19 Aralık 2013 Perşembe

Gökovalılar taş ocakları ve beton santrallarına karşı ayakta !


Gökova Beldesi Dere Mevkiinde halihazırda taşocağı faaliyeti yürüten Özmet Makine Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketini faaliyet alanını genişleterek  aynı yerde bir de beton santralı kurmak için ruhsat alma sürecini başlattı.  ÇED Raporu gerektiren süreçte bugün “Halkı Bilgilendirme Toplantısı” yapılması planlanmıştı. Gökova Beldesinin 3 km uzağında Marmaris Kavşağında bulunan Adile Mermeci Lisesinde yapılan toplantıya Gökova ve Akyaka’dan yaklaşık 80 kişi katıldı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü temsilcisinin giriş konuşmasından sonra salona gelenler halkı bilgilendirmek için olduğu söylenen toplantının adeta halktan kaçırılarak belde dışında bir yerde yapılmasını protesto ettiler. Toplantıya gelenler santralın yapılmasını istemediklerini, şirket yetkililerinin sunum yapmasına da gerek olmadığını söylediler ve toplantı salonunu birlikte terk ettiler. Daha sonra araçlara binerek taş ocaklarının olduğu bölgeye giderek sembolik olarak yolu kısa süreli kapattılar ve belde meydanındaki kahvede toplandılar. Belde sakinleri beldelerinin bitişiğinde faaliyet gösteren taş ocaklarına ve beton santrallarına karşı sonuna kadar mücadele etme kararı aldılar.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin hemen sınırında uzun zamandan beri faaliyet gösteren taş ocakları ve beton santralı doğaya büyük zarar verirken, tarım ve hayvancılığı da olumsuz etkilemekte. Zeytin Koruma Yasasına aykırı olarak yürütülen faaliyetler zeytinlikleri yok ederken çam ormanları da yok ediliyor. Köylüler çalışmalar sırasında Idyma antik kentine ait kaya mezarlarının da tahrip edildiğini bildiriyorlar. Yerleşim yerinin bitişiğinde patlatılan dinamitler, malzeme taşımak için beldenin içinden geçen ağır vasıtaların çıkardığı gürültü ve toz rahatsızlığı daha da katlanılmaz hale getirmekte. Belde halkının taş ocaklarının faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik daha önce verdikleri toplu dilekçeler sonuçsuz kalmıştı. Ancak bu kez sonuna kadar gitmekte kararlılar. Mücadele şimdi başlıyor !..


27 Kasım 2013 Çarşamba

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın Akyaka Dayanışması'nın Dilekçesine Cevabı

Akyaka Dayanışması'nın 7 Ekim 2013 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığına verdiği 26.824 imzalı dilekçesi ile ilgili olarak Tabiat Varlıklarını Koruna Genel Müdürlüğünden gönderilen yazı. Akyaka Dayanışması'nın dilekçesinde dile getirdiği taleplere ve diğer hukuksuzluklarla ilgili iddialarına yanıt niteliğinde değil, daha ziyade Akyaka Belediyesi'nin dilekçesine verilen cevabın kopyası paylaşılmış. Akyaka Dayanışması'nın iddiaları ve talepleri ile ilgili dilekçesinin yanıtının daha sonra Meclis Dilekçe Komisyonu kanalı ile veya doğrudan Bakanlık tarafından verilmesi bekleniyor.




TBMM Dilekçe Komisyonu'ndan Cevap

11 Ekim 2013 Cuma

Akyaka Dayanışması'nın TBMM'ye Dilekçesi

Sayın Milletvekilleri                                                                                       08.10.2013

Lütfen Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka’nın betonlaşmasına izin vermeyin !

