19 Ocak 2026 Pazartesi

Danıştay Akyaka'yı talan planını kesin olarak iptal etti

Danıştay 6. Dairesi, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akdeniz Yeşilleri Derneği ve Akyakalı yurttaşların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 05/10/2020 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli  Akyaka Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planı ile bu planların dayanağı  olan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararını onayarak kesinleştirdi.

Açılan davada Muğla 3. İdare Mahkemesi 25/11/2021 tarih ve E:2020/1105, K:2021/1419 sayılı kararı ile söz konusu plan revizyonunu iptal etmişti. Bakanlığın bu karara karşı  yaptığı istinaf başvurusu ise  İzmir Bölge İdare Mahkemesi, 3.  İdare Dava Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2022/136, K:2022/1767 sayılı kararı ile red edilmişti. Bakanlık bu red kararı üzerine Danıştaya başvurarak kararın usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasını talep etmişti.

Danıştay 6. Dairesinde görüşülen başvuruda Mahkeme anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğuna, kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından ONANMASINA 25/12/2025 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verdi. Kararın Esas No: 2023/459, Karar No: 2025/7292.

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği'nden açıklama:

Davacılar arasında bulunan Gökova Ekolojik Yaşam Derneğ'nden yapılan açıklamada, bu kararın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin korunması açısından çok önemli olduğu ifade edildi. Açıklamada Bakanlığa bir kez daha çağrı yapılarak  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin kalbindeki Akyaka'yı rant alanınına dönüştürme sevdasından vaz geçilmesi, Gökova ÖÇKB Yönetim Planı'nın daha fazla geciktirmeden uygulamaya alınması, Akyaka için yeni bir revizyon planının Yönetim Planı uygulamaya alındıktan sonra, onunla uyumlu olacak şekilde, yerel paydaşlar ve halkın katılımı ile birlikte hazırlanmasını istendi.

Akyaka Orman Kampı için ikinci dava : Yönetim Planının iptali isteniyor

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Akyaka Orman Kampı için 25/08/2025 tarihinde onaylanan Yönetim Planı Revizyonunun iptal edilmesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Danıştay 8. Dairesinde dava açtı. İptal talebinin gerekçesi olarak; plan revizyonunun Orman Kampının Nitelikli Doğa Koruma Alanı statüsü esaslarına göre hazırlandığı, Bakanlar Kurulu'nun Gökova'nın 1. Derece doğal sit statüsündeki alanların sınırlarını daraltarak koruma statülerini düşüren kararının Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından  açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesi tarafından 11/12/2024 tarihinde iptal edildiği, Akyaka Orman Kampının da bu mahkeme kararı ile önceki koruma statüsü olan  1. Derece Doğal Alanına döndüğü ifade edildi.  

Dava açılmadan önce derneğin Bakanlığa plan revizyonunun iptali için gönderdiği dilekçeye Bakanlık tarafından Danıştay kararının Akyaka Orman Kampını etkilemediği, ayrıca Orman Kampının Nitelikli Koruma Alanı statüsüne geçirilmeden önce herhangi bir koruma statüsünün olmadığı bildirilmişti. Dernek bu yanıt üzerine Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğa Koruma Alanı olduğuna dair belgeyi ekleyerek revizyon planının yürütmesinin durdurularak iptal edilmesi için dava açtı.

Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğal Sit Alanı olduğunun belgesi

Kıyı ve iskelenin halkın kullanımına kapatılarak beach club'a dönüştürüldüğü alan
Yapılan Revizyon Planı doğrultusunda Orman Kampında birçok altyapı ve üstyapı faaliyetinin yürütüldüğü, bu faaliyetler sonucunda kesin korunması gereken doğa koruma alanlarının tahrip edildiği belirtildi. Orman Kampının bu revizyon planı ile çadır ve karavan konaklama kapasitesinin yaklaşık  beş kat arttırıldığı, bu doğrultuda yaban hayvanlarının yaşam alanları tahrip edilerek yeni konaklama alanları açıldığı, 7000 m2 büyüklüğünde otopark düzenleme ihalesi açıldığı, çok sayıda ağacın kesildiği, orman alt bitki örtüsü ğn tahrip edildiği,  elektrik altyapısının mevcut ihtiyacın çok üzerinde bir kapasitenin ihtiyacını karşılamak üzere yenilendiği belgelerle dava dilekçesine eklendi. 1. Derece Doğa Koruma Alanlarında bu faaliyetlere izin verilmediği, dolayısı ile bu faaliyetlere izin veren plan revizyonunun yürütmesinin durdurularak iptali talep edildi.

Orman Kampında Neler Olmuştu?

Muğla Vakfı tarafından işletilen ve  Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampında geçtiğimiz yıl yürütülen birçok altyapı ve üstyapı inşaatları nedeniyle Akyakalılar ve sivil toplum örgütleri adeta ayaklandılar.   Kıyı Kanununa, Özel Çevre Koruma Hükümlerine, İmar Kanununa aykırı olarak orman kampında  inşa edilen tesisler  tarafından kıyıların halka kapatılmasını protesto etmek için birçok eylem yapıldı.  Muğla Vakfının üçüncü kişilere kiraladığı bu tesislerle ilgili  suç duyurusunda bulunuldu. Ula Belediyesinin işlettiği iki  tesisin de bulunduğu bu işletmeler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgeleri düzenlendiği, bu belgelerle Ula Belediyesinden işletme ruhsatları alındığı da ortaya çıktı. Doğal sit alanında yapı kayıt belgesi düzenlemenin yasaya aykırı olduğu yönünde emsal Danıştay kararları olmasına rağmen düzenlenen bu belgelerin iptal edilmesi için Gökova Ekolojik Yaşam Derneği ve Gökova Akyakayı Sevenler Derneği  Bakanlığa dilekçeler verdiler.  

Muğla Valiliğinin açtığı Orman Kampına otopark ihalesi

Muğla Vakfının sözleşmesinin iptali için dava

Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin  Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ile Muğla Vakfı arasında yapılan işletme sözleşmesine de aykırı olduğu ve bu nedenle işletme sözleşmesinin 10 yıl daha uzatılmasının yasaya aykırı olduğu ve sözleşmenin iptalini gerektirdiği gerekçesi ile Akyakalılar ve sivli toplum örgütleri tarafından Orman Genel Müdürlüğüne sözleşmenin iptal edilmesi için dava açıldı. Açılan dava Danıştay 4. Dairesinde devam ediyor. 

"Yıkılma tehlikesi" gerekçesi ile sağlıklı ağaçların kesim için işaretlenmesine suç duyurusu

Son olarak 2025 Aralık ayında Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün Orman Kampında yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile birçok ağacı kesilmek üzere işaretlemesi üzerine Akyakalılar müdahale ederek kesimi durdurdular ve nöbet eylemi başlattılar. Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri sağlıklı ağaçları yeni rant alanları açmak için kesmek üzere işaretledikleri için Orman İşletmesi yetkilileri ve bu kesimlere izin veren Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu yetkilileri hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular. Akyaka Orman Kamp için yasaya aykırı olarak hazırlandığı iddia edilen  revize yönetim planı  ile  ilgili olarak CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş'in ÇŞİD Bakanlığına verdiği soru önergesine ise yanıt verilmedi.





19 Aralık 2025 Cuma

Gökova Orman İşletmesinin yeşil sevgisi...


Bugün sosyal medya gruplarında yukarıdaki fotoğraf dolaşıma girdi.  Fotoğraf Gökova Orman İşletme Şefliğinin bahçesine doğal zeminin üzerine plastik yeşil örtü serilirken çekilmişti. Paylaşımı yapanlar şaşkınlıklarını ifade edecek kelimeler bulmakta zorlanıyordu. 

Hakikaten hiç kolay değil.

Tam da Danıştayın Gökova'nın doğal sit koruma statülerini düşüren kararını iptal ettiği, Orman Kampının yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsüne kavuştuğu kararının onaylandığı haberine sevinirken Orman İdaresi Akyakalıların sevincini kursağında bıraktı. 

Mevzuatta 1. Derece doğal sit alanları şu şekilde tanımlanıyor: 

"1. Derece doğal sit alanları, bilimsel, ekolojik ve doğal değerleri en yüksek, mutlak korunması gereken alanlardır. Bu nedenle kullanım çok sıkı kurallara bağlanmıştır; koruma esastır, kullanım istisnadır. Konut, turizm tesisi, sanayi yapısı vb. her türlü yapılaşmaya kapalıdır. Ağaç kesimi, arazi tesviyesi, dolgu, kazı gibi çalışmalara izin verilmez. 1. Derece doğal sit alanlarında ancak bilimsel araştırmalar ve eğitim amaçlı faaliyetlere veya alanın korunmasına yönelik bakım ve onarım çalışmalarına izin verilebilir. Bu faaliyetler de ekosistemi bozmamak şartı ile geçici ve izne tabi düzenlemelerle Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu izni ile yapılabilir."

Bir yıldır Akyaka Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin, inşaatların bu tanımla, yani yasayla ilgisi yok. Toprak zeminli yürüyüş yolları, patikalar betonla kaplanarak genişletildi doğal peyzaj yok edildi. İş makineleri ile toprağın altı üstüne getirilerek elektrik, kanalizasyon çalışmaları yapıldı, konaklama kapasitesi katlanarak arttırıldı. Karavan alanlarına  sürekli sulama gerektiren rulo çimler serildi. Orman alt bitki örtüsü, genç ağaçlar iş makineleri ile tahrip edilerek birçok yeni çadır ve karavan alanı açıldı, 7000 m2 otopark ihalesi yapıldı. Bu işler yine Valiliğin başka bir kuruluşu olan Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığının (YİKOB) ödediği paralarla açılan ihaleleler ile yapılıyor.  Yani Valiliğin bir şirketi olan Muğla Vakfı daha çok kazansın diye Valiliğin başka bir kuruluşu devreye sokuluyor.  Akyakalılar tüm bunlara karşı mücadelesini sürdürüyor, davalar açıldı, suç duyuruları yapılıyor, eylemler yapılıyor, yeni davalar yolda.

Bu mücadelenin odağında öncelikle Orman Kampının işletmecisi Muğla Valiliğinin şirketi olan Muğla Vakfı var. Peki tüm bunlar olurken Orman Kampının asıl sorumlusu olan Orman İşletmesi ne yapıyor? Orman İşletmesi şimdiye kadar adeta Muğla Valiliği ile el ele bu yasa tanımazlığa ortak oldu. Eğer Orman İdaresi Muğla Vakfı ile yaptığı sözleşmeye baksa, okusa, bunların sözleşmenin iptalini gerektiren yasaya aykırı işler olduğunu görecektir. Aynen bizim gördüğümüz gibi. Ama Orman İdaresi ne okuyor, ne  duyuyor, ne görüyor.  Adeta  Muğla Valiliği ile birlikte, Orman Kampının ekosistemini yok ederek plastik/beton karışımı bir ticarethaneye dönüştürmek için ortaklık kurmuş gibi davranıyor.

Ne diyelim, Şefliğin bahçesine yeşil plastik örtü örtmesi tam da bu tutumunun dışavurumu olmuş. Adeta doğal olan herşeye düşman kesilmiş bir anlayışla 'yönetilen' Orman Kampında Orman İdaresinden daha iyisini beklemek yersiz bir beklenti olurdu. İster misiniz günlerdir ormancılar ağaçları kesmesinler diye nöbet tuttuğumuz ormanda bir sabah kesilmiş ağaçların yerine dikilmiş plastik ağaçlardan oluşan bir ormanla karşılaşalım?  Yıkılma derdi yok, dökülen yapraklarla ortalığı kirletme derdi yok...Yemyeşil... Hep yeşil.... Evergreen...Sağa sola serpiştirilmiş plastik hayvan, çiçek maketleriyle zenginleştirilmiş bir biyoçeşitlilik?  İdarecilerimiz bize şöyle masal gibi, yeşil bir Gökova hediye etse...? İstemez miyiz?

Neyse, ironiyi burada keseyim. Belli mi olur, fikri beğenip ciddiye alan olur. 

Hakiketen bu plastik yeşil sevginizden, beton seviciliğinizden usandık.

Vicdanlı, ekolojik okuryazarlığı olan, liyakatlı, doğaya, yasalara saygılı yöneticiler istiyoruz. 

Çok mu fazla şey  istiyoruz? 

En azından Yavaşkent Akyaka'nın sakinleri bunu hak etmiyor mu? Az önce haberi düştü: Dünyanın en iyi dört tatil köyünden biri seçilmiş Akyaka... Bu ağır şakayı nasıl kaldırabileceğiz...

13 Aralık 2025 Cumartesi

Akyaka Orman Kampı Forumu: Rant İçin Doğa Katliamına İzin Vermeyeceğiz!


Gökova Ekoloji Meclisinin çağrısı ile Muğla'nın değişik ilçelerinden doğa dostları bugün Akyaka Orman Kampında buluştular. Etkinliğe Gökova - Akyaka'yı Sevenler Derneği, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akyaka Kültür Sanat Derneği, MUÇEP Datça Meclisi, Muğla Çevre Geliştirme Derneği, CHP il ve Ula ilçe örgütleri, eski Muğla milletvekilleri Süleyman Girgin ve Ali Arslan da katıldılar.  

Buluşmada Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Serdar Denktaş  Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampındaki yeni rant alanları oluşturmak için yapılan doğa tahribatlarındaki son durum ve mücadele süreci üzerine bir sunum yaptı.  Daha sonra düzenlenen ve Devrim Bayar tarafından yönetilen  forumda  birçok konuşmacı söz alarak Orman Kampındaki uygulamaların kabul edilemez olduğunu dile getirdiler.  Elektrik Mühendisi ve Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Neşe Yüzak YİKOB tarafından ihale edilen elektrik altyapısı çalışmaları sonunda ihtiyacın çok üzerinde, adeta bir tatil köyünün ihtiyacını karşılamaya yetecek güçte bir trafo ve elektrik dağıtım sistemi kurulduğunu söyledi.

Orman Mühendisi  Osman Eşe, kesilmek istenen ağaçların işaretlenmesinin mevzuata aykırı olduğunu, yıkılma tehlikesi olan ağaçların damgalanmak sureti ile işaretlenmesi gerektiğini, ancak burada yıkılma riski olmayan, sağlıklı  ağaçların kabukları kazınarak gelişigüzel işaretleme yapıldığını belirtti. Bu anlayışla tüm ağaçların yıkılma riski olduğunun söylenebileceğini, bu gerekçe ile tüm ağaçların kesilerek ağaçsız bir kamp alanına dönüştürülebilmesinin  mümkün olduğunu ifade etti. Orman Kampının 1. Derece Yangın Riski olan orman alanı içerisinde bulunduğunu  ve sürekli kapasite artışının yangın riskini daha da arttırdığını ifade etti.


Forum sonunda bir sonuç bildirgesi Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüsü Özge Kanat tarafından okundu. Daha sonra kesilmek üzere işaretlenen ağaçları görmek üzere kamp alanında bir inceleme gezisi  yapıldı. Otopark düzenlemesi  ve bu alana araç giriş çıkışı için yol açılmasının planlandığı düşünülen alanda yapılan incelemede orman alt bitki örtüsünün iş makineleri ile tahrip edildiği, birçok genç ağacın yok edildiği ve sağlıklı ağaçların kesilmek üzere işaretlendiği tespit edildi. Sahada yapılan değerlendirmeler sonrasında buluşma sonlandırıldı.




FORUM SONUÇ BİLDİRGESİ


Akyaka Orman Kampının rant için katledilmesine izin vermeyeceğiz!

Akyakalılar olarak bir kez daha diken üzerindeyiz, nöbetteyiz. Çünkü Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampında "yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile sağlıklı ağaçlar katledilmek isteniyor. Üstelik bunu ormanı korumakla görevli Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yapmak istiyor, doğal sit alanlarını korumakla görevli Muğla  Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu da izin veriyor. 

Bugün Akyaka Orman Kampında tüm bu gelişmeleri konuşmak üzere biraraya geldik. Muğla'nın birçok yerinden doğa dostları çağrımıza yanıt vererek yanımızda oldular, katılan herkese ve basına teşekkür ederiz. Orman Kampının nasıl bir rant projesi haline getirilmek istendiğini, hukuksuzlukları ve bunlarla nasıl mücadele edeceğimizi konuştuk. Mücadele sürecine katılan arkadaşlarımızın sunumları ve yaptığımız forumda öne çıkan noktaları bir sonuç bildirgesi şeklinde kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz:

Orman Bölge Müdürlüğünün basına yaptığı açıklama ile 41 adet ağacın yıkıldığı veya yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile kesileceği bilgisi üzerine kamp alanında yaptığımız incelemede bunun doğru olmadığı hep birlikte gördük. Tespitlerimize göre  yıkılmış durumda olan yalnızca iki ağaç ve yıkılma tehlikesi olduğunu gözlemlediğimiz bir tane ağaç mevcuttur. Ancak incelememizde bu ağaçların kesilmek ya da kaldırılmak üzere damgalanmadığını, aksine sağlıklı ağaçların işaretlendiğini tespit ettik. Üstelik bu işaretleme mevzuata aykırı olarak damgalama şeklinde değil, ağaçların gövdesini gelişigüzel kazıyarak yapıldığını gördük.Bu ağaçların işaretlenmesinin gerçek  nedeni; yeni çadır ve karavan konaklama alanları açmak, yolları genişletmek, yapmak istedikleri 7000 m2'lik otoparkta bulunmaları, ya da o otoparka araç giriş/çıkışı sağlamak için açmak istedikleri yeni yol güzergahı üzerinde bulunmalarıdır. Bu ağaç kesimlerine izin veren Muğla Orman Bölge Müdürlüğü yetkilileri ve Muğla TVKK Komisyonu üyeleri suç işlemektedirler.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer alan Akyaka Orman Kampı doğal sit koruma alanıdır. 2018 yılında Bakanlar Kurulu kararı ile Gökova bölgesinin doğal sit koruma statüleri düşürülmüştür. Bundan Akyaka Orman Kampı da nasibini almış ve daha önce "1. Derece Doğal Sit" olan statüsü "Nitelikli Koruma" statüsüne düşürülmüştür. Ancak Muğla Büyükşehir Belediyesinin bu karara karşı açtığı davada Danıştay 11.12.2025 tarihinde verdiği kararla bu statü değişikliklerini iptal etmiştir. Dolayısı ile Akyaka Orman Kampı yeniden 1. Derece Doğal Sit koruma statüsüne kavuşmuştur. 1. Derece Doğal Sit Alanlarında mevcut kullanımlar dışında yeni kullanım alanları, ticari faaliyet alanları oluşturulmasına izin verilmez, ancak Tabiat Varlıklatını Koruma Kurumunun izni ile bilimsel çalışmalara izin verilebilir.

Ağustos ayında Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Akyaka Orman Kampı için bir Yönetim Planını Revizyonunu onaylayarak uygulamaya almıştır. Bu planın kopyası yurttaşlar olarak  Bilgi Edinme Yasası kapsamında talep etmemize karşın verilmemiştir. Ancak biliyoruz ki, bu revizyon planı ile Muğla Vakfının Orman Kampını işlettiği süre içerisinde yasaya aykırı olarak inşa ettiği yapılar ve devam eden faaliyetleri legal hale getirilmek istenmektedir. Hatırlayalım;  kıyı kanununa aykırı olarak kıyıda birçok işletme tesis edilmiş, doğal yapı tahrip edilerek  birçok yeni karavan ve çadır alanı oluşturulmuş, yollar açılmış veya genişletilmiş, 500 araçlık yeni bir otopark alanı düzenlenmek için orman alt bitki örtüsü tahrip edilmiş, genç ağaçlar iş makineleri ile yok edilmiş, yeni tuvaletler inşa edilmiş,  mevcut ihtiyacın çok çok üzerinde tesislerin ihtiyacı karşılanmak üzere elektrik ve kanalizasyon altyapı çalışmaları yapılmıştır. Anlaşılıyor ki, kamuoyundan gizlenenerek onaylanan revizyon planında bu faaliyetlerin yolu açılmıştır. Ancak Bakanlık bu onayı verirken Orman Kampının yeniden 1. Derece Doğal Sit Alanı statüsünde olduğunu dikkate almamıştır, Danıştay kararını tanımamıştır. Sivil toplum örgütleri olarak Bakanlıktan bu revizyon planının iptal edilmesi talebimize de yanıt verilmemiştir. Bu planın iptali için artık yeni bir dava açmaktan başka çare kalmamıştır.

Tüm bu süreçte Muğla Valiliği'nin açtığı yeni bir ihale ile yapılmak istenen talanın boyutları çok daha belirgin hale gelmiştir. Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı 11 Aralık 2025 tarihinde "Gökova Konaklamalı Orman Kampı Koruma Amaçlı İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu Hazırlanması ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Yapımı" işi ihaleye çıkarılmıştır. 1. Derece Doğal Sit alanı yasaya göre hiçbir şekilde imar planlamasının konusu olmaması gerekirken bu ihale hukuksuz bir şekilde  fiili olarak yaratılan talanı meşru hale getirmeyi hedeflemektedir.

Orman Kampında YİKOB tarafından ihale edilen elektrik altyapısı çalışması çerçevesinde 800 kva'lık bir trafo yerleştirilmiş, projeye göre 184  büyük çadır,  336 küçük çadır ve 32 karavan için kablolar çekilmiş, dağıtım panoları yerleştirilmiştir. Orman Kampının tescil edildiği 2006 yılında onaylanmış olan yönetim planına göre Orman Kampında en fazla 145 çadır ve 26 karavanın konaklamasına izin verilmektedir. Geçmiş yıllarda bu kapasitenin üzerinde konaklamaya izin verildiği ve 1. Derece yangın bölgesi içerisinde olan orman kampında yangın tehlikesine yol açıldığı için Muğla Vakfı  Orman İşletmesi tarafından uyarılmıştır. Ancak uyarının yapıldığı kapasitenin çok üzerinde kapasite artışına gidilerek yangın tehlikesi çok daha arttırılmıştır. Bu kapasite artışına ÇŞİD Bakanlığı tarafından onaylanan Revizyon Yönetim Planı ile de izin verildiği anlaşılmaktadır. Doğal Sit Koruma Alanında yasalara ve işletme sözleşmesine aykırı olarak  doğayı tahrip eden, orman yangın tehlikesini olağanüstü  arttıran bu kapasite artışına onay veren ÇŞİD Bakanlıği, Muğla Orman İşletmesi, Muğla TVKK hep birlikte yasaları çiğnemektedirler.

Orman Kampının işletmecisi Muğla Vakfı olmasına ve sözleşmesinde trafo gibi altyapı tesislerinin masraflarının işletmeci tarafından karşılanacağı açıkça belirtilmiş olmasına karşın elektrik altyapı ihalesi Muğla Vakfı tarafından değil, YİKOB tarafından yapılmıştır. Her iki kurum arasındaki mali ilişkiler, sözleşmeye aykırı olmasına karşın orman kampındaki ihalelerin hangi gerekçe ile YİKOB tarafından yapıldığı şeffaflık adına kamuoyuna açıklanmalıdır.

Bizler; Akyakalılar, Gökovalılar, Muğlalılar olarak gözbebeğimiz gibi korumamız gereken Akyaka Orman Kampında yapılmak istenen bu talana izin vermeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. İlgili tüm kurumlara sesleniyoruz: Görevinizin gereğini yerine getirin ve Akyaka Orman Kampının Doğal Sit  Koruma Alanı olarak korunmasını sağlayın, talancılarla işbirliği yapmaktan vazgeçin.

Gökova Ekoloji Meclisi, 13.12.2025



















8 Aralık 2025 Pazartesi

Akyaka Orman Kampında yeni orman katliamı hazırlığı

Geçtiğimiz günlerde Muğla Orman İşletmesi Akyaka Orman Kampının her yanına pankartlar ve tabelalar asarak orman kampını kesim alanı ilan etti, hatta Orman Kampına girmeyi yasakladı. Muğla Orman İşletmesinin basına yaptığı açıklamaya göre devrilme tehlikesi oluşturan ağaçların kesileceği bildirildi. 

1. Derece Doğal Sit Alanı olan Orman Kampında her türlü faaliyet ve ağaç kesilmesi için Tabiat Varlıkları Koruma Kurumundan izin alınması gerekiyor. Gökova Ekoloji Meclisinin TVKK'dan aldığı bilgiye göre kamp alanında tehlike arz eden ağaçların kesilmesi için izin verildiği bildirildi. Ancak kaç ağaç olduğu belirtilmedi.

Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüleri Orman Kampında yaptıkları incelemeler sonucunda planlanan bu kesimle ilgili aşağıdaki açıklamaları yaptılar:

Orman Kampında çok sayıda sağlıklı ağaç "yıkılma tehlikesi var" denilerek kesilmek üzere işaretlendi

Kamp alanında yaklaşık 35-40 tane ağacın kesilmek üzere işaretlendiği  ancak bu ağaçların neredeyse tamamının sağlıklı, yıkılma tehlikesi olmayan ağaçlar olduğunu belirledik. Söz konusu ağaçların yapılmak istenen yeni otopark alanını genişletmek, otoparka giriş/çıkış yolu açmak, yeni karavan ve çadır konaklama alanı açmak, yolları genişletmek amacı ile  işaretlendiği çok açık. İşaretlenen tüm ağaçların fotoğraf ve video görüntülerini kayıt altına aldık. 


Orman Kampında onlarca sağlıklı ağacın "yıkılma tehlikesi" kesilmek istenmesi inandırıcı değildir. Adeta yangından mal kaçırırcasına ormanın büyük bölümünde sağlıklı ağaçlara gelişi güzel işaretler koyarak kesilmeye çalışılması ancak rant sevdası ile açıklanabilir. Bu anlayışla devam etmelerine izin verilirse yakın zamanda tüm ağaçları kesip "tehlikesiz" bir orman kampına dönüştürecekler. Sonra da ironik bir şekilde  tüm bu oldu bittileri meşrulaştırmaya  yönelik "yeni yönetim plan revizyonu" ya da "koruma amaçlı imar planı" düzenleme yoluna gideceklerdir. Birbiri ardına yasaların etrafından dolanarak gündeme getirdikleri bu yıkım projelerine karnımız tok, hiç kimseyi kandıramazlar. Tüm bunların doğa koruma anlayışı ile ilgisi yok, yalnızca birilerini zengin etmek için koruma alanları peşkeş çekilmek istenmektedir.

İşaretleme yönetmeliğe aykırı

İşaretleme mevzuata aykırı olarak yapılmıştır. Ağaçların zemine yakın bölümlerine kesici aletlerle  kesikler atılarak veya kabukları kazınarak belli belirsiz işaretleme yapılmış. Orman Genel  Müdürlüğünün yönetmeliğine göre ağaçlar kesilmek üzere belirgin bir şekilde damgalanır. Ancak Orman Kampında yalnızca ağaçların yüzeyini kazıyarak veya kesikler atılarak işaretlemekle yetinilmiş, herhangi bir damgalama yapılmamıştır. Bu tür işaretleme faaliyeti yönetmeliğe aykırıdır.  Bu şekilde birçok  işaretlenmemiş ağacın da sanki işaretliymiş gibi kesilmesi de söz konusu olabilecektir. Yapılan çalışmanın hiçbir şeffaflığı yoktur ve suç niteliğindedir.


Akyaka Orman Kampı 1. Derece Doğal Sit Alanıdır, yürütülen faaliyeler yasaya aykırı

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının 2016 yılında Gökova Doğal Sit Alanlarının koruma statülerini yeniden değerlendirerek koruma derecelerini düşürmesi sonrasında  Akyaka Orman Kampı Nitelikli Koruma Alanı staüsüne düşürülmüştür. Söz konusu statü değişiklikleri Muğla Büyükşehir Belediyesinin açtığı dava sonucunda 11.12.2024 tarihinde Danıştay kararı ile  iptal edilmiştir. Dolayısı ile Akyaka Orman Kampı da dahil olmak üzere Gökova'nın tüm doğal sit koruma alanları yeniden 1. Derece Doğa Sit Alanı statüsüne geri dönmüştür. 1. Derece Doğal Sit Alanlar ticari faaliyetlerine konu olamaz, yalnızca bilimsel amaçlı faaliyetlere izin verilebilir.  Ancak ÇŞİD Bakanlığı Danıştay kararına rağmen  25 Ağustos 2025 tarihinde Akyaka Orman Kampı için yeni Revize Yönetim Planını onaylamıştır. Yeni yönetim planı ile kamp alanının kullanım kapasitesini arttırılarak yaasaya aykırı olarak inşa edilen tesislerin meşrulaştırılması yoluna gidilmiştir.  Planlanan ağaç kesimleri tamamen bu yeni yönetim planında öngörülen yasaya aykırı tesislerin altyapısını oluşturmaya yöneliktir. Bakanlık Akyaka Orman Kampının yasal olarak geçerli olan 1. Derece Doğal Sit statüsünü dikkate alarak Danıştay kararına rağmen onayladığı bu yeni yönetim planını iptal etmelidir.

Yasaya aykırı olarak yapılan olağanüstü kapasite artışı ile Orman Kampında ekolojik denge tahrip ediliyor, felakete kapı aralanıyor 

Muğla Valiliğinin işletmesi  olan Muğla Vakfı tarafından işletilen orman kampında bütün yıl boyunca yürütülen inşaat faaliyetleri Akyakalıların büyük tepkisine yol açtı. Bazilika çevresi aydınlatması adı altında yürütülen elektrik  altyapısı çalışmaları ile 1. Derece Doğal Sit Alanı olan kamp alanının büyük bölümü iş makinaları ile kazılarak doğal yapı tahrip edildi. Bu çalışmalarla 2006 yılında onaylanmış olan Yönetim Planında izin verilen kapasitenin çok üzerinde konaklama tesisleri için elektrik altyapısı döşendi, trafo ve dağıtım panoları yerleştirildi.  2006 yılının Vaziyet Planında konaklama kapasitesi 145 çadır ve 26 karavan  olmasına rağmen orman ekosistemi tahrip edilerek bu kapasite 350 çadır ve 60 karavana çıkarıldı. Kıyı alanında birçok kafe, beach club kıyı kanununa, imar kanununa aykırı olarak tesis edildi.  Kapasite artışını karşılamak üzere yeni tuvalet, bulaşık yıkama alanları oluşturuldu. Orman yangını tehlikesini de olağanüstü arttıran bu kapasite artışı dolayısı ile Savcılığa suç duyurusu yaptık. Yakın zamanda Fethiye Katrancı Orman Kampında çıkan yangının benzerinin Akyaka Orman Kampında çıkma ihtimali çok yüksektir. Üstelik geçmiş yıllarda Orman İşletmesinin bu konuda Muğla Vakfına yaptığı uyarılar vardır. 

Orman Kampını savunmakta kararlıyız

Muğla Vakfının kiralama sözleşmesine aykırı faaliyetleri gerekçesi ile Akyakalılar olarak sözleşmenin iptali için açtığımız dava Danıştay'da devam ediyor. Akyaka Orman Kampının hassas ekosistemlerinin titizlikle korunması gerekirken her metrekaresini rant alanına dönüştürmek istiyorlar. Üstelik bunu doğayı, ormanları, doğa koruma alanlarını korumakla görevli devlet kurumları yapıyor. 

Gökova Ekoloji Meclisi gönüllüleri ve Akyakalı sivil toplum örgütleri olarak biz bu girişimlere karşı yasal ve meşru zeminde her türlü mücadeleyi yürütmek konusunda kararlıyız ve bu girişimleri boşa çıkaracağız. Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü, Muğla Valiliği, Orman Bölge Müdürlüğü ve Muğla Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu yetkililerini bir kez daha suç niteliğindeki bu hatadan dönmeye davet ediyoruz. Akyaka Orman Kampı, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin içerisinde ve 1. Derece Doğal Sit  Koruma Alanıdır.  Uluslararası sözleşmelerle kesinlikle korunması gereken bu çok özel doğa parçasını rant alanına dönüştürme sevdasından vaz geçin, başka Gökova yok.

AĞAÇLARA KIYMAYIN, BAŞKA GÖKOVA YOK !!!

İŞARETLEMELERLE İLGİLİ VİDEO KAYDINI AŞAĞIDA BULABİLİRSİNİZ
👇


20 Kasım 2025 Perşembe

Akyaka Orman Kampı İmar Planı İhalesi Hukuksuzdur, İptal Edilmelidir

Muğla Valiliği Yatırım İzleme Koordinasyon Başkanlığı tarafından 2025/1956798 İhale Kayıt Numarası ile Gökova Konaklamalı Orman Kampı Koruma Amaçlı İmar Planına Esas Jeolojik-Jeoteknik Etüt Raporu Hazırlanması ile Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı Yapımı işi ihaleye çıkarılmıştır. İhale için 8 Aralık 2025 tarihine gün verilmiştir.

İhale edilen işin yürütüleceği alan Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi sınırları içerisinde ve 1. Derece Doğal Sit Koruma alanıdır. Ayrıca Orman Kampında tescilli kültür varlıkları mevcuttur ve yapılacak arkeolojik çalışmalarla kültürel sit alanının genişletilmesi söz konusudur. Özel Çevre Koruma Bölgelerinde ve  arkeolojik sit alanlarında  koruma amaçlı imar planı hazırlatma ihalesi açma yetkisi yalnızca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına aittir. Valiliğin bir kurumu olan YİKOB'un bu konuda ihale açması yetkisi dahilinde değildir ve yasaya aykırıdır. 

1. Derece Doğal Sit Koruma  Alanlarında Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonunun izni ile yalnızca  bilimsel amaçlı çalışmaların yapılmasına izin verilebilir, koruma amacı dışında çalışma yapılması,  imara yönelik herhangi bir planlama söz konusu olamaz. Ne yazık ki Muğla Valiliğinin sahibi olduğu Muğla Vakfı tarafından işletilmekte olan Akyaka Orman Kampında Doğal Sit Koruma ve Kullanma Esaslarına aykırı olarak birçok işletme kurulmuş, doğal yapı tahrip edilerek binalar tesis edilmiş, çadır ve karavan alanları düzenlenerek konaklama kapasitesi arttırılmıştır. Arttırılan kapasitenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere YİKOB tarafından açılan ihalelerle elektrik ve kanalizasyon altyapısı çalışmaları yürütülmüş, 7000 m2 otopark alanı düzenlenmesi için çalışma başlatılmıştır. Bu çalışmalar sırasında yaban hayatın barınma, beslenme ve üreme alanları tahrip edilerek insan kullanımına açılmıştır.  1. Derece Doğal Sit Koruma Alanlarında yasal olarak yürütülmesi mümkün olmayan bu faaliyetlere Tabiat Varlıklarını Koruma Komisyonu da izin vererek işlenen bu suçlara ortak olmuştur. 

"Koruma amaçlı imar planı" adı altında Akyaka Orman Kampında Tabiat ve Kültür Varlıklarını Koruma Kanununa, İmar Kanununa ve Kıyı Kanununa aykırı olarak yürütülen tüm bu faaliyetleri meşrulaştırma çabasının farkındayız.  Yasalar ve uluslararası sözleşmelere koruma altında olan Akyaka Orman Kampı ekosisteminin özenle korunması için  yasalara uyulmasını denetlemekle yükümlü olan kurumların başında Muğla Valiliği gelmektedir. Muğla Valiliğinin kendisine bağlı alt kurumlar aracılığı ile bizzat yasaları yok sayarak korunması gereken alanları rant alanına çevirmeye çalışması görev suçudur,  kabul edilemez.

Gökova Ekoloji Meclisi olarak Muğla Valiliğini Akyaka Orman Kampı'nda yürütülen yasadışı faaliyetlerin durdurulması ve YİKOB'un açtığı Akyaka Orman Kampı Koruma Amaçlı İmar Planı  Hazırlama ihalesininin iptal edilmesi için gereğini yapmaya davet ediyoruz.  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin ekosisteminin korunması mücadelemizi anayasadan ve yasalardan kaynaklanan haklarımızı kullanarak kararlılıkla sürdüreceğimizi ve  yasaya aykırı bu ihalenin iptal edilmesi için meşru ve yasal her yolu kullanacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz.  20.11.2025

Gökova Ekoloji Meclisi


23 Ekim 2025 Perşembe

Kandil Orman Parkı İhalesi Yasaya Aykırıdır İptal Edilmelidir

Muğla Orman Bölge Müdürlüğü,  Menteşe ilçesi,  Kıran mahallesi sınırları içerisinde, Turnalı mevkiinde yer alan Kandil Konaklamasız Orman Parkının işletmesinin 14/11/2025 tarihinde ihale ile 20 yıllığına kiraya verileceğini ilan etmiştir. İhale ilanının ekinde,  söz konusu alanın Nitelikli Koruma Alanı olduğu belirtilerek bu alanda yapılabilecek ticari tesisler ve faaliyetler önerilmektedir.

Bu ilandan Orman Bölge Müdürlüğü'nün Gökova bölgesinin doğal sit koruma statüleri konusundaki değişikliklerden haberdar olmadığı anlaşılmaktadır. Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi'nin Doğal Sit koruma statülerini düşüren 17/01/2018 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı, Danıştay 4. Dairesinin 11/12/2024 tarihli kararı ile iptal edilmiş ve eski koruma statüsü olan 1. Derece Doğal Sit statüsü yeniden geçerlilik kazanmıştır. İhale edilmek istenen alan, Gökova ÖÇKB içerisinde yer aldığı için Danıştay kararı ile koruma statüsü artık Nitelikli Koruma değil,  yeniden 1. Derece Doğal Sit'tir. 1. Derece Doğal Sit Alanları, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunur. Bu alanlarda her türlü yapılaşma yasaktır, yeni tesis kurulamaz, ticari faaliyetlere izin verilmez. Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün ihale ilanında verdiği bilgi doğru değildir ve ihale yasaya aykırıdır.  

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği olarak Danıştay kararını dikkate almadan ihale ilanını yayınlayan Muğla Orman Bölge Müdürlüğünü yasaya aykırı bu ihaleyi  iptal etmeye çağırıyoruz. İptal edilmediği durumda yasal süreç başlatacağımızı kamuoyuna saygı ile duyururuz.

23/10/2025

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği 


İhale edilen alan

İhale edilen alanın uydu görüntüsü

15 Ekim 2025 Çarşamba

Gökova Doğal Sit Statü Değişiklikleri İptal Edildi

2018 yılında Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren ve Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinde Doğal Sit koruma statülerini düşüren Bakanlar Kurulu kararı Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesi tarafından iptal edildi. Mahkeme kararının tamamı için tıklayınız

Çevre, Şehircilik ve İklim Drğişikliği Bakanlığı kararı temyiz etti. Temyiz süreci devam ediyor.

Davanın Konusu

Muğla Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün 644 sayılı KHK kapsamında  Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca "Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik" ve "Doğal Sit Alanlarının Değerlendirilmesine İlişkin Teknik Esaslar" çerçevesinde Muğla ili bütününde doğal sit alanlarında dört mevsimi kapsayan "Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Projesi" yapılarak alan yeniden değerlendirilmişti. Bu değerlendirme sonucu yapılan sit değişiklikleri 23/09/2016 tarihinde Muğla Büyükşehir Belediyesine bildirilmişti. Muğla BŞB, ilçe belediyeleri ve sivil toplum örgütlerinden görüş alarak yaptığı genel meclis değerlendirmesi sonucunda oluşturduğu görüşleri Bakanlığa bildirmişti. Ancak bu görüşler dikkate alınmadan 17.01.2018 tarih ve 2018/11264 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile sit statü değişikliklerinin tescil ve ilan edilmesi üzerine Muğla BŞB söz konusu tescil kararının iptali için Danıştay'da dava açtı.

Açılan davada, "Kesin Korunacak Hassas Alan" sınırlarının çok dar tutulduğu, bu tespitin koruma kullanma dengesine ve kamu yararına aykırı olduğu, yerinde araştırma yapılmaksızın gerçekleştirildiği, bazı alanların  1. Derece Doğal Sit Alanı iken herhangi bir irdeleme yapılmaksızın Nitelikli Doğal Koruma Alanı'na dönüştürüldüğü, bu değişikliğin, söz konusu alanların doğal ve ekolojik yapısını, yapılaşma baskısı nedeniyle olumsuz yönde etkileyebileceği öne sürülmüştü.

İptal Gerekçeleri:

Mahkeme kararında,  Ekolojik Temelli Bilimsel Raporun alanın peyzaj özelliklerini temsil etme açısından yetersiz olduğu, ekolojik temelli bulguların yetersiz olduğu belirtilerek;

"Bölgedeki ekosistemlerin en tipik ve en yaygın türlerinin yer almadığı, Raporun, alanın flora ve faunasını yansıtmadığı, biyoçeşitlilik açısından verilerin doğru ve eksiksiz olması gerektiği,

Değerlendirme konusu alanın %80'inin orman arazi si olması karşısında, bölgede bulunan orman envanterinin ve tarım alanlarının değerlendirilmesine yönelik bir uzmanın ETBAR'ı hazırlayan proje ekibi içerisinde yer almadığı, 

Bölgenin jeolojik ve jeomorfolojik açıdan yeterli düzeyde irdelenmediği, yapılması gereken ölçek ve sınırların (drenaj alanı, havza) dikkate alınmadığı, 

Alanın hidrolojik ve hidrojeolojik yapısına ilişkin değerlendirmeye yer verilmediği, bölgede bulunan sulak alan ve deltaların irdelenmediği, alandaki su kaynaklarının (yerüstü ve yeraltı suları) konum ve zaman içinde miktar ve kalitesinde meydana gelen değişimlere ilişkin değerlendirmenin yapılmadığı, ekosistem ile hidrolojik/hidrojeolojik sistem (yerüstü-yeraltı suyu) arasındaki etkileşimlere yönelik değerlendirmeye yer verilmediği,

Dava konusu 16/03/2018 günlü, 30362 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, Muğla İli, Menteşe, Milas, Marmaris ve Ula İlçelerinde bulunan, karar eki harita ve listelerde sınır ve koordinatları gösterilen bazı alanların kesin korunacak hassas alan olarak tescil ve ilan edilmesine ilişkin 17/01/2018 günlü, 2018/11264 sayılı Bakanlar Kurulu kararının İPTALİNE temyiz yolu açık olmak üzere, 11/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi." deniliyor.

İptal edilen sit değişiklikleri


Bilirkişi İncelemesi

Dava sürecinde oluşturulan bilirkişi heyeti ile birlikte 26.02.2024 ve 27.02.2024 tarihlerinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi gerçekleştirildi. Bilirkişi heyeti; Ekolog ve Zoolog (Prof Dr.), Peyzaj Mimarı (Prof. Dr.), Bitki Sistematikçisi ve Bitki Ekologu (Prof. Dr), Ziraat Mühendisi (Prof. Dr.), Hidrobiyolog (Prof. Dr.), Çevre Mühendisi (Prof. Dr.), Hidrojeoloji Mühendisi (Doç. Dr.), Orman Mühendisi (Prof. Dr.) ve Harita Mühendisinden oluştu.

Mahkemeye 27.05.2024 tarihinde sunulan Bilirkişi Raporuna mahkeme kararında ayrıntılı olarak yer veriliyor. Raporda, dava konusu doğal sit statü değişikliklerine dayanak olan Ekolojik Temelli Bilimsel Rapor (ETBAR) farklı açılardan  değerlendiriliyor ve yetersizliği ortaya konuluyor. 

Bilirkişi Raporunda Öne Çıkanlar:

Mahkeme kararında yer alan hukuki değerlendirmede Bilirkişi Raporundaki Ekolojik Temelli Bilimsel Rapor (ETBAR)'a ilişkin aşağıdaki noktalara dikkat çekiliyor.

İnsan etkilerinin yönetilmesine ve iyileştirilmesine yönelik plan yok

ETBAR'da antropojenik etkilerin yönetilmesine veya iyileştirmesine yönelik bir tespit ve iyileştirme planı yer almıyor. Alanın, yapılan yeni değerlendirme neticesinde, mevcut doğal sit alanı büyüklüğünde rakamsal değişiklik olmamış gibi görünse de yeni tescil kararı ile karasal alanda daralma, denizel alanda genişleme olması nedeniyle rakamların benzer göründüğü, karasal alanda yapılan sit statü değişikliğinin, deniz ekosistemine de yük getireceği, yeni tescil kararı ile Kesin Korunacak Hassas Alan olarak tescil edilmiş kısımlar ile Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak tescil edilmiş olan alanlar arasında tescil gerekçelerini ortaya koyabilecek; bitki örtüsü, eğim, arazi kullanımı, antropojenik etki vb sebeplerden kaynaklanabilecek farklılıklar bulunmuyor.

Kesin korunması gereken alanların sınırları yetersiz bilimsel gerekçelerle daraltılmış

Ekolojik Temelli Bilimsel Rapor ekolojik, zoolojik, floristik, ormancılık, tarımsal, çevre, peyzaj, hidrolojik ve hidrojeolojik açılardan yetersizdir.

Davaya konu alan Akdeniz iklimine özgü vejetasyon tiplerinden kızılçam ormanı veya boylu maki örtüsüyle kaplıdır. Ayrıca yer yer tarım arazilerinin ve küçük yerleşimlerin bulunduğu coğrafyada gerek denizel gerek karasal ekosistemlere özgü birçok hayvan türü bulunmaktadır. Özel mülkiyete konu taşınmaz oranı çok azdır.  Bölgedeki biyoçeşitlilik zenginliği nedeniyle davaya konu olan bölgenin tamamı Datça ve Bozburun Yarımadaları ÖDA (EGE016) olarak tescil edilmiştir. 

Alanda endemik olan ve endemik olmamakla beraber dar yayılışlı olan ve orman oluşturan bazı ağaç türlerine, bitkilere raporda yer verilmemiştir. Rapor, alanın flora ve faunasını tam olarak yansıtmamaktadır. Dava konusu olan ve sonradan sınırları daraltılan alanlara bakıldığında haritada “Nitelikli Alan” olarak belirtilen bütün alanların “Kesin Korunacak Alanlar” durumunun korunması floristik ve ekolojik açıdan zorunludur. Belirtilen alanlarda parçalı olarak farklı statülerde koruma (Kesin Korunacak, Nitelikli Korunacak, Sürdürülebilir Korunacak) alanlarının oluşturulması, alandaki habitat ilişkilerini tamamen yok edecektir. Zira alanlar arasında geçişler engellenecek, bitki dağılışları ve hayvan geçişleri engellenerek genetik çeşitliliğin kısıtlanmasına ve gelecek yıllarda alanın biyolojik açıdan bozulmasına sebep olacaktır.

ETBAR kapsamında "modifiye alanlar" (yani zeytinlikler, bahçeler, tarlalar) doğallığını tümüyle kaybetmiş olarak, hatta tamamı "geriye dönüşümü" olanaksız kabul edilmişse de, bölgede yaygın permakültür tarımı yarı-doğal özellikler taşımakta ve ormana bitişik yerlerde bütünlüğü fazla etkilememektedir. Zeytinlik ve badem bahçelerinde birçok kuş, memeli ve herpetofauna türünün yaşamlarını sürdürmektedir. Bu gibi habitatların yenilenme yeteneği ve doğal kaynak oluşturma özelliği (hatalı olarak) yok sayılmakta, dolayısıyla “modifiye alan” olarak kabul edilen zeytinliklerin tamamen yapay ortamlar oldukları iddiası doğru değildir. Bu yaklaşımla bütün kuzey kıyısının "Nitelikli Doğal Koruma Alanı" (NDKA) sayılması  yanlıştır. Bu şekilde ayrılmış bazı kesimlerin ekosistem özellikleri ve barındırdıkları biyoçeşitlilik unsurları açısından “Kesin Korunacak Hassas Alan” niteliği taşımaktadırlar. Bölgedeki ekosistemlerin en tipik ve en yaygın türleri raporda yer almamıştır.

ETBAR kapsamında sınırlar belirlenirken karayolunun veya geçmişte mevzuata uygun yapıların varlığının o alanın “modifiye alan” olarak nitelenmesine yol açtığı anlaşılmaktadır. Ancak bu tip insan yapısı unsurlar, her zaman veya başlı başına Kesin Korunacak Hassas Alan (KKHA) statüsünün kaybına yol açmaz. Dolayısıyla ETBAR kapsamında NDKA olarak belirlenen birçok kesimin KKHA statüsü almasında sakınca bulunmamaktadır. KKHA ve NDKA ortak sınırlarının geçtiği birçok kesimde bitki örtüsü, eğim, arazi kullanımı, vb açılardan herhangi bir fark görülmemektedir. 

Bu saptamalar sınırın yer yer rastlantısal biçimde geçirildiği izlenimini yaratmaktadır. Ayrıca %70’leri bulan eğime sahip, hiçbir insan faaliyeti mümkün olmayacak, yabanıl kıyı yarlarının NDKA olarak önerilmesi ve tescillenmesi de bilimsel açıdan anlaşılamamıştır. Davaya konu coğrafyanın %80’den fazlasının orman alanıdır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca ilk kez 2011 yılında onaylanan 1/100.000 ölçekli Aydın Muğla Çevre Düzeni Planında da orman alanı olarak plana işlenmiş ve korunarak sürdürülmesi güvence altına alınmıştır. Özetle, davaya konu Gökova Körfezi çevresi doğal sit statü ve sınırlarının belirlenmesine ilişkin sakıncaların bulunmaktadır. Mevcut orman, maki ve sulak alanlar için doğal yapının bütünlüğünün ve sürekliliğinin dikkate alınmadığı yapay hatların ortaya çıkmasına yol açılmıştır. 

ETBAR kapsamında kullanılan yöntem, biyoçeşitlilik verilerinin doğru ve eksiksiz sağlanmasına dayalıdır. Yapılan değerlendirme sonucu, ETBAR uzmanlarının bulgularının birçok canlı grubu için eksik, hatta yer yer hatalı olduğu, dolayısıyla sınır ve statü tespitinin yeniden gözden geçirilmesi gereği ortaya çıkmaktadır.

Tarımsal açıdan eksik çalışma yapılmış

Gökova Doğal Sit Alanı içinde, küçük ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği, tarla tarımı, örtü altı ve açık alanda sebzecilik, meyvecilik tarımının yanı sıra zeytin üretiminin de söz konusudur.  Tarımsal üretime ait bu faaliyetlerin (otlatma, toprak işlemeli tarım, meyvecilik, zeytin üretimi), yaklaşık olarak alanın %20.7 sine karşılık gelen 7,313 ha lık bir sahada sürdürülmektedir. Ancak dosya kapsamında, bu üretimlerle ilgili (işletme büyüklükleri, gübre-pestisit-sulama kullanımları, mekanizasyon durumu vb)  herhangi bir bilgi bulunmadığından, dava konusu alanla ilgili alınan kararların etkilerinin ne yönde olabileceği konusu değerlendirilmemiştir.

Doğa koruma statülerinin düşürülmesi ile ekosistemlerin tahribatı daha da artacak 

Gökova körfezinin büyük bir kısmı birinci derece doğal sit koruma statüsünde iken bile bu denli zarar görmüşken, bu alanların Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsüne dönüştürülmesinin burada ekosistemler üzerinde zaten var olan tahrip ve baskının artmasına ve nihayetinde biyolojik çeşitlilik başta olmak üzere alanda birçok tahribata yol açacağı  öngörülmektedir. Söz konusu alanın büyük bir kısmı tatlı ve tuzlu sularla çevrilidir. Dava konusu alanlarda bulunan tüm kıyıların ve sulak alanların sadece yerleşim yerleri ve çevresinin Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak belirlenmesi ve kıyı boyunca yer alan tüm alanların ve dava dilekçesi ekinde yer alan haritada Nitelikli Doğal Koruma Alanı olarak gösterilen alanlar içerisinde yer alan tüm sulak alanların “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak belirlenmesi ve tescil edilmesi gerekirdi.

Gökova Doğal Sit Alanları Ekolojik Temelli Bilimsel Araştırma Sonuç Raporunda antropojenik etki yaratan alanların sayısı ve etki alanlarının bölgenin kapladığı alana oranla çok sınırlı olduğu, bu etkilerin geri dönüşsüz olarak tanımlanmasının doğru olmadığı, bölgede münferit kalmış antropojenik etkinin bölgenin doğal ekosistemini yok ettiğini söyleme çok iddialı bir çıkarımdır. ETBAR'da antropojenik bu etkilerin yönetilmesine veya iyileştirmesine yönelik bir tespit, iyileştirme planı yer almamaktadır. Gökova Doğal Sit Alanı bölgesinin daha önceki tanımla 1.Derece Sit Alanı Statüsünde olan ve bugüne kadar koruma konusunda duyarlı davranılmamış bir alan olmasına rağmen doğal bütünlüğü bozulmamıştır. Bu bölgenin Nitelikli Doğal Koruma Alanı statüsüne alınması halinde kesin korunan alanların etkileneceği, raporda yapılması önerilen değişiklik ile bölgedeki doğal ekolojik yaşam alanı daraltımaktadır. Raporda bölgenin doğal kaynak oluşturma özelliğinin ortadan kalktığı sonucunu destekleyen bir bilgi verilmemektedir. 

Parçalı koruma alanları habitat ilişkilerinin bozulmasına yol açacak

2016 yılında yaptırılan alan değerlendirilmesi raporu sonucu sınırları belirlenen “Kesin Korunacak Hassas Alan" ve Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanı” olarak belirlenmesinin floristik ve ekolojik bulguları desteklediğinden uygun olduğu, sonradan sınırları daraltılan alanlara bakıldığında, “Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olarak belirtilen bütün alanların daha önceden de belirtildiği gibi “Kesin Korunacak Hassas Alan” olarak korunmasının, floristik ve ekolojik açıdan zorunlu olduğu, belirtilen alanlarda parçalı olarak farklı statülerde koruma alanlarının oluşturulmasının, alandaki habitat ilişkilerini yok edeceği, alanın değerlendirilmesi yapılırken, sadece bitkisel örtüye bakılmasının yeterli olmadığı, alanın; diğer su, kara hayvanları (ormurgalı-omurgasız) ve deniz canlılarından oluşan bir bütün olduğunun unutulmaması gerektiği değerlendirilmesi yapılmıştır.

Jeolojik ve jeomorfolojik açıdan yeterli çalışma yapılmamış

ETBAR jeolojik ve jeomorfolojik açıdan; dava konusu alanı yeterli düzeyde temsil etmemektedir. Buu konular ile ilgili değerlendirmeler yetersiz ve eksiktir. Rapor kapsamında gerçekleştirilen jeolojik ve jeomorfolojik çalışmalar, ilgili mevzuat hükümleri ile belirtilen ölçek ve sınırlar (drenaj alanı, havza) dikkate alınarak yapılmamıştır.

Hidrojeoloji Mühendisliği açısından değerlendirme yetersiz

Raporda, dava konusu alanın hidrolojik ve hidrojeolojik yapısına, alandaki su kaynaklarının (yerüstü ve yeraltı suları) konum ve zaman içinde miktar ve kalitesinde meydana gelen değişimlere, ekosistem ile hidrolojik/hidrojeolojik sistem (yerüstü-yeraltı suyu) arasındaki etkileşimlere ilişkin hiçbir değerlendirmeye yer verilmemiştir. Gökova Sit Alanının belgelendirilmesi ETBAR'da doğru yapılmamıştır. Buna neden olan unsurlardan birisi Analitik Hiyerarşi Prosesinin kurgusudur ve tekrar yapılması gerekir. 

Peyzaj yönünden değerlendirme yetersiz

Rapor, alanın peyzaj özelliklerini temsil etmekten uzak ve  ekolojik temelli bulgular yetersizdir. ETBAR çalışmasında peyzaj karakteri ve peyzaj değeri ile ilgili bütüncül bir saptama yapılmadan, sadece görsel peyzaj değerlendirmesi ile yetinilmiştir.  

Peyzajın farklı katmanlardan oluşması nedeniyle birlikte ele alınması gerekirken, rapor bu konuda eksik kalmıştır. Raporda doğallık parametresine göre davaya konu sit alanı, Doğal Alanlar, Yarı-doğal alanlar, Modifiye alanlar, Yerleşim yerleri olarak dört farklı alan tipinde değerlendirilmiştir. Modifiye alanların doğallığının tamamen ortadan kalktığı ve geri dönüşümünün mümkün olmadığı belirtilmekte, oysa tam da bu tür durumlarda peyzajın “bozulan” parçalarının iyileştirilmesi, onarılması, sağlıklı işler hale getirilebilmesi, eski haline dönüştürülmesi amacıyla “peyzaj onarımı (peyzaj restorasyonu-peyzaj rehabilitasyonu- peyzaj reklamasyonu)” çalışmaları yapılmaktadır. ‘Doğal alanların dışındaki sahalarda alanın estetik ve mükemmeliyetinden söz etmek mümkün değildir” ifadesinin hangi estetik ve mükemmeliyet kriterleri ile raporda yer aldığının anlaşılamamaktadır. Raporun peyzaj özelliklerinin değerlendirilmesi yönünden önemli eksiklikler içerdiği ve bu nedenle de peyzaj özelliklerini temsil etme açısından yetersiz olduğu kanaatine ulaşılmıştır.


5 Ekim 2025 Pazar

İncekum için hazırlanan 'Koruma Amaçlı' İmar Planına Yurttaşlar İtiraz Ediyor

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından hazırlanan ve 12 Eylül 2025 tarihinde askıya çıkarılan Marmaris Çamlı Mahallesi İncekum 1/5000 ve 1/1000 ölçekli İmar Planına itiraz süresi 12 Ekim 2025 tarihinde doluyor.

Bölgedeki sivil toplum örgütleri hazırlanan plan ile koruma alanı olan bölgenin doğal ve kültürel varlıkları yok etme pahasına imara açılmasına karşı itirazlarını yükseltiyorlar. Örgütler, Bakanlığa itiraz dilekçeleri verirken yurttaşların da Cimer üzerinden bireysel olarak itirazlarını bildirebilmeleri için bir metin hazırladılar. Yurttaşlar aşağıdaki metni kopyalayarak Cimer'den Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na gönderebilirler. Dilekçe seçeneği olarak Görüş Öneri seçeneğinin işaretlenmesi gerekiyor.

İtiraz Dilekçesi

Konu: 12/09/2025 tarihinde askıya çıkarılan Muğla, Marmaris, Çamlı İncekum 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı İmar Planına süresi içinde itiraz

Gökova ÖÇKB 1/25.000 ölçekli Çevre Düzeni (ÇDP) Planı 2021 yılında iptal edilmiştir. Hiyerarşik planlama ilkesi gereği imar planları üst ölçekli planlara uymak zorundadır. ÇDP yargı kararı ile  iptal edildiği için hukuken üst ölçekli koruma planı bulunmamaktadır ve askıya çıkarılan plan, plan hiyerarşisine aykırıdır.

Aydın-Denizli-Muğla 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planına göre planlama alanı; “orman alanı”, “Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi”, Önemli Doğa Alanı”, “Nitelikli Doğal Sit Alanı” ve “3. Derece Arkeolojik Sit Alanı” lejantında kalmaktadır. Bölgenin 1/100.000 ölçekli planının hedefine göre, Uluslararası sözleşmelerle korunan alan olmasına rağmen, askıya çıkartılan imar planlarında bölge “konaklama ve günübirlik kullanım alanı” olarak planlanlanarak turizm ve rekreasyon faaliyetlerine açılmaktardır. Üst ölçekli planlarda öngörülen koruma statülerinin göz ardı edilmesi, doğrudan Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin, “Doğal, tarihi ve kültürel değerlerin koruma ve kullanma dengesinin sağlanması esastır” ilkesine, yasalara aykırıdır.

Planlama alanı, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi içerisinde yer almakta ve zengin flora ve faunası ile ekolojik öneme sahiptir. Alan, sahip olduğu bu özellikler nedeni ile   aynı zamanda Dünya Doğa Koruma Kurumu (IUCN) kriterlerine göre Önemli Doğa Alanı (ÖDA) olarak belirlenmiştir. Bölgenin ÖÇKB, ÖDA ve Nitelikli Doğa Koruma Alanı olma özellikleri dikkate alınmadan “konaklama ve günübirlik kullanım alanı” önerisi yapılmıştır. Söz konusu alan aynı zamanda yangına hassas orman ekosistemi içinde yer almaktadır ve önerilen plan doğrultusunda oluşacak turizm baskısıyla yangına daha da hassas hale gelecektir. Hazırlanan plan, şehircilik ilkeleri (ekolojik değerlerin korunması, kamu yararının öncelenmesi, afet risklerinin azaltılması) ile bağdaşmamaktadır. 

Planlanan alanda, 3. Derece Arkeolojik Sit, 100 metre batısında ise 1. Derece Arkeolojik Sit alanı bulunmaktadır. Yoğun insan baskısı ve yapılaşmaya neden olacak olan bu plan, insanlığın ortak mirası olarak korunması gereken kültür varlıklarını tehdit etmektedir. Yapılan planlama bu nedenle de planlama esaslarına ve kamu yararına uygun değildir.

Askıya çıkarılan İncekum Koruma Amaçlı İmar Planı, kesişen koruma statülerinin bulunduğu bölgedeki hassasiyetleri dikkate almadan ve plan hiyerarşisine aykırı olarak hazırlanmıştır. Fauna ve florada geri dönülmesi zor tahribatlara yol açacağı, bölgenin korunması gereken doğal ve kültürel bütünlüğüne zarar vereceği, orman yangınları riskini artıracağı için Plana itiraz ediyor, iptalini talep ediyorum.