışı belgelerle işletme ruhsatı veren Ula Belediyesi’ni sorumluluklarını yerine getirerek bu yasadışı faaliyetlerin durdurulmasını için gereğini yapmaya davet ediyoruz. 

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nden, tüm bu hukuksuz ve Akyaka Orman Kampı İşletme Sözleşmesine aykırı faaliyetleri nedeni ile kamuyu zarara uğratan Muğla Vakfı ile yaptığı İşletme Sözleşmesini iptal etmesini talep ediyoruz.

Muğla Vakfı'nın sözleşmesinin iptalini talep ettiğimiz davamızda, iptal gerekçelerimizden birisi olan bu yasadışı işletmelerin belgelerinin iptal edilmesi için Akyakalı sivil toplum örgütleri olarak bir kez daha kamuoyunun huzurunda Ula Belediye yönetimine sesleniyoruz: Orman Kampında verdiğiniz tüm yasadışı işletme ruhsatlarını derhal iptal edin, yasadışı yapı kayıt belgelerinin iptali için idari ve yasal süreç başlatın. Belediyenin kendi işlettiği tesisler de dahil olmak üzere Orman Kampı'ndaki tüm yasadışı tesisleri ve kıyıdaki çitleri, halkın kıyıya, iskeleye erişimini engelleyen tüm engelleri kaldırın. Kıyıdaki şezlong işgaline son verin. Ula Belediye Başkanı Sayın Mehmet Caner'i Akyakalıların güvenerek kendisini layık gördüğü başkanlık görevinin sorumluluğunu yerine getirmeye davet ediyoruz.

Aksi durumda, Akyakalılar olarak hak, hukuk, adalet mücadelemizi hukuk önünde ve Anayasadan kaynaklanan haklarımızı kullanarak her türlü meşru yolla sonuna kadar sürdüreceğimizi kamuoyuna saygı ile duyururuz. 

Gökova - Akyaka'yı Sevenler Derneği

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği






29 Mayıs 2025 Perşembe

Sayın Kalben Sağdıç'ı doğaya ve yasalara saygı göstermeye davet ediyoruz:

Doğal Sit Koruma hükümlerine aykırı düzenlenen Akyaka konserinizi iptal ediniz

6 Haziran 2025 tarihinde Akyaka'da düzenleneceğini duyduğumuz Kalben'in konser etkinliği ile ilgili bilet satışları yapılmaya başlanmıştır. Konserin düzenleneceği alan, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde, Nitelikli Doğal Sit Koruma Alanı statüsündedir. Bu tür koruma alanlarının Koruma ve Kullanma Esaslarına göre "yaban hayata zarar verecek, rahatsızlık yaratacak ve ekolojik ilişkilerin bozulmasına neden olabilecek hiçbir faaliyete izin verilemez."

Söz konusu etkinlik sırasında koruma alanı üzerinde oluşacak aşırı insan baskısının, ışık ve gürültü kirliliğinin yaban hayata zarar vereceği, ekolojik ilişkilerin bozulmasına yol açacağı açıktır. Bu tür faaliyetler Doğal Sit Koruma ve Kullanma Esaslarına aykırıdır ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurumu'ndan izin alınmasını gerektirir. TVKK'dan izin alınmadan yapılacak böyle bir etkinlik, ayrıca Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na göre de suç niteliğindedir. Daha önce de Gökova ÖÇKB içerisinde aynı statüdeki başka alanlarda planlanan benzer etkinlikler Valilik tarafından aynı gerekçe ile iptal edilmiştir.

Gökova Ekoloji Meclisi olarak Sayın Kalben ile menajerleri ve sosyal medya üzerinden iletişim kurduk; konserin düzenleneceği alanla ilgili bilgileri paylaştık ve yasal mevzuatı hatırlatarak bu konser etkinliğinin iptal edilmesini rica ettik. Ancak şu ana kadar bu doğrultuda bir olumlu geri dönüş olmadığı için bu kez kamuoyuna açık olarak bu çağrımızı yineliyoruz.