Gökova Özel Çevre Koruma Alanında, Akyaka Belediyesi sınırları içinde yer alan 19.300 m2 büyüklüğünde bir zeytinlik alan (3841 no.lu parsel) Akyakalıların haberi olmadan Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca (ÖİB) özelleştirme programına alınmıştır. Daha sonra ÖİB tarafından yapılan uygulama imar planı değişikliği resmi gazetede yayınlanmak suretiyle onaylanmıştır. Ayrıca zeytin yetiştirme alanı olmasına karşın bu alan, tapu kaydı hukuka aykırı şekilde “arsa”ya dönüştürülerek “Zeytin Koruma Yasası” olarak bilinen ve zeytin yetiştirme alanlarının korunmasını öngören yasanın da koruması dışına çıkarılmıştır.

Diğer yandan Çevre Kanunu 9/d maddesinde Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi olarak ilan edilmiş alanlarda İmar Kanunu’nun 9. Maddesi hükümlerinin geçerli olmadığı belirtilmektedir. Hal böyleyken, plan değişikliği yapma yetkisini bu maddeden alan ÖİB, ÖÇK Bölgesi içinde yer alan Akyaka’da plan değişikliği yapmak suretiyle yetkisini aşmıştır.

Akyaka, Özel Çevre Koruma Alanı olarak doğanın korunmasının öncelikli olduğu bir bölgedir.  Aynı zamanda Uluslararası Yavaş Kentler Birliği (Cittaslow) üyesi olan Akyaka, katılımcı yerel yönetim anlayışı içinde, doğal ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara korunarak devredildiği, insanla doğanın uyum içinde birlikte var olabildiği, yaşam kalitesi yüksek bir belde  olmayı hedeflemiştir. Bu hedef, Akyakalıların birlikte oluşturdukları “Akyaka Vizyonu”nu temel almaktadır. Yavaş Kent Akyaka, doğayı ranta feda ederek büyümeyi öngören imar planları ile yönetilmek, kimliğini hızla yitiren bir belde olmak istemiyor. 

TALEPLERİMİZ:
1) ÖİB tarafından yasaya aykırı olarak yapılan plan değişikliği iptal edilmeli ve tüm Akyakalıların ortak yararlanma hakkı olan bu kamusal alanın imar plan yetkisi Akyaka Belediyesi’ne devredilmelidir. Akyaka Nazım İmar Planı değiştirilerek 3841 no.lu parselde yapılaşmaya izin veren imar plan hükümleri kaldırılmalıdır. 3841 no.lu parselin tapu kaydı “zeytinlik” olarak düzeltilerek üzerindeki zeytin ağaçları yeniden yasal korumaya alınmalıdır.

2) Kentin gerçek sahiplerinin o kentte yaşayanlar olduğundan hareketle, 3194 Sayılı İmar Kanunu, imar planlarının yapım ve değiştirilmesi süreçlerine yerel halkın etkin katılımını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

3) ÖÇK Bölgeleri ve her türlü doğa koruma alanlarının “üstün kamu yararı” gerekçesiyle yatırıma açılabilmesini öngören ve yaasalaşmak üzere TBMM gündemine getirildikten sonra geri çekilen “Biyo-Çeşitliliği Koruma Yasası” tamamen geri alınmalıdır.

Biz, aşağıda imzası bulunanlar (26.824 kişi), bu taleplerimiz için gereğini bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz.

(İmzalar TBMM Dilekçe Komisyonu’na 8.10.2013 tarihinde teslim edilmiştir, numarası: 17027)

Akyaka Dayanışması

9 Ekim 2013 Çarşamba

Akyaka Dayanışması’nın TBMM Görüşmeleri

Akyaka’dan Ankara’ya bisikletlerle yolculuğumuz 6 Ekim’de Yüksel Caddesinde İnsan Hakları Anıtı önünde yaptığımız basın açıklaması ile tamamlandı.

Yolcuğumuzun sonunda "Akyaka Betonlaşmasın" başlıklı imza kampanyamızda topladığımız 26.824 imzayı 8 Ekim’de TBMM Dilekçe Komisyonu’na teslim ettik. Gelişmeler tarafımıza bildirilecek.

