23 Ekim 2015 Cuma

BARIŞA AŞURE : Akyaka Dayanışması'nın Etkinlik Duyurusu

Akyaka Dayanışması olarak geçen yıl Yırca’da katledilen zeytin ağaçlarının ahı için aşure pişirip paylaşmıştık. Aradan bir yıl geçti, ne yazık ki acılarımıza katlanarak yenileri eklendi. Son olarak barışın sesini yükseltmek için Ankara’da toplanan canlarımız alçakça katledildi. Bu yil aşuremizi Ankara'daki katliamda kaybettigimiz canlarımız için pişireceğiz. Tüm dostları 25.10.2015 Pazar günü saat 13:00'de Zeytinpark'ta aşuremizi ve acılarımızı paylaşmaya, yitirdiğimiz canlarımızı anmaya davet ediyoruz.

Not: Etkinlikte doğaya olabildiğince az yük olmak için plastik, kağıt veya aluminyum tek kullanımlık kase, bardak, kaşık kullanmayacağız. Bunun yerine evlerimizden getireceğimiz hergün kullandığımız malzemelerimizi tercih edeceğiz. Sizler de aynı duyarlılığı göstererek kasenizi ve kaşığınızı yanınızda getirerek katkıda bulunabilirsiniz.


14 Ağustos 2015 Cuma

Üç Beş Ağaç Kervanı 24 Ağustos'ta Akyaka'da !




Tarih: 24 Ağustos 2015  (Pazartesi) Saat 20:30

Yer : Eski Belediye Binası Yanı



Muğla Akyaka'daki talana karşı sözümüzü söyleyeceğiz. Zeytin ağaçları kesiliyor, kıyılar imara açılıyor. Bunlara karşı sözümüzü söyleyeceğiz.

 Akyaka Dayanışması'ndan dostlarımızla bu etkinliği gerçekleştireceğiz.


 ---

 #üçbeşağaçkervanı gezici bir sanat kumpanyasıdır. Temel hedefleri, ekolojik tahribata dikkat çekmek, doğa ve kent mücadelelerini sanatla beslemektir.

 Kervan yaklaşık 30 gün boyunca İzmir'den Mersin'e, Şırnak'tan Sinop'a kadar 30 yerde sanat etkinlikleri yapacak. Sponsor kabul etmeyen #üçbeşağaçkervanı müzik, tiyatro, pandomim, çocuk etkinlikleri dallarında etkinlikler yapan 12 sanatçıyla 2.kez yola çıkacak.

 Geçen yılki kervan şöyleydi:
 https://www.youtube.com/watch?v=wsaK8ZMSRDU

 Bu yıl da zeytin ağaçlarının güzelliği ile sembolleşen Yırca'dan yola çıkıyoruz. İşte bu da yola çıkış videosu:
 https://www.youtube.com/watch?v=SJXf7Kl79FU

 Bu yılki her bir etkinliğimizi Suruç'ta öldürülen sosyalist gençlerden birine ithaf edeceğiz.

 ucbesagackervani.org
 facebook.com/ucbesagackervani
 twitter.com/ucbesagack

 https://www.facebook.com/events/1098040343544553/

13 Ağustos 2015 Perşembe

Kadın Azmağı ve Akbük için Koruma Amaçlı İmar Planlaması Kararı


Akyaka Dayanışması’nın Kadın Azmağı’nın korunmasına yönelik girişimlerinde bir olumlu karar daha alındı.  Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Kadın Azmağı imar planının yenilenerek ‘Koruma Amaçlı İmar Planlaması’ yapılması kararı aldı. Aynı şekilde Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan Akbük için de koruma amaçlı imar planlaması yapılacak.

Eşsiz biyolojik çeşitliliği ve doğal güzelliği ile Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer almasına karşın Kadın Azmağı’nda yıllardır süren tahribatların durdurulması için verilen mücadeleler yavaş da olsa meyvelerini vermeye başladı. Koruma altında olmasına rağmen Kıyı Kanunu kapsamı dışında bırakılan Kadın Azmağı, 2013 yılında Akyaka Dayanışması'nın girişimi ile kanun kapsamına alınmıştı. Ancak kanunun gerekleri yerine getirilmediği için bu önemli gelişme Azmağın korunmasına yardımcı olmadı. 

