Sayfalar

13 Nisan 2026 Pazartesi

Kamusal Bilgiye Fahiş Ücret İstenmesi Anayasa Mahkemesine Götürüldü

Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri Orman Genel Müdürlüğü'nden talep ettikleri bilgi için kurumun astronomik ücret talep etmesi sonrasında konu yargıya taşınmıştı.  Danıştayda yürütülen yargı sürecinden sonuç çıkmayınca dava Anayasa Mahkemesine götürüldü. Başvuruda, Anayasa ile güvence altına alınmış olan  Bilgi Edinme Hakkının ihlalinin ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılması talep edildi.

Ne olmuştu?

2020 yılında Muğla'nın Ula ilçesine bağlı Çıtlık mahallesinde 30 hektar yetişmiş orman alanının endüstriyel plantasyon alanı ilan edilerek kesilmek istenmesi üzerine başlatılan yerel mücadele sonrasında proje iptal edilmişti. Bu mücadele sırasında yurttaşlar CİMER aracılığı ile Muğla bölgesinindeki devlet ormanları için hazırlanan amenajman planlarını Bilgi Edilnme Yasası çerçevesinde talep ettiler.  Çıtlık Ormanı mücadelesine katılan Gökova Ekoloji Meclisi üyelerinden Serdar Denktaş'ın CİMER başvurusuna  OGM verdiği yanıtta, planın 75 üniteden oluştuğu belirtilerek her ünitenin fiyatının 1.719 TL olduğunu, toplam 128.925 TL'nin ödenmesi halinde söz konusu bilgilerin bilgi talep edenlerin getirecekleri diske kopyalanabileceğini bildirmişti.

Bu yanıt üzerine Serdar Denktaş Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu'na söz konusu fahiş ücretin bilgi edinme hakkını fiilen ortadan kaldırdığı gerekçesiyle itiraz etmiş,  ancak  BEDK itirazı 16/09/2020 tarihinde reddetmişti. Karara itiraz edilerek açılan davada Danıştay Onuncu Dairesi E:2021/388, K:2025/2102 nolu kararı ile kararı onaması üzerine temyize gidilmişti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu  E:2025/2298, K:2026/23 nolu kararı ile verilen kararı onayarak kesinleştirdi. Danıştay İDDK'nın kararının gerekçesinde, söz konusu bedelin Bilgi Edinme mevzuatına göre değil, 4736 sayılı Kanun (Kamu Kurumlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri) kapsamında idarenin ürettiği mal/hizmet bedeli olarak görülmesi gerektiği belirtilmişti.

Anayasa Mahkemesine Başvuru

Davacı Serdar Denktaş, kararın temyizde onanması üzerine 14 Nisan 2026 tarihinde bireysel başvuru hakkını kullanarak davayı Anayasa Mahkemesine taşıdı. Serdar Denktaş'ın vekili Av. Yaşar Güzin Altıniş Kurt tarafından AYM'ye sunulan başvuru dilekçesinde üç anayasal hakkın ihlal edildiği belirtilerek şu şekilde gerekçelendirildi:  

İfade Özgürlüğü ve Bilgi Edinme Hakkı İhlali

Anayasa'nın 26. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 10. maddesi, ifade özgürlüğünü ve bu özgürlüğün ayrılmaz bir parçası olan bilgiye erişim hakkını güvence altına almaktadır. AİHM, Magyar Helsinki Bizottság v. Macaristan (B. No: 18030/11) kararında, kamu yararını ilgilendiren konularda bilgiye erişimin engellenmesinin veya fiilen imkansızlaştırılmasının Sözleşme'nin 10. maddesinin ihlali olduğuna hükmetmiştir.