7 Ekim’de taleplerimizi içeren dilekçemizi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ilettik. 7-8 Ekim tarihlerinde Meclis’e giderek Meclis'te grubu bulunan tüm siyasi partilerin temsilcileri ile görüşmeler yaptık. Bu görüşmelerin özeti aşağıdadır:

CHP:
Muğla Milletvekili Tolga Çandar ile henüz yolculuğumuz sırasında telefonla görüştük ve 8 Ekim için görüşme sözü aldık. Ancak 8 Ekim’de Tolga Çandar’a telefonla ulaşamadık, sekreterine Meclise varışımızla ilgili bilgi vermemize karşın geri dönüş olmadı.

Muğla Milletvekili Ömer Süha Aldan  ile 8 Ekim’de görüştük. Mücadelemizi ve taleplerimizi içeren dilekçemizi verdik. Ömer Bey mücadelemizin takipçisi olacağı, özellikle  Muğla ve Ula Belediye Başkanlıkları nezdinde taleplerimiz doğrultusunda temaslarda bulunacağı sözünü verdi.

Muğla Milletvekili Nurettin Demir’in sekreterine görüşme talebimizi ilettik. Geri dönüş olmadı.

Çevre Komisyonu üyesi Melda Onur ve Danışmanı Ender Doğan ile mücadelemizi ayrıntılı görüşme fırsatı bulduk. Melda Hanım mücadelemize yürekten destek verdiğini ve taleplerimizle ilgili  meclise soru önergesi vermek için gerekeni yapacağını bildirdi. Melda Hanım ayrıca Azmakların Kıyı Kanunu kapsamına alınması ile ilgili  olarak Nisan ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na verdiğimiz dilekçemize verilen olumlu cevabın gereğinin yapılması, Akyaka Belediyesi'nin ormanda neden olduğu ekolojik tahribat nedeni ile Belediye'ye kesilen cezasın sorumlularına yansıtılması ile ilgili CHP Genel Başkanlığı'na Akyakalıların gönderdiği çoklu imzalı dilekçeyi de takip etme sözü verdi.


AKP:

Muğla Milletvekili Yüksel Özden ile yurtdışında olduğu için görüşülemedi, dilekçemiz danışmanı Selçuk Bey’e verdik. Selçuk Bey Akyaka’nın doğasının korunmasını çok önemsediklerini ve taleplerimiz doğrultusunda Yüksel Bey ile görüşeceğini söyledi.

Muğla Milletvekili Ali Boğa ve Danışmanı Cemal Akkuş ile mücadelemizi ayrıntılı görüştük. Cemal Bey, özelleştirme sürecinde Akyaka Belediyesi kaynaklı iddialarla ilgili bizzat ayrıntılı çalışma yaptığını, Ali Bey de Akyaka İmar Planı’na aykırı bir yapılaşma olmamasının garanti edilmesi için çalışma yaptıklarını, Akyaka Dayanışması olarak bizlerin yaptığı çalışmalar sonucunda ortaya koyduğumuz hukuksuzlukların (Zeytinliğin Akyaka İmar Planı ile imara açılması, tapu kaydının zeytinlikten arsaya dönüştürülmesi) kendileri için yeni bilgiler olduğunu, hukuka aykırı hiçbir girişimin arkasında olmayacaklarını, bu anlamda yargının vereceği kararın gereğinin yapılması için çalışacakları sözünü verdi. Cemal Bey Azmakların Kıyı Kanunu kapsamına alınması için verdiğimiz dilekçe ile de bizzat ilgilenme sözü verdi. Gerekli bilgileri kendisi ile paylaştık ve süreçle ilgili bizi bilgilendireceğini söyledi.