Kanunun gereklerinin yerine getirilmesi ve Kadın Azmağı'nın etkin şekilde korunması için Akyaka Dayanışması Kasım 2014’de  Muğla Mimarlar Odası’nın da destek verdiği yeni bir bir girişim başlattı. TMMOB'un Muğla'da düzenlediği Kent, Kültür ve Demokrasi Sempozyumu'nda Akyaka Dayanışması bir sunum yaparak Kadın Azmağı'ndaki sorunlara dikkat çekti. Sempozyumun hemen ardından Akyaka Dayanışması, TMMOB Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’ün ve Muğla Mimarlar Odası üyelerinin de katıldığı yaklaşık 150 imzalı bir dilekçe ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığına yeniden başvurdu.  Dilekçede Kadın Azmağı’nda ticari işletmelerin ve günübirlikçilerin neden olduğu işgal, tahribat ve kirliliğe son verilmesi, Kıyı Kanunun gereğinin yerine getirilmesi, daha önce onaylanan Kadın Azmağı Yönetim Planı’nın etkin uygulanması talep edildi. Bu talep sonucunda 27 Mart 2015’de ÇŞB'den Muğla İl Müdürlüğü’ne gönderilen yazı ile Kadın Azmağı için Koruma Amaçlı İmar Planlaması yapılması istenmişti. Ancak planlama sürecini Muğla Valiliği'nin mi yoksa Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin mi yürüteceği konusu kurumlar arasında tartışma konusu olmuştu.

Akyaka Dayanışması adına Serdar Denktaş, Muğla Vali Yardımcısı Ahmet Ertürk ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Uğur Şeren ile 12 Ağustos 2015'de görüşerek platformun talebi ile ilgili son durum hakkında bilgi aldı. İl Müdürü Uğur Şeren,  Bakanlıkta geçen hafta kendisinin de katıldığı toplantılarda Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü sorumluluğunda Kadın Azmağı ve Akbük için Koruma Amaçlı İmar Planlaması sürecinin 2016 yılında  başlatılması kararının alındığını bildirdi. Planlama için gerekli bütçe de Bakanlık tarafından oluşturulacak.



Kararın bir önemi de, planlama süreçlerinde sivil toplum kesimlerinin de yer alacak olması. Aslında 3194 sayılı İmar Kanunu planlama süreçlerine halkın katılımına izin vermiyor. Ancak istisna olarak koruma amaçlı imar planlaması yapılırken sivil toplum kesimlerinin katılımı yönetmelikle düzenleniyor.





27 Şubat 2015 Cuma

Ula Belediyesi'nden Akyaka Dayanışması'nın sunduğu dosyaya cevap

Akyaka Dayanışması'nın Ula Belediyesine 15.12.2014'de verdiği dilekçeye cevap var. Dilekçenin ekinde ayrıntılı bir dosya sunulmuş ve özetle şu talepler dile getirilmişti:

  • Zeytinliğin imara kapatılması, 
  • Kadın Azmağı'nda Kıyı Kanununa aykırı işgallere son verilmesi,
  • Akyaka İmar Planında orman içlerinde tahribata yol açan yol planlarının iptal edilmesi
  • İmar suistimallerinin durdurulması ve Çakirhan Mimarisinin korunması,
  • katılımcı, yerinden yönetim anlayışının hayata geçirilmesi, 
  • Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün sürdürülmesi, Yavaşkent kriterlerine uygun eylem planlarının geliştirilerek yaşam kalitesinin yükseltilmesi.


Belediye Meclisi ve İmar Komisyonunda görüşülerek karara bağlandığı (Meclis kararının kopyası eklenmiş)  bildirilen yazıda imar suistimallerine izin verilmemesi ve katılımcı yerel yönetim mekanizmalarının oluşturulması talebine olumlu cevap verilerek yeni stratejik planlama sürecinde dikkate alınacağı belirtiliyor. İmar plan değişikliği ile ilgili taleplerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın yetkisinde olduğu, Akyaka'da yaşam kalitesinin yükseltilmesi için Yavaşkent kriterlerine uygun eylem planlarının geliştirilmesi talebine ise Muğla Büyükşehir Belediyesi ile eşgüdümlü çalışma planlandığı ifade ediliyor. Bilindiği gibi Akyaka Dayanışması aynı talepleri Büyükşehir Belediyesine de yöneltmişti. Bu dilekçeye Büyükşehir yönetiminden henüz cevap gelmedi. 