Gökova Ekoloji Meclisi olarak yasalara ve doğa koruma kurallarına uygun düzenlenecek hiçbir etkinliğe karşı olmadığımızı belirterek, Sayın Kalben Sağdıç'ın bizlerin doğanın korunması için gösterdiğimiz duyarlılığı anlamasını, paylaşmasını ve bu etkinlikten vazgeçmesini diliyoruz. Bu vesile ile Muğla Valiliği'ne de çağrı yaparak TVKK Kanununa aykırı, ekosisteme zarar verecek bu tür etkinliklere izin vermemesi ve izinsiz düzenlenen bu etkinliğin iptal edilmesi için gereğini yapmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygılarımızla,

Gökova Ekoloji Meclisi



22 Mayıs 2025 Perşembe

Muğla Valisi İdris Akbıyık'ın Akyaka Orman Kampı ile ilgili açıklamasına zorunlu yanıt

 

Akyaka'lı sivil toplum örgütleri olarak Muğla Valisi İdris Akbıyık'ın, Akyaka Orman Kampı'ndaki faaliyetler hakkında basına yaptığı açıklama üzerine yanıt verme ihtiyacı duyarak bu ortak açıklamamızı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Sayın Valinin yaptığı bu açıklamayı Valilik bünyesinde Akyaka Orman Kampında isnat edilen suçlarla ilgili ön inceleme devam ederken yapmasının zamanlama açısından yanlış olduğunu düşünüyoruz ve kendisine aktarılan bilgiler gerçeği yansıtmamaktadır.  Akyaka Orman Kampı'nda suç niteliğinde olduğunu düşündüğümüz faaliyetler hakkında, Akyakalı yurttaşlar olarak Muğla Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduk. Soruşturma sürecinde, suçlamalar Savcılık tarafından Muğla Valiliği'ne yöneltilmiş, Orman İşletmesi sorumluları hakkında soruşturma yapılması için izin talep edilmiş ve devamında Muğla Valiliği'nde bir ön inceleme komisyonu oluşturularak inceleme başlatılmıştır. Söz konusu açıklamadan bir gün sonra, bu inceleme çerçevesinde suç duyurusunda bulunan yurttaşlar Muğla Valiliği'ne davet edilerek ifadelerine başvurulmuştur. Henüz inceleme devam ederken, Sayın Valinin bu açıklaması, kendisine bağlı çalışan inceleme komisyonunu baskı altına almaya yöneliktir ve ihsas-ı rey niteliğindedir. Sayın Vali, yapılan suçlamalarla ilgili incelemenin devam ettiğini ve bu incelemenin sonunda gereğinin yapılacağını söylemek yerine,  komisyonun hazırlayacağı rapor ne yönde olursa olsun kararını peşinen vermiş görünüyor: 'Akyaka Orman Kampı'nda herşey yasalara uygun'. Yanılmış olmayı arzu etmekle birlikte, bu açıklama sonrasında Valilikten, Savcılığa soruşturma izni vereceğini beklemek mümkün görünmüyor. 

Sayın Valinin usulen yanlış bulduğumuz bu basın açıklaması, aynı zamanda Akyaka Orman Kampında olan bitenlere dair yanlış bilgiler içermektedir. Gerçeği yansıtmayan bu bilgilerle ilgili olarak  kamuoyunu aydınlatmak adına bazı noktaları vurgulamak istiyoruz.