BDP:

Çevre Komisyonu üyesi Mardin Milletvekili Erol Dora’nın danışmanı Altan Sungur ile sorunumuzu ve taleplerimizi ayrıntılı olarak görüştük. Altan Bey Erol Bey’in yurtdışında olmasına karşın kendisi ile mücadelemiz ve ziyaretimizle ilgili olarak telefon görüşmesi yaparak taleplerimizin Meclise yansıması için gereken çalışmayı yapma sözü verdiğini bildirdi. Altan Bey’e hukuki süreç ile ilgili ayrıntılı bilgi paylaştık ve daha sonra telefonla bize Melda Onur’un Danışmanı Hande Hanım ile Meclis'e soru önergesi verilmesi konusunda birlikte çalışmayı kararlaştırdıklarını bildirdi.

MHP:
Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan yurtdışında olduğu için görüşemedik, dilekçemizi sekreterine bıraktık.


Diğer Görüşmeler:
  • Meclis basın muhabirleri ile görüştük; T24, Hayat TV ve Bianet haberlerimizi yayınladı.
  • Başbakan Danışmanı Yiğit Bulut’a dilekçemizin bir kopyasını verdik










7 Ekim 2013 Pazartesi

Akyaka Dayanışması'nın Çevre ve Şehircilik Bakanlığına Dilekçesi

Sayın Erdoğan Bayraktar                                                                                    07.10.2013

Lütfen Özel Çevre Koruma Bölgesi Akyaka’nın betonlaşmasına izin vermeyin !

Gökova Özel Çevre Koruma Alanında, Akyaka Belediyesi sınırları içinde yer alan 19.300 m2 büyüklüğünde bir zeytinlik alan (3841 no.lu parsel) Akyakalıların haberi olmadan Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nca (ÖİB) özelleştirme programına alınmıştır. Daha sonra ÖİB tarafından yapılan uygulama imar planı değişikliği resmi gazetede yayınlanmak suretiyle onaylanmıştır. Ayrıca zeytin yetiştirme alanı olmasına karşın bu alan, tapu kaydı hukuka aykırı şekilde “arsa”ya dönüştürülerek “Zeytin Koruma Yasası” olarak bilinen ve zeytin yetiştirme alanlarının korunmasını öngören yasanın da koruması dışına çıkarılmıştır.

Diğer yandan Çevre Kanunu 9/d maddesinde Özel Çevre Koruma (ÖÇK) Bölgesi olarak ilan edilmiş alanlarda İmar Kanunu’nun 9. Maddesi hükümlerinin geçerli olmadığı belirtilmektedir. Hal böyleyken, plan değişikliği yapma yetkisini bu maddeden alan ÖİB, ÖÇK Bölgesi içinde yer alan Akyaka’da plan değişikliği yapmak suretiyle yetkisini aşmıştır.

Akyaka, Özel Çevre Koruma Alanı olarak doğanın korunmasının öncelikli olduğu bir bölgedir.  Aynı zamanda Uluslararası Yavaş Kentler Birliği (Cittaslow) üyesi olan Akyaka, katılımcı yerel yönetim anlayışı içinde, doğal ve kültürel değerlerin gelecek kuşaklara korunarak devredildiği, insanla doğanın uyum içinde birlikte var olabildiği, yaşam kalitesi yüksek bir belde  olmayı hedeflemiştir. Bu hedef, Akyakalıların birlikte oluşturdukları “Akyaka Vizyonu”nu temel almaktadır. Yavaş Kent Akyaka, doğayı ranta feda ederek büyümeyi öngören imar planları ile yönetilmek, kimliğini hızla yitiren bir belde olmak istemiyor. 

TALEPLERİMİZ:
1) ÖİB tarafından yasaya aykırı olarak yapılan plan değişikliği iptal edilmeli ve tüm Akyakalıların ortak yararlanma hakkı olan bu kamusal alanın imar plan yetkisi Akyaka Belediyesi’ne devredilmelidir. Akyaka Nazım İmar Planı değiştirilerek 3841 no.lu parselde yapılaşmaya izin veren imar plan hükümleri kaldırılmalıdır. 3841 no.lu parselin tapu kaydı “zeytinlik” olarak düzeltilerek üzerindeki zeytin ağaçları yeniden yasal korumaya alınmalıdır.