Dikkat çekici nokta; gelen yazıda Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün devam ettirilmesine yönelik talebin yanıtsız bırakılmış olması. Türkiye'deki Yavaşkentlerin ortak toplantılarına Akyaka adına temsilci gönderilmediğine bakıldığında Akyaka'nın Yavaşkent statüsünün fiilen sonlandırıldığı anlaşılıyor.

Serdar Denktaş



4 Şubat 2015 Çarşamba

Ula Belediye’nin orman tahribatının durdurulması için verilen dilekçeye cevabı


30 Aralık 2014’de Ula Belediyesi’nin Akyaka’nın merkezindeki ormanda piknik ve otopark düzenlemek üzere başlattığı çalışmanın durdurulması için Akyaka Dayanışması bir dilekçe vermişti. Akyaka Dayanışması üyeleri söz konusu çalışma ile ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına orman ekolojisinin tahrip edildiği gerekçesi ile suç duyurusunda da bulunmuştu.

Belediye Başkanı Ümit Karaaslan’ın imzası ile 26.01.2015 tarihinde verilen cevapta Orman Bölge Müdürlüğü, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarının kopyaları da gönderildi. Dilekçeye verilen cevabı aşağıdaki bağlantıda bulabilirsiniz: https://docs.google.com/file/d/0B5zc_-wwccmNSzZXQnNhYlZGSjA/edit

 Belediyenin cevabında aşağıdaki hususlar dikkat çekiyor:

1) Orman Bölge Müdürlüğü’nün yazısında Belediye’ye piknik alanı olarak tahsis edilen alanın yoğun olarak piknik amaçlı kullanıldığı, bu nedenle yangın tehlikesine karşı önlem alınması gerektiği bildiriliyor. Bu bilgi gerçeği tam yansıtmıyor; zira 2014 yılı içerisinde Ula Belediyesi belediye hizmet binasının karşısına düşen sınırlı bir alanı otopark ve piknik alanı olarak kullanıma açmıştı. Söz konusu alan konaklama, otopark ve piknik amaçlı kullanılmış, yangın tehlikesi yanında günübirlikçilerin attıkları çöpler Akyaka için önemli bir rahatsızlık kaynağı olmuştur. Yazışmalardan anlaşıldığına göre, Ula Belediyesi 1992 yılında Akyaka Belediyesi’ne piknik alanı düzenlemek için izin verilen  alanın “sehven”  24.121 m2  olarak sınırlı tutulduğunu belirterek Bakanlıktan orman alanının tamamını (64.450 m2) piknik alanı olarak düzenleme talebinde bulunmuştur. Yani, söz konusu ormanın tamamının yoğun olarak piknik amaçlı kullanıldığı bilgisi yanıltıcıdır, çünkü Belediye piknik alanını tüm ormana genişletme çalışmalarına 2014 yılı sonunda başladığı için yeni açılan alanlarda henüz hiçbir şekilde piknik amaçlı kullanım söz konusu olmamıştır. Tahrip edilerek “temizlenen” alanlarda şimdiye kadar doğal orman bitki örtüsü mevcuttu ve insan kullanımına kapalı olduğu için de piknik amaçlı kullanım nedeni ile yangın tehlikesi de söz konusu değildi.

2) Orman Bölge Müdürlüğü Ula Belediyesi’ne 10.11.2014 tarihinde gönderdiği yazıda kendi uhdesinde bulunan ve Belediyeye 49 yıllığına kiraya verilen alanın  III. Derece Doğal Sit ve ÖÇK Alanı olduğunu belirtiyor. Ancak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün 14.11.2014 tarihinde Ula Belediyesi’ne gönderdiği yazıda bu bilginin doğru olmadığı belirtilerek, “..talebe konu alan Doğal Sit Alanı Sınırları içinde yer almamaktadır” denilmektedir. Resmi kurumların birbiri ile çelişen bu bilgileri açıklamaya muhtaçtır.