Sayın Vali, Akyaka Orman Kampında 'betonlaşma yapılmadığını' ifade ediyor. Bu ifadenin aksine, Şubat ayından beri Akyaka Orman Kampında Valiliğin ticari kuruluşu olan Muğla Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından hummalı bir betonlaştırma faaliyeti yürütülmektedir. Akyaka Orman Kampı adeta bir şantiye alanına dönüştürülmüş, doğal peyzaj yok edilerek beton kilit taşları ile kaplanarak çadır ve karavan alanları oluşturulmuştur. Kamp alanı içerisinde yine doğal zemin üzerinde mıcır ve beton kilit taşlar döşenerek birçok yollar yapılmıştır. Valiliğe bağlı bir kurum olan YİKOB tarafından, Orman Kampı alanı içerisinde 7000 m2 alana beton kilit taşları ile kaplanarak otopark yapılması için ihale açılmıştır. Tabiat Varlıklarını Koruma Kurumu'ndan izin alınmaksızın başlatılan bu çalışma çerçevesinde Orman İşletmesi sorumluları söz konusu alanda orman alt bitki örtüsünü ve genç ağaçları iş makineleri ile tahrip ederek orman ekosistemine büyük zarar vermiştir. Orman Kampında artık toprağa basarak yürüme imkanı neredeyse kalmamıştır. İklim Krizi ile mücadele ederken, ekosistemlerin korunması yaşamsal önemde iken, doğal orman ekosistemi tahrip edilerek sürekli sulama gerektiren rulo çimler döşenmiştir. Tüm bu iddialarımızla ilgili fotoğraf ve video kayıtları ve belgeler Savcılığa sunulmuş, Valilik tarafından ön incelemeyi yapan komisyona da havale edilmiştir. Sayın Vali bu açıklamayı yapmadan önce, o incelemenin sonucunu beklese doğru bilgi ve belgelere ulaşabilirdi. 

Sayın Vali açıklamasında ormanda sadece yangınlara karşı önlem için 'klasik, her yıl yapılan temizlik çalışması' yapıldığını ifade ediyor. Bu bilgi de tamamen gerçek dışıdır. Akyaka Orman Kampı Gökova ÖÇKB içerisinde yer almakta ve Nitelikli Doğal Sit statüsündedir. Dolayısı ile 'bakım' adı altında dahi olsa bu çalışmaların yapılabilmesi için Tabiat Varlıkları Koruma Kurumu'ndan izin alınması gerekmektedir. Cimer'e verdiğimiz dilekçelere gelen yanıttan 2025 yılında yapılan bu faaliyetler için herhangi bir izin alınmadığını biliyoruz. Bunun belgesini de yine suç duyurumuzun dilekçesine eklemiş bulunuyoruz.

Sayın Vali, Orman Kampının İşletme kısmında 'sadece şezlongları kiraladıklarını', geçen yıl başka birine, bu yıl başka birine kiraya verdiklerini, kıyıdaki diğer işletmelerde zaten 'sıkıntı olmadığını' söylüyor. Orman Kampında kıyı alanında Muğla Vakfı'nın işlettiği tesis dışındaki tüm işletmeler için, Sayın Vali sıkıntı olmadığını söylese de, Valilik tarafından yasaya aykırı olarak verilen yapı kayıt belgeleri ile Ula Belediyesi'ne başvurularak işletme ruhsatları alınmıştır. Yasalar çok açıktır; kamu arazisi üzerinde, üstelik Doğal Sit Koruma statüsündeki bir alanda yapı kayıt belgesi alınamaz, tespit edildiğinde de iptali gerekir. Dolayısı ile bu işletmeler için verilmiş tüm yapı kayıt belgeleri ve işletme ruhsatları geçersizdir, iptal edilmelidir. Kıyı Kanununa, İmar Kanununa ve Orman Kampının işletme sözleşmesine aykırı olarak tesis edilen bu işletmeler kamuya ait olan kıyı alanına el koyarak ticarileştirmişlerdir. Sayın Valinin bahsettiği, ruhsatı olmadan iskeleyi ve kıyıyı tamamen kapatarak kurulan işletmenin bu kadar rahat yasadışı faaliyetine nasıl izin verilebilir? Üstelik hem işletmecisinin, hem de Sayın Valinin açıklamalarından anlaşıldığına göre bu iznin işletmeciye Orman Kampı içerisinde ihale edilen kanalizasyon çalışmasını yapması karşılığında verildiği bilgisi vahimdir. Kamuya ait alanların yasalara aykırı olarak bu şekilde kiralanması veya yapılan bir iş karşılığında ücretsiz verilmesinin kamu yararı ile açıklanması da mümkün değildir. Bununla ilgili olarak da Savcılığa suç duyurumuzu yapmış bulunuyoruz.