2) Kentin gerçek sahiplerinin o kentte yaşayanlar olduğundan hareketle, 3194 Sayılı İmar Kanunu, imar planlarının yapım ve değiştirilmesi süreçlerine yerel halkın etkin katılımını sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.

3) ÖÇK Bölgeleri ve her türlü doğa koruma alanlarının “üstün kamu yararı” gerekçesiyle yatırıma açılabilmesini öngören ve yasalaşmak üzere TBMM gündemine getirildikten sonra geri çekilen “Biyo-Çeşitliliği Koruma Yasası” tamamen geri alınmalıdır.

Biz, aşağıda imzası bulunanlar (26.824 kişi), bu taleplerimiz için gereğini bilgilerinize saygılarımızla arz ederiz. (İmzalar TBMM Dilekçe Komisyonu’na 8.10.2013 tarihinde teslim edilmiştir, numarası: 17027)

Akyaka Dayanışması
İletişim: Serdar Denktaş 

6 Ekim 2013 Pazar

Akyaka Dayanışması Basın Açıklaması, Ankara, 6 Ekim 2013


Özel Çevre Koruma Bölgesi Gökova’da bulunan Akyaka’da özelleştirilen ve imara açılmak istenen kamu arazisi zeytinliğimizi korumak için Akyaka Dayanışması olarak başlattığımız mücadelede bugün yeni bir aşamaya daha geldik. Mücadele sürecimizin bir parçası olarak “Akyaka Betonlaşmasın” adı altında yürüttüğümüz imza kampanyasında topladığımız imza sayısı 30 bini buldu. Topladığımız imzalarla 27 Eylül’de Akyaka’dan bisikletle yola çıkarak bugün 6 Ekim’de Ankara’ya ulaştık. Yarın bu imzaları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na yine bisikletle giderek ileteceğiz. Ayrıca TBMM’nde de gerekli görüşmelerimizi yapacağız.
Yolculuğumuz boyunca uğradığımız yerleşim birimlerinde bize destek vererek dayanışma gösteren tüm kurum, kuruluş ve yurttaşlara teşekkür ediyoruz.

Bisikletlerimizde taşıdığımız flamalarla üç talebimizi simgeleştirdik. Bunlar;
Zeytin :
Kamusal alan olan 19.300 m2lik bir zeytinlik, önce Zeytin Koruma Kanunu’a aykırı bir şekilde imara açılmış, ardından tapu kaydı zeytinlikten arsaya dönüştürülmüş, daha sonra da Çevre Kanuna aykırı şekilde özelleştirilme kapsamına alınmıştır. Birinci talebimiz, işlenen hukuksuzlukların düzeltilmesi ve bu kapsamda Akyaka’da 3841 no.lu parselin özelleştirilmesinden vazgeçilmesidir. Ayrıca, imar planı değişikliğine gidilerek burası konut alanı olmaktan çıkarılmalıdır, üzerindeki zeytin ağaçlarına zarar verilmeden herkesin yararlanabileceği kamusal alan niteliği korunmalıdır.
Söz:
3194 sayılı İmar Yasası kentlerin imar plan yapım sürecinden halkı dışlamaktadır, anti-demokratiktir, dayatmacıdır. İmar Yasası halkın daha en başından planlama süreçlerine katılmasına elverecek biçimde yeniden düzenlenmelidir!
Su:
Yalnızca Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan Akyaka için değil tüm doğa koruma alanlarının korkulu rüyası Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı geri çekilmelidir. Zira bu yasa geçerse, “üstün kamu yararı” adı altında tüm korunan alanlar yapılaşmaya, imara ve yatırımlara açılarak rant alanlarına dönüştürülebilecektir.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan doğrudan muhatabı olduğu bu üç talebimize duyarlılık göstermesini talep ediyoruz. Demokratik, katılımcı bir İmar Kanunu yapılması, “Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı”nın tamamen geri çekilmesi için harekete geçilmesi, Türkiye’nin her yerinde işlenmekte olan kent ve doğa hakkı ihlallerinin giderilmesi yönünde demokratik bir adım olacaktır.
Konuyla ilgili tüm sivil toplum kuruluşlarını ve siyasi partileri göreve davet ettiğimizi de bu vesileyle dile getirmek istiyoruz.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.