3) Ula Belediyesi, 1992 yılında Akyaka Belediyesinin talebi ile 24.121 m2 olarak verilen piknik alanı izninde yaptığı incelemede maddi hata yapıldığını tespit ettiğini, verilen iznin eklerindeki harita üzerinde aslında 64.450 m2 ‘yi kapsayan işaretleme yapıldığını iddia ederek Orman ve Su İşleri Bakanlığı’ndan hatanın düzeltilmesini talep etmiş. Bakanlık da itirazı kabul ederek 23.9.2014 tarihinde piknik alanı düzenleme iznini 64.450 m2 olarak düzelttiğini belirten yeni bir “Kesin İzin Oluru” düzenlemiş. 23 yıl boyunca Akyaka Belediyesi’nin itiraz etme ihtiyacı duymadığı böylesine önemli bir hatanın şimdi farkına varılması konunun yeniden incelenmesini gerektirmektedir.

4) Piknik alanı olarak genişletilen alan içinde 2009 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı  tarafından yürütülen kazı çalışmalarında Bizans dönemine ait bir kilisenin kalıntıları bulunmuş ve koruma altına alınmıştır. http://haberciniz.biz/kacak-kazidan-kilise-cikti-mugla-720232h.htm Söz konusu arkeolojik buluntu, Belediyenin piknik alanı olarak düzenlemek istediği orman sahası içinde yer almaktadır. Belediyenin orman ekolojisini tahrip etmeyi göze alarak düzenlemek istediği piknik alanı, bu kültür varlığının tahrip edilmesi tehlikesini de gündeme getirecektir.  


Ula Belediyesi, Muğla Valiliği ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı, yöre halkının duyarlılığını gözönüne alarak ÖÇK Bölgesi içinde hem doğayı hem de kültür mirasını tahrip edecek bu projeye verilen izni bir kez daha gözden geçirmeli ve verilen izinler iptal edilmelidir.




30 Aralık 2014 Salı

Belediye'nin orman tahribatına karşı dilekçe


ULA BELEDİYE BAŞKANLIĞI


Konu: Akyaka Belediye Hizmet binası karşısında orman alanında yapılan çalışmaların durdurulması.

Akyaka Belediyesi hizmet binası karşısında, beldenin merkezinde yer alan orman alanı, içinde barındırdığı canlılar ve endemik bitki türleri ile korunması gerekli doğal bir yaşam alanıdır. Belde yaşayanları için nefes alma sahası, spor alanıdır.

Akyaka Dayanışması olarak Başkanlığınıza 15.12.2014 tarihli 1254 kayıt numarası ile verdiğimiz dilekçemizde, Akyaka’da doğanın ve ortak yaşam alanlarının korunduğu bütünleşik bir yönetim planlamasının katılımcı süreçlerde hazırlanmasını talep etmiştik. Dosyamızın teslimi sırasında, Belediye Başkanımız ve bir Meclis üyemizin de hazır bulunduğu görüşmede ilgili alanda bitki örtüsünün “temizlenerek”, “vatandaşların hizmetine” açılacağı bilgisi üzerine, bu konudaki hassasiyetlerimizi ifade etmiştik.

Gerek görüşmemiz sırasında, gerekse dilekçemizde ifade ettiğimiz duyarlılığımıza karşın, söz konusu orman alanında bitki örtüsünün yok edilmesi çalışmasına başlanmıştır.

Akyaka’nın merkezinde korunması gereken orman alanını, piknik ve otopark alanı yapmak, şimdiye kadar yürütülen içeriksiz, plansız turizm anlayışında ısrar etmek anlamına gelmektedir. Kentin merkezini günübirlik turizmcilerin kullanımına açmak, Özel Çevre Koruma Bölgesi içindeki biyolojik çeşitliliği yok etmenin yanında,  Akyaka’nın yaz aylarında yaşadığı yığılmayı, trafik karmaşasını ve yangın riskini arttıracaktır. Geçtiğimiz yaz sezonunda ilgili alanın bir bölümünün aynı şekilde kullanıma açılması, konulan yasaklama levhalarına rağmen, herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadığı için ziyaretçiler tarafından otopark, kamp ve tuvalet alanı olarak kullanılmış, Akyakalıların ve tatilcilerin büyük tepkisine yol açmıştır. Belediyenin hatadan ders çıkarılmadığını gösteren, uygulamayı tüm orman alanına genişletme girişimi, sorunun katlanarak büyümesine yol açacağı çok açıktır.

Akyaka için sakin kent felsefesine uygun, doğal yaşam alanlarının korunduğu, alternatif turizm politikalarının geliştirilmesi gerekmektedir. Piknik yapmak isteyen ziyaretçiler için Azmak kıyısı ve belde merkezinden uzak alanlar düzenlenmelidir.

Ülkemizde, iktidarın doğayı kapitalizmin hizmetine sunması, doğa tahribatlarına karşı duyarlı kesimleri “çapulcu”, “marjinal” olarak değerlendirmesi, “ben bilirim, işime kimseyi karıştırmam” zihniyetinin neler kaybettirdiği görülmüştür.

Ula Belediyesi, Akyaka’nın doğasında kalıcı tahribata neden olacak bu girişimiyle, pratik olarak iktidarla aynı dünya görüşünün paylaşıldığı ikinci bir “Yalova örneği” yaratacaktır. Belediyenin kaybı yalnızca Akyaka’nın duyarlı insanlarının desteğini yitirmekle sınırlı kalmayacak, bu tahribatın siyasal sonuçları da olacaktır. CHP bu örnekle bir kez daha iktidara yönelttiği eleştirileri samimiyet ve inandırıcılık sınavına sokacaktır.

Yaşadığımız alanlara sahip çıkan bizler, ormanda başlatılan tahribatın durdurulmasını, alanın korunmasını, kentte yaşayanların hassasiyetlerini, taleplerini hiçe sayarak hizmet verme anlayışından vazgeçilmesi talebimizi bir kez daha dikkatinize sunuyoruz.

Bilgilerinize arz ederiz. 30.12.2014
                                                                                              
AKYAKA DAYANIŞMASI


İLETİŞİM
Hüseyin UYGUN
İnişdibi Caddesi
Sarnıç Sok. No.3
Akyaka/Ula/Muğla




17 Aralık 2014 Çarşamba

13 Aralık 2014 Cumartesi

Akyaka'da doğa ile dost, katılımcı bir yerel yönetim talebi

Akyaka Dayanışması, Akyaka'da doğa ile dost, katılımcı bir yerel yönetim anlayışının hayata geçirilmesi için Ula ve Muğla Büyükşehir Belediyelerine kapsamlı birer dosya sundu. Ula Belediyesine verilen dilekçenin kopyası aşağıdadır (Büyükşehir Belediyesine verilen dilekçe de aynı içeriktedir). 



ULA BELEDİYE BAŞKANLIĞI


Konu: Akyaka’da koruma amaçlı imar planı ve çevre düzenleme projeleri bütünleşik yönetim planının oluşturulması.

Akyaka, sahip olduğu zengin biyo-çeşitliliğin, tarihi ve doğal değerlerinin korunabilmesi için 1988 yılında Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir.

Özel Çevre Koruma alanı ilanını takiben ilgili Bakanlıkça, alanının korunmasına yönelik alt yapı, üst yapı yatırımları, imar planları yapılmış, üniversiteler ve kamu kurumları, sivil toplum örgütleri işbirliğiyle projeler yapılmış, yönetim planları oluşturulmuştur. Bu çalışmaların başlıcaları ; “Gökova İç Körfezi ve Sedir Adası Bütünleşik Kıyı Yönetimi Planının Hazırlanması ve Uygulaması Projesi[1] ve “Deniz ve Kıyı Alanları Yönetimi Projesi[2]   dir.

Akyakalıların katılımcı süreçler sonucunda oluşturdukları, ortak aklın ifadesi  “ Akyaka Vizyonu”  “Doğaya Saygılı, Mimari Yapısını Koruyan, Hizmet Altyapısı Güçlü, Sürdürülebilir ve Alternatif Turizme Odaklı, İnsanların Birlik ve Beraberlik İçinde Ortak Hareket Edebildiği Akyaka ” olarak belirlenmiştir. Bu Vizyon, Akyaka Belediyesi’nin Stratejik Planı’nın temeli olmuştur.[3]  (Bkz. Ek-1). Akyakalıların yerel yönetimin karar alma süreçlerine katılımına aracı olmak üzere 2008 yılında Akyaka Kent Konseyi kurulmuştur. Kent Konseyi’nin girişimi ile Akyaka Yerel Yönetim İlkeleri hazırlanmıştır. 2009 Yerel Seçimleri öncesinde seçime katılan Belediye Başkan Adayları bu ilkelerin altını  halkın huzurunda  birlikte imzalayarak Akyaka Yerel Yönetim Sözleşmesini’ne  dönüştürmüşlerdir. [1] (Bkz. Ek-7)

Akyaka Vizyonu’nun gerçekleşmesi için çok uygun bir çerçeve program sunan Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne (Cittaslow) üyelik düşüncesi, Akyaka Kent Konseyi’nin öncülüğünde yapılan hazırlık ve bilgilendirme çalışmaları sonucu halk referandumu ile kabul edilmiş, birliğe sunulan dosyanın kabul edilmesiyle Akyaka, Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne (Cittaslow) üye olmuştur. (Bkz. Ek-2)

Cittaslow  kriterleri arasında önemi bulunan yaya öncelikli ve güvenli trafik hareketinin sağlanabilmesi, bisikletin daha yaygın bir ulaşım aracı olarak kullanılmasına yönelik, Atılım Üniversitesi akademisyenlerinin Akyaka Kent Konseyi’nin alan desteği ile “Katılımcı Yerel Yönetim ve ‘Yavaş Şehir’ Uygulama Gereksinmeleri Çerçevesinde Akyaka Beldesi Örnek Alan Araştırması” proje çalışması gerçekleştirilmiştir. Proje kapsamında belde sakinleri ile yapılan toplantılar sonucu, belediye binasının altında kalan alanın trafiğe kapatılması ve Atatürk Caddesi'nin ulaşım ve trafik sisteminin kısa dönemde iyileştirilmesi için öneriler getiren bir rapor hazırlanmıştır. [4] ( Bkz. Ek-3)

Cittaslow  eylem planlarının katılımcı bir süreçte oluşturulması için Akyaka Belediyesi ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla bir Sakin Kent Yönergesi hazırlanmış ve imzalanmıştır. (Bkz. Ek-2). Ancak, Muğla’nın Büyükşehir olması ile birlikte Akyaka Belediyesi kapanmış, Cittaslow  kriterlerinin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalar yapılmamış  ve Akyaka’nın Cittaslow statüsü belirsizliğe sürüklenmiştir.

Akyaka’nın yerel yönetim anlayışı, benimsenen vizyon cümlesi ve  Cittaslow düşüncesinden uzaklaşmıştır. Artan turizm ile oluşan rant baskısı, doğal taşıma kapasitesinin sınırlarını zorlamaya başlamıştır.  Bugün Akyaka, kimliğinin en önemli öğeleri olan doğal ve mimari zenginliklerini yitirme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Halkın ortak yaşam alanları, zeytinlikler özelleştirilerek imara açılmaya çalışılmaktadır (Bkz. Ek-4). Hassas bir eko-sistem olan Azmak, ÖÇK ve Kıyı Kanununun gerekleri yerine getirilmediği için her gün biraz daha yok olmaktadır. (Bkz. Ek-5).  Orman alanları çöp ve moloz atıklarıyla kirletilmektedir (Bkz. Ek-6). Yaya dostu politikaların eksikliği nedeni ile her yıl artan araç trafiği yönetilememekte, günübirlik çözüm arayışları ile orman alanları, Azmak kenarı otoparklara dönüştürülmekte, caddeler gittikçe daha fazla araç işgali altına girmektedir. Kaldırımlar, yürüyüş ve bisiklet yolları ya çok yetersiz, ya da tamamen planlama dışında bırakılmıştır. Rekreasyon alanları, çocuk oyun alanları, halkın sosyalleşmesine yarayacak açık ve kapalı kültürel mekanlar yok denecek kadar azdır.

Ne yazık ki ÖÇK Bölgesi ve Yavaş Kent olması, doğayla dost, katılımcı bir yerel yönetim iradesi ortaya konulamadığı için Akyaka’nın olumsuz gelişimini engelleyememektedir. Hükümetin doğa koruma alanlarını dahi özelleştirmeyi, yatırımlara açmayı öngören politikaları da sorunu ağırlaştırmaktadır.

Olumlu tarafından bakıldığında, Akyaka’nın dünyada benzeri az bulunan doğal ve kültürel zenginliklerinin bilincinde olan yerel sivil toplum kesimleri, bu olumsuzluklara karşı etkin mücadeleler yürütmektedirler. Bu çalışmalar arasında Akyaka Kent Konseyi’nin girişimi ile Akyaka’nın Uluslararası Yavaş Kentler Birliği’ne üye olması, Akyaka Yerel Yönetim Platformu’nun girişimi ile yapılan Azmak Sempozyumu, Azmak’ın Kıyı Kanununa dahil edilmesi girişimleri ve orman içinde açılan çöplük alanın kaldırılması, Akyaka Dayanışması’nın girişimi ile kamuya ait zeytinlik alanın özelleştirilmesine, imara açılmasına karşı yürütülen çalışmalar ve  Akyaka Orman Kampı’nda Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalara karşı verilen mücadeleler sayılabilir.

Muğla’nın Büyükşehir statüsü kazanması ve belde belediyesinin kaldırılması ile Akyaka’ya ilişkin kararlar sorumlulukları dahilinde Ula ve Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülmeye başlanmıştır.

Akyaka’nın değerlerinin korunabilmesi ve geleceğe aktarılabilmesi için, 2863 sayılı Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kanunu Md.17 ( Değişik: 14/07/2004-5226/8 md.) “Sit alanlarında geçiş dönemi koruma esasları ve kullanma şartları ile koruma amaçlı imar planı”, 5393 sayılı Belediye Kanunu,  Md.73 Kentsel dönüşüm ve gelişim alanı, 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu Md.7 b ve e bentleri dikkate alınarak mevcut doğal ve arkeolojik SİT alanları, Özel Çevre Koruma alanı statüsünün gereklerinin yapılması, koruma amaçlı özel alan ilan edilmesi, bütünleşik yönetim planı oluşturulmasının alanın bütün olarak korunmasında çözüm olacağını düşünüyoruz.

Akyaka Dayanışması, Akyaka’da yıllardır doğayla dost, yüksek yaşam kalitesi için mücadele eden sivil toplum kesimlerinin bir araya gelerek oluşturdukları bir platformdur.

Akyaka Dayanışması olarak, Akyaka’nın sahip olduğu zenginliklerin korunması ve yaşam kalitesinin yükseltilmesi için yerel yönetimin karar alma süreçlerine katılarak önemli katkı sağlayabileceğimizi düşünüyoruz. Zira yıllardır bu mücadele içinde yer alan bireyler ve sivil toplum örgütleri olarak bölgemizin sorunlarını çok yakından tanıyoruz. Sivil toplumun mücadele sürecinde kazandığı bilgi birikimi ve deneyimin de Akyaka’ya zenginlik katan, yerel politikaların ve eylem planlarının oluşturulma sürecinde mutlaka değerlendirilmesi gereken önemde olduğuna inanıyoruz. Sayın Başkanlığınızın ve Belediye Meclisi’nin yeni stratejik planlama döneminde aşağıdaki taleplerimizin dikkate alınmasının hem bölgemiz, hem de ülkemiz için gurur kaynağı olacak örnek bir katılımcı yerel yönetim anlayışının hayata geçirilmesine katkı sağlayacağını düşünüyoruz:

1)  Kamusal bir alan ve zeytinlik olan 3841 sayılı parselin imara kapatılması,zeytin ağaçlarının kesilmesi gibi geri dönülmez bir tahribata meydan vermemek için halen işlemleri devam eden özelleştirmesinin derhal durdurulması, kamusal alanların özelleştirilmesine izin verilmemesi,

2) Kadın Azmağı’nda doğal yaşam alanlarının işgaline ve tahrip edilmesine izin verilmemesi, Kıyı Kanunu’na aykırı uygulamalara son verilmesi, Azmağın kıyı kenar çizgisinin tespitinin tamamlanmış olması 6 nedeniyle teknik ayrıntıların ilgili daireden talep edilerek, kıyı kenar çizgisinin gereğini yapacak ilgili Belediye birimlerinin harekete geçirilmesi, Akyaka Belediyesi döneminde planlanan, “Azmak kıyı bandında bir yürüyüş yolu” projesinin hayata geçirilmesi (Gökova-Akyaka’yı Sevenler Derneği’nin  yaban hayata saygılı proje önerisinin dikkate alınması [5]

3)   Akyaka İmar Planında orman içlerinde tahribata yol açan yol planlarının iptal edilmesi

4)   Akyaka’nın kent kimliğinin önemli parçası olan Çakırhan Mimarisi’nin yozlaşmasının önüne geçilmesi  (ortak yaşam alanlarının korunması, imar suistimallerine izin verilmemesi, yeni yerlerin imara açılmaması, yürürlükteki imar plan hükümlerinde bodrum katlarda olduğu gibi yoruma açık bölümlerin gözden geçirilerek hakkaniyetli, suistimale izin vermeyecek bir netliğin sağlanması),

5)  Akyaka’nın Yavaş Kent Statüsü’nü devam ettirmesi, yaşam kalitesinin arttırılması için eylem planlarının yapılması
  • Doğanın korunması (Azmakların, ormanların, denizin, kıyı alanlarının, bahçe ve tarım alanlarının korunması için eylem planları)
  • Yerel ve organik üretimin desteklenmesi, slowfood uygulamaları
  • Kendine yeten, temiz enerji kaynaklarına yönelim
  • Yaya dostu kent olmanın hedeflenmesi (yürüyüş ve bisiklet yolları, etkin toplu taşıma, motorlu araçlara kapalı alanlar oluşturulması, özel araç kullanımını caydırıcı önlemler)
  • Doğayla dost turizm anlayışının geliştirilmesi
  • Yavaş Kent kültürünü yaygınlaştırmayı/geliştirmeyi hedefleyen etkinlikler (Yavaş Kent Festivali)

6)  Katılımcı, yerinden yönetim anlayışının hayata geçirilmesi (Ula Kent Konseyi, Akyaka Mahalle Meclisi yapılarının oluşturulması, Belediye meclis toplantılarının halka açık yürütülmesi, halkın katılımının teşvik edilmesi, katılımı kolaylaştıracak pratik olanakların sağlanması)

Dileğimiz; katılımcı yerel yönetim mekanizmalarının oluşturularak beldemizin sorunlarına sivil toplum kesimlerinin etkin katıldığı süreçlerde yerel yönetimle birlikte kalıcı çözümler üretilmesidir. Eşsiz güzellikteki doğamızı ve ortak yaşam alanlarımızı koruyarak gelecek nesillere aktarma konusunda Akyaka Dayanışması olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye hazırız. 8.12.2014
   AKYAKA DAYANIŞMASI


EKLER:

1)      Akyaka Belediyesi Stratejik Planı
2)      Yavaş Kent Çalışmaları (Akyaka Kent Konseyi, Akyaka Belediyesi)
3)      Katılımcı Yerel Yönetim ve ‘Yavaş Şehir’ Uygulama Gereksinmeleri Çerçevesinde Akyaka Beldesi Örnek Alan Araştırması  (Dr. Cumhur Aydın, Atılım Üniversitesi)
4)      Zeytinliğin imara açılmasına ve özelleştirmesine karşı girişimler
5)      Azmak tahribatlarını  önlemeye yönelik girişimler
6)      Ormanların çöp depolama alanı olarak kullanılmasına karşı girişimler
7)      Akyaka Yerel Yönetim Sözleşmesi
8)   CD (Bu dosyanın ekinde bulunan ya da atıfta bulunulan tüm belgelerin elektronik kopyalarını  içerir)


15 Kasım 2014 Cumartesi

Akyaka’da Yırca’yla Dayanışma için Aşure Günü

Akyaka Dayanışması, 15. Kasım 2014’de Zeytin Park’ta Yırca’da 6000 zeytin ağacının kesilmesini protesto etmek ve Yırcalıların mücadelesine destek ifade etmek üzere aşure günü düzenledi. Akyaka Dayanışması üyeleri birlikte hazırladıkları malzemelerle zeytinlikte yaktıkları ateşte aşure pişirdiler. Akyaka, Muğla, Marmaris, Fethiye, Gökova, Ataköy,Çiçekli, Kızılyaka ve Portakallık’tan yüzün üzerinde yurttaşın katıldığı etkinliğe, Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yetkililerin de katılması dikkati çekti.


Akyaka Dayanışması, 2013 Temmuz ayından beri Akyaka’da zeytinlik olan 20 dönümlük kamusal alanının özelleştirilerek imara açılması girişimine karşı mücadele ediyor.  Dayanışma adına Serdar Denktaş mücadele sürecini özetledikten sonra basın açıklamasını okudu. Söz alan diğer konuşmacılar doğayı ve ortak yaşam alanlarını özel sermayenin hizmetine sunmak isteyen anlayışı protesto ederek bu girişimlere karşı toplumsal mücadelenin önemini vurguladılar.