Bu açıklamamızı, Akyaka Orman Kampı'nda işlenen birçok suça karşılık,  yalnızca Sayın Valinin söz konusu ettiği noktalar ile sınırlı tutuyoruz. Muğla 4. İdare Mahkemesi'nde, Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Valiliği'nin kuruluşu olan Muğla Vakfı İktisadi İşletmesi arasında yapılan sözleşmenin, birlikte işledikleri suçlar nedeni ile iptali için açtığımız davada tüm yasadışı uygulamaları ayrıntılı olarak belgeleri ile Mahkemeye sunmuş bulunuyoruz. Akyaka Orman Kampında işlenen hukuksuzlukların tarafı olan Muğla Valiliğini, Orman Bölge Müdürlüğünü bir an önce bu hukuksuzluklardan vazgeçmeye, yasaya aykırı yapıların kaldırılarak kamusal alanların kamuya terk edilmesi, orman ekosistemine verilen zararların giderilerek Akyaka Orman Kampı'nın doğal yapısına geri döndürülmesi için gereğini yapmaya davet ediyoruz.

Son söz olarak Sayın Valiye açıklamasında ifade ettiği şekli ile Akyaka Orman Kampındaki faaliyetlere dair şikayetlerimizde hiçbir şeyi büyütmediğimizi ifade etmek istiyoruz. Aksine, dile getirdiklerimiz, kamuyu zarara uğratan  ve yasalara aykırı faaliyetlerin yalnızca çok küçük bir bölümüdür ve hepsi belgelerle Savcılığa ve Mahkemeye sunulmuştur. Kamu yararının korunmasını ve yasaların uygulanmasını sağlamakla görevli olan Muğla Valiliğinin tüm bu iddiaları ciddiyetle incelemesini ve kamu zararına yol açan, yasalara aykırı uygulamaların sonlandırılması  için gereğini yapmasını umuyoruz. 

Kamuoyuna saygı ile duyururuz. 23 Mayıs 2025

Akyaka Kültür Sanat Derneği

Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği

Slowfood Gökova Birliği




Betonlaştırılan karavan alanları

TVKK'nın 2025 yılında yapılan faaliyetler için izninin olmadığının belgesi

Kıyıyı paravanlarla kapatan ruhsatsız Muğla Vakfı işletmesi



Otopark yapmak için tahrip edilen orman alanı

Suni çimler ve sulama sistemleri

Doğal zemini kaplayan beton kilit taşlar




İskeleyi ve kıyıyı kapatan işletme

YİKOB'un otopark ihalesi


13 Mayıs 2025 Salı

Akyaka Orman Kampındaki talanın durdurulması için toplanan imzalar teslim edildi

Doğal Sit koruma alanı olan Akyaka Orman Kampındaki yasadışı kıyı işgalleri ve kamusal alanların betonlaştırılarak ticarileştirilmesine karşı Akyakalı sivil toplum örgütlerinin başlattığı mücadele çerçevesinde imza kampanyaları da başlatıldı. Kısa süre içerisinde ıslak imzalı olarak 485, change.org üzerinden yürütülen Akyaka Orman Kampındaki Yasadışı Faaliyetleri Durdurun başlıklı online imza kampanyasında da 8625 imza toplandı. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Orman Genel Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere hazırlanan dilekçeler ve imzalar bugün Muğla Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü'ne ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'ne teslim edildi.

Her iki bakanlığa da aynı içerikle gönderilen dilekçelerin kopyası aşağıdadır:

 


Muğla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'ne

(Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na İletilmek Üzere)

Tarih:13.05.2025

Konu:  Özel Çevre Koruma Bölgesi ve Nitelikli Doğal Sit Koruma Alanı içerisinde bulunan, arkolojik alan barındıran Akyaka Orman Kampı'nda hukuka ve  koruma kurallarına aykırı faaliyetlerin durdurulması

2013 yılından beri Muğla Vakfı İktisadi İşletmesi tarafından işletilen Akyaka Orman Kampı'nda Kıyı Kanununa, İmar Kanuna, Orman Kanuna, Çevre Kanununa, Nitelikli Doğal Sit Koruma Kurallarına, Kültür Varlıklarını Koruma Kurallarına, kamu yararına ve işletme sözleşmesine aykırı faaliyet gösterilmesi nedeni ile  yurttaşlar olarak birçok dilekçeler verilmiş ancak sonuç alınamamıştır. Girişimlerimizin sonuçsuz kalması sonucunda sivil toplum örgütleri ve yurttaşlar olarak Muğla 4. İdare Mahkemesinde işletmeci Muğla Vakfı'nın sözleşmesinin iptal edilmesi için dava açılmıştır.  