Akyaka Dayanışması, Ankara

4 Ekim 2013 Cuma

Akyaka Dayanışması’nın bisikletlileri 6 Ekim’de Ankara’da


Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Akyaka beldesinde  kamu arazisi bir zeytinliğin imara açılmasına ve özelleştirilmesine karşı Akyaka Dayanışması’nın başlattığı mücadelede toplanan imzaları Ankara'ya ulaştırmak üzere üç bisikletli 27 Eylül’de Akyaka’dan  yola çıktı.

Akyaka Dayanışması üyeleri,  Muğla, Denizli, Dazkırı, Afyon, Kütahya, Eskişehir, Sivrihisar, Polatlı üzerinden Ankara’ya 6 Ekim Pazar günü ulaşacaklar. Akyakalı bisikletlilere destek vermek üzere başka bisikletliler de Eskişehir’den itibaren katılıyorlar. Bisikletli grup, pazar günü saat 08:00’de Polatlı’dan hareket edecek ve 12:00’de Ankara'ya 15 km uzaklıktaki Konutkent kavşağına ulaşacak. Ankaralı bisikletliler, grubu burada karşılayarak birlikte Yüksel Caddesine pedal çevirecekler. Akyaka Dayanışması üyeleri 6 Ekim'de saat 14:00’de Yüksel Caddesinde İnsan Hakları Anıtı nın önünde bir basın açıklaması yapacak.
Akyaka Dayanışmasının Çevre ve Şehircilik Bakanlığından üç talebi var:

1) Bir dizi hukuksuzluk içeren süreçlerde kamusal alan olan 19.300 m2lik  bir zeytinlik imara açılmış, şimdi de özelleştirilmek istenmektedir. Hukuki mücadele süreci de başlattığımız bu  hukuksuzlukların bir an önce düzeltilerek Akyaka’da 3841 no.lu parselin özelleştirilmesinden vazgeçilmelidir. İmar değişikliğine gidilerek konut alanı olmaktan çıkarılmalı, üzerindeki zeytin ağaçlarına zarar vermeden hem Akyakalıların hem de Beldenin ziyaretçilerinin ortak yararlanabileceği biçimde, halkın katılımıyla yeniden değerlendirilmeli, kamusal alan niteliği korunmalıdır.

2) 3194 sayılı İmar Yasası kentlerin imar plan yapım sürecinden halkı dışlamaktadır,  anti-demokratiktir,  dayatmacıdır. İmar Yasası halkın daha en başından planlama süreçlerine katılmasına elverecek biçimde yeniden düzenlenmelidir.

3) Yalnızca Özel Çevre Koruma Bölgesinde yer alan Akyaka için değil tüm doğa koruma alanlarının korkulu rüyası  Tabiatı ve Biyo Çeşitliliği Koruma(ma) Yasa Tasarısı geri çekilmelidir. Zira bu yasa geçerse, “üstün kamu yararı” adı altında tüm korunan alanlar yapılaşmaya, imara ve yatırımlara açılarak rant alanlarına dönüştürülebilecektir.

Akyaka Dayanışmasının change.org üzerinden düzenlediği imza kampanyasında bugüne kadar 24.000, Muğla bölgesi ve yolculuk boyunca da 3000'den fazla ıslak imza toplandı. Kampanyaya www.change.org/akyakabetonlasmasin adresinden hala destek verilebiliyor.