Somut olayda başvurucu, Muğla bölgesindeki orman kesimlerine ve endüstriyel plantasyon projelerine (Çıtlık Mahallesi Taşkesiği mevkii örneğinde olduğu gibi) ilişkin kamusal denetim yapabilmek, Anayasa'nın 56. maddesinde belirtilen "çevreyi korumak ve çevre kirlenmesini önlemek" şeklindeki anayasal vatandaşlık ödevini yerine getirebilmek amacıyla bu planları talep etmiştir. Halihazırda idarenin elinde dijital olarak mevcut olan bu belgeler için talep edilen 128.925 TL, ortalama bir vatandaşın ödeme kapasitesini fersah fersah aşan, bilgi edinme hakkını kağıt üzerinde bırakan sansür niteliğinde bir meblağdır.

Hakkın Özüne Dokunulması ve Ölçülülük İlkesinin İhlali 

Anayasa'nın 13. maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere getirilecek sınırlamalar demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz; hakkın özüne dokunamaz.

İdarenin savunmalarında dahi, bir amenajman planının idarede incelenmesinin 64 TL, haritaların renkli fotokopisinin 60 TL olduğu kabul edilmiştir. Kopyalama ve çoğaltma maliyeti kelimenin tam anlamıyla "sıfır" olan mevcut dijital bir verinin (üstelik mobil diski de vatandaşın getirmesi şartıyla) kopyalanması için dosya başına 1.719 TL istenmesi hiçbir maliyet-fayda analiziyle açıklanamaz.  Kar amacıyla faaliyet gösteren ticari bir işletmenin dahi kar marjından büyük bir ücret talep edilmiştir. 

Danıştay İDDK, idarenin amenajman planlarını üretirken 150.000 TL masraf yaptığını belirterek bu ücreti makul bulmuştur. Oysa Orman Genel Müdürlüğü'nün amenajman planı hazırlaması, asli ve yasal görevidir. Devlet, kendi varlık sebebi olan asli bir kamu hizmetini yerine getirirken yaptığı masrafı, "Bilgi Edinme Hakkını" kullanan vatandaşa fatura edemez. Bu yaklaşım, kamusal bilginin metalaştırılması (ticari bir ürüne dönüştürülmesi) anlamına gelmekte olup, hakkın özünü tamamen yok etmektedir.

Adil Yargılanma ve Gerekçeli Karar Hakkının İhlali 

Danıştay İDDK, uyuşmazlığı tamamen 4736 sayılı Kanun (mal ve hizmet satışı) çerçevesinde değerlendirerek, başvurucunun Bilgi Edinme Kanunu ve Anayasa md. 26 kapsamındaki iddialarını yanıtsız bırakmıştır. Mahkeme, 128.925 TL'lik fahiş bedelin sıradan bir vatandaşın bilgi edinme hakkı üzerinde yaratacağı "caydırıcı etkiyi (chilling effect)" ve hakkı fiilen kullanılmaz hale getirdiği gerçeğini hiçbir şekilde tartışmamış, yalnızca idarenin üretim maliyeti üzerinden tek taraflı bir değerlendirme yapmıştır. Bu durum Anayasa'nın 36. maddesi kapsamındaki adil yargılanma ve gerekçeli karar hakkının açık ihlalidir.

Gökova Ekoloji Meclisi Ne Diyor?

Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri, çevrenin korunmasının anayasal bir görev olduğunu, çevrenin korunabilmesi için kamusal bilgiye erişimin ise olmazsa olmaz bir gereklilik olduğunu ve bu hakkın da hem anayasa hem de uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış olduğunu belirttiler.

Yapılan açıklamada OGM'nin amenajman planlarını kamuoyundan gizleyerek, bu bilgiye erişim talebine fahiş fiyat talep ederek yurttaşların orman tahribatlarına karşı verdiği mücadelelerin önüne engel çıkarmaya çalıştığının çok açık olduğu belirtildi.  Bilgiye erişimin temel insan haklarından birisi olduğu belirtilen açıklamada, AYM'den de sonuç alınamaması durumunda iç hukuk yolları tüketilmiş olacağı için davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine kadar götürmeyi öngördükleri belirtildi.

19 Ocak 2026 Pazartesi

Danıştay Akyaka'yı talan planını kesin olarak iptal etti

Danıştay 6. Dairesi, Gökova Ekolojik Yaşam Derneği, Akdeniz Yeşilleri Derneği ve Akyakalı yurttaşların Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 05/10/2020 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli  Akyaka Koruma Amaçlı Revizyon Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Revizyon Uygulama İmar Planı ile bu planların dayanağı  olan 1/25.000 ölçekli çevre düzeni planının iptali istemiyle açtığı davada verilen iptal kararını onayarak kesinleştirdi.

Açılan davada Muğla 3. İdare Mahkemesi 25/11/2021 tarih ve E:2020/1105, K:2021/1419 sayılı kararı ile söz konusu plan revizyonunu iptal etmişti. Bakanlığın bu karara karşı  yaptığı istinaf başvurusu ise  İzmir Bölge İdare Mahkemesi, 3.  İdare Dava Dairesinin 17/11/2022 tarih ve E:2022/136, K:2022/1767 sayılı kararı ile red edilmişti. Bakanlık bu red kararı üzerine Danıştaya başvurarak kararın usul ve hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasını talep etmişti.

Danıştay 6. Dairesinde görüşülen başvuruda Mahkeme anılan kararın usul ve hukuka uygun olduğuna, kararın bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından ONANMASINA 25/12/2025 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verdi. Kararın Esas No: 2023/459, Karar No: 2025/7292.

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği'nden açıklama:

Davacılar arasında bulunan Gökova Ekolojik Yaşam Derneğ'nden yapılan açıklamada, bu kararın Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin korunması açısından çok önemli olduğu ifade edildi. Açıklamada Bakanlığa bir kez daha çağrı yapılarak  Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesinin kalbindeki Akyaka'yı rant alanınına dönüştürme sevdasından vaz geçilmesi, Gökova ÖÇKB Yönetim Planı'nın daha fazla geciktirmeden uygulamaya alınması, Akyaka için yeni bir revizyon planının Yönetim Planı uygulamaya alındıktan sonra, onunla uyumlu olacak şekilde, yerel paydaşlar ve halkın katılımı ile birlikte hazırlanmasını istendi.

Akyaka Orman Kampı için ikinci dava : Yönetim Planının iptali isteniyor

Gökova Ekolojik Yaşam Derneği Akyaka Orman Kampı için 25/08/2025 tarihinde onaylanan Yönetim Planı Revizyonunun iptal edilmesi için Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına Danıştay 8. Dairesinde dava açtı. İptal talebinin gerekçesi olarak; plan revizyonunun Orman Kampının Nitelikli Doğa Koruma Alanı statüsü esaslarına göre hazırlandığı, Bakanlar Kurulu'nun Gökova'nın 1. Derece doğal sit statüsündeki alanların sınırlarını daraltarak koruma statülerini düşüren kararının Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından  açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesi tarafından 11/12/2024 tarihinde iptal edildiği, Akyaka Orman Kampının da bu mahkeme kararı ile önceki koruma statüsü olan  1. Derece Doğal Alanına döndüğü ifade edildi.  

Dava açılmadan önce derneğin Bakanlığa plan revizyonunun iptali için gönderdiği dilekçeye Bakanlık tarafından Danıştay kararının Akyaka Orman Kampını etkilemediği, ayrıca Orman Kampının Nitelikli Koruma Alanı statüsüne geçirilmeden önce herhangi bir koruma statüsünün olmadığı bildirilmişti. Dernek bu yanıt üzerine Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğa Koruma Alanı olduğuna dair belgeyi ekleyerek revizyon planının yürütmesinin durdurularak iptal edilmesi için dava açtı.

Orman Kampının önceki statüsünün 1. Derece Doğal Sit Alanı olduğunun belgesi

Kıyı ve iskelenin halkın kullanımına kapatılarak beach club'a dönüştürüldüğü alan
Yapılan Revizyon Planı doğrultusunda Orman Kampında birçok altyapı ve üstyapı faaliyetinin yürütüldüğü, bu faaliyetler sonucunda kesin korunması gereken doğa koruma alanlarının tahrip edildiği belirtildi. Orman Kampının bu revizyon planı ile çadır ve karavan konaklama kapasitesinin yaklaşık  beş kat arttırıldığı, bu doğrultuda yaban hayvanlarının yaşam alanları tahrip edilerek yeni konaklama alanları açıldığı, 7000 m2 büyüklüğünde otopark düzenleme ihalesi açıldığı, çok sayıda ağacın kesildiği, orman alt bitki örtüsü ğn tahrip edildiği,  elektrik altyapısının mevcut ihtiyacın çok üzerinde bir kapasitenin ihtiyacını karşılamak üzere yenilendiği belgelerle dava dilekçesine eklendi. 1. Derece Doğa Koruma Alanlarında bu faaliyetlere izin verilmediği, dolayısı ile bu faaliyetlere izin veren plan revizyonunun yürütmesinin durdurularak iptali talep edildi.

Orman Kampında Neler Olmuştu?

Muğla Vakfı tarafından işletilen ve  Doğal Sit Koruma Alanı olan Akyaka Orman Kampında geçtiğimiz yıl yürütülen birçok altyapı ve üstyapı inşaatları nedeniyle Akyakalılar ve sivil toplum örgütleri adeta ayaklandılar.   Kıyı Kanununa, Özel Çevre Koruma Hükümlerine, İmar Kanununa aykırı olarak orman kampında  inşa edilen tesisler  tarafından kıyıların halka kapatılmasını protesto etmek için birçok eylem yapıldı.  Muğla Vakfının üçüncü kişilere kiraladığı bu tesislerle ilgili  suç duyurusunda bulunuldu. Ula Belediyesinin işlettiği iki  tesisin de bulunduğu bu işletmeler için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapı kayıt belgeleri düzenlendiği, bu belgelerle Ula Belediyesinden işletme ruhsatları alındığı da ortaya çıktı. Doğal sit alanında yapı kayıt belgesi düzenlemenin yasaya aykırı olduğu yönünde emsal Danıştay kararları olmasına rağmen düzenlenen bu belgelerin iptal edilmesi için Gökova Ekolojik Yaşam Derneği ve Gökova Akyakayı Sevenler Derneği  Bakanlığa dilekçeler verdiler.  

Muğla Valiliğinin açtığı Orman Kampına otopark ihalesi

Muğla Vakfının sözleşmesinin iptali için dava

Orman Kampında yürütülen faaliyetlerin  Muğla Orman Bölge Müdürlüğü ile Muğla Vakfı arasında yapılan işletme sözleşmesine de aykırı olduğu ve bu nedenle işletme sözleşmesinin 10 yıl daha uzatılmasının yasaya aykırı olduğu ve sözleşmenin iptalini gerektirdiği gerekçesi ile Akyakalılar ve sivli toplum örgütleri tarafından Orman Genel Müdürlüğüne sözleşmenin iptal edilmesi için dava açıldı. Açılan dava Danıştay 4. Dairesinde devam ediyor. 

"Yıkılma tehlikesi" gerekçesi ile sağlıklı ağaçların kesim için işaretlenmesine suç duyurusu

Son olarak 2025 Aralık ayında Muğla Orman Bölge Müdürlüğü'nün Orman Kampında yıkılma tehlikesi olduğu gerekçesi ile birçok ağacı kesilmek üzere işaretlemesi üzerine Akyakalılar müdahale ederek kesimi durdurdular ve nöbet eylemi başlattılar. Gökova Ekoloji Meclisi üyeleri sağlıklı ağaçları yeni rant alanları açmak için kesmek üzere işaretledikleri için Orman İşletmesi yetkilileri ve bu kesimlere izin veren Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu yetkilileri hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundular. Akyaka Orman Kamp için yasaya aykırı olarak hazırlandığı iddia edilen  revize yönetim planı  ile  ilgili olarak CHP Muğla Milletvekili Süreyya Öneş'in ÇŞİD Bakanlığına verdiği soru önergesine ise yanıt verilmedi.