Akyaka Orman Kampında yaşanan başlıca sorun ve hukuksuzluklar aşağıdadır:

Orman Kampı tüm canlıların ortak yaşam alanıdır ve Doğal Sit koruma statüsündedir. Orman Kampının, ticari rantı artırmak uğruna tüm canlıların yaşam alanlarını yok ederek kullanım alanına dönüştürülmesi kabul edilemez. Doğal Sit Koruma Kurallarını yok sayarak yürütülen, orman ekosistemine zarar veren tüm altyapı ve üstyapı faaliyetlerine son verilmelidir. Kamu kaynakları kullanılarak Muğla Valiliği tarafından Orman Kampı içerisinde orman ekosistemini tahrip ederek yapılmak istenen 7000 m2 büyüklüğündeki otopark inşaatından telafisi mümkün olmayan ekosistem kayıplarının önüne geçilmesi için derhal vazgeçilmelidir. Orman Kampında, Kıyı Kanunu’na aykırı olarak kıyıyı işgal eden ve işletim planında olmayan tüm tesisler kaldırılmalıdır. Anayasaya aykırı bir şekilde halkın kıyıdan yararlanmasını engelleyen, çitleme dahil, tüm faaliyetlere son verilmelidir.

Akyaka Uluslararası Yavaşkentler Birliği üyesidir ve yaşam kalitesinin korunması yavaşkentlerin temel ilkesidir. Orman Kampı'nın konaklama ve kullanma kapasitesinin artırılarak adeta bir tatil köyüne dönüştürülme girişimi, nüfus yoğunluğu anlamında Akyaka'nın taşıma kapasitesini aşan bir yük getireceği gibi, başta trafik ve su tedariki olmak üzere altyapısına da büyük yük getirecek kabul edilemez bir projedir. Akyaka Yavaşkent kriterlerlerine uygun yönetilmelidir.

Orman Kampında nüfus yoğunluğunu ve ticari kullaımı artırmaya yönelik yürütülen altyapı  çalışmaları, tüm dünyada iklim krizi nedeniyle insan yapısı hataların kolayca vahşi yangınlara dönüştüğü bir dönemde bölgede yangın riskini arttırarak, büyük insani ve ekolojik felaketlere yol açma potansiyeli taşımaktadır. Orman Kampının ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliği için doğal yapıyı tahrip eden bu faalyetlere son verilmelidir.

Proje ile Akyakalıların ve bölge halkının dört mevsim yürüyüş ve sosyalleşme alanı olarak kullandığı oldukça büyük bir alanın halkın kullanımından çıkarılarak özel bir alana dönüştürülmesi, kent sakinlerinin kent hakkının sınırlandırılması anlamına gelmektedir. Bu durum kamu yararı ilkesi ile çelişmektedir. 

Orman Kampında yürütülen faaliyetler Gökova ÖÇK Bölgesi'nin korunması için hazırlanmış bilimsel raporlara, bu raporları temel alarak hazırlanan Gökova ÖÇKB Yönetim Planına, orman, çevre ve kıyılar ile ilgili yasalara, yönetmeliklere, uluslararası sözleşmelere, hatta Orman Kampının kendi ihale sözleşmesine aykırıdır. Gökova ÖÇK Bölgesini korumak, Yönetim Planını uygulamakla yükümlü ÇŞID Bakanlığı ve yürütücü kurumu Muğla Valiliği ve Orman Kampının ihale sözleşmesine uygun işletilmesinden sorumlu Tarım ve Orman Bakanlığı  bu tür kanun, yönetmelik, plan ve sözleşmelere aykırı faaliyetlere izin vermemelidir.

Orman Kampı'nda yürütülen altyapı çalışmaları, Kültür Varlıklarını Koruma Kurumu'nun kararlarına aykırı olarak, Anıt Eser olarak tescillenmiş Bazilika'nın koruma sınırlarının içinden geçmektedir. Bu çalışma derhal durdurulmalı ve tüm insanlığın ortak mirası olan bu kültür varlığının korunması için gereken çalışma başlatılmalıdır.

Orman Kampı'nda tüm bu hukuksuzluklara ve ekolojik tahribata yol açan, kamp alanını 2013 yılından beri işletmekte olan Muğla Vakfı'dır. Muğla Vakfı'nın sözleşmesi derhal iptal edilerek kamp alanının ekosisteminin rehabilite edilmesi için çalışmalar başlatılmalıdır.

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği ve Orman Kampı'nın doğal kalması için gönül veren yurttaşlar olarak tüm yetkilileri bir kez daha göreve davet ediyoruz. 









12 Mayıs 2025 Pazartesi

Akyaka Orman Kampında Yeryüzü Sofrası ve Kıyı Eylemi


Akyaka Orman Kampındaki yasadışı işgaller ve talana karşı mücadele devam ediyor. Gökova Ekolojik Yaşam Derneği,  Gökova Akyaka'yı Sevenler Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği ve Slowfood Gökova Birliği'nin 11 Mayıs 2025 tarihinde birlikte düzenlediği Yeryüzü Sofrasında buluşan  Akyakalılar piknik yaptılar ve bir forum gerçekleştirdiler. 


Orman Kampında Kıyı Kanununa, İmar Kanunu'na, Özel Çevre Koruma ve Doğal Sit Koruma Hükümlerine ve İşletme Sözleşmesine aykırı yürütülen faaliyetlerle ilgili bilgi paylaşıldı, Orman Kampının işletmecisi Muğla Vakfı'nın sözleşmesinin iptali için Muğla 4. İdare Mahkemesinde açılan dava hakkında bilgi verildi. Kamp alanında kurulan imza standında hukuk dışı faaliyetlerin durdurulması için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na ve Orman Genel Müdürlüğü'ne gönderilmek üzere hazırlanan dilekçe için imza toplandı.

Forum sonrasında eylemciler sloganlar ve pankartlar eşliğinde bir yürüyüş düzenlediler.  Kıyıda paravanlarla kapatılarak Leon Beach isminde ticari bir işletmeye dönüştürülen alana giden eylemciler Jandarmayı telefonla arayarak kıyı alanının yasaya aykırı olarak halka kapatıldığını bildirerek engelin kaldırılmasını istediler. Jandarmanın Orman Kampı alanında yetkinin Valilikte olduğu, kendilerinin karışmaya yetkisinin olmadığı cevabı üzerine eylemciler bir açıklama yaptılar. Açıklamada, aynı alanda iki yıl önce de aynı gerekçe ile eylem yaptıklarını, Muğla Vakfı'nın eylemcilerin çalışma hürriyetini engelledikleri gerekçesi ile haklarında suç duyuru yapması sonucunda yargılandıklarını ve beraat ettiklerini, üstelik gerekçeli kararda işletme sözleşmesi yapmış olmanın işletmeciye kıyı kanununa aykırı faaliyet yürütme hakkı vermediği ve bunu protesto etmenin de anayasal hak olduğu ifade edildi.

 Yapılan açıklamadan sonra eylemciler çitin üzerine gerilen brandaları yırtarak kıyı alanına girdiler ve kıyıyı işgal eden şezlongları toplayarak kıyı alanını boşalttılar. Eylem sırasında şezlonglara herhangi bir zarar verilmeden üst üste konularak istiflendi.  Eylemcileri engellemek isteyen işletmeci, alanın tapusuna ve işletme ruhsatına sahipolduğunu söylemesi üzerine eylemciler "tapusunu göster, ruhsatı göster" şeklinde slogan attılar. Herhangi bir belge göstermeyen işletmeci daha sonra bu alanın işletme hakkının kendisine Orman Kampında yürütülen kanalizasyon çalışmalarını yapması karşılığında Muğla Vakfı tarafından verildiğini söyledi. Eylemciler barışçıl eylemlerine bir süre devam ettiktikten sonra alandan ayrıldılar.