27 Eylül 2013 Cuma

Akyaka Dayanışması'nın Basın Açıklaması 27 Eylül 2013

Bizler, Akyaka Dayanışması Bileşenleri, kamuoyunun bildiği gibi, Akyaka’da kent hakkımız hiçe sayılarak kamu arazisi olan 19.300m2’lik bir zeytinlik alanın özelleştirilerek imara açılmasına karşı 24 Temmuz’daki basın açıklamamızla demokratik yollardan bir mücadele süreci başlattık. Geçen süre içinde bu süreçte işlenen hukuk ihlallerine, kent hakkı ihlallerine karşı kamuoyunun dikkatini çekmeye çalıştık. Bunda da başarılı olduk. 

Zeytinliğimizi hukuka aykırı olarak imara açma ve özelleştirme sürecinin ne belde halkının oluşturduğu ve doğanın korunmasının önceliklendiği Akyaka Vizyonu ile, ne Özel Çevre Koruma Alanı olması ile, ne de üyesi olduğu Uluslararası Yavaş Kentler Birliği kriterleri ile bağdaşmayan bir doğa tahribatını ön görmektedir. Doğaya yalnızca rant gözlüğü ile bakan bu anlayışa karşı Akyaka’dan yükselttiğimiz haykırışımıza yalnızca Türkiye’den değil, tüm dünyadan onbinlerce duyarlı insan katıldı ve tek bir ses oldular : “Akyaka’nın Betonlaşmasına İzin Vermeyin !”.  Akyaka Dayanışması olarak tüm bu duyarlı insanlara teşekkür ediyoruz.

Bugün mücadelemizde geldiğimiz yeni bir aşamayı daha kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Hukukçularımız tapu kayıtları üzerinde yaptıkları incelemelerde Akyaka İmar Planının hazırlanması ile başlayan ve Özelleştirme girişimi ile devam eden süreçte birçok hukuksuzluk daha tespit etmişlerdir. Akyaka Dayanışması olarak tespit ettiğimiz bu hukuksuzluklara karşı da yeni bir hukuk mücadelesi başlatma kararı aldık ve uygulamaya koyduk. Tapu kayıtlarına bakıldığında iki temel hukuksuzluk söz konusudur: Birincisi; Akyaka İmar Planının yapıldığı 1994 yılında zeytinliğimizin tapu kaydı “zeytinlik” olmasına, yani Zeytin Koruma Yasası’nın koruması altında olmasına karşın imara açılmış ve bu plan Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı tarafından da onaylanmıştır. İkincisi; 2003 yılında tapu kaydı ilgili kurumların görüş ve onayı alınmadan gerekçesiz olarak zeytinlikten arsaya dönüştürülerek yeni bir vahim hukuksuzluğa imza atılmıştır.

Muğla Mimarlar Odası öncülüğünde ilgili kurumlara hukuksuzlukların düzeltilmesi konusunda dilekçeler vererek yasal girişimleri başlatmış bulunuyoruz. Gelişmeleri kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz.

Bu basın açıklamamız ile mücadelemiz açısından önemli bir etkinliği de kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz. Mücadele sürecinde yürüttüğümüz “Akyaka’nın Betonlaşmasına İzin  Vermeyin” imza kampanyasında topladığımız imzaları arkadaşlarımız Zeytin Park’tan başlayarak Ankara’da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın önünde sonlandıracakları bir bisiklet turu ile muhataplarımıza iletecekler. Yol boyunca geçtikleri yerleşim birimlerinde taleplerimizi yurttaşlarla paylaşmaya, kampanyamıza destek toplamaya devam edecekler.

Muhataplarımızın taleplerimize kulak vermelerini, hukuksuzluklara son vererek zeytinliğimizin korunması, imar planlarının yapım sürecinden halkı dışlayan İmar Kanunun değiştirilerek  katılımcı bir yasa yapılması ve doğa koruma alanlarının başının belası “Biyo-Çeşitliliği Koruma(ma) Yasası”nın tamemen geri çekilmesi için gereğini yapmalarını diliyoruz. Bu uzun yolda pedal çevirecek arkadaşlarımıza yolunuz açık olsun diyoruz.


Akyaka Dayanışması, Akyaka 27 Eylül